Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
Kimse Mutlu Değildi
18 Haziran 2017 Pazar Saat 01:21


Prens Baryatinski 1856 yılında atandığı Kafkasya’ya büyük iddialarla gelmişti.  

 

Batı Avrupa Rusya için ne ise Rusya da Asya için o olacaktı. Yani üstün uygarlığın temsilcisi.  

 

Kafkasya’da kurulacak yönetim Rusya’nın kolonyal politikası için model görevi görecekti.  

 

19 Şubat 1861’de köleliğin kalkmasına ilişkin yasa çıktı. Şimdi uygulamayı imparatorluğun çeperine yaymak lazımdı.  

 

Prens Baryatinski’ye göre Kafkasya’da köylü-efendi ilişkisini ıslah etmenin vakti gelmişti.  

 

Gürcü soylular Kırım ve Kafkasya’daki hizmetlerinden sonra iyi bir muameleyi hak ettiklerine inanıyorlardı.  

 

Köleliğin kalkacak olmasından dolayı kaygılıydılar. Ama bir o kadar da umutluydular. Ayrıcalıkları herhalde çok fazla zarar görmeyecekti.  

 

Rus idaresinden en çok istifade eden toprak aristokrasisiydi.  

 

Bu ailelerin mensupları üst bürokraside istihdam edilmiş, Gürcü halkıyla Çar bürokrasisi arasında köprü olmuşlardı. 

 

Ne var ki bu aristokrat aileler soylu kesim içinde azınlıktı. Soyluların büyük kısmı – aristokratların tersine – süreçten olumsuz etkileneceklerdi.  

 

Küçük ve orta soylular kırda geleneksel bir yaşam sürüyorlardı. Kentlerden ve onlara egemen olan Rus kültüründen rahatsızdılar.  

 

Sadece tarımsal faaliyetlerin geliriyle geçindikleri için köleliğin kalkmasının baskısını daha fazla hissediyorlardı.  

 

Yine de elleri kolları bağlıydı. Madem Çar böyle istemişti, özveri göstereceklerdi. 

 

Sadece otuz yıl önce Rus memurlara suikast düzenleyebilir, bağımsız bir Gürcü krallığı kurmak için savaşabilirlerdi.  

 

Ama 1860’lar farklıydı. İtirazları yasal sınırlar içinde kalmak zorundaydı. Son sözü Çar söylerdi.  

 

Paskeviç’ten beri Gürcü soyluları Rus devletiyle giderek daha fazla bütünleşmişlerdi. 

 

Rusya 1801’den beri dayatmalarla iş yapmıştı.  

 

Amacı bu sıra dışı bölgeyi kendi sistemiyle uyumlu hale getirmekti. Şimdi olan da farklı değildi.  

 

İlk altmış yılda soyluların köylüler üzerindeki egemenliği mutlak kılınmıştı. Şimdi reformla soyluların hegemonyası az da olsa aşınmış, köylüler biraz nefes almışlardı.  

 

Ama iki taraf da memnun değildi.  

 

Topraklar küçülmüş… Köylülük yeni yükümlülükler altına sokulmuş… Soylular gelirlerini ve iş güçlerini kaybetmişlerdi.  

 

Sosyal tabakalar arasında alışılmış uyum kayboldu. 

 

Konumundan düşen soylular radikal aydın sınıfını, kırdan kopan köylüler Tiflis ve Batum’da proletaryayı oluşturdular.  

 

Dönüşümün etkisi kırk yıl sonra hissedilecekti. Resmin tamamını görmek o zaman mümkün olacaktı.  

 

Aynı mecrada birleşen ulusal ve sınıfsal hoşnutsuzluk… Devrimci yığınsal hareket… Marksist önderlik.  

 

Yirminci yüzyılın başında tablo buydu.



Bu yazı toplam 4271 defa okundu.





Bleneğaps Samim Erkut

Vahit bey 1917 Ekim Devrimi de bir askeri darbedir ve bu işlere kafa yoran ama bir tek gün dahi devlet yönetmemiş olan çekirdek elit grubun kendi inandığı siyasal düzeni kurmak mücadelesidir.

Bu makaleye imzamı atarım. selamlar.
http://www.sabah.com.tr/yazarlar/kahraman/2012/05/21/kemalizmin-leninist-kopusu

20 Haziran 2017 Salı Saat 22:16
Metın Arlı

Rus çarı 2. Aleksandr 1861 de serfliği kaldırdığında 1863e kadar 2 sene içinde 2000 köylü ayaklanması oldu.
Burada dikkat çekmekte fayda var, 19 yüzyılın ortasında Rusya toplma nüfusu 70 milyondur ve 28 milyon köylü, toprağa ve 250 bin soylu toprak sahibine (serf yada toprak kölesi) olarak yaşıyordu. 18 yüzyılın sonunda ki köylü ayaklanmaları Rusya çapında toprak sorunlarının tartışılmasında esas etken oldu. Rusya bildiğim kadarıyla Dünyada köleliğin en geç kaldırıldığı ülkelerden de biridir.
Selamlar Ömer hocam.

18 Haziran 2017 Pazar Saat 16:29
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net