Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kube Nurhan Fidan
BU BİR SEÇİM YAZISI DEĞİLDİR!
28 Mart 2014 Cuma Saat 19:42
"Tla’şımra, pxa’şamre, u’şımra arıh dunayer zâb’lazhuştır"  
                                                                                          Adıge Guşı'ej

 "Güçlü, kararlı ve uyanık olanlar dünyayı değiştirebilir ancak".
                                                                                         Eski Çerkes Sözü



***

Yaşadığımız ülkede 1.5 gün sonra (36 saat ) ‘’yerel seçimler’’ adıyla maruf rutin bir demokrasi etkinliği olacak. Seçim öncesi oy vereceği partiyi açıklayıp peşinden sanki binleri sürüklüyormuş havasına giren, kerameti kendinden menkul aydın - yarı aydın – küçük esnaf - işadamı- yazar- büfeci- simitçi v.b her ebat ve sosyal yelpazeden memleket insanının partizan seçim öfkesi zirvede. Canınızı seviyorsanız onlara itiraz etmeye falan kalkmayın. Zira oy vereceği partiyi açıklayarak ne kadar kararlı – sorumlu ve iradi bir kişilik olduğunu cümle aleme deklere etmiş birinin, bu kararı konusunda kendisine itiraz edebilecek diğer ölümlüleri doğduğuna bin pişman edecek kadar tecrübeli bir Türkiye vatandaşı olması içten bile değildir.O yüzden siz siz olun, bu tecrübeli vatandaşlardan kendinizi seçimlerin sonuna kadar sakının derim ben.

Seçimlerde kime oy verileceği açıklaması ilkbahar-yaz sezon modası haline geldiyse de, hala ketumluğunu korumayı beceren, Avrupa Birliği (ki başvuru geciktiği için AB den gözlemci gelmeyecek seçimlere) gözlemcisi kıvamında ki cool vatandaşlar şükür ki mevcut. Zaten onlarda olmasa, toplumun karizmasını yükseltenleri ayırt etmemiz epeyce zorlaşacaktı. Gizemli tercihlerini alfa ay üssüne astronot seçer gibi, matematiksel oranlarla ve içinden çıkılmaz karmaşık analizlerle belirlemiş olduklarından, bu tercihlerini sıradan insanlara söyleyerek orta malı yapmak istemeyeceklerdir elbette. (Ben olsam bende söylemem, zahmet edip onlar da düşünebilseymiş.)

Öte yandan misal benim seçimlerde kime oy vereceğimi açıklamam fazlasıyla yersiz olur. Niye derseniz? Peşimden sürükleyeceğim binler - onlar olmadığı gibi, başka 1 Allahın kulunu etkileyebilmem mümkün olmadığı için tercih ifşaatı yapmama gerek yok. Bazen anneme sorduğum masum seçim sufleleri için dahi fırça yiyorum, gerisini siz düşünün artık. Zira annemin kuşağı kadar oy atmayı önemseyen, onu mahrem gören, üzerinde konuşulmasına, espri yapılmasına müsamahası olmayan bir kuşak olamaz. Askeri bir disiplinle, kime oy vereceği hususuna asla ve kata girmeden, sabahın ilk saatlerinde sandığa giden seçmen kitlesi onlardır.

Rahmetli babam bazen latife olsun diye anneme ‘’Melek hanım kime oy vereceksin bakalım bu sefer? ‘’ dediğinde oy konusunun dalga geçilecek bir şey olmadığını, bizi yönetenlere karşı vatandaş olarak elimizde ki tek silahın ‘’o’’ olduğunu ve bu sorumluluğu bilerek seçim yapmamız gerektiğini söyleyip konuyu oracıkta kapatırdı. Aslında oy vereceği insanları oy isteyenlerin panayırından bağımsız olarak çoktan belirlemiş olan annem ve muadili pozisyonunda ki her sıradan vatandaş için, sokakta koparılan onca gürültü ile panayır girişimi sinek vızıltısı tadında kalıyor. Hatta onların bunca kendini paralamalarına, gürültülerine, abanmacı hallerine acıyarak bakan hatırı sayılır bir kitle var ki, onlar oy isteyenlerden daha bilgece duruyor bana kalırsa.    

