

2010 ve 2011 yıllarında Kaffed ( yöneticileri kendi bakış açılarından) üstün başarılara imza attı. Yiğidi öldür hakkını yeme derler. Allah kul hakkı yemeyi bize nasip etmesin. Kaffed’in hakkını yemeyelim. İstediklerini elde ettiler.
Geçtiğimiz yıllarda, bu kurum içinde odaklanmış ulusal inkarcı kadro, kendine çizdiği yolda, Rusya Federasyonundan Türkiye’deki Çerkesler adına (bundan neyi anlattıkları meçhul olmakla birlikte) taleplerde bulunmuşlardı.
Rusya Federasyonu Elçiliği vasıtasıyla Rusya Federasyonu Başkanı Medvedev’e beş öneride bulunmuşlardı.
Önerilerinden bir tanesi hariç diğerleri gerçekleşti. Gerçekleşmeyen öneri de zaten Rusya Federasyonun kendisinin çözebileceği bir şey değildi, Gürcistan devletine yönelikti. Lafı uzatmadan sizlere o ünlü ve RF tarafından gerçekleştirilen Kaffed önerilerini yeniden hatırlatmakta fayda görüyorum.
- Soçi olimpiyatlarında Çerkes sembolleri kullanılsın
- Türkiye’ye ayrılan öğrenci kontenjanı artırılsın
- Kafkasya’dan yapılan yayınlar Türkiye’den izlenebilsin
- Abhazya’ya gidiş gelişlerde kolaylık sağlansın
- Gürcistan önce kendi yaptığı soykırıma baksın (1)
***
“Ben dememiş miydim” demekten hiç hoşlanmıyorum. Hatta özellikle bahsettiğim bu hususta haklı çıkmaktan çok üzgünüm. ‘Keşke’ tahmin ettiğim gibi olmasaydı. Keşke dile getirdiğim şeyler gerçekleşmeseydi.
Fakat Kaffed için bu konuda bir sorun yok. Çünkü İstedikleri oldu, dilekleri önerileri gerçekleşti. (Kendilerince) başarılı olmuş bile sayılabilirler.
Wikileaks nedir ki; Bu belgeleri düzenleyenler yayınlayanlar baksın görsün de utansınlar. Evet: Türkiye’de reel politikada Kaffed’in etkisi olmayabilir, ama hele bir baksınlar Rusya Federasyonu için durum böylemi. Tesadüfendir mi diyorsunuz?. Varsın tesadüfen olsun, ama Rusya Federasyonunun milyar dolarlar harcadığı bir proje hakkında “cuk” oturan öneriler sunmakta büyük bir politik yetenektir.
Kaffedimiz “- Soçi olimpiyatlarında Çerkes sembolleri kullanılsın” demişti.
Onların Olimpiyatlara karşı bir duruş sergilemek gibi bir niyetleri dahi yoktu. En azından Çerkes dediklerinde Adıgeleri anlatsaydılar bile onlar için bu, şu an düştükleri durumdan daha onurlu bir yerde olmalarını sağlardı.
Onların bahsettikleri Çerkes sembolleri; Asetin, Çeçen, Lezgi vb. Soçi ile de alakasız, bu topraklarda hiç bir zaman yaşamamış, ve buralara hiç bir zaman sahip olmamış ulusları anlatan sembolleri de kapsıyordu. Duyulmayacağımı bile bile, en azından «Hloponin Alanya futbol takımını tutuyor diye veya olimpiyatlar Osetya’nın tanınmasına vasıta olsun diye üzerinde siyah benekler olan pars (kaplan) sembolünü önermesinler.» demiştim.
“Aklıma gelen, başıma geldi” derler ya;

«Adaylardan biri değil, en fazla oy alan üçü aynı anda "olimpiyatın resmi maskotu" ilan edildi. 1,4 milyondan fazla kişini oy kullandığı gecede leopar yüzde 28, beyaz ayı yüzde 18, tavşan yüzde 16 oy aldı. Olimpiyat Komitesi, "Üçünü de aynı anda maskot ilan ediyoruz" açıklamasını yaptı. Leopar, bizzat Başbakan Putin'in açıkça desteklediği adaydı.» (2) Kafkasya’da soyu tükenen, aynı zamanda Osetya bayrağında da yer alan bu hayvan, bizzat Putin’in özel çabalarıyla desteklenerek olimpiyat sembolleri arasına alındı. Hatta bu hayvanın genetik olarak yakın akrabası olan bir başka hayvanda İran’dan özel çabalarla getirtilerek yeniden Kafkasya coğrafyasında canlandırılmaya çalışılıyor.
