Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dr. Kurmel Ömer Aytek
Holodomor:Açlıkla Ölüm
02 Aralık 2017 Cumartesi Saat 12:57

Sovyet Ukrayna’sında açlık ve ölüm ilk Beş Yıllık Planın (1928-32) sonucuydu. 

***

Sovyetler Birliğinin sanayileşmeye ihtiyacı vardı. Emperyalist kuşatma altında ayakta kalmanın tek yolu buydu. 


Tarım ürünleri ihraç edilecek, makineler ithal edilecekti. 


Köylü üretmek zorundaydı. 


Ama önce köylülüğü – yani Sovyetler Birliğinde yaşayan en kalabalık sosyal grubu – denetim altına almak lazımdı. 


***

Tarımı ortaklaştırma kararı Aralık 1929’da duyuruldu. Varlıklı çiftçiler (“kulak”) bir sınıf olarak tasfiye edileceklerdi. 


Ama bu tanımlanması kolay bir grup değildi. Kimin varlıklı olduğuna troyka denen üç kişilik gruplar karar verdi. 


1930 yılının ilk dört ayında yüz on beş bin kişi varlıklı çiftçi oldukları gerekçesiyle Sovyet Ukrayna’sından sürgün edildi. 


***

Ukrayna köylülüğünün tarihi toprak sahipleriyle mücadeleyle geçmişti. Bolşevik Devrimi sayesinde bu savaşım nihayet kazanılmış görünüyordu.


Ama sevinmek için henüz erkendi. 


Zira 1918-21 yılları arasında Bolşevikler köylünün ürününe el koymuşlardı. Adı Savaş Komünizmiydi. 


Köylünün Sovyet devletine güvenmemek için geçerli sebepleri vardı. 


Lenin’in Yeni Ekonomi Politikası (1921-28) sevinçle karşılanmıştı. Ama bu temkinli bir iyimserlikti. 

Gün gelip karardan geri adım atılabilirdi. 


Nitekim öyle oldu. 


Tarımın ortaklaştırılması yeni bir esaretin başlangıcıydı. Efendi bu defa komünist partisiydi. 


1930 başında Sovyetler Birliği çapında yaşanan köylü ayaklanmalarının yarısı Ukrayna’da cereyan etti. 


***

Mart 1930’da binlerce Ukraynalı köylü sınırı geçerek Polonya’ya sığındı. Polonya’nın ülkelerini işgal etmesini istediler. 


Ama Mareşal Pilsudski’nin buna niyeti yoktu. 


Sovyetler Birliğinin kendiliğinden dağılması bekleniyordu. Bir de bu süreci hızlandıracak adımlar atıldı.


Polonya ayaklanma çıkarmak üzere Sovyet Ukrayna’sına ajanlarını yolladı. Ama olmadı. 


***

Stalin uluslararası kapitalist kuşatmanın halkalarından birinin Polonya olduğuna inanıyordu. 


Ne var ki 1932 yılından itibaren Polonya bir tehdit olmaktan çıkmıştı. Savunma bütçesi kesintiye uğramış, çok sayıda Polonya casusu yakalanmıştı. 


En önemlisi Temmuz 1932’de Moskova ve Varşova saldırmazlık paktı imzalamışlardı. Polonya imzasına o denli sadıktı ki Sovyet Ukrayna’sındaki açlık konusunda sessiz kaldı, dünyaya duyurmadı.  


Sovyetler barış sözü vermişti; kışkırtmamak en iyisiydi. 


***

Stalin açlığı düşmanların iftirası olarak tanımlıyordu. Oysa artık tehdit altında değildi. 


Düşman olarak kastettiği de – saldırmazlık paktı imzaladığı – Polonya’ydı. 


Stalin’e göre sosyalizmin başarısı arttıkça sosyalizme düşmanlık da tırmanacaktı. