Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
H. Yaşar Nogay
21 Şubat Dünya Ana Dil Günü
25 Şubat 2016 Perşembe Saat 21:33

Yeryüzünde yaşayan canlı türlerinden, bitkileri saymazsak, binlerce tür canlıdan sadece insan konuşma ve yazma yeteneğine sahip. Bu yeteneği olmasaydı zaten insanın da diğer canlılardan farkı olmazdı.


Üstelik, yeryüzünde, farklı coğrafyalarda, 6000 kadar farklı dilin konuşulduğu ifade ediliyor. Ne müthiş bir zenginlik. Hele yazı ve işaretlerle, tarihin binlerce yıl derinliklerini aydınlatan, tarihe damgasını vurmuş dil ve kültürlerin varlığını düşünürsek, tanrının insanoğluna en büyük bağışının dil yeteneği olduğunu düşünebiliriz.


Ancak, ne yazık ki, insanoğlu bu değerin farkına varalı çok olmadı. Toplumların biri birini, köleleştirme veya yok etmeyi zafer sayarak, binlerce yıl işlediği cinayetlerle kim bilir kaç dil ve kültür yok edildi yer yüzünden. Nihayet, bu uğurda Bangladeş örneği bedeller ödendikten sonra anlaşıldı insanı insan yapan değerin dil olduğu.


Anlaşıldı ama, halen nice köklü ve zengin diller yok olup gitmeye devam ediyor, Ubıhça gibi. Hem de Dünyanın en üst düzey medeniyet coğrafyasında. İş onunla bitmedi, ömür biçilmiş, ölüm fermanı yazılmış nice diller daha var sırada, Adigece, Abazaca, Lazca gibi.


Kalıcı hale gelmiş güçlenmiş şanslı diller de var, üzerine devlet düzeni kurulmuş, eğitimi, siyaseti, adaleti her şeyi ile yerleşmiş. Bazıları da Dünya dili haline gelmiş İngilizce gibi.


Ya diğer diller, şanssızlığa boyun eğip yok olup gidecekler mi göz göre göre? Belli dil ve kültürler üzerine kurulmuş devletler için önemli olmayabilir. Medeniyet seviyesi yüksek denen küresel kurumlar da laf olsun diye ilgilenir gibi yaparlar, ama sadece hobi olarak ilgilenirler, belki laboratuar kayıtlarını yaparlar, istatistiğini tutarlar. Hepsi o kadar.


Ya ömür biçilmiş, can çekişen dillerin yaşayan sahipleri ne düşünüyorlar, ne yapıyorlar acaba? Tarihiyle, ataları ile soyları ile övünmekte yere göğe sığmayan çerkesler (Adigeler, Abazalar vs) ana dillerini çöpe atmaya razılar mı? Bu soru karşısında, “ama” lar bahaneler o kadar çok ki, bir dokun bin ah işit misali.


İnsanlık onuruna, çerkeslik gururuna yakışan, ana dilimizi çöpe atmayıp, öncelik aile ortamların da  olmak üzere, her yerde her fırsatta konuşmak, konuşmaya yazmaya çalışmaktır. Bu işin diaspora da zorluklarını anlamak mümkün.  Ama,  her şeye rağmen, şimdilik ana vatanda dil canlı ve düzgün yaşıyorken kıymeti bilinmeli, kaynağından öğrenmek için ana okulları, medya, internet gibi araçlar olabildiğince kullanılmalı, güzel ve zengin dilimiz canlı kalmalıdır.


Bunun için alfabe kavgasına da hiç gerek yok. Öğrenmek içinse, hangi alfabe kullanılırsa kullanılsın, Yeter ki dil konuşulsun, yaşasın, canlı kalsın. Gerektiğinde alfabeden alfabeye geçmek hiç sorun olmaz. 




Bu yazı toplam 3768 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net