Kaffed yöneticileri böylece önerileri gerçekleştiği için mutlu ve huzur dolu derin uykularına devam edebilirler. Ama ne büyük başarı.
Soçi 2014 Olimpiyat Organizasyon komitesi için bu yeterli gelmemiş olmalı ki; bir başka lütufta daha bulunuldu.
Soçi 2014 Organizasyon Komitesi Başkanı Dmitri Çernişenko "Olimpiyatların açılış ve kapanış seranomilerinin yapılacağı merkez stadyumunun adı ‘Fışt’ olacak. Böylece, bu olağanüstü efsane ve tarihi mirasa saygımızı da ortaya koyacağız." dedi. (3)
Bu da DÇB için olmalıydı. Onlar da Kaffed’den ayrı olarak aynı şeyi dile getirmiş- istemişlerdi.
***
Öğrenciler hakkında yaptıkları önerileri de gerçekleştirildi. Kabardey-Balkar Cumhuriyeti ve Adıge Cumhuriyetlerindeki üniversitelerde diaspora için ayrılan kontenjan arttırıldı. Adıge Cumhuriyeti de artık diasporadan burslu olarak öğrenci alacak.
Kaffed kendi internet sitesinde süreci şöyle değerlendiriyor:
«Anavatandaki üniversitelere öğrenci göndermenin çok büyük yararlarını görüyor olmamız nedeniyle Adıgey Cumhuriyeti’ndeki üniversitelerden de burslu kontenjan almaya çalışırken KBC deki kontenjanımızı da artırmaya çalıştık. Yönlendirilmemiz doğrultusunda bu talebimizi RF Büyükelçiliği aracılığı ile Devlet Başkanı Medvedev’e ilettik. Büyükelçilik Medvedev’in konu ile ilgili gerekli yerlere talimat verdiği bilgisini bilahare bizlere iletti. Konu ile ilgili olarak Eğitim ataşesi ve federal ajans temsilcisi ile de defaten görüşmelerimiz oldu.
Nihayetinde KBC Devlet Üniversitesinde 50 olan burslu öğrenci sayısı 90’a çıkarılır iken bu yıldan başlamak üzere Adıgey Cumhuriyeti Devlet Üniversitesine 50, Maykop Devlet Teknoloji Üniversitesine de 20 burslu öğrenci kontenjanı verildi.» (4)
Görüldüğü gibi aslında bu çalışma bizler içinde gerçekten önemli ve doğru bir şey. Ayrıca kendileri de bu durumdan memnunlar. Ayrıntıları atlamışlar; mesela, Çerkes dediklerinde kapsattıkları milletler için ne yaptılar meçhul. Örneğin Çeçen, Asetin, Kumuk, Lak, Avar, Tabasaran gibi milletlerden olan öğrenciler için ne yaptılar. Yoksa onlarda Çerkesler diye bu kapsamda mı ele alınıyorlar. Adıgey ve Kabardey-Balkar’a mı gönderilecekler veya ...
Televizyon, radyo hakkında yaptıkları önerileri de kısmen gerçekleşmiş durumda; Adıge Cumhuriyeti http://www.adygtv.ru/ ve Kabardey-Balkar Cumhuriyeti http://vestikbr.ru/ sitelerinden televizyon ve radyo yayınlarını yayınlamaktalar. Elbette ki bizlerde bu durumu yeterli görmemekle birlikte memnunuz.
Abhazya’ya ulaşımın kolaylaştırılması konusunda ise; 12 Mayıs 2010 tarihinde Ankara'da imzalanan Rusya Federasyonu Hükümeti ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında Rusya Federasyonu ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının karşılıklı seyahatlerine ilişkin usullere dair Anlaşma (5) gereği Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına Rusya devleti vize uygulamasını ortadan kaldırdı.
Bu anlaşma ile Abhazya ve Osetya’ya gitmek isteyen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkes Rusya’dan vize almadan seyahat edebilir.
Kısaca dile getirdikleri beş önerinin dördü şöyle ya da böyle gerçekleşti.
Beşincisi ise biraz daha karmaşık bir konu idi. Ve işin doğrusu neden Rusya Federasyonu Başkanına iletiliyordu, o zamanda, bu günde anlayabilmiş değilim.
Gürcistan devletinin Abhazya ve Osetya ile savaştığını bu yüzden kendi yaptıklarını görmeden Çerkes soykırımını tanımamasını nedense bu devletten değil de Rusya Federasyonu Başkanından istiyorlardı. Belki de, Gürcistan’ın soykırımını tanıma ihtimali karşısında kendilerinin hiç bir çabalarının olmadığını hatta bunu kabul etmediklerini Medvedev’e göstermek istiyorlardı, bilemiyorum. Zaten yine bu istemlerini neden Rusya Federasyonuna ilettiklerine dair kendilerinin herhangi bir açıklaması yoktu.
Yine de tebrikler Kaffed!
2010-2011 yıllarını KAFFED’in Altın Yılları olarak ilan edebilirsiniz. Başarılı oldunuz, mutlu ve huzur dolu derin uykularınıza devam edebilirsiniz.
Dip notlar:
1) http://www.kafkasfederasyonu.org/haber/federasyon/2010/080410_kaffed.htm
2 http://cherkessia.net/news_detail.php?id=4401
3 http://cherkessia.net/news_detail.php?id=4817
4) http://kafkasfederasyonu.org/haber/federasyon/2011/040811_univ.htm
5) http://cherkessia.net/news_detail.php?id=4484
- Soçi olimpiyatlarında Çerkes sembolleri kullanılsın
- Türkiye’ye ayrılan öğrenci kontenjanı artırılsın
- Kafkasya’dan yapılan yayınlar Türkiye’den izlenebilsin
- Abhazya’ya gidiş gelişlerde kolaylık sağlansın
RF den KAFFED in istediği risksiz 4 ricayı anladım 5. yi anlamadım anlayanda beri gelsin.
- Gürcistan önce kendi yaptığı soykırıma baksın-
Bu nasıl istek yahu?
İstekde değil aslında,diğer ricaları istekleri cilalayıcı bir yalakalık.
Ben RF yetkilisi olsam bu maddeyi buraya yanlışlıkla mı yazdınız ağalar
derdim. Ve devam ederdim ''yahu ağalar anladık Gürcistana ultimatom
vermek için size ihtiyacım sizin sandığınız kadar değil diye'' diye.
Neresinden tutsan elinde kalır bu saçmalıklar kısacası. Nereye kadar yazacaksınız Hilmi abi. Karşınızda organize bir akıl dahi yokken. Hey allahım sen büyüksün, bu Çerkes milletinin derin uykudaki insanlarının biraz gözünü aç.
AMA BİR YANDANDA HÜZÜNLÜ GEÇTİ BU YILLAR
Çünkü tüm zamanların EN GENEL SEKRETERİ Cumhur Bal bu sene Firavunlar ülkesine gitti ve Kaffed'in bu makamı boş kaldı.
Umarım tez zamanda yeni bir genel sekreter atanır yerine.
Bu genel sekreterde aşağıdaki özellikler olmalıdır mutlaka:
1- Gençliğini dönüşçülük ve kalışcılık tartışmalarıyla geçirmiş, kendisi tercihen dönüşçü , ama dönmemiş.
2- Adıge - Apsuwa kardeşliğine yürekten inanan, ama tercihen Apsuwa.
3-Adam tutma, adam kayırma kulis ve araştırmacı gazetecilik konularında mahir.
4- Rus Büyük elçiliğine giden en kısa yolları bilecek, elçilikteki en düşük memurla bile çay kahve sohbetleri yapacak kadar mütevazı.
5-İç Anadolu, Marmara ve Doğu Akdenizdeki çerkes festivallerine aynı anda katılacak katılamasa bile tebrik kartı yollayacak, oda olmadı festivali engelleyecek, prezentabl, 7/24 aktif, sonuç odaklı.
