Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nurdan Şahin
Sarı Örtünün Altındayız Hepimiz…
01 Ekim 2017 Pazar Saat 21:19


Ünlü yazar John Berger’in Görme Biçimleri adlı kitabından esinlenerek düzenlenen ve ayni adı taşıyan bir sergiyi geziyorduk. İkinci kata çıktığımızda, tuhaf bir şekilde, salon tabanının büyük bir bölümünü olduğu gibi kaplayan sarı bir örtü gördük-pek bir anlam veremedik doğrusu. Bir görevli, “altına girebilirsiniz” dedi, “ama yalnız ve sürünerek”. Girdim hemen tabii. Örtünün altında bir fotoğraf var ama üzerinizdeki sarı örtü ancak çok küçük bir parçasını görmenize neden oluyor; hareket ediyorsunuz, bu kez de sadece başka bir küçük parçayı görüyorsunuz. Resmin tamamını görmeyi bırakın, örtünün görmenize izin verdiği küçük parçaları birleştirerek, ne olduğu hakkında tahmin yürütmek bile güç. Yine de, sarı örtünün izin verdiği kadarıyla gördüğünüz parçaları birleştirmeye çalışıyorsunuz ve yorumunuzun gerçekle pek bir alakası olmadığını ancak resmin küçük bir versiyonunu görünce anlıyorsunuz.


Polonyalı sanatçı Gustaw Metzger’in,  Sürünerek Girmek adlı işinde kullandığı resim, 1938 yılında çekilmiş “Hitler Gençliği Yahudilere Zorla Sokak Temizletiyor” isimli fotoğraf. Gerçeği görebilmek için, tüm örtülerin açılması gerektiğini etkileyici bir şekilde hatırlatıyor insana.


***

25 Eylül’de, IKBY, neredeyse tüm dünyanın karşı çıkmasına rağmen, bağımsızlık referandumu yaptı. Niye yaptı, nasıl yaptı bir yana,  %72 katılım sonucu, %90’ın üzerinde evet çıktı. Çıkınca da kıyamet koptu, özellikle de bizim memlekette. Gerçi, bir yandan da uzun zamandır ilk kez neredeyse bütün ülke, sağcısından solcusuna, bir hedefte birleşti- referanduma karşı adeta tek yumruk oldu. MHP’nin zaten farklı bir tutum alması beklenmez ama AKP, CHP, ÖDP, DBP ve daha niceleri hep bir ağızdan referanduma itiraz ettiler, meşruiyetini sorguladılar. Sonuçlar açıklanınca da gelsin tehditler, gitsin tedbirler. İtiraz nedenleri farklı olmakla birlikte, itirazda birleştiler.


Daha düne kadar kırmızı halılarla karşılanan, Irak merkezi hükümeti atlanarak doğrudan temas kurulan Barzani bir anda neredeyse düşman oldu. Muhtemelen, “ya bu ayrılıkçı eğilim bizim Kürtlere de sirayet ederse” korkusu depreşti; tepeden bakmalar, tehditler, CHP’nin kanal kanal dolaşan konsolos temsilcisinin “24 saat mühlet verelim, sonra gereğini yapalım” gibi sosyal demokrat önerilerini, hükümet ve Cumhurbaşkanının “bir gece ansızın gelebiliriz” “aç açık bırakırız” “vanaları kaparız” gibi dostane demeçleri izledi. Kimse, bir halkın kendi geleceğine karar verme diye meşru bir hakkı olduğunu görmek istemedi.


Rusya, ABD, AB de referanduma karşı çıktı- pek sert olmayan bir dille ve en azından şimdilik. Türkiye, İran ve doğal olarak Irak ise sert reaksiyon gösterdi. Sadece İsrail ve Kanada Başbakanı Trudeau referandumu destekledi. İsrail ile ABD’nin farklı tavır koyması ise şaşırtıcıydı.

