Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kube Nurhan Fidan
Çerkes-Abhaz Kardeşliğinde Gürcüler "Ne Yana Düşer Usta"?
18 Kasım 2011 Cuma Saat 20:08

‘’Nesimiye sormuşlar yarin ile hoşmusun?

Hoş olayım olmayayım o yar benim kime ne?’’ 

                                                                            Kul Nesimi                                                                          

****

Başlıktaki infiale atfen; Edip Akbayram’ın inanmış sesinden ve sosyalist tınılarla hafızalarımıza yerleşen  ‘’çırak aranıyor’’ şarkısı, biraz arabesk çağrışımlar yapsa da, protest kulvarda kült şarkılar sıralamasında ki fiyakalı yerini kimseye kaptırmaz. ‘’Elim sanata düşer usta. Yürek acıya. Ölüm hep bana bana mı düşer usta? Sevda ne yana düşer usta?. Hicran ne yana?’’ hatırladığım kadarıyla böyleydi sözleri. Bir dönem Zülfü Livaneli şarkıya el atmışsa da, Adip Akbayram’ın karizmatik sesinden dinlemeye alışan inanmış kitle Livaneliye pek yüz vermemiş ve şarkı sahibine teslim edilmiştir. Birisi bana, protest şarkı kimden duymak istersin diye sorsa tereddütsüz Adip Akbayram derim. Zira Livanelinin şarkı söyleme hali ruhuma hiç dokunmamakta olup, entelektüel yazar- çizer zevatın profesyonel anlamda şarkı söylemeye çalışmalarına da bir anlam verememekteyim. Velhasıl ruha dokunan  isyankar şarkıların esas adamı Edip Akbayram dır diyerek girizgahı kapatıyorum.

*****

Malumunuz, son günlerde Türkiye diasporasından bir grup Çerkes’in Gürcü diaspora bakanlığı yetkilileri ile görüşmesi üzerine, çeşitli platformlarda ve özellikle Çerkes milletinin çok sevdiği ‘’facebook’’ namıyla bilinen sosyal paylaşım merkezlerinde hareketli günler yaşanıyor. Kimi gruplar Gürcistan diaspora bakanlığı ile görüşen Çerkesleri,  Çerkes-Abhaz kardeşliğini dinamitleyen ‘’hain ve işbirlikçiler’’ olarak ilan ederken, karşı grupta da neden hain ilan edildiğini anlamayan ve anlasa da üstünde durmayan iki saf göze çarpıyor. Açık söylemem gerekirse ben anlamayanlar grubundanım desem daha doğru olur.  Gürcülerle görüşen yirmi kişilik grup da hasbelkader bende vardım. Aslında o kadar tehlikeli bir iş yaptığımızı bilseydim belki biraz anksiyeteye kapılabilirdim. Zira daha önce hiç ‘’hain ve işbirlikçi’’ olmamıştım. Ve işin kötü tarafı nasıl olunur hiç bir fikrim yoktu.

Konuyla ilgili olanların bildiği üzere, Gürcistan geçtiğimiz 20 Mayısta Çerkes soykırımını kabul eden ilk Dünya devleti olarak kayıtlara geçmişti. Nedeni kimse için sır olmayan bu kabulün ertesinde KAFFED zehir zemberek bir açıklamayla ‘’hadi oradan siz kimsiniz ki, Çerkes soykırımını tanıyorsunuz’’ diyerek Gürcü devletini azarlamış, Çerkes milletini en güzel şekliyle temsil ettiğine bir kere daha iman etmiş olarak ve bu belayı da savuşturmuş olmanın rehavetiyle derin sessizliğine geri çekilmişti. Böylesine içgüdüsel bir tepkiyi belki de beklemeyen Gürcistan,  Çerkes diasporasının fiili örgütsüzlüğünü iyice anlayarak politikasını enformel gruplara kaydırmış olabilir. Politika yapmak isteyen her aklı başında veya meczup ülkenin bir yol haritası olduğunu hatırlatmayı, okuyanların zekasıyla dalga geçmek olarak anlaşılmaması ricasıyla bir kenara not edelim.

