Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tlepşuko Ömer Çakırer
Çerkes = Adığe Realitesine Sahip Çıkanların Megalo İdeası Var mı?
15 Ağustos 2017 Salı Saat 13:30


Son günlerde, Çerkes (Adığe) halkı ve Çerkesya (Adığe Xeku) hakkında, etnolojik, tarihi ve lingustik gerçekler ile ilgili şu ana kadar bilinen tüm gerçeklere değinen, eldeki verilere dayanarak bu güne kadar sorgulanmadan kabul edilmiş konuları da bu gerçekler ve veriler ışığında sorgulamaya başlayan, Çerkes =Adığe realitesini ifadelerinde hakları da olduğu için kullanan Çerkesler (Adığexer) hakkında mikro milliyetçilik yaptıkları, faşizan oldukları, Kuzey Kafkasya Halkları arasındaki kardeşliği bozdukları şeklinde hoş olmayan, gerçeği yansıtmayan ithamlar yapıldığını sıkça görmeye ve duymaya başladık.


Hatta, Çerkes = Adığe, Çerkesya = Adığe Xeku gerçeğinden yola çıkarak yazan, çizen, konuşan kesim, hiçte ilgileri olmayan mihraklar ve ideolojik yapılar ile ilgili gösterilmeye, bu kişilerin bu realiteye sadık kalarak konuşmalarının ve yazmalarının engellenmesi yönünde çağrılar yapılmaya başlandığını da gördük sosyal medya aracılığıyla.


Elbette Çerkes = Adığe, Çerkesya = Adığe Xeku realitesine karşı, aşırı tepki ortaya koyan kişilerin, bu yöndeki tepkisel halet-i ruhiyelerini ve mesele yaptıkları mevzunun patalojik kökenini tespit etme gereği de doğdu.


Bilindiği üzere Kuzey Kafkasya’da ve dünyanın pek çok yerinde, halklar, kendi dillerinde kendilerine özel bir isim verirken, uluslararası toplum literatüründe başka bir isimle anılıyor olabiliyorlar. 


Kuzey Kafkasya’dan örnek verecek olursak, Uluslararası Literatürde Abhaz/Abkhazian olarak tanınan komşu halkın kendi dilindeki ulusal adı Apsuwa'dır. Yada Uluslararası Literatürde Çeçen olarak anılan komşu halkın kendi dilindeki ulusal adı Nokhçu'dır. Uluslararası Literatürde Svan olarak anılan halkın kendi dilindeki ulusal adı Şwanär yani Aşuwan'lardır. Aynı şekilde komşu Abhaz halkının uluslararası literatürde ülkesinin adı Abhazya/Abkhazia, kendi dilinde ise verdiği ad Apsnı'dır.


Yine halklar, komşuları olan halklara ve komşu ülkelere uluslararası literatürde verilen isimler dışında, kendi dillerinde de onları ulusal olarak belirten özel isimlerde verebilmektedir. Örneğin Abhazlar, komşu Çerkes (Adığe) Halkına Azakhwa/Azakhua, yine diğer komşuları Svan halkına Aşuwankua, Svan ülkesine Aşuwanı, Megrel halkına Agırwa derler. Yine Çerkesler (Adığexer)'de komşu Abhaz halkına Azğe/Azığe derler Çerkescede (Adığabzeğe). Buraya kadar anlatılanlarda her hangi bir anlaşılmayacak ya da itiraz edilecek bir nokta olmasa gerek.


Devam edersek;

Günümüzde ve geçmişte, tarih içinde dünyada hiç bir yerde tartışmasız Adığe halkını ifade eden Çerkes ismi ve Adığe halkının ülkesini ifade eden Çerkesya/Çerkezistan konusunda, Dünyadaki literatürde her hangi bir problem ve karmaşa yok iken, Türkiye’de ki Kuzey Kafkas Diasporası içinde Çerkes ve Çerkesya isimlerine karşılık gelen Adığe ve Adığe Xeku isimlerinin gerçek şekliyle ifade edilmesine şiddetle karşı çıkan küçük bir kesim var. 


