Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hapi Cevdet Yıldız
Ne oluyor, nereye gidiyoruz?
24 Mart 2017 Cuma Saat 22:49

14 Mart Adıgece Günü nedeniyle Adıge gazetelerine bir göz attım. Anayurttaki Adıge kardeşlerimiz 1972 yılında Türkiye'de yaşanan dil asimilasyonu benzeri bir durumla karşı karşıyalar.

Tek fark, bizim hiçbir yasal dayanağımız olmaması, 12 Mart 1971 faşist askeri darbe koşullarında yaşıyor olmamızdı. Isıtılan suda farkına varmadan haşlanan kurbağa misali dilimizi yitirip gitmiştik. Şimdilerde Çerkesçeyi 60-70 yaş üzeri kuşak biliyor ama onlar da gün gün azalıyorlar.

***

Anayurtta ise Adıgelerin bulunduğu üç cumhuriyet var. Bunlardan Adıgey Batı Çerkesçeyi (K'emguy lehçesi), Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes Adıgeleri de Doğu Çerkesçeyi (Kabardey Baksan lehçesi) kullanıyor. İlkini 130 bin, ikincisini de 600 bin üzeri kişi ‘konuşuyor’. Ancak durum diasporada tersine, büyük çoğunluk Batı Çerkesçeyi biliyor.

Anayurtta asıl yıkım, 500 bin üzeri bir Adıge nüfusun yaşadığı Kabardey-Balkar Cumhuriyeti'nde baş göstermiş bulunuyor. Kabardeyler evlerinde de Rusça konuşmaya başlamışlar.


Korkunç bir yozlaşma söz konusu. İki üç yıl önce konuştuğum bir arkadaş aynen şöyle demişti: "Kabardey'de adam hırsız, hırsız olduğunu biliyor ve utanmıyor, başkaları da onun hırsız olduğunu biliyorlar ama onu ayıplamıyorlar".

Bundan daha beteri olabilir mi?..
***

Adıgey'deki durum, o kadar kötü olmasa bile, o da iyi değil. Tehlike çanları çalıyor.

Kabardey alternatif olarak 10 küsur yıl önce dincilik gösterilerine sahne oldu. Çok sayıda kişi katledildi. Nalçik karakol baskınlarını bilirsiniz.

Öncelikle şunu belirtmeliyim. Dinciler çözüm getiremezler. Bu insanların kafaları Ortaçağ dünyasında geziniyor. Hiç şansları yok. Taliban, İşid, Boko-Haram örnekleri ortada.

ABD'de kiliseler var ama devlet işlerine karıştırılmıyorlar. Avrupa ülkelerinde de öyle. Japonya, Hindistan ve Çin'de de laik devlet anlayışları egemen.
Gelişiyor ve ilerliyorlar.
***

Ya diğerleri? Din devletleri? Geriliyorlar ve berbat durumdalar.

Türkiye de bu son yıllarda müthiş bir gerileme ve yalnızlaşma içine düşmüş. Felsefe ve tarih dersleri bile din dersi öğretmenlerine verilebiliyor. Sonu gelir mi bunun?

Dinciliğe bir yakalandın mı kurtulması çok zor. Bir hastalık. Rusya Federasyonu laik olmasına karşın üç yer, Dağıstan, Çeçenistan ve İnguşetya cumhuriyetleri şeriata teslim, Rus oraları kendi hallerine terk etmiş. Kimse bu üç yerin semtine bile uğramak istemiyor.
***

Adıge Cumhuriyeti şeriata teslim olmadı, bunda Müslüman nüfusun küçük bir azınlık olmasının rolü de olabilir. Buradaki nisbeten iyi olan durumun nedeni, laik düşünceli aydın sayısının etkili olması, utanma gibi daha kişilikli bir yapı ve Rus Ortodoks çoğunluğun dengeleyici ağırlığı olabilir.


Ne yapılabilir?