Gürcü yönetiminin yol haritasında soykırım kabulü sonrası birde soykırım anıtı projesi var. Bu projelerini de bir yandan devam ettiriyorlar ve hatırı sayılır miktarda uluslar arası sanatçıda soykırım anıtı projesi yarışmasına katılıyor. Ve Gürcülerle görüşen 20 kişilik grup, yarışma komisyonu üyeleri olarak soykırım anıtı projesine manevi destek veriyor. Böyle bir projeye destek vermek ve Çerkes sorununu gündeme getirecek her ülkeye ayrımsız olarak diplomatik anlamda teşekkür edebilmek çok zor olmasa gerek. Hareketliliğe ve gidişata bakılırsa, yakın zamanda Dünya ülkelerinin bize neredeyse ‘’lütfen şu sorununuzla ilgilenin’’  diye çağrı yapmaları muhtemel görünüyor. Bizler ise adeta ‘’gelinlik kız’’ gibi çekingen tavırlarla bu konuya talip olanların sabıkalarını araştırmakla malulüz. Oysa yer kürede sabıkasız ülke tahayyül etmek sanırım imkansız.

Çerkes gündemi Dünyada bir çoğumuzun sandığından daha fazla ilgi görmeye başladıkça ‘’işbirlikçilik ve hainlik’’ nidaları format değiştirecek ve ehlileşecek. Keşke Gürcistan dışında birçok ülke bu sorunla ilgilense ve masanın diğer tarafında Çerkesleri görmek isteyen siyasetçiler ve devlet temsilcileri olabilse. İştahlı tartışmalara bakılırsa, Çerkes-Adıge siyasetinin oluşmaya başlamasının, Çerkes-Abhaz kardeşliğini dinamitlediği yönünde ki bazı psikolojik algıları tetiklediği aşikar. Öte yandan alabildiğine flulaşmış ve muhayyer kalmış ‘’Kafkas Kardeşliği’’ argümanı sahiplerinin, Çerkes-Adıge siyaseti adına yeni bir şey söylemesi beklenmezken, kendi sorunlarına sahip çıkmaya çalışan Çerkeslere dair kritik yapmak istemeleri fazlasıyla ironik olmaz mı?

Ve hal böyleyken kimilerinin Çerkes sorununda Gürcistanın veya Kenyanın ne yana düştüğünü sorgulaması oldukça manidar değil mi? 


Bu yazı toplam 4912 defa okundu.





saim

bu gece hata konusunda formumdayım affola.
.Uzun ince bir yolu iki ucundan baskılarsanız,kısa ve geniş bir yol olur ki rahat rahat geniş geniş yürürsünüz....yazacaktım.

01 Aralık 2011 Perşembe Saat 06:25
saim

Sayın işbirlikçi ve hain yoldaşım,benim için gerçekten güzel bir yazıydı ama şu özgün müzik çıkarsamasından bende bir türküye gittim kendimce;"uzun ince bir yoldayım".sanırım bakış farkımız burda başlıyor başkalarıyla.Uzun ince bir yolu iki ucundan baskılarsanız,kısa ve dar bir yol olur ki rahat rahat geniş geniş yürürsünüz.Kimi uzun ince bir yola yoldaş olur,kimi geniş ve kısa bir yola.Yani hain ha out.Yola göre değişir
Selamlar

01 Aralık 2011 Perşembe Saat 00:21
Tsey İbrahim

Sayın Hajukua, bir önceki yorumunuzun anlatımı biraz karışık olduğundan bende anlayamadığım için sormuş ve şaşırmıştım. Beni aydınlattığınız için teşekkür ederim.

27 Kasım 2011 Pazar Saat 15:18
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net