Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hağur Aytech
İsrail Gezimiz
28 Haziran 2016 Salı Saat 22:57


Türkiye Dostluk Kulüpleri Platformu’nun 13-17 Nisan 2016 Tarihlerinde İsrail’e Düzenlemiş Olduğu  Sosyal ve Ekonomi İçerikli Gezi İzlenimleri:


Henüz İsrail’le ilişkilerin düzeleceğine dair işaretler dahi yokken 2015 Nisan’da Adana’da, düzenlenmiş olan Dostluk Kulüpleri Sosyal Gezisinde konuşmuş, Kfar Kama ve Rihaniya’lı Çerkeslerle kucaklaşmayı hedeflemiştik. Heyecanlıydık. İlk olarak Türkiye Dostluk Kulüpleri Platformu Başkanı Sn. Rafet Balkaroğlu ile hemen İsrail İstanbul Başkonsolosluğu ile görüştük, İsrail Ticaret Müşavirliği derken ilgi hayli iyiydi. Peşinden Türkiyenin İsrail’deki resmi temsilcileri ile temas kurduk, detayları yazıştık. Ben de DEİK Türk-Rus İş Konseyi, Adıgey Cumhuriyeti  Komitesi Üyesi olarak hemen DEİK Türk-İsrail İş Konseyi Başkanı ile iletişime geçtim. Kendisinin de Bankacı olması sebebiyle sonraki işlerimiz çok kolay oldu, her şey dostça ilerledi.


Bu arada İsrail’de sınırda en az 4 saat bekletilirsiniz iddialarına cevap, Kfar Kama belediye başkanımız Sn Napso Zakaria ve Türk İsrail iş konseyinden geldi. 38 kişi ile pasaporttan geçişimiz sadece 10 dakika sürdü. Kendilerine çok teşekkür ederiz. 


Gezinin Ekonomi Yönü:

Tel Aviv Ticaret Odası’nda gerçekleşen Türkiye - İsrail İş Konseyi ile Türkiye Dostluk Kulüpleri Platformu üyeleri arasında gerçekleşen toplantı ve sonrasındaki ikili görüşmelerde elde edilen sonuçlar ve gözlemler şunlardır :


İsrail Ticaret Odasının bize vermiş olduğu veriler ve brifing sonucunda İsrail’deki en büyük sektörler : 

1) Tarım

2) Enerji

3) Yiyecek &içecek

4) Bankacılık

5) Tekstil diye sıralanmaktadır ve bu sıralama yıllara göre değişebilmektedir.


İsrail’de alt yapı hizmetleri tamamlanmış ancak iki ayrı yatırıma acil ihtiyaç duyulmaktadır, toplu konut yapımı ve toplu taşımacılık. Toplu taşımacılıkta halihazırda hafif raylı sistemler tercih edilecek olup dağınık yerleşim sistemine uygun güvenilir sistem olarak raylı sistem düşünülmektedir. Bu konuda henüz mesafe alınmış olmamasına rağmen belli bölgelerde yapımına başlansa da tamamına yakını bakir durumdadır.


İsrail tarım ekonomisi KİBBUTZ (kollektif çiftlik) sayesinde yükselmiştir..


Kibbutz’lar ülkenin her tarafında vardır, bunlar sayesinde tarım dünya ölçeklerinin çok çok üzerine çıkmıştır. Bilimsel tarım buralarda geliştirilerek özel tarım alanlarında da uygulamaya alınmıştır. Kibbutzlar başlangıçta kar amaçlanmadan başlasa da bugün artık tamamen yüksek karlı kuruluşlar olmuştur, her bir Kibbutzun içinde bir sanayi kuruluşu doğmuştur. Bizim  ziyaret ettiğimiz kibbutzun dünyada 12 adet plastik fabrikası mevcuttur.


Kibbutzların yapısı ve işleyişi burada anlatmakla bitmez , ayrı bir başlık altında anlatılacak kadar değerli ve başarılıdır. Türkiyedeki çok ender başarılı örnek kooperatifler gibidir. İsrail’de Türkçe konuşan 80-90 bin kişi yaşamaktadır , 4 bin de Çerkesce konuşan hemşerimiz yaşamaktadır.


Bizler tarım toplumu kimliğimizi henüz bırakamadığımız için tarıma dayalı iş yapmak istediğimizde hem hemşerilerimizden azami yardım alacağımızı hem de İsrail’in bu iş için en uygunu olduğunu belirtmek isterim. Birilerinin danışmanı yahut elemanı olmaksızın yapılacak girişimler, uzun vadede kendi toplumuza hizmet edecektir.


Tarım ekonomisinin olmazsa olmazı SU dur. İsrail, ihtiyacı olan suyun yaklaşık  %60 nı deniz suyundan elde etmektedir. Sulama teknolojileri de bu sayede çok gelişmiştir ve sulama teknolojisi de ihraç edilmektedir.


İnşaat yatırımlarında şartnameleri çok ağır görünse de bazıları ikili görüşmelerle aşılabilecek konulardır, böyle bir izlenim edindik. Dönüşte çoğumuzun gönlünden keşke içimizde büyük bir uzman inşaat firması olsa da konut ihalesine girebilse diye geçti, bunun hayalleri kuruldu.  İsrail’le iş yapan şirketlerin çok azı ödemelerden şikayet etmiştir. Toplamda 200 bin konut yapımına ihtiyaç vardır, halihazırda 20 bin adet konut ihalesi açılmıştır. Şartnamedeki zorluklar çoklu ortaklıklar ve onlarla yapılacak ortaklıklarla aşılabilecektir.


Dostluk Kulüpleri bu tür görüşme ve gezileri düzenleyerek hemşerilerimize gerekli moral motivasyon kazandırmak, mümkünse bu görüşmelerden hemşerilerimiz lehine iş oluşturmaya devam edecektir.


Krasnodardan başlayıp Azerbaycana kadar olan verimli topraklarda tarımın öncüsü ve tüm Rusya Pazarında etkin olan kişiler neden hemşerilerimiz olmasın? Kfar Kama’dan alınacak destekle bu proje hiç te hayal olmaz, yeter ki gerekli altyapıyı hazırlayalım.


İsrail ekonomisin daha fazla söz etmek mümkün ancak yeniden bir ziyaret olduğunda yada ilerde böyle bir toplantı yapılırsa sektörlerle karşılıklı ön görüşmeler yapılarak ve daha detaylı ön çalışmalarla gidilmelidir. Sadece Odalarla değil önden birebir ilgili firmalardan randevu alınması görüşmelerin daha somut sonuç alıcı olmasına katkı sunacaktır. Tel Aviv Ticaret Odası bu işte son derece başarılı, daha üstün başarıyı bizler de çok çalışarak elde edebiliriz. Kısaca bir örnek vermek gerekirse, Tel Aviv Ticaret Odası burdan giden bir domates tohumu alıcısı ile birçok domates tohumu Salıcısı ile görüştürebilir. Tabii sonuç almak işin hacmine ve ciddiyetine göre değişebilir.


Her şeyden önce bizler, bu işlerde biraz daha ehil hale gelmeliyiz, tecrübelenmeliyiz, uluslararası iş yapma düzeyine ve bilgisine ulaşmalıyız. Artık profesyonel yapılara geçilmesi gerek. Bu işler hiç zor işler değil, kendi aramızdaki dayanışma ve nitelikli iş gücü bu ihtiyacı kat kat karşılayacak düzeydedir ve yeter ki birbirimize yardım edelim, uzlaşı ve dayanışma kültürüne sahip olalım.


Seyahatimizin Sosyal Boyutunu ele alacak olursak hem çok eğlenceli hem de duygu yüklüydü. Tel Aviv sahilinde spor yapan tüm insanlara ücretsiz Su dağıtılması ve spor yapanların çoğunun genç olması eğitim ve bilgi düzeyinin göstergesi olarak ortaya çıkıyor.  


Av. Yetkin İnanöz Başkanımızın İsrail Çerkes Köyleri Kültürü ile ilgili tespit ve gözlemleri harika. İsrail'de biri 3300 nüfuslu Kfar Kama ve diğeri 700 nüfuslu olan Rihaniya köyünde  (Belediye) yaşayan Çerkeslerin gözlemlediğimiz özellikleri :

1. 

Dil. Herkes Çerkesce biliyor, konuşuyor. Aile içi, günlük dil hep Çerkesce. Okulda 1. sınıfta İbranice, 2. sınıfta Arapça, 3. sınıfta İngilizce öğretiliyor. 40 yaş altı hemen herkes 4 (yazıyla dört) dil biliyor. 40 yaşın üstü nüfusun yarısı da temiz bir İngilizce konuşabiliyor. Cuma namazlarında hutbede Arapça yanı sıra Çerkesce de kullanılıyor.

2. 

Sosyal yapı. Büyük olan Kfar Kama köyünün % 99'u, küçük olan Rihaniya’nın % 70'i Çerkes. Belediye başkanı, market sahibi, doktor, masör herkes Çerkes. Nüfusun % 60-70'ı maaşlı işlerde çalışıyor. % 20-30'u asker veya polis. Çok küçük bir kısım çiftçi. Büyük olan köyde son 152 yılda sadece 20 kişi çerkes olmayanlarla evlenmiş, Bunun 10 tanesi son yıllarda. Herkes herkesi tanıyor, Belediyelik olan bu köylerden olup dışarda çalışanların evleri yine köyde, herkes gece köye dönüyor. Nerdeyse herkes müstakil ve villa tarzı bahçeli evlerde yaşıyor.

Kfar Kama’ya merkezi hükümetin ayırdığı yıllık bütçe usd 15 milyon, 

temiz köy yarışmasından her yıl dereceye girip ek bütçe alıyorlar.

Sosyal yardım sağlayan bir de merkez var, psikolojik, sosyolojik veya ucuz ilaç temini gibi aklınıza gelebilecek her türlü yardımı sağlayan bir yapı. 

Gençlik Kulüpleri var. Hem kapalı alanda oturup sohbet edip oyun oynadıkları bilardo, tenis, talk show vb hem de açık alanda tenis kortu, çim futbol sahası. Bu köyde 2007'de kurulan Çerkes Mirası Merkezi (Müze) bulunuyor, iki çalışanı ve devletin ücretini ödediği (aylık her biri 700 USD) iki Çerkes stajyer görevli. Müzede 1000 kadar eser/parça var. Şu ana kadar 250.000 ziyaretçi ağırlayan müzeyi geçen yıl 45.000 kişi ziyaret etmiş.

Rihaniya’da da güzel bir müze var. Ziyaretimiz sırasında Amerika'dan bir yıllığına İsrail’e gelen Yahudi öğrencilere Çerkes kültürü ders olarak anlatılıyordu.

3. 

Muhafazakarlık. Nüfus % 100 sünni müslüman. Hacca gitme oranı çok yüksek, oruç tutma oranı çok yüksek. Orta yaş üstü kadınların çoğu beyaz tesettürlü, bunun evli ve bekar gençlerin ayrımın gibi ifade edenler de var. Genç neslin bir kısmının başı kapalı değil. Tesettürlü kadınlar köy içinde golf arabası kullanıyor ve günlük hayatta çok aktifler. Genel olarak kadınlar çok sosyal. 

Muhafazakar yapılarına rağmen İsrail’de orduya kabul edilen tek müslüman grup Çerkesler.

4. 

Düğünler-Müzik. Danslar ritmik ve disco leperuş tarzında, farklı ve keyifli bir ortam var düğünlerde. İştahlı ve dinamikler.

5. 

Gelenekçilik : Kadın erkek ilişkileri ve günlük hayatta çok gelenekçiler. Kız ve erkekler serbestçe dans edip, konuşabiliyor ancak flört hoş karşılanmıyor. Erkek kızla, kızın aile evinde konuşuyor ve kızın ailesi bu durumu bilip müsaade ediyor. Ayıp kavramı ve gelenekçilik toplumun ana omurgası.

Hayfa’nın güzelliği ile göz alıcı Bahai Bahçesi hepimizi büyüledi. Ardından 3 din için kutsal sayılan Kudüs’e hareket edildi. Hz. İsa’nın vaftiz edildiğine inanılan Ürdün Nehri Vaftizhane gezisi sonrası Kudüs şehrine geçildi. Hz. Muhammed'in Mirac'a yükseldiği Kubbet-üs Sahra ve Mescid-i Aksa gezildi. Sonrasında Yahudiler için en kutsal yerlerin başında olan Süleyman Mabedi Batı Duvarı’na (Western Wall) giderek Yahudi Meydanı ve Ağlama Duvarı ziyaret edildi. Hz. İsa’nın çarmıha gerilmek üzere yürüdüğüne inanılan “Çile yolu - Via Dolorosa” ve Hz. İsa'nın çarmıha gerildiğine inanılan “Kıyamet Kilisesi'ni-Holy Sepulchre Kilisesi” ziyareti ile program tamamlandı.