Cumhuriyet yönetimleri kişiliksiz yöneticiler elinde. Adıge Cumhuriyeti'nde Thakuşıne Aslan Adıge halkını 10 yıl yönetti. Bu yıllar için kayıp yıllar diyenler var...

Thakuşıne konusunda düşünmek ve değerlendirmeler yapmak için erken olabilir. Ancak Thakuşıne Aslan döneminde Adıgece öğrenime öldürücü darbeler vuruldu, asimilasyon güç kazandı.

Bunda sorumluluk kime ya da kimlere aittir?..

Artık hacıyatmazlar dönemi sona erecektir diyebilir miyiz?

Peki, genç Kumpıle Murat etkili olabilecek mi?..

Prof. Dr. Bırsır Batırbıy, 78 yaşında ve değer verdiğimiz biri, bakanlık ve yıllarca Adıge Enstitüsü müdürlüğünü yapmış biri. Politik bilinci nedir? 

Şöyle diyebiliyor: "Bize Rusça lazım". Ne demek bu? Resmi dilin ve zorunlu eğitim dilinin sadece Rusça olduğu bir devlette bu söz ne anlama gelir? Sen istemesen bile Rusça senin yakanı bırakmaz. Bu sözün boş söz olma ötesi bir anlamı olabilir mi? Bize İngilizce lazım dese anlarım.

Böylesine yaşlı başlı kişilerin böyle konuşmaları ve yukarıya hulus çakmalarından, selâm göndermelerinden amaç ne olabilir?..

Mal mülk ve makam değil, kişilikli olmak kişiyi değerli kılar.


Rus milliyetçi

Rus’a bir bakın Ukrayna ve Moldova'da dil, Rus dili kavgası veriyor. Nerede bir Rus var ona sahip çıkıyor. Geçmişte Stalin Rusçayı dünyadaki tek dil yapma peşindeydi. Hitler de Alman ulusu için 1000 yıllık bir gelecek peşindeydi. Başarabildiler mi?

RF’nin bir dönüş yasası var. Dış ülkelerde yaşayan Ruslarla sınırlı. 300 bin Rus hurra Rusya'ya dönebilir, Rusya onları iskân eder ama 3 Rus olmayana kapıları kapatır. Ama hâlâ yalanda ısrar eden hacıyatmazlarımız var.

Adıgey'deki petrol ve diğer büyük firmalar Çerkes çalışanların Çerkesçe konuşmalarını yasaklamış bulunuyor. Yasağa uymayanı kapı önüne koyuyorlar. Bu ne cür’et? Adıge 

Cumhuriyeti yönetimi bu zorba sömürücülere ses çıkarmıyor. Geçmişte Çerkesçe konuşuyor diye Çerkes yolcular arabalardan atıldıklarında ya da dayak yediklerinde de ses çıkarmıyorlardı.
***

Adıgey'in ve Kabardey'in verimli toprakları, yemyeşil çayırları var. Derelerden balık tutup satsan geçinirsin. Ama tembellik diz boyu. İçki, içki de içki...

Sarhoş bir millete mi dönüşmüşüz?


Bu, Rus'un işine geliyor. Türk gibi Rus da zamana oynuyor. Asimilasyon yoluyla Çerkeslerin yok olmalarını bekliyor.

Bir ulus topluca öldürülerek (soykırım) ya da asimile edilerek (eritilerek) yok edilebilir. Tüm leş yiyiciler/ akbabalar toplanmış ölmemizi bekliyorlar.

***

Rus milliyetçi, bu kesin. O halde sen de alternatifini oluşturacaksın. Alternatif dincilik olamaz. Özgür düşünceyi ve aydınlığı savunmak olabilir. O zaman diğer ulusların aydınları ve demokratları seninle ittifak ederler. Dinciliğe saparsan onlar seninle değil, sen onlarla ittifak edersin, tecrit edilir, boşuna kürek çekmiş olursun. Seni kendi içlerinde eritirler, sana hak vermezler.

Bu son yıllarda dinciler büyük bir irtifa kaybına uğradılar, giderek de uğruyorlar.


Çözüm ne olabilir?

Çözüm demokrat bireylerin dayanışmaları, dile sahip çıkmaları, bir Adıge eğitim yasası için ellerinden geleni yapmaları olabilir. Rus'tan korkmamak gerekir. Sen kişilikli olursan Rus senin içişlerine bir ölçünün ötesinde karışamaz. Örneğin, Kabardey'den az sayıdaki İnguş'a ve Karaçay'a müdahale edemiyor.

Seçimleri Putin'in partisi kazanıyor ama yerel yönetimler, yani ilçe yönetimleri ile belediye yönetimleri farklı, oralarda bir ağırlık konabilir ve bu bir başlangıç olur. Putin’in partisinden kişiler içinde de kişilikli olanlar vardır. Putin’in partisi ayrıca bir federasyon, Birleşik Rusya partisi.

***

Kişinin kendi de yaratıcı ve üretici olabilmeli.

Böylece maddi temeli olan bir demokratik muhalefet oluşturma yolları atılabilir. O takdirde üst yönetim bunları dikkate almak zorunda kalır.

Yönetim, Moskova dışında, kişilikli Adıgeleri de hesaba katmak zorunda kalır.

Duyarlı aydınlarımızın oportünist kişilerin izinden gitmekten vazgeçip fikir üreten ve girişimci olan kişilere destek vermeleri olumlu bir politik başlangıç olabilir.


Bu yazı toplam 4309 defa okundu.





hapi cevdet yıldız

Sayın Khuade Adnan'a maalesef hak vermek zorundayız. Keşke öyle olmasa, Adıge dili Adıge Cumhuriyeti'nin gerçekten ikinci resmi dili olabilseydi.
Üç dört yıl kadar önce olmalı, Ankara'da Kaffed'in bir genel toplantısı vardı. Rus Büyükelçiliğini temsilen resmi davetliler de gelmişlerdi ve her biri kongre delegelerine adları söylenerek ve gösterilerek tanıtılmış, alkışlanmaları sağlanmıştı. Kaffed Rus'la iyi geçinme politikası peşindeydi. Rus'u gücendirecek şeyler hasıraltı ediliyordu.

Kongreye DÇB'yi temsilen gelmiş kişiler, konuklar da vardı. Adıgeyli birine "Adıgece cumhuriyetinizin iki resmi dilinden biri. Bunun anayasal dayanağı da var, niçin devlet kurumlarında, okullarda ve iş hayatında kullanılmıyor?" diye sormuş ve şu yanıtı almıştım: "Adıgece resmi dil değil".
Başka soru sormama gerek kalmamıştı. Yanıt kesindi, tartışmaya kalkışmam yakışıksız olur diye üstelememiştim.
Bunu üzerine şöyle bir izlenim edinmiştim: Adıgece kâğıt üzerinde resmi dil. Hiç olmazsa kullanılması, konuşulması yasaklı bir dil değil. Oysa Adıgece/Çerkesçe birçok alanda koşulması yasaklanmış bir dildi. Bunu açıklama cesareti gösterilemiyor olmalıydı.