Reel tarihi bazda karşılığı olmayan bu itiraz ve karşı çıkışların, sadece Türkiye Diasporası içinde görülüyor olmasının tek nedeni ise, 19. yüzyılda bu topraklara 1856-1905 yılları arasında Kuzey Kafkasyadan gelen insanların çoğunluk olarak etnik Çerkes (Adığe) olması hasebiyle, gelenlerin tümüne bir dönem Türkiye’de Çerkes denmesi ve gelenler içinde etnik Çerkes (Adığe) olmayan halklardan bir kısmının da kendisini bir dönem Çerkes olarak toplumda ifade etme gereği hissetmiş olmalarından kaynaklıdır. Yani mesele bu kadar basit bir şekilde açıklanabilirken, bu noktada Çerkes = Adığe, Çerkesya = Adığe Xeku etnik, lingustik, kültürel ve tarihi realitesine büyük tepkiler gösterilmesi ister istemez kişileri derinden düşünmeye sevk ediyor. Şöyle ki; "Bu tepkiyi koyanları ve tepkiyi koyarken kabul edilemez iftira niteliğindeki ithamlarla suçlayanları ciddiye almaya değer mi değmez mi?" diye düşünülüyor tabi ki.


Ancak Çerkes ve Çerkesya isimlerinin ilk ortaya çıktığı 13. yüzyıldan bu yana 800 yıldır sadece Adığe ve Adığe Xeku'ya karşılık geldiği tartışmasız gerçeği, etnik, lingustik, kültürel ve tarihi bir gerçek iken, bu realitenin ifadesi olan çeşitli dönemlere ait tarihi Çerkesya haritaları üzerinden, bu haritaları olmayan bir "Çerkes Megalo İdeası" ve "Büyük Çerkesya hülyası" gibi gerçek dışı bir iddia ile ortalığı çocukça velveleye verip, savundukları görüşlerine sanki halel gelmiş, oyuncakları ellerinden alınmaya çalışılan küçük çocuklar misali hırçınlaşırak endişelenip, Çerkes = Adığe diyenlere faşist, ırkçı, dinci, şucu, bucu diye mesnetsiz ithamlarda bulunmak, Çerkes (Adığe) halkının tarihine, etnik, kültürel ve tarihi coğrafi bütünlüğüne en hafifinden bir saygısızlıktır.


1857 yılında, Kuban-Karadeniz-Bzıp nehirleri arasında, 1763, 1774 ve 1829 Osmanlı-Rus anlaşmalarındada defalarca sınırları net belirtilen Çerkesya (Adığe Xeku)' nun nüfusunun %96'sı Çerkes (Adığe), %4'ü Karaçay, Abazin, Nogay ve diğerleriydi. Bu homojen demografik yapı nedeniyle 19. yüzyıl ve öncesi Çerkesya = Adığe Xeku 'dur. Çerkesler (Adığexer) 13.,14.,15.,16.,17.,18. ve 19. yüzyıllara ait haritalardaki Çerkesya Coğrafyasına "Tarihi Çerkesya yani Adığe Xeku" diyor. Bundan dolayı rahatsızlık, öfke, endişe duyup Çerkesler (Adığexer) hakkında insan onuruna ve haysiyetini zedeleyeci haksız ithamları, "Kötü söz sahibine yakışır" ilkesi gereğince, bu ithamlara muhatap Çerkesler (Adığexer) üzerlerine asla almayacaklardır.


Arkadaşlar, Büyüklerimiz, Küçüklerimiz;

Kimse kimsenin fikrini, iddiasını benimsemek kabul etmek zorunda değildir.

Kimse, bir diğerinin oluşturduğu yazım ve söylem jargonunu kabul edecekte değildir. 

