Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kube Nurhan Fidan
21 MAYIS OLMASAYDI…
17 Mayıs 2015 Pazar Saat 00:49


En baştan söylim ki, ‘’niye öyle oldu-niye şöyle değildi-niye bu çerkes ahali gözünü açmıyor’’ sızlanması yazmıyacağım. Zira bu sızlanmalarda en az kritik edilenler kadar kabak tadı vermiş durumda. Bunlara bir tane daha eklemeye hiç niyetim yok. 

Amin Maalouf ‘’mutlu halkların tarihi olmazmış’’ derken Çerkesleri es geçmedi herhalde, zira Çerkeslerin çoğunluğunun da bihaber olduğu trajik bir tarihimiz var ve hala yazılmayı bekliyor bana kalırsa. Çerkesya ya giden seyyahların gözünden veya şimdiye kadar yazılmış uzun uzadıya anlatımlar içeren, ancak kronolojik anlamda bütünselliği olmayan metinler, genç kuşaklara bir şey ifade etmekten uzak. Okyanusu anlatıp duran ancak kendi küçük denizini bilmeyen bir vaziyetimiz var dolayısıyla. Mahmut Bi ve Cevdet abi’nin ortak çalışması ile özet bir kronolojik çalışma hazırlanabilse ne güzel olurdu. Bu yaz ki projemiz bu olsun diye Ç.Net yayın kuruluna teklif edeceğim. 


6 senedir 21 Mayıs hazırlıkları yaparız. Şimdilere kadar derneklerin-enformel grupların-gençlik teşkilatlanmalarının v.b grupların katıldığı kerelerce muhtelif toplantılar yaptık. Biz onlardan yeni şeyler öğrendik, bazen bize kızanlar oldu, kimileri küstü, çoğu tekrar barıştı, başka yerlere savrulur sandıklarımız gelip durdular her 21 mayıs yanı başımızda, beraber olduğumuzu sandıklarımız başka yönlere gittiler. Hasılı; her mayıs ayı biraz telaşlı yüksek volümlü forumlarla, bazen düşük tempolu zamanlarla ama her daim sokağa çıkabilecek şekilde geldik bugünlere. Ve yine 24 Mayıs 2015’de saat 14.00 da 5 senedir olduğu gibi Rusya konsolosluğu önünde basın açıklamamızı yapacağız. Diğer herkesin programına zihinsel anlamda %100 katılmıyor olsak da saygı duyacağız elbette.


****


21 Mayıs tarihimizde olmasaydı ne olurdu?


21 Mayıs olmasaydı,

Türkiye diye anılan bu ülkede her Mayıs ayında öfkeli ve çaresiz sataşmalarla mesai doldurmaz, Çerkesya’da ki зыгъэпсэфыпIэ (kahvehaneler) de Wurıs’ı nasıl topraklarımızdan attığımızı, bu arada kimin dedesinin siperden kaytardığının dalgasını geçerdik inceden.


21 Mayıs olmasaydı,

Çerkes aktivizminden nedense erken tekavüt olmuş öfkeli gençlerimiz, yine Türkiye isminde ki bir ülkeden diğer herkese veryansın etmezdi. Kim daha öfkeli-nihilist 21 Mayıs makalesi yazacak diye didinip durulmazdı. Çerkesya Devlet Üniversitesinin yabancı öğrenci değişim programlarında Yale üniversitesinden arkadaşlarıyla beraber felsefeci Bernard Henri Levy’i ile ünlü Çerkes filozof  лIxьэсэ мухидин  (Tlıxece Muhdin) i kıyas ediyor olurlardı tatlı tatlı.


21 Mayıs olmasaydı,

Hafitse Muhammed denilen birisi, Kaffed  adıyla maruf  bir teşkilat tarafından ikide birde  щыгъо мафэ (şığo mafe) anmalarına davet edilmez. Kürsüden o şahane Kaberdey diyalektiyle diasporik ahaliye ayar vermek durumunda kalmazdı. Muhtemelen Çerkesya’da küçük bir memuriyet den emekli olup, Adıgeysk de Çerkesce şarkılar korosunda vakit dolduruyor olurdu.


21 Mayıs olmasaydı,

Çatı örgütü adıyla maruf teşkilatımızın diaspora tarihinde üretip üretebileceği en cüretli (!) slogan olan ‘’Karadeniz en çok bize karadır’’ mottosunun alamet-i farikasını çözmeye çalışmaz,  Samsun-Adler arası lüks katamaranların güvertesinde seyehat eden, edebiyat-felsefe-sanat-resim konuşan fiyakalı turistler olurduk.


21 Mayıs olmasaydı,

Gündem gereği TV lerde arzı endam etmez,  misal, ‘’ siz kimsiniz- derdiniz ne- kültürel-siyasi projeleriniz hedefleriniz nedir?’’ şeklinde ki basit sorulara sanki kahırlı astro fizik soruları sorulmuş gibi ter döken Çerkesleri görmezdik bile. Onun yerine, Avrasya Ekonomik Topluluğuna katılıp katılmayacağını tartışan Çerkesya yöneticilerinin, Rus devlet başkanları ile periyodik görüşmelerini yayınlayan ulusal Çerkesya kanalını yerden yere vururduk.


21 Mayıs olmasaydı,

Kuzey Avrupa filmlerini mumla aratacak dark melankoliklerimiz olmazdı. Cannes film festivalinde modern Çerkes sineması başlığında gönderilen filmimiz kulis bahislerinde 1 numara olur, Oscar ödüllerine 5 film gönderme hakkı tanınan 2 ülkeden biri olurduk.


21 Mayıs olmasaydı,

Mayıs ayı travması olarak öfkeli melankolizm ile duygusallık arasına sıkışmaz, nefret duygusu nedir bilmezdik bile. Nedensiz yere gülümseyen Asyalılar gibi olurduk.


21 Mayıs olmasaydı…




Bu yazı toplam 3335 defa okundu.





Faik Kanşat

Önemli olan sürgünü bilinçli içinden yaşamaktır. siyah elbiseler giymek göstermelik yaslarla yaşamaktırç belliki hiç birimiz içimizde acıyla yaşamadık. gönül isterdi ki güçlü yönetmenler tarafından sinemalaştırılsın. o zaman sürgünün içerıği içten özümsenip ona göre direnç gösterebiliriz.

18 Mayıs 2015 Pazartesi Saat 22:12
CANBERK

21 Mayıs olmasaydı,

Vay be! 21 mayıs'da geldi çattı. Bu senede milleti oyalayacak bir şeyler bulmamız lazım diyen DÇB yan kuruluşları olmaz,bu aziz millet için her sene değişik aktivite bulmak için çırpınan tuhaf örgütler olmazdı.

17 Mayıs 2015 Pazar Saat 19:27
Sezai Mentese

UFO nun kaptanının kuleden panoramik bakışı gibi olmuş...

17 Mayıs 2015 Pazar Saat 12:47
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net