Yanılmışım. Yanıldığım, şimdi 14 mart Adıgece/ Çerkesçe Günü vesilesiyle Adıgey'den yapılan açıklama ve itiraflarla belli oldu.
Ğış Azmet "Çerkes Ulusuna Çağrım" yazısında (bk. internet) şöyle diyor: “Lukoil”, “Magnit” ve benzeri ticari firmalar Adıge çalışanlarına Adıgece konuşmalarını yasaklamış bulunuyorlar. Tek örnek değil. Adıge kızları bizimle Rusça konuşuyorlar. “Niye bizimle Adıgece konuşmuyorsun?” – diye soracak olursan, - “Konuşmaya iznim yok, Adıgece konuşacak olursam beni işten atarlar, baba, görmüyor musun bu bizi gözetleyen mobese kamerayı? Farkına vardıklarında sözleşmeye aykırı davrandığım gerekçesiyle derhal işime son verirler”, dedi konuştuğum genç kız". Bundan daha acıklı bir ırkçılık örneği olabilir mi? Adıge Cumhuriyeti'nde Adıgece konuşmak yasak. İngiliz bile sömürgelerinde sömürge dillerinin konuşulmasını yasaklamamıştı...
Ğış Azmet'ten gelen bu bilgi ve Khuade Adnan'ın açıklaması bir araya getirildiğinde Rusya Federasyonu'nda bir Ruslaştırma politikasının uygulanmakta olduğu belli oluyor. Yavaş yavaş, sistemli bir biçimde Adıge halkı Ruslaştırılmak isteniyor. Kabardey ise teslim alınmış gibi. Rusça konuşmayı, 1970'lerde Türkiye'de Türkçe konuşmayı kibarlık gören köy kızları gibi üstünlük olarak görüyor olmalılar. Hacıyatmazlarımızdan ise dile ilişkin tık çıkmıyor. Biri "Nalçik parkında bebelerin Adıgece şakıdıklarını görebilirsin" diyebiliyor...
Adnan şöyle devam ediyor:...polis ve ticari mahkeme adıgece yazılmış dilekçelerimi almamıştı". Bu da Adıgecenin resmi dil olmaktan düşürülmüş olduğu anlamına gelmez mi?...
Adnan yorumuna bir de şunu ekliyor: Bir defasında bir şirketin muhasebesinde çalışan Rus bir bayandan telefonda Adıgece konuştuğum için fırça yemiş ve görgüsüzlükle suçlanmıştım. Orada çalışan Adıge bir bayan da onu desteklemişti". Anlaşılan bir sömürge yönetimi oluşmuş, dışarıdan gelen köpek ev köpeğini kovmuş y da emrine almıştı. Adıgece konuşmak görgüsüzlük olarak algılanır olmuş. Adıge bayan da gönüllü Ruslaştırmanın emrine girmiş...Ne diyelim?..

Yazık, bu ve benzeri durumlar gizleniyordu ama Adıgey'den tek tük de olsa sesler çıkmaya başladı diyebilir miyiz? Artması, kitleselleşmesi gerekir. Korku duvarı aşılmalıdır. 1969'da 4 günlük Aralık genel öğretmen boykotuna değin öğretmenler köy muhtarından bile korkabiliyorlardı. Boykot korku duvarını aşmak oldu ve öğretmen kişilik kazanmaya başladı.
Ya Kabardey, burada sessizlik, suskunluk sürüyor. Birkaç yıl önce Eşhatet/ Cumhuriyet başı Kanoko Arsen muhalif çıkışları sert biçimde bastırmış, kimilerini dövdürmüş, kimilerini de başka yerlere kaçmak zorunda bırakmıştı, deniyor. Daha önce öldürülenler de olmuştu. Anlaşılan o korkunun yarattığı duvar henüz aşılamamış, üstüne üstlük bazı halk sözcüleri de satın alınmış olmalı.
Rusya'da ekonomik durum berbat. Rus milliyetçi, genişleme olur, Rus olmayanlar Ruslaştırılırsa kriz aşılır gibi durumum düzelir gibi bir algı yaratılmış gibi. Tabii gerçekçi değil, gerici ve hayalci bir algı. İpler ABD ve AB'nin elinde ve onların tutumuna bağlı. ABD başkanları Clinton, oğul Bush ve Obama'nın destekleri sayesinde petrol fiyatları yükseltilmiş, Putin güçlenmiş, gerici ve baskıcı bir yönetim oluşturmayı başarmış bulunuyor. Kırım'ın Ukrayna'dan koparılıp Rusya'ya ilhak edilmesi ve Ukrayna'nın Donbass denilen doğu kesiminin fiili işgal altına alınması, Rusçanın dikte edilmesi ABD ve AB'nin uyanmasına yol açmıştır.
Peki Rusça İngilizce ve Almanca ile boy ölçüşebilir mi? O ayrı mesele...
Şimdi RF, AB'yi çökertme uğraşı içinde, kıvırtkan İngiltere'nin ayrılma kararı bunu belli ediyor. Ama boşuna. Ekonomisi petrole dayalı RF için çıkış yolu hızla demokratikleşmeye, üye cumhuriyetler üzerindeki prangaları kaldırmaya, dil yasaklarına ve Rusça hegemonyasına son vermeye bağlı.
Rusya baskıcı ve tehditkâr politikalarını sürdürmeye devam edebilir mi?.. Yolsuzluğa batmış Rus politikacıların işi bundan sonra zor olacağa benziyor.