Çerkes ismi ile ilgili olarak, Abhaz ve Abazinlerin, o da sadece Türkiye'ye mahsus farklı düşünce ve görüşü olabilir. Bu gün Türkiye'ye mahsus olmak üzere, Kuzey Kafkasya’da da Dünya’da da bir karşılığı olmayan, Türkiyede sayıca küçük oranda bir kesim tarafından benimsenmiş olan çeşitli görüşler olduğu bilinmektedir. Çerkes = Adığe realitesine göre görüşleri olan Çerkesler (Adığeler), Çerkes ismi ile ilgili olarak bu diğer görüşleri benimsemiş kişiler ile bir iddialaşma, çatışma ya da onları itham etme gibi bir düşünce, refleks ve davranış içinde değildir. 


Ancak o kesimin Çerkes ismi ile görüşlerini üslubuna uygun tenkit etme, gerçeği ifade etmediğini açıklama gayretli çalışmalar yapmasını da kimsenin engelleme yada karalama hakkı yoktur. Neticede, Türkiye Diasporasına mahsus, Kuzey Kafkasyada ve dünya literatüründe karşılığı olmayan, Çerkes ismi ile çeşitli görüşler mevcuttur. Çerkes = Bütün Kuzey Kafkasya Halkları, Çerkes = Adığe, Abhaz, Abazin, Vıbıh, Karaçay, Balkar ve Oset, Çerkes = Adığe, Abhaz, Abazin ve Vıbıh, Çerkes =Adığe, Abazin ve Vıbıh, Çerkes = Adığe ve Vıbıh.... gibi.


Çerkesler (Adığeler) açısından tarihi belge ve bilgiler dışında, 1780'den beri günümüz mevcut durumu ile uyuşan kayıtlı veriler ile örtüşen gerçekliğide esas alarak, Vıbıh'lar bir Çerkes (Adığe) kabilesidir.


Çerkesler (Adığexer)'in Şhağ kolu açısından, Batı Çerkesleri ilede pek irtibatı olmayan; Abazin halkını oluşturan Aşuwalar "Bezxağ" ve 19. yüzyıl realitesinde kendilerine Apsılbarıpş diyen Aşharıwa'lar, "Kuşhaxes/Dağlı" olarak anılırdı. 


Çerkesler (Adığexer)'in Şhağ kolu ve Kyakh kolu açısından "Abaze/Abadze" ismi, 19. yüzyıla kadar Çerkesya coğrafyasında kendilerini lokal olarak "Ağuç’ıps" ortak adıyla anan Karadeniz Kıyısı Çerkesyası ve oraya komşu dağlık bölgede yaşan Şapsığ, Natuhay, Vıbıh, Cıhı ve Abzakh Çerkes (Adığe) kabilelerini belirtmek için kullanılan etnososyolojik Çerkesce (Adığabze) bir isimdir.


Çerkes (Adığe) Kabardey'ler, Şapsığ, Natukhay, Vıbıh ve Cıhı'lar için "Abadze Jil" terimini kullanırken, Abzakh' lara "Abadzekh" diyorlardı. 


Kubanlı Kyakh kolundan Çerkesler (Adığexer) ise Şapsığ, Natuhay, Vıbıh, Cıhı ve Abzakh'lere "Abaze Çil" diyorlardı. Şhağ ve Kyakh arasındaki Abaze/Abadze ismi ile ilgili küçük kullanım farkı bu kadardı. Yani Abaze/Abadze ismi asla Abazin yada Abazg etnik isimlerinin karşılığı değildi. Abazg/Abasgoi etnik isminin Çerkesce (Adığebzeğe) karşılığı, Doğu Çerkescesi olan Kabardey Diyaktinde "Bezxağ" dır.


Buna karşılık bütün Çerkesler (Adığexer) kendilerine "ADIĞE", Abhazlara "AZĞE/AZIĞE" derler.


Yani sözü bağlarsak, bu konular Çerkesler (Adığexer) ve diğer halklar açısından etnoğrafik gerçeklerdir.

1- Çerkes=Adığe, Çerkesya=Adığe Xeku diyen Çerkesler (Adığexer), Abazinlerden bu gün Abaza/Abaze adını felan geri istemiyor.