 

Bu Geziye katılanların çoğu artık Çerkeslerin de bir tüzel kişilik (A.Ş.) oluşturması gerektiği kanaatine varıldı. Grubumuzda olup Kapadokyada Butik Otel işleten Nihal Ergün Hanımın daveti ile yaklaşık 50 kişi ile bir “Çerkes İş Dünyası Ortak Akıl” toplantısı düzenlendi. Toplantıda start-up anlamında 5’er bin TL ile katkı payı verilmesi mutabakatı sağlandı ve an itibarıyle bu firmaya ortak olmak için 45 kişi ödeme yaptı. Firma; iç ve dış ticaret, yenilenebilir enerji, nitelikli tarım (organik ve İyi Tarım Uygulaması, hayvancılık), inşaat v.s. sektörlerinde faaliyet gösterecek. 


Çerkesler kültürel faaliyetlere örgütsel anlamda değer veriyor olsa da ekonomi ve sermaye hep bir tabu olarak görülmüş, sermayenin konuşulması ihmal edilmiştir.  Şimdi bu çok ortaklı şirkete Çerkesyadan, Almanyadan, Fransadan, İsrailden, Kanadadan, İngiltereden, Ürdünden, KKTC’den, ABD’den v.s. ortaklar katılmış olup bu yapı ile Çerkes İş Dünyası daha etkili ve güçlü olmayı amaçlıyor. Bu hedefe ulaşmak için tüm dünyadaki çerkes is dünyasına ihtiyaç vardır. Bu Gezi bu yapının kurulması gerektiğine vesile olmuş ve bu inancı tetiklemiştir. Birlikte çalışarak ama çok çalışarak Dünya Çerkes Ekonomi Birliğine doğru yol almak için herkesin nasıl bir katkısı olur düşünmesi gerek. Bu yapı 


Çerkeslerin kurumsal sosyal sorumluluğudur ve mutlak başarılması gerekmektedir. Sermaye olmadan kültürü de fazla ileriye götüremeyiz maalesef. Bilindiği gibi Dünyada hemen hemen tüm büyük yapılardaki güç ve söz hakı (BM, Dünya Bankası v.s.) koyulan bütçeyle ilgilidir, bilimi ve sermayesi olmayan toplumlar lobi yapamaz maalesef. Artık yavaş yavaş ta olsa Çerkesler de ekonomi konuşur oldu, sizi de bekleriz.









Bu yazı toplam 6305 defa okundu.





B.Kerem Uslu

Çerkeslerin ekonomik birliğe ve dayanışmaya ihtiyacı var.
Şimdiye kadar çok ihmal edilmiş olsa bile. Sayın Aytech'in yazısını ilgiyle okudum.Teşekkürler.

30 Haziran 2016 Perşembe Saat 12:40
SEMİH AKGÜN

Değerli Hağur Aytech, aramıza öncelikle hoş geldiniz.
Sizinle cherkessia ailesi daha da genişlemiş ve zihinsel açıdan zenginleşmiş demektir.

Yazınızın hem haber değeri yüksek, hem Çerkes ulusu için olmazsa olmaz.
Ekonomik açıdan güçlenmeyen bir toplum kendini geliştiremez, yaşam fonksiyonları işlevsel olamaz.

Çerkes milliyetçiliğinin; barışsever-yumuşak-kültür temelli yükselmesi, toplumsal ve ekonomik ayağının iyi ve akıllıca kurgulanmasına bağlı.
Hem Çerkes halkı, hem Türk halkı, hem İsrail halkı, hem Rus halkı, hem bölge halkı, hem de tüm dünya halkları için, Çerkesler'in seçtiği yol, doğru, mantıklı, mutedil ve uzun erimli bir yoldur.

Gerek entellektüel, gerekse de ekonomik yaşantımıza ufuk açacak bu yolda başarılarınızın devamını diler, sağlık ve esenlikle olun derim.

29 Haziran 2016 Çarşamba Saat 17:11
Natho Mustafa Öktem

SAYIN Hağur Aytech, bilgilendiğim seyahat yazınız için teşekkür ederim.
İsrailde ki Çerkes toplumunu ziyaret etmeyi seyahat planına dahil etmek gerekiyor demek ki.

29 Haziran 2016 Çarşamba Saat 13:13
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net