Bilgece demişken, yine kime oy vereceğini ifşa ederek halk üzerinde ki etkisini birde çıplak gözle görmek isteyen, infial zamanı aydınlarını anmadan geçmek olmaz. Böyle zamanlarda daha keskin duyumsamış olmak bir yana, şimdiye kadar bu ülkede aydınların kahir ekseriyesi neyi işaret etmiş de halk o yöne meyletmiş hiç bilmiyorum? Türkiye de bırakın her kesimden insanın dikkatini çekmeyi, şehirli orta sınıfa dahi nüfuz edememiş aydın vasfının sıradan halk üzerinde ki etkisi, bir köy muhtarının etkisi kadar bile olamıyor nedense?

Zaten biliniyor olan bir kaç nedeni tekrar etmek yersiz olmaz umarım. Birincisi, aydın tabir edilen vesayetçi-seküler zümre adamının bu ülkenin gerçek dokusuna karşı hiç bir dönemde hürmet-saygı duymamış olması, hatta ona içten içe kin duyması. İkincisi, bu ''anlamama'' halinin bir sonucu olarak aydın despotizmi inşa etmeye çalışmaları. Bunu yaparken arada bir halk dalkavukluğuna meyletmiş olsalar dahi, toplumsal fay hattı kırılmalarında gaipten gelen ''geri dön'' ıslıklarına karşı koyamıyor olmaları. Üçüncüsü, bu ve benzer refleksleri yüzünden sıradan halkın onlara itimat etmemesini ısrarla anlamıyor olmaları. Hasılı, ilim- irfan-vicdan sahibi bir cami imamının hutbesinin etkisi kadar toplumda neden karşılık bulamadıklarını sorgulamakla başlamalılar işe. Sonrası kendiliğinden gelir elbet.

Pazar günü yapılacak yerel seçimler öncesi memleket sath-ı mahalinde ayağının üstünde yürüyen herkese kayışı koparttırmaya and içmiş partizan savaşlarını, uğruna bizzat cenk edilenler hiç önemsemiyor. Bu partizan savaşlarını yapanlar aralarında cenk ededursun, kendi küçük hayatına dokunmuş, onu biraz olsun iyileştirmiş olanı onaylayan ve fakat onu da sırası geldiğinde daha iyi olanla defetmesini bilecek kadar hayat pratiği gelişmiş bir toplum var artık ortada. Bunu hala ısrarla görmek istemeyenler son teknoloji partnerliğinde algı savaşlarına devam ederken, en kuzeyden en doğuya Kırklarelinin Oflaz kasabasından, Iğdır’ın Aralık ilçesine kadar millet sandıklara atacağı matbuatın rengine çoktan karar vermiştir bile. Geçmiş olsun!


Bu yazı toplam 3105 defa okundu.





Ercan Küçük

:)) tam isabet nurhan.halkı küçümseyenler bir kere daha derslerini aldılar. Gördük.

31 Mart 2014 Pazartesi Saat 12:49
circassian lejyoner

Tatlı sözlerin arasına sadece turkiyedeki mevcut siyasetle uyumluluğu gizlemişsiniz diye okudum yazınızı. oysaki cerkesler için yeni bir türkiye lazım nurhan abla.bunu sizler görmüyorsanız orasını bilemem.

29 Mart 2014 Cumartesi Saat 22:35
adige nihat

Nurhan hanım sizinde sözünü ettiğiniz gibi çok kimsenin siyaset için kavga dövüş ettiği zamanda böyle yazılar nasıl yazabiliyorsunuz? Sizde başka türlü yetenek var.
Yorumumu yanlış anlamayın lütfen gerçekten zekanızı ve kaleminizi tebrik ediyorum.
Allah sizlere iyi kaderler armağan etsin inşallah. selam sevgiler.

29 Mart 2014 Cumartesi Saat 01:17
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net