2- Çerkes=Adığe, Çerkesya=Adığe Xeku diyen Çerkesler (Adığexer), Abhazlardan, Tarihi Çerkesya (Adığe Xeku) 'nın 1864'e kadar en güneydeki parçası olan ve Cıhı Çerkes (Adığe) kabilesinin yaşadığı, günümüz Abhazyası içinde kalan Cıhı toprağı Gagra'yı ve Gudauta'da Bzıp nehri vadisi boyunca Yukarı Kodor'a kadar uzanan, Cıhı'ların dağlık kolu Pısıhu' lara ait tarihi Çerkesya (Adığe Xeku) topraklarında bu gün hak talep etmiyor.


3- Çerkes=Adığe, Çerkesya=Adığe Xeku diyen Çerkesler (Adığexer), Karaçaylar ve Balkarlara ait 18. yüzyılın başındaki demografik ve onlara ait mikro-etnocoğrafik tarihi durum ve verileri sunarken, bu güne atıfla Karaçay ve Balkarların bu gün yaşadığı topraklarda hak talep etmiyor.


4- Çerkes=Adığe, Çerkesya=Adığe Xeku diyen Çerkesler (Adığexer), Kuzey Osetya'da bulunan tarihi Çerkes (Adığe) toprağı olan ve halen az da olsa Çerkesler (Adığexer)'in yaşadığı Mozdok (Çerkesce/Adığabze: Mezdegu) olan, Küçük Kabardey (Cılakhstaney) toprağını geri istemiyor, sadece oranın tarihi bir Çerkes (Adığe) toprağını söylüyor.


5- Çerkes=Adığe, Çerkesya=Adığe Xeku diyen Çerkesler (Adığexer), İnguşya'nın kuzeyinde bulunan tarihi Çerkes (Adığe) toprağı olan ve bu gün hâlâ resmi adı Çerkesce (Adığabze) PSIDAX olan yerleşim ve yöreyi İnguşlardan istemiyor. sadece oranın tarihi bir Çerkes (Adığe) toprağını söylüyor.


Çerkes = Adığe, Çerkesya=Adığe Xeku diyen kişiler, 19.yüzyıl ve öncesindeki tarihi, etno-demografik, etnolojik, lingustik, kültürel olarak var olan coğrafi Çerkesya (Adığe Xeku) realitesine saygı bekliyor sadece, eğer bunu anlayan olursa ne mutlu.


Tarihi gerçeklikten biri şudur ki, 12 Mart 1863 ve 17 Haziran 1864 arasında vuku bulan etnik temizlik kapsamında ölümcül koşullarda zorla uygulanan Çerkes (Adığe) Deportasyonu sonucunda çeşitli kaynaklarda 600 bin ile 1,5 milyon arasında Çerkes (Adığe) vatanından zorla çıkarılmıştır. 


Bu zorla çıkarma sürecinde de büyük oranda acı ve feci bir şekilde nüfus kaybetmiş, 21 Mayıs 1864'de Çerkesya'nın artık tamamen Rusya'ya ait bir toprak parçası olduğu ve Çerkes-Rus savaşlarının bittiği askeri bir törenle Soçi'nin yukarısında "Açeşkho" dağı eteklerinde bulunan 'At-kuac köyü yakınlarındaki Êşherıpe çayırlığında büyük bir askeri tören yapılmıştır. Ve bu törene Çerkes - Rus savaşlarına Çarlık Orduları içinde katılmış önemli birliklerin nerdeyse hepsi katılmıştı. O günden sonra Tarihi Çerkesya (Adığe Xeku)' ya yoğun şekilde Rus mujik ve Cossak nüfusu yerleştirilmişti. 