Birkaç ay sonra durumlar ne olur, pazarlıklar nereye varır, kim kiminle kol kola girer hiç belli olmaz- sarı örtünün altında henüz pek çok şey, son yıllarda Ortadoğu’da yaşanan her türlü olayda olduğu gibi. Onun için yapılan yorumların da pek çoğu afaki geliyor bana.

***                            

İki gün önce, Can Dündar ve Cumhuriyet Gazetesinin 2017 Nobel Barış ödülüne aday olduğu haberi ile çalkalandı ülke- sevinen kadar kızan da var tabii. Bana ise biraz şaşırtıcı geldi doğrusu- Nobel basın özgürlüğü ödülü falan olsa tamam da, Barış Ödülü ile pek bir alaka kuramadım açıkçası. Haberlere göre, aday gösterme süreci bir gün önce bitmişti ve Oslo Barış Enstitüsünün kısa listesinde Can Dündar ve Cumhuriyet 3. olarak yer alıyordu. T24, Diken, Cumhuriyet vb. değildi sadece haberi paylaşan; Akşam, Star, Ahaber gibi “yandaş” medya da ayni haberi, tabii farklı yorumlarla, küfür kafir eşliğinde paylaşmışlardı.(1)


Merak ettim, bu Nobel Barış Ödülüne nasıl aday olunuyordu, bu yıl başka kimler adaydı, kimler 5 kişilik kısa listedeydi vs. Bazı konularda, internet sayesinde sarı örtüyü biraz aralamak mümkün. 


Nobel Barış Ödülünün kendi sitesinde detaylı bilgi var; aday göstermeye yetkili kişi ve kuruluşlar sıralanmış; devlet başkanları, parlamento üyeleri, üniversite rektörleri, çeşitli dallarda profesörler, daha önce ödülü alanlar, barış enstitülerinin direktörleri vs. aday gösterebiliyor. Aday gösterme süreci 1 yıl öncesi Eylül ayında başlıyor, 1 Şubatta sona eriyor. Bu yıl tam 318 aday varmış! Adaylar gizli ve 50 yıl açıklanmıyor! (2) Ama bu kadar aday gösteren olunca, bazen isimler de sızıyormuş tabii. 


Bu bilgiler, bizim gazetelerde yazılanlarla pek uyuşmuyor gibiydi. Bunun üzerine, gazetelerde sözü edilen Oslo Barış Enstitüsünün(Prio) sitesine girdim. Sitedeki bilgilere göre,  Prio’nun direktörleri, aday göstermeye yetkili olduğu halde, bu yetkilerini kullanmıyor, bunun yerine 2002 yılından beri, kendileri bağımsız bir değerlendirme yaparak, uygun buldukarı 5 kişilik “spekülatif”  bir listeyi kamuoyu ile paylaşıyorlar ve bu tüm dünya basınından büyük ilgi görüyor. (3) 


Bu yıl da, Prio Direktörü  Henrik Urdal, şu  listeyi yayınlamış: 

1. Mohammad Javad Zarif ve Federica Mogherini

2. UNHCR ve High Commissioner Filippo Grandi

3. Cumhuriyet ve Can Dündar 

4. The Economic Community of West African States (ECOWAS)

5. The White Helmets ve Raed al Saleh


Sitede, direktörlerin daha önceki yıllarda yaptıkları listeleri de, kazananlarla karşılaştırmalı olarak görmek mümkün. Kısacası benim anladığım, henüz sevinmek ya da kızmak için somut bir veri yok çünkü Can Dündar ve Cumhuriyet’in yer aldığı liste resmi bir adaylık listesi değil, kişisel değerlendirmeye dayanan spekülatif bir liste. Gerçek listede kimlerin yer aldığı ise bilinmiyor.


Ama bu mümkün mü; Türkiye medyasının neredeyse tamamının paylaştığı bilgi yanlış demeyelim ama hatalı/eksik olabilir mi? Muhtemelen ben bir yerleri yanlış anlıyorum ya da yanlış değerlendiriyorum. 