02 Nisan 2017 Pazar Saat 20:59
Adnan Khuade

Adıge Cumhuriyetinde Adıgabzenin devlet dili olması yalnızca büyük bir yalandan ibaret. Büyük şirketler çalışanlarını yalnnızca rusça konuşmalarını zorunlu kılıyorlar. Benim defalarca başıma geldi. Örneğin bir bankadaki memur ısrarla niye adıgabze konuşmuyorsunuz diye sorduğumda ''siz konuşabilirsiniz ama biz konuşamayız'' dedi. Benim mahkeme tutanakları hala adıgabzeye çevrilmediği için dosya yargıtaya gönderilmedi. Ben bilinçli olarak mahkemelerde tüm konuşmalarımı adıgabze yaptım. Çevirmenler rusçaya çevrildi. Pratikte bunun bana zararı olduğunu görüyorum. Ama mücadeleye devam. Daha önce polis ve ticari mahkeme adıgabze dilekçelerimi almamıştı.

Bir defasında bir şirketin muhasebesinde çalışan Rus bir bayandan telefonda Adıgabze konuştuğum için fırça yemiş ve görgüsüzlükle suçlanmıştım. Orada çalışan Adıge bir bayanda onu desteklemişti. Sonra Adıge bayanla konuşmamız koridorda devam etti. Ancak ne söylesem kabul ettiremedim. Bana telefon eden rusça bilmiyorsa neyce konuşacaktım dedim. Telefonda ingilizce konuşmuş olsaydım onuda anlamıyorsunuz ama o zaman sizin gözünüzde görgüsüz değil kültürlü olacaktım değil mi dedim. Hepsi nafile.

27 Mart 2017 Pazartesi Saat 21:16
hapi cevdet yıldız

Sn. Rauf Nogay,
Ben bir arkadaştan naklen aktarmada bulunuyorum. Yozlaşmadan, ahlaki değerlerin aşınmasından söz ediyorum.
Kabardey kötü, Adıgey iyi diye de söylemiyorum. Durumun kötü olduğunu, Rusçanın anadiline yeğlendiğini kaynağından aktarıyorum.

500 binden çok Kabardey'in yaşadığı bir yerde anadili korunamıyorsa, ne gibi bir gelecekten söz edebiliriz ki?

Dediğiniz gibi, umarım bu kötü günler geçer. Ama maalesef geçmiyor. Türkiye, Suriye ve Ürdün'de ana dili canlıydı, bir rüzgar esti. Bütün çabamız bunun için. Ama gidiş öyle değil. Yönetimler önlem almıyor.

Bakın Kabardey bayan öğretmen çağdaş bir öneride bulunmuyor, ciddi bir çıkış yolu göstermiyor, sadece anadili ailede konuşulsun diyor. Bunu söylemeyen var mı? Rus kendi dilini evinde konuşmakla yetiniyor mu?
Eşitlik, halkların eşitliği ne oluyor?

Kusurları ve işbirlikçiliği hasır altına süpürerek, küçük şeyleri başarı gibi göstererek bir yerlere varamayız.

Dost acı söyler demişler. Acı söylüyorsak kötülük için değil, kötüden kurtulmak için. Saygılar.

25 Mart 2017 Cumartesi Saat 17:11
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net