Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kube Nurhan Fidan
21 Mayıs Olmasaydı…
21 Mayıs 2017 Pazar Saat 11:41


Amin Maalouf ‘’mutlu halkların tarihi olmazmış’’ derken sürgün halkların dramatik tarihsel aksiyonlarını nereye koymuştu bilinmez ama, 153 sene önce Çerkesler Rusya Çarlığı'nın ordularına yenilmeyip, 21 Mayıs'ta yerli yerinde kalsaydı hikayeleri nasıl olurdu?  


21 Mayıs olmasaydı,

Bu mülkün sultanlarından II. Abdülhamid’in irade-i seniyesiyle gelip oturduğumuz 250 rakımlı köyümüzün isminin ‘’Tsey hable’’ mi yoksa ‘’Yatefıjhable’’ mi olduğunu hiç tartışmazdık. Onun yerine şimdilerde Hakurnehable kahvesinde Rus ülkesinden Stalin adlı bir valinin Çerkesya ziyaretlerinin sarkastik anekdotlarını anlatırdık gevezelik olsun diye.


21 Mayıs olmasaydı,

Türkiye diye anılan bu ülkede her Mayıs ayında önce Çerkesleri, sonrada medet umacağımız ‘’diğerlerini’’ nasıl ajite edeceğimizi düşünmez, Çerkesya’da ki kafelerde Wurıs'ı (Rus lafzı çerkescede böyledir) topraklarımızdan nasıl attığımızı, bu arada kimin dedesinin siperden kaytardığının dalgasını geçerdik inceden.


21 Mayıs olmasaydı,

‘’Karadeniz en çok bize karadır’’  ‘’Karadeniz’in iki yakasındayız’’ ‘’ Biliyor musunuz 153 senedir balık yemedik’’ gibi içeriksiz antipolitik mottolar aramak zorunda kalmaz, Samsun-Adler arası lüks katamaranların güvertesinde seyahat eden, edebiyat-felsefe-resim konuşan fiyakalı turistler olurduk.


21 Mayıs olmasaydı,

Her yıl soykırım-sürgün haftasında gündem icabı TV lerde arzı endam etmezdik.  Misal, ‘’siz kimsiniz- derdiniz ne- kültürel-siyasi talepleriniz nedir?’’ şeklinde ki basit sorulara kahırlı astro fizik soruları sorulmuş gibi ter döken Çerkesleri görmez, sunucuları alt kimlik- üst kimlik-parabol kimlik sözleriyle bunaltma başarısı göstermezdik. 


21 Mayıs olmasaydı,

Kuzey Avrupa filmlerini mumla aratacak dark melankoliklerimiz olmazdı mesela. Cannes film festivalinde modern Çerkes sineması başlığında gönderilen filmimiz kulis bahislerinde 1 numara olur, Oscar ödüllerine 5 film gönderme hakkı tanınan 2 ülkeden biri olurduk.


21 Mayıs olmasaydı,

Mayıs ayı travması olarak 19. yüzyıl mağduriyet melankolizmi ile gerçek hayat arasına sıkışmaz, mağduriyet duygusu nedir bilmezdik bile. Nedensiz yere gülümseyen Asyalılar gibi olurduk


21 Mayıs olmasaydı,

Türkiye yarı ünlülerinin 21 Mayıs mesajlarından medet ummazdık. Onun yerine Çeçenistan’ın vatandaşlık teklifini reddedip binbir ricasıyla Çerkesya vatandaşı olmuş Gérard Depardieu’ya yaşlandığını, Oscar ödüllerine doymayan filmlerimizde ona artık yan rol bile bulmakta zorlandığımızı anlatmaya çalışırdık incelikle.


21 Mayıs olmasaydı,

Kaberdey'den genç Astemir Apanasov, aylar öncesinden konser biletleri tükenen ikonik bir dünya starı olarak turneden turneye koşardı. Konserleri öncesi kulisine istediği ekstra malzemeler dünya sosyetesinin magazin dedikodularından olurdu. 


21 Mayıs olmasaydı,

Tarihi Çerkesya sınırının Bzıp ırmağından başlayıp başlamadığı kimsenin umurunda olmaz,  Abhazya ülkesine turistik gidiş gelişlerimizde ki panoramik muhabbetlerin konusu olurdu.


21 Mayıs olmasaydı,

Dağıstan’ın ve Çeçenistan’ın bir bölümünün imamı gazavat savaşçısı Şeyh Şamil’in Çerkeslerin tarihi kahramanı olmadığını bilirdik en azından. Rus-Çerkes savaşlarının önderlerinden Tıgujıqo Kızbeç’in siyasete atılmış sonraki kuşaklarının, Çerkesya’ya hangi ekonomik planı uygularsa refahı artırabileceğini tartışıyor olurduk belki de.  


21 Mayıs olmasaydı,

"Ora" ile "bura" arasında kahredici polemikler olmaz. "Ogruklarda şahaneyiz", "Türkiye'de daha güzeliz" atışmaları yerine, ölmeden bir sene önce 2006’da Nobel edebiyat ödülünü alan Kuyeko Nalbiy’i uzak kıtada ki  Marquez ile kıyas ederdik.


21 Mayıs olmasaydı,

Valeri Hatujıko, Kaberdey ülkesinde dünyanın en ucube insan hakları davalarına uzman-gözlemci raporları yazıp durmazdı. Uluslararası kuruluşlarda seminer vermesi için aylar öncesinden randevu talep edilen, modern dünyanın tescillediği bir vicdan- fikir fenomeni olurdu.


21 Mayıs olmasaydı,

Khuade Adnan, RF diye anılan bir ülkede kırmızı ışıkta geçmek-rüşvete teşebbüs etmek gibi korkunç (!) suçlarla yargılanıp hapse atılmaz. Hapse atanların ne kadar haklı olduğunu anlatmak için fırsat kollayan kimi repetriyantların ismini bile duymaz, ferah feza bir ülkede yaşamanın keyfini çıkarırdı. 


21 Mayıs olmasaydı,

Cherkessia.net sitesi kurulmazdı bile. Onun yerine tasasız bir bulvar portalı açılır, Çerkesya devlet başkanının ABD ziyaretlerinde ki zararsız falsolarının mavrası yapılırdı zekice. Çerkes tınılı New-age müziğin geleceği üzerine multienstrumantalist kibirli müzisyen tartışmaları izlerdik belki de. Zamanın ruhunu anlamaktan başka tasası olmayan Çerkesya'nın yazar- çizerlerinin entelektüel düelloları hayatımızın renklerinden olurdu.


21 Mayıs olmasaydı...



Bu yazı toplam 4863 defa okundu.





Ender Ö. Özhan

Muhteşem bir kripto mizah yazısı.

03 Haziran 2017 Cumartesi Saat 14:38
JANSET MERCAN

Keşke olmasaydı 21 Mayıs. :(
Bizde her Mayıs ayında böyle çaresiz, travmalarımızla kalakalmasaydık.

27 Mayıs 2017 Cumartesi Saat 23:59
Çerkes / Abaza

21 Mayıs olmasaydı, belli bir güruhta Abhaz / Abaza alerjisi olmazdı.

Şunlar Çerkes bunlar değil tartışmasına girmezdik. Kimin kendini nasıl adlandırdığı birilerinin iki dudağı arasında olmazdı. Çerkeslik birilerinin tekelinde kalmazdı. Çerkesya dünyadaki özel konumuyla "Çerkesya Rüyası"nın yaşandığı yer olurdu.

Saygılar.

24 Mayıs 2017 Çarşamba Saat 15:18
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net