Rus Çarlığının yıkıldığı 1917'den Kuzey Kafkasyada içinde Terek ve Sunja Cossaklarınında yer aldığı Birleşik Kafkasya Dağlı Cumhuriyeti kurulmuş bu Cumhuriyetin içinde Dağıstanlılar, Çeçenler, İnguşlar, Osetler, Karaçaylar, Balkarlar, Çerkeslerin (Adığexer) Kabardey kolu ve Abhazlar yer almıştı. Tarihi Çerkesya (Adığe Xeku) olan Kuban Bölgesinde ise Cossak nüfus öncülüğünde ve Rus Cossak nüfusun egemen olduğu Kuban Halk Cumhuriyeti kurulmuş, bu Cumhuriyeti ilk tanıyan devlette Birleşik Kafkasya Dağlı Cumhuriyeti olmuştu. 


Birleşik Kafkasya Dağlı Cumhuriyeti yönetimi ve bu Cumhuriyeti oluşturan hiç bir halk, maalesef Kuban Halk Cumhuriyetine"Sizler bundan 54 yıl önce o topraklarda yaşayan kardeşlerimize ait Tarihi Çerkesya (Adığe Xeku) Toprakları üzerinde bir devlet ilan ettiniz ve bu devlet içinde, şu anda Osmanlı Topraklarında dağınık bir şekilde yaşayan yüzbinlerce Çerkes (Adığe) kardeşimizin o topraklar üzerindeki binlerce yıllık varlığını red edercesine ve onları yok sayarak bir Cossak Ülkesi yaratmaya kalktınız.Sizi tanımıyoruz ya da tanımamızı istiyorsanız Osmanlı Devleti topraklarında yaşayan kardeşlerimizin daha fazla yok olmadan anayurtlarına dönmelerini sağlayacak adımlar atar ve Cumhuriyet içinde onlara hak ettikleri yeri verirseniz sizi tanırız" dememişlerdir. 


Kuban Halk Cumhuriyetini Resmen tanıyarak, o toprakların artık bir Cossak toprağı olduğunu da Resmen kabul etmişlerdi (Keşke zımnen kabul etselerdi). 


Bunun anlamı şuydu; 1864'te Anayurtlarından çıkarılan Çerkesler (Adığexer) artık Kuzey Kafkas Dağlı Halkları nezdinde daha 1918'te gündemden düşmüş, halklar oluşan 54 yıl sonrasındaki mevcut değiştirilmiş demografik yapıyı çoktan kabul etmişler ve bu kabul ettikleri yeni duruma göre, Türkiye'deki Çerkes (Adığe) Diasporasının yüzde %90'nını oluşturan, o dönemin Kuban Oblastı ve sonrasındaki Kuban Halk Cumhuriyeti ile aynı topraklar üzerinde kurulu Güney Rusya Federal Bölgesine bağlı Krasnodar Krayının bu gün var olduğu Tarihi Çerkesya (Adığe Xeku) kökenli Türkiye Diasporasının Çerkesler (Adığexer) 'ine, Birleşik Kafkasya ve Kuzey Kafkasya Halkları Kardeşliği ülkü ve kavramlarına hizmet edecek topluluk rolü biçilerek, Türkiye Çerkes Diasporasının yüzde 90'nının atalarının hiç alakası olmadığı bir coğrafyanın savunucuları yapılmıştı Çerkesler. 


Bu gün Türkiye Çerkes (Adığe) Diasporasının yüzde 90'nının ata toprakları Güney Rusya Federal Bölgesi içinde, diğer komşu ve kardeş (Çerkeskli Çerkesler/Adığexer ile Kabardeyli Çerkesler/Adığexer), Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi içinde ayrı bir yönetim altındadırlar.


Sovyetlerin yıkılmasi ile yeni bir dönem başlamış olmakla birlikte, Adığey Cumhuriyeti ve Krasnodar Krayı, Rostov Merkezli Güney Rusya Federal Bölgesi içine alınırken, diğer Kuzey Kafkas Halklarının Cumhuriyetleri, Pyatigorks merkezli Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi yönetimi içine alınmış, tekrar 1917-1920 Kuzey Kafkasyasındaki şartlara dönülmüş, tek farkla Federal Bölge yapısıyla Moskova'ya bağlı olarak.


