Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
Balkanlar için Kaygılanmak
11 Nisan 2017 Salı Saat 22:31


Haziran ayında cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacak olan Sırbistan Başbakanı Aleksandar Vucic, Batı Balkanlarda daha sıkı ekonomik ilişkilerden yana. 


Bölgesel istikrarsızlığın üstesinden gelmek için başka çıkış yolu görmüyor. 


Sırp lider eski Yugoslavya cumhuriyetlerini kapsayacak bir serbest bölgeden bahsediyor. Eğer gerçekleşirse bu yirmi milyonluk bir pazar anlamına geliyor. 


Altyapı yatırımları planlanıyor. Projeler arasında Belgrad-Saraybosna karayolu da var. 


Serbest bölge projesinin önündeki en büyük engel etnik gerilimler. Girişimi destekleyen AB ve ABD’ye göre Rusya perde arkasından bölgeyi istikrarsızlaştırmaya uğraşıyor. 


Kısa süre önce üst düzey AB yetkilileri Batı Balkanları ziyaret ettiler. Brüksel’in bölgeye sırtını döndüğüne ilişkin kaygıları dağıtmaya çalıştılar. 


Vucic ülkelerin sağduyusu ve AB’nin desteği sayesinde projenin gerçekleşeceğinden emin görünüyor. 


Temmuz ayında Trieste kentinde yapılacak Batı Balkanlar zirvesinde antlaşmanın çerçevesinin çizileceğine inanıyor. 


Bosna, Arnavutluk, Makedonya, Karadağ, Kosova ve Sırbistan Orta Avrupa Serbest Ticaret Antlaşması kapsamında zaten birlikte çalışıyorlar. 


Ama Vucic hızlı kalkınma için daha derin işbirliğinden yana. 


Sırp lider “Eski Yugoslavya artı Arnavutluk” diyor. Egemenlik haklarına zarar vermeyen bu siyasi projenin ekonomileri ayağa kaldıracağının altını çiziyor.


Sırbistan ticaretinin üçte ikisini AB ile yapıyor. AB üyeliği için stratejik öncelik diyen Vucic bir yandan da ülkesinin Rusya ile geleneksel bağlarını korumak istiyor. 


Sırbistan’ın birliğe ne zaman üye olacağı bilinmiyor. Bu durum kısmen AB’nin iç sorunlarından kaynaklanıyor. Vucic ülkesini 2020 yılına kadar üyeliğe hazırlamak istiyor. 


Serbest ticaret bölgesi projesinin üyelik önünde engel oluşturacağı iddialarına gülüp geçiyor. Tam tersine Sırbistan’ın şansını artıracağına inanıyor. Bu konuda üst düzey AB yetkililerinden güvence aldığını söylüyor. 


Vucic’in Avrupa’daki en önemli müttefiği Berlin. Zira Almanya Başbakanı Angela Merkel Batı Balkanlara özel bir ilgi duyuyor. AB ortaklarına ve Washington’a da bölgeye dikkat etmeleri için ısrar ediyor. 


Günlerce sokakları terk etmeyen muhalefete göre Vucic önce sorunları el altından körüklüyor, sonra sorun çözücü olarak ortaya çıkıyor. 


Ortada ilginç bir durum var. AB Vucic’i bir istikrar unsuru ve barış yapıcı olarak görüyor. Ama Sırp muhalefetine göre AB çıkarları değerlerin önüne alıyor. 


Yani kim gerçek demokrat belli değil? 


Batı Balkanlarda etnik gerilimin yüksek olduğu su götürmez bir gerçek.


Son olarak Kosova Cumhurbaşkanı Haşim Taci Sırbistan’ı savaş suçları yüzünden mahkemeye vereceğini açıkladı. 


Ayrıca Sırp azınlığın desteğini almadan ulusal ordu kurmak istedi. Ne var ki NATO ve Washington’un baskısı üzerine geri adım attı. 


Vucic’e göre istikrarın önündeki en büyük tehlike Bosna. Sırp lider bu ülkeyi “barut fıçısı” olarak tanımlıyor. 


Makedonya ve Kosova’nın Bosna’da yaşanabilecekler yanında solda sıfır kalacağını söylüyor. 


Gerçekten de Bosnalı Sırp lider Milorad Dodik önümüzdeki yıl ayrılık için referandum düzenleneceği tehdidini savurdu. Vucic’in bu hamleye engel olduğu söyleniyor. 


Sırplar bir yana, Müslümanlarla Hırvatlar arasında da gerginlik var. 


Balkanlar için kaygılanmak galiba yeniden moda oluyor.



Bu yazı toplam 4847 defa okundu.





Şogen Y. Baturalp

Özellikle Batı Balkanlar, Yugoslavya’nın dağılma sürecini savaşlarla, katliamlarla, soykırımlarla geçirmiş ülkeler toplamı.
90’lı yıllarda yaşanan savaşlar, bölge halklarında mevcut olan geçmişe dayalı nefreti daha da arttırdı. Burada akla ilk gelen Sırplar ve Arnavutlar, daha doğrusu Müslümanlar ve Hristiyanlar arasındaki nefret değil sadece. Aynı dine mensup olan Hırvatlar ve Sırplar arasında da tarihi eskilere dayanan bir nefret var. Hatta aynı millete mensup olan insanlar arasında da iktidarı ele geçirebilmek adına çekişmeler cabası. Balkanlar’da ki bu çekişme, bir doğal afet anında bile insanların hangi milliyete mensup olduğuna göre ayrımcılık yapılmasına varacak kadar vahim boyutta.
Batı Balkanlar’da bu ve benzeri olaylarla, bu olaylara verilen tepkiler bugün bölgedeki gündemi habire kaynatıyor. İnşallah orası da sıcak çatışma alanına dönmez.
Her çatışma kimin haklı olduğuna değil, kimin güçsüz olduğuna karar veriyor çünkü.

Selamlarımla;;

18 Nisan 2017 Salı Saat 00:20
B.Kerem Uslu

Balkanlar için kaygılanmak inşallah yenden moda olmaz Aytek hocam.
İlhami bey yorumunuza paralel bir makale okumuştum Dünya bülteninde. Olası huzursuzluk başlıklarının nedenlerini yazmışlar detaylı.

http://www.dunyabulteni.net/haberler/391581/balkanlarda-neler-oluyor-analiz

14 Nisan 2017 Cuma Saat 18:49
Ilhami Erdogan

20 yıl sonra ilk kez Belgrad-Mitrovica seferini yapan tren, üzerinde 21 dilde ''Kosova sırbistan'dır'' diye yola çıkarsa, balkanlar geçmişten ders almayanların yörüngesine giriyor demektir. AMAN DİKKAT!

Balkanlarda gereken şey nefret söylemi ve kaba milliyetçilik değil, ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi, yeni istihdam olanaklarının oluşturulması vede AB üyeliğine kararlı iseler bu yolda da ortak adımlar atmaları gerekir.

14 Nisan 2017 Cuma Saat 00:36
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net