Neyse, zaten sonuçlar 6 Ekim’de açıklanıyormuş, yani bu konuda sarı örtünün kalkmasına çok az bir zaman kaldı. Bakalım ne olacak…

                                     

 (1)    http://t24.com.tr/haber/can-dundar-ve-cumhuriyet-gazetesi-nobel-baris-odulune-aday-gosterildi,452589

        http://www.diken.com.tr/norvecli-kurumun-nobele-adayi-cumhuriyet-gazetesi-ve-can-dundar/

        http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/turkiye/834022/Cumhuriyet_Nobel_Baris_Odulu_ne_aday_gosterildi.html

                             

        http://www.aksam.com.tr/guncel/kacak-fetocu-can-dundari-nobele-aday-gosterdiler/haber-664577

        http://www.ahaber.com.tr/webtv/gundem/kanun-kacagi-can-dundar-nobele-aday-gosterildi

        http://www.star.com.tr/dunya/hain-dundar-nobele-aday-gosterildi-haber-1259480/

         

 (2)     https://www.nobelprize.org/nomination/peac

 (3)    https://www.prio.org/About/PeacePrize/Shortlist/

        https://www.prio.org/About/PeacePrize/PRIO-Directors-Shortlist-2017                   


gusips


Bu yazı toplam 3732 defa okundu.





GENAR

Bizim Kürtlerden bir tanesinin İzmir, İstanbul, Antalya'dan gidip yaşamayacakları ülkeyi kurmaya çalışmak olsun bu referandumun ismi.

05 Ekim 2017 Perşembe Saat 13:36
Ender Ö.Özhan

Can Dündar’ın yurtdışına gittiği günlerde :Türkiye’deki özgür Can Dündar, dışarıdaki sürgün Can Dündar’dan daha az tehlikelidir diye düşünmüştüm. Yanılmadım.

Son ayların bilançosunu vereyim:

HAZİRAN: Dünya editörler forumu bu yılın özgürlük ödülü olan “altın kalem”i Can Dündar’a verdi.

HAZİRAN-LONDRA:İngiltere’nin ünlü tiyatrosu Shakespeare Company, Can Dündar’ın hapishanedeki günlerini yazdığı kitabından derlediği oyunu sahneye koydu.

TEMMUZ: Dünya'nın önde gelen bazı gazeteleri, dün Cumhuriyet davasının başlaması nedeniyle Can Dündar’ın yazısını yayınladı.

TEMMUZ-BERLİN:Can Dündar, yeni bir radyo kuracağını açıkladı.

TEMMUZ-BERLİN: ALmanya’nın en önemli medya toplantısı Sanssoucci’nin bu yılki açılış konuşmasını Can Dündar’ın yapacağı açıklandı.

EYLÜL-NORVEÇ: Can Dündar Nobel barış ödülüne aday gösterildi.

Takip edenler için devamı gelir.

03 Ekim 2017 Salı Saat 23:37
XАРУН-DÜZCE

Meşruiyeti belirsiz bu referandumu savunan tatlı su solcularının,mezhebi geniş liberallerin Kürtçülerden tekmeyi yiyeceği zamanı dört gözle bekliyorum.

Tarihinde devletleşememiş, günümüzde bile yer yer nomad gruplar halinde yaşayan, yeni yeni kentleşmeye ayak uydurmuş bir etnik grubun, çok etnik gruplu ve karmaşık bir coğrafyayı faşizme ve militer güce başvurmadan yönetebileceğine ve elinde tutacağına canı gönülden inananlar var.

Hadi kürtçüler neyse, onların niyeti belli zaten ama onlara ne oluyor anlamadım?

Can Dündar içinde Ümit Zileli sağlam yazmış.
http://odatv.com/eski-yazarindan-can-dundara-nobel-tepkisi-3009171200.html

03 Ekim 2017 Salı Saat 01:20
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net