Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
H. Yaşar Nogay
BİLGİ ÇAĞI VE TOPLUMSAL BİLİNÇ
12 Şubat 2015 Perşembe Saat 00:44


Bugünkü iletişim tekniklerinin olmadığı devirlerde, bilgi kaynaklarına ulaşmak çok zordu. Kütüphanelerde, ulaşılabilen arşivlerde bir kitap veya kaynak bulabilmek için, uzun zaman ve yoğun emekler harcanırdı.

Bugün, İNTERNET mucizesi, bütün bilgi kaynaklarını önümüze öylesine yığdı ki, hangi birini okuyup, neleri öğrenmeye çalışacağımızı şaşırdık. Tabi görevi  okumak, araştırmak, yazmak ve öğretmek olan akademisyenlerin ve bilim adamlarının işi çok daha kolaylaştı. Enerjileri ve kapasiteleri ölçüsünde kaynaklardan yararlanma ve bilgi üretme şansları çok arttı. 

Zaten bu gerçeği, çok sayıda gencecik profesörlerin varlığından görüyoruz. Yaşadığımız çağa BİLGİ ÇAĞI denmesinin nedeni bu olsa gerek. BİLGİ ‘nin GÜÇ olduğu da bu çağda daha iyi anlaşılır oldu.  Bu gücü iyi kullanan toplumların ve devletlerin nerelere vardığını da görmek lazım.

ÇERKES toplumu bu gücün ne kadar farkında ve ne kadar faydalanıyor ?

Şüphesiz farkında olan üyelerinin sayısı az değil. Ancak çoğunun kendi toplumunun meseleleri ile çok ilgili olduklarını söylemek zor. İlgili olanlar ise o kadar çok şey biliyorlar ki, bu nedenle, ayrı telden çalan lider grupların ve bireylerin sayısı oldukça fazla.

Aynı şekilde, farklı ideolojilerin ve farklı projelerin de sayısı fazla olduğu için, genelde biri birini yıpratmaya, itibarsılaştırmaya çalışan, çatışan, ayrışan, dağılan küçük parçalar halinde, zaman ve enerji  tüketmekle meşgul olunmakta.  Oysa, ulaşılmaya çalışılan toplumsal hak ve talepler net olarak belli.  Ne var ki, aynı hak ve talepler, farklı gruplarca, farklı zamanlarda, farklı korolar halinde boşluğa tekrarlanıp duruyor.  Ne var ki, muhatap devletler ve kurumların, aynı talepler için de olsa, farklı ve küçük grupların sesini, teker teker  dinlemelerini ve duymalarını beklemek boşunadır.

Bu faydasız sürecin çok fazla uzamaması için, akıl, mantık, vicdan, iyi niyet gibi kavramları ciddiye alarak ve önyargıları, küçük hesapları bir kenara koyarak, dürüstçe, ciddiyetle ve samimiyetle tartışmanın,  birlikte gerçek ve ortak amaca odaklanmanın bir yolunu bulmak lazım. 

Bunu başardığımızda, zamanı ve enerjimizi gerçek amaca ve büyük hedefe yöneltebiliriz. Muhataplık aradığımız devletler ve Uluslar arası kurumlar karşısında yerimiz olabilir. Hak ve taleplerimizi güçlü bir ifade ile anlatabiliriz. Bu da, bilgili, birikimli ve tecrübeli insanlarımızın, yaratacağı ortak akıl platformlarında sürekli çalışma ile mümkün olabilir.

 Bu doğrultuda yol alabilmek amacıyla, akla gelen bazı yöntemleri denemekte fayda olabilir. Örneğin: İstanbul, Ankara, Bursa, Sakarya ve Düzce gibi yoğun kentlerde, belli kurumlar (Denek, Vakıf, kulüp v.s) kendi içlerinde kapalı kalmayıp, Kaffed’in de koordinatörlüğünde veya birikimlerinden faydalanarak,  her kese, her gruba açık sohbet toplantıları yoğunlaştırılabilir. Bu toplantılar, belirli konu başlıkları ile, fikir ve sonuç üretmek amaçlı,  giderek panel, konferans formatlarında da geliştirilebilir.

Bu tarz çalışmaları STK lar dışında herhangi bir grup veya şahıslar da düzenleyebilir. Bilim adamları ve kanaat önderlerinin katılımı ile gerçekleştirilecek bu tür toplu çalışmalardan somut fikirler ve kararlar üretmek mümkün olabilir. 

Ayrıca, davamıza, Devleti, yerel yönetimleri ve diğer güç odaklarını da ortak edebilmek için, STK lar aracılığı ile, söz konusu çalışmalar, içinde yaşadığımız toplumun sorunlarını da kapsayan, ortaklaşa fikir çalışmaları ve etkinlikler düzenlenebilir.  Bu yöntemle, ihtiyacımız olan siyaset kurumunu ve kamu güçlerini de yanımıza almak mümkün olabilir. 

Bu tür çalışma yöntemi yeni bir keşif değil. Yaşadığımız bilgi çağında, gelişmiş toplumlarda ve ülkelerde, siyaseti ve devlet politikalarını şekillendiren, en azından etkileyen,  STK  ve düşünce kuruluşlarında üretilen fikirlerdir.  Türkiye de, bu gelişmelerle tanışma aşamasındadır.

 Öncülük etmek ÇERKES lere yakışmaz mı ? 



Bu yazı toplam 1962 defa okundu.





Kobli Muammer Canıdemir

Tespitlerinize katılıyor ve bütün insiyatif gruplarının ve üyelerinin veya destekçilerinin seviyesiz ve başına buyruk söylemleri ve hakaretlerine engel olunarak grup hiyerarşisi disipini dahilinde bir yapılanmaya geçilerek ana hedefin kargaşa ortamında yok olmaması ve muhataplar nezdinde kaale alınacak bir güçbirliği dileğiyle.

14 Şubat 2015 Cumartesi Saat 01:14
Qudeberdiqo

Vahit Erdo'nun sorusu yerinde. Derrnek örgütlenmeleri ile dişe dokunur iş ortaya çıkmaz. Çıkmıyor da.

13 Şubat 2015 Cuma Saat 16:14
EMİN (AWTLE)

Neyin öncülüğünü yapacaklar Yaşar abi.

Çerkesler şu anda reorganize bir toplum. Bunu herkes biliyor. Ulusal derdini anlatabilmiş değil.diğerleri tarafından bilinmiyor dertlerinin ne olduğu.

Yazdıklarınız güzel umut edilmesi gereken görüşler fakat toplumumuz yeterince örgütlü olmadığı için öncülük yapamaz şimdilik. Benim görüşüm bu.

12 Şubat 2015 Perşembe Saat 16:42
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net