Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr.Seyok Bülent Özgönenel
Bir Çerkes Hikayesi: Setenay Guaşe'nin Çiçeği
03 Haziran 2017 Cumartesi Saat 13:07


Uzun yıllar önce, Setenay Guaşe, Kuban ırmağının kıyısında yürürken büyük bir çalılık görmüş. Tıkız çalılık, adeta ufak bir koru gibi ırmağın kıyısını örtmekteymiş. Çalılığın içine doğru yürüyünce bir açıklığa varmış. Ama orada ne görmüş? Büyüleyici derecede güzel bir kokusu olan renkli, göz alan çiçeklerin çalının içinde açtığını görmüş. 'Şu çiçekten bir tane koparıp evimin önüne dikeyim, bahçeme güzel kokular versin' diye düşünmüş, ve dikenlerine aldırış etmeden çalıdan bir fidanı kesmiş. Eve döner dönmez bahçesinin toprağında çukur açıp çiçek fidanını içine yerleştirmiş. 


Ertesi sabah umutla kapısını açıp bahçesine göz atan Setenay Guaşe, ne yazık ki çiçeğinin solup öldüğünü görmüş. Çok üzülmüş ama bir kez daha denemeye karar vermiş. 'Belki de benim kopardığım çürük bir fidandı, daha dikkatli seçeyim' diye düşünmüş. Irmağın kıyısına inen Setenay Guaşe, ikinci bir çiçek fidanını dikkatle seçmiş, bahçesine getirip toprağa ekmiş. 


Bu ikinci fidan da tutmamış, yaprakları solup kurumuş. Setenay Guaşe, solmuş çiçeğin yanına oturup hayıflanmış: 'Ah, koparmayacaktım bu çiçeği, yerinde bırakacaktım, demek ki bu toprağa uygun değilmiş' diye söylenmiş. 


Oradan geçmekte olan Nart yiğitlerinden biri, Setenay'ın üzüldüğünü görünce ona yardımcı olmaya karar vermiş. Gidip kendisi üçüncü bir fidanı kesip getirmiş ve toprağa ekmiş. Setenay Guaşe Nart yiğidine teşekkürler etmiş ve bu üçüncü fidanın tutmasını ümitle beklemiş. 


Ancak ertesi gün, heyhat, bu fidan da solmuş, kupkuru ve cansız yerde yatıyormuş. Setenay Guaşe pişmanlıkla, 'Yeter, artık o çiçeklerden buraya getirmeyeceğim. Bu çiçekler ırmağın kıyısında yaşam bulmuş, kendi toprağının dışında yeşermiyormuş. Koparmayıp dalında bıraksaydım.' diye söylenmiş. 


Tam o sırada kara yağmur bulutları tepede toplanmış, ve bardaktan boşanırcasına yağmaya başlamış. Ertesi gün bahçesine çıkan Setenay Guaşe hayretler içinde çiçeğinin açtığını görmüş. 'Yağmur suyu çiçeğime hayat verdi.' sonucuna varmış.


Böylelikle ilk insanlar suyun doğaya hayat verdiğini anlamışlar. Nartlar 'Su hayatın ruhu gibidir' diye özlü söz söylemişler.


Bu hikayedeki çiçek 'gül'dür. Zaten Çerkes dilinde güle 'seteney' denir. 


Arapgir'de yaşayan bir Kabardey Çerkesi, bir başka hikaye aktarmıştır. Bu hikayede evinin bahçesinde oturup gergefini işleyen Setenay Guaşe, oğlu Sosrıko'nun devlerle boğuştuğunu görür. Oğlunun tehlikede olduğunu anlayınca gergefi bir kenara kaldırıp koşmaya başlayan Setenay, bahçesinin çitinden atlarken ayağına beyaz güllerin dikenleri batar. Ayağından damlayan kanlar beyaz gülleri bir anda kırmızıya dönüştürür. Bu yüzden Setenay'ın 'kırmızı gül' anlamına geldiği söylenir.


Birinci hikaye, Kuzey Kafkasya'da yüzyıllar öncesinden çevreye ve doğaya değer veren duyguların var olduğunu göstermektedir. Ormanlık alanda, ormanın dokusunu bozmadan açılan eski Çerkes meyve bahçeleri de zaten 'çiçeği dalında bırak' mesajını vermiyor muydu? 


Kaynakça:

1- Nart Sagas from the Caucasus. John Colarusso. 2002 Princeton.


2- http://www.cerkes.net/hikayeler-nart-destanlari/setenay-guase-bir-hikaye-t12794.html


3- https://www.rbth.com/science_and_tech/2015/11/25/circasian-gardens-the-eighth-wonder-of-the-world_544433



Bu yazı toplam 4008 defa okundu.





SEMİH AKGÜN

Ünlü Çerkes şairi Kuyeko Nalbiy'le yapılmış repörtajın videosunu okuyucularımızın mutlaka izlemesini öneririm. http://cherkessia.net/news_detail.php?id=5493

03 Haziran 2017 Cumartesi Saat 14:05
vahiterdo

PUTİNİZİM ve KAFKASYA
02-06-2017
-Şimdiye kadar yapılan tüm gösteri ve yazılımlar karşısında suskun ve tepkisiz PUTİN rejimi,,,bin yıllık devlet geleneği olan RUS devletinin, geleneksel yöntemi İNKAR ,, İFTİRA ,TENKİL dir,,
- KUZEY KAFKASYA tanımı yapmak PUTİN rejimine bilmeyerek hedef küçültmekdir, nokta atışına hedef koymaktır-Üst yönetimi PUTİN nin kuklası olamasına karşın, Kafkasyanın el sanatları-teknoloji- edebiyat siyasette ne gelişmiş milleti Ermenilerdir, Büyük katliamlara uğramış bu yaralı insanlar, Çerkesleri en iyi anlabilecek maziye Tarihi bilince sahiptir,,, nitekim Lazerefskaya MİLLİYETLER kültürler merkezi müdürü mahçupyanla defalarca bu konuları konuşmuştum ,her şeyi çok iyi bilir ve analizler yapardı, Stalinizmin Kafkas halkarının böldüğünü toplumlarının hastalıklı, olduğunu, aydınların tedavi etmesi gerektiğini vurgulamıştı, Şapsuk ansanbıl baş öğretmeni aslan beğ de ona saygı duyardı her ikisi de şimdi yaşamıyorlar,,, ayrıca tüm Rusya da örgütlü Ermeni dernekleri yönetiminde ve dünya Avrupa siyaseti yapan yakın arkadaşlarım her şeyi biliyor ve kim,ileride yazılarında azda olsa yer veriyorlar,
- Henüz gerçeğin ortak bir söylemini tutturamayan , Kafkas toplumu ve sürgüne kıyıma uğramış olanları bu mücadele de henüz daha kundak da bebektir, uluslar arası nitelikte siyasi konfederatif bir siyasi örgütlenme elzemdir ...değilse çok konuşmaktan uzanılır, fıraksiyonlaşılır,, bu iş sarpa sarar PUTİNİZMİN değermenine su aktarır., çok marifet var insanda ..selamlar..

03 Haziran 2017 Cumartesi Saat 13:53
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net