Şimdi, Çerkes = Adiğe, Çerkesya = Adığe Xeku diyen kişilere karşı ağır ve mesnetsiz ithamlarda bulunan, aslında sevdiğimiz saydığımız kişilerin, kendilerine soracak çok soruları ve yapacakları bir vicdan muhasebesi olmalı. 

Şu sorulara mertçe cevap vermeliler. 


1- Çerkes = Adiğe, Çerkesya = Adığe Xeku diyen kişiler, Kafkas yada Kuzey Kafkas Kardeşliği denen olguya nasıl ve ne şekilde zarar vermişler yada zarar vermişler mi?


2- Çerkesya Yurtseverlerini, mikromilliyetçi faşist diye itham etme hakları var mı?


3- Kuzey Kafkasya Halkları Kardeşliğini ve Birleşik Kafkasya’cılığı savunan kişilerin, Türkiye Çerkes (Adığe) Diasporasının yüzde 90'nının ata topraklarının içinde olduğu Güney Rusya Federal Bölgesi ile ilgili gelecekte ne gibi öngörüleri ve planları var?


4- Bu Federal Bölge içinde Tarihi toprakları bulunan, Türkiye’de ki Çerkes (Adığe) Diasporasına ne gibi gelecek vaat ediyorlar?


5- Ata toprakları Güney Rusya Federal Bölgesi içinde kalan Tarihi Çerkesya (Adığe Xeku) kökenli Türkiye Diasporasının Çerkesleri (Adığexer) ile Kuzey Kafkasyalı diğer halkların karşılıklılık esasına göre dayanışmasını sağlayamaya yönelik bu güne kadar ne gibi ağ bağlantıları oluşturdu?


6- Çerkesler (Adığexer), Kuzey Kafkas Halklarını ama Diasporada ama Anavatanda hiç mi desteklemedi? Çeçen-Rus, Abhaz-Gürcü, Oset-Gürcü savaşlarında Türkiye Çerkes (Adığe) Diasporası neredeydi? 


Bu gün itibarıyla Türkiye Çerkes (Adığe) Diasporasının, ilelebet Kuzey Kafkas Cumhuriyetlerini her şart ve koşulda, kayıtsız şartsız destekleme gibi bir yükümlülüğü olduğunu mu düşünüyorsunuz?


7- Ve daha onlarca soru... Kardeş/Komşu Halklar Türkiyede kendi etnik kimlikleri ile toplumsal örgütlenmelerini tamamladılar. Onlar kendi adlarına örgütlenme yoluna girerken, kendi etnik kimliklerini Kafkas/Kuzey Kafkas adını geri plana iterek ön plana çıkarırken verilmeyen tepkiler, Çerkesler (Adığexer), Çerkes (Adığe) öz kimlikleri ile seslerini yavaşça ve tiz şekilde çıkarmaya, Tarihi gerçekleri öğrenmeye, kendi tarihi etnolojik, kültürel ve lingustik realiteleri ile ilgili diğer Kuzey Kafkas Halklarından münferit şekilde bilgiler edinmeye başlayınca bunun adına Mikromilliyetçilik ve Faşizm denerek, tahammülsüzlük içeren yersiz hezeyanlara dayalı gerçek dışı ithamlarla ağır bir şekilde niye suçlanıyorlar?


8- Çerkesler (Adığeler) Moskova'nın ve bir kısım Amerikancının işine gelen Kafkas markasının, kendi uluslararası marka isimleri olan Çerkes ismini geri plana iterek savunucusu olmak zorunda mıdır? Eğer Çerkes adıyla ortaya çıkınca mikro milliyetçi ve faşist mi olunuyor?


Çerkeslerin (Adığeler), tarihte hiç bir zaman bir başka halka soykırım, etnik temizlik yapmadığı, Çerkesyadan (Adığe Xeku) deport etmediği, hiç bir halk ve kavme faşizanlık, ırkçılık ve asimilasyon uygulamadığını bilerek bu soruları cevaplayıp, tekrar kendi hatalarını düşünmeleri ve Çerkes =Adığe, Çerkesya =Adığe Xeku demeye devam edecek kişilere karşı, saygılı ve üsturuplu bir yaklaşım içinde olmaları sağlıklı bir iletişim kurmak için tek yol olarak görülüyor.


Bu yazı toplam 3985 defa okundu.





vahiterdo

AĞIR ÇELİŞKİLER
-Alman faşizmine karşı askeri ittifak kuran CCCP ve USA barış görüşmelerinde veya Avrupa nın paylaşımında ters düştüler.
- USA yeni dünya düzenin tesis etmek için sanfiransiskoda konferans kurdu ,hür batı dünyasında iki partili demokratik rejime geçiş kararını, tüm dünyaya dikte etti İsmet Paşa eli mecbur kabul etti CHP aydın mebusu A.Menderes ın DP yi kurmasına mecburen göz yumdu
-CCCP, USA nın hür dünya tezine anti tez geliştirdi, emperyalizim artık savaş zoru ile değil mal ve sermaye ihracıyla YENİ SÖMÜRGECİLİK başladığını gerekçeleri ile duyurdu, Ruslar bu konuda ustadır, bir tezi yüz defa ayrı kelimelerle cümleler kurarak insanı ikna edebilirler,
-1973 petrol üreten arap ülkeleri petrol fiyatlarını yükseltiler USA tarafından baskı görünce boykot yaptılar, petrolün varili 3-4 misli arttı, (((Türkiyedeki Ecevit Erbakan koalisyonu bu artışlarda çok zarar gördü))) devasa dolarlar kazanan İslam Arap İran vs yatırım ve ürtim karekterleri yokluğundan ötürü bu paraları batı- londara-paris -nevyork bankerlerine yatırdılar , tüm dünya ikdisat tarihinde görülen en büyük para birikimi kırizi doğdu,.
-1974 sürekli tıpkısının aynısı mal ve hizmet üreten sovyet ekonomişi durgunluğa girmişti, Batı bankalarındaki sermaya birikimi kırızınden faydalanmak için çoook ucuz kıredi fısatını değerlendirmek için büyük krediler aldılar, batıda, fabrika sermaya sınıfın kontrolünde olan finans gurupları Arap dolarlı ile burjuva sınıfın konrolünden çıktılar , güvenilir devlet garantisi veren CCCP ucuzca paraları sattılar, ama kapitalizim ekonomik sosyal anarşi düzeni olduğundan, zamanla dünyadaki emtia fiyat değerleri CCCP eleyhine değişti ve sovyetlerin ikdidarı burcunu ödeyemez durma düştü, askeri-ekonomik ittifakı tüm KOMEKON ülkerine sattığı gaz-petrol fiyatını batı Almaya ya sattığı fiyata yükseltince Polonyada işçi sınıfı eyleme geçti,
-1981 tarihinin en büyük tic. GAZ anlaşmasını B.Almanya ile yaptığını (rant kültürü) açıklayan sovyet rejimi ,iki yıl sonra 4. mali iflasa girdi, SBKP stalinist elitleri yüzlerini batıya döndüler , ölen baş idoloğ a.suslov un yerine atanan a. yekovlekov yeni bir tez geliştirdi, dünya çok kutuplu bir döneme evriliyor biz kum torbalarımızı atıp, büyük Rusya olarak yeni.d.d. yerimi alalım, YENİ SÖMÜRGECİLERDEN borç para aldıkları için mali ve idolojik iflas etti ekonomi, stalinist elitler CCCP dağıttılar, aynı kadro şu anda sahte Rusya fed. yönetiyor... bu ne yaman çelişkidir herkese verdi talkını kendi yuttu salkımı, ama boğazında kaldı, hala kötü kötü öksürüyor Moskova.,, çok marifet var insanda. 12-08-2017selamlar.

16 Ağustos 2017 Çarşamba Saat 11:53
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net