Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kube Nurhan Fidan
150 YILLIK DUYGUSAL TUZAK : ‘’KAFKAS KARDEŞLİĞİ’’
08 Ekim 2012 Pazartesi Saat 20:06

‘’Fazlasıyla kusurlu erdemlerimiz vardı.’’

                                                              Paul Eluard

****

‘’Kafkas kardeşliği’’ sözü telaffuz ederken dahi prozodi olarak çok uyumlu iki kelime değil mi?  1990 lar Türkiyesinde ki şu meşhur ‘’Türki Cumhuriyetler kardeşliği’’  sevdasını hatırlatıyor. Onun kadar saf, onun kadar temiz ve adeta gül suyu kokulu bir kardeşlik rayihasını. Öyle ki, şu yalan Dünya da niçin herkesin kardeşçe yaşamadığına kahredip, mutlak huzuru bulmak adına, bir hırka, bir post ve kuru ekmeği ile çile doldurmak için tekkesinde yaşayan mevlevi dervişlerinin hala var olabileceğini düşündürüyor bu iki kelime.

90’ların başında ‘’Türki Cumhuriyetler Kardeşliği’’ rüyaları görenlerde böyle bir ruh hali içindeydi sanırım. Sovyetlerin ‘’halklar hapishanesinden’’ kurtulan ve Türkçe konuşan ülkelerin, mutluluklarını Türkiye diye anılan bir coğrafya ve orada yaşayan insanlarla paylaşıp, tasalarını da kendi kendine çözecekleri düşünülmüştü. İşin acıklı tarafı, bunun üstüne siyaset inşa etmeye dahi kalkışmışlardı. Kasaba politikacılığı kalibresinden çok da şaşmayan standart Türk siyaseti aklı, bu cumhuriyetlerin kılavuzu olmayı başaramaması bir yana, aklı evvel politikaları sayesinde onları başka müttefiklerin hayırlı olduğuna iyice iman ettirmişti. Sovyet sisteminin özgür bıraktığı cumhuriyetler Türkiye den can havliyle kaçarak diğer müttefiklerin kucağına atlayıvermişlerdi. Şimdilerde ise becerikli birkaç memleket müteahhidi ve Gülen cemaatinin okulları dışında, siyaseten bu coğrafyalarda hangi Türk etkisi hüküm sürüyor, orası meçhul.

****   

‘’Kafkas kardeşliği’’ isminde ticari konsorsiyum, cemaat veya teşkilat duyanınız var mı? Ben duymadım. Kan kardeşliği, sınıfsal kardeşlik, halkların kardeşliği, çıkar kardeşliği v.b hepimiz duyduk sanırım ancak bu ‘’Kafkas kardeşliği’’ lafzı kadar Çerkes milletine tuzak kurmuş bir söylem duymadım/bilmiyorum.  Bana öyle geliyor ki, Fransız devriminin üç sloganından birisi olan ‘’kardeşlik’’ kavramını en çok sevmiş olan halk Çerkesler galiba. Zira diğer iki sloganı (eşitlik, özgürlük) hemen hiç dillendirmeyen bu müstesna halk ‘’Kafkas kardeşliği’’ kavramına adeta iman etmiş gözüküyor.  Dünya üzerinde var olmayı, toplumsal siyaseti bu sihirli iki kelime üzerine inşa etmeyi düşünmek için, ya kimselerin bilmediği saklı -sihirli sosyolojik teorileriniz veya muhayyer fütüristler gibi Dünya’nın sonsuz boşluğuna salınan her fikrin, bir gün olup gerçekleşeceğine inanıyor olmak lazım. Bu örneklemeler çoğaltılabilir de, ancak örneklemeleri ne kadar çoğaltırsak çoğaltalım, bu hikmetli söze gereğinden fazla tapınmak için bir neden bulamayacağımız aşikar.  

Dolayısıyla ‘’Kafkas kardeşliği’’ lafzı gittikçe daha da transparantlaşan siyasi bloklar arasında ki nev-i şahsına münhasır çelişkileri ve tuhaf ironileri sebebiyle anlaşılmaz bir sürrealist tablo gibi görünüyor. Hem de nereden bakarsam bakayım hiç şaşırtmadan/değişmeden. Bu tabloyu manalı kılmak, gerçekleşebilir olduğuna inanmak ve hatta bu kutsal ittifaka dahil olmayı kim istemez ki? Fakat heyhat ki, uzun yıllar bu kadar sübvanse edilmiş bir düşüncenin yadigar propagandistleri, sanırım iknaya yönelik ve realiteler adına pek çalışmamışlar. Deyim yerindeyse zevahiri kurtarmak için olagelmişler. Zira bu değerli propagandistler Çerkes halkının selameti için yalancıktan da olsa bir adres göstermemekle malül oldular. Tamda bu malüliyet yüzünden ‘’Kafkas kardeşliği’’ lafzı tamamlanmamış bir Arif Nihat Asya şiirini hatırlatıyor. (bknz: şiirde Türk sürrealizmi)

****

Peki hiçbir menzil göstermeden siyaset icra ediyormuş gibi yapmanın yaşadığımız Dünya da bir karşılığı kalmadığını Neo-Kafkasya pazarlamacıları bilmiyor olabilir mi? Esasen‘’Kafkas kardeşliği’’ idealinin kutsal bileşenlerini,  1918 de ölü doğmuş bir ideolojiyle Çerkes milletini bu zamana kadar iyi-kötü oyalayabildikleri için takdir etmek icap eder. Takdir edelim, hatta helalleşelim ama buna da fırsat vermeye niyetli gözükmüyorlar. Zira bu ölü ideolojinin son cenk meydanı, kendi yolunda yürümek isteyen ve bu amaca göre teşkilatlanmaya çalışan yeni toplumsal hareketlerin alanı.  Yine/ yeniden son bir gayretle bu toplumsal alanı ‘’daha ben ölmedim’’ diyen tekavüt zihniyetiyle oyalamaya çalışmak, tek ve biricik seçenek olarak umutsuzca icra edilmeye çalışılıyor. Velhasıl bu hikmetli iki sözcüğün bizim Çerkes milletine şimdiye kadar bir hayrı dokunmadığı ortada. Ancak diğer ’’kardeşlere’’ battal mutluluklar getirip getirmediğini elbette bilemeyiz.

‘’Kafkas kardeşliği’’ kutsal bileşenlerinin klasik final söyleminde ki hamasi replikleri ise şöyledir;  ‘’İnan olsun ki, bu ‘’kötü milliyetçiler’’ ortaya çıkmasaydı‘’Kafkas Kardeşliği’’ tesis edilecek ve bütün Kafkas halkları ile başarıdan başarıya koşulacaktı. Ancak maalesef ki ‘’kötü milliyetçiler’’ ortaya çıkmış ve bu ulvi amacı baltalar olmuştu. İşin kötü tarafı itilip kakılabilecek formatta olmayan bu ‘’kötü milliyetçilerin’’ her soruya bir cevapları bile vardı. Kardeş halkların kafalarını karıştıran bu ayrıştırıcı zihniyetlere hep beraber ‘’dur’’ denileceği zaman bu zamandır. Haydi kardeşler gün bugündür’’ (1) (Sahnenin arka fonunda 4-5 ayrı Kafkas dilinde kahramanlık tınıları yükselmektedir.)

(1): Ayayra kutlamalarında sahnede ki sunucunun repliğinden alıntı değildir. 


Bu yazı toplam 5985 defa okundu.





Zemzeğıj-ercan

Sırrı Süreyya zorlama aktörlüğüyle popüler meclis üyesi sıfatını hak eden birisi ama ben fazla hazzetmiyorum kendisinden.
Yinede şu manikürcü benzetmesi yerine tam oturmuş doğrusu.
Kim istemez kardeşliği ama önce EŞİTLİK.EŞİTLİK.
Fransız devrimi ne demiş? Eşitlik-Özgürlük-Kardeşlik. Kim var olmak istiyorsa işte bunların içini doldurmak zorunda. Yok öyle içlerinden birini alıp bayraklaştırmak.

17 Aralık 2012 Pazartesi Saat 14:59
Hatko Yılmaz-istanbul

http://www.ensonhaber.com/sirri-sureyya-onder-kurtler-kardes-sozunden-tiksiniyorum-2012-12-15.html

Nurhan Kube'nin kardeşlik yazılarından alınganlık gösterenlere Sırrı Süreyya Aydemir'in sözlerini okumalarını öneriyorum.
Linki tıklayınız...

17 Aralık 2012 Pazartesi Saat 02:51
MUHARBİY - KONYA

sayın AYTAÇ fikirlerinize saygı duyarım fakat yorumunuzda kabileciliği dayatanları eleştirseymişsiniz sizi daha çok anlardım.
Yurtsever düşünce Çerkeslerin kabile halinde kalmalarına mukavemet ediyor.Onların anavatanda uluslaşmalarını hedefliyor diye biliyorum.Sizse tam tersini yazmışsınız. Veya tersten bakalım yoksa sizdemi Çerkeslerin kabile olduklarını düşünüyor ve öyle kalmalarını istiyorsunuz?Yorumunuz çok açık olmadığı için soruyorum yanlış anlamamanızı rica eder saygılar sunarım.

30 Ekim 2012 Salı Saat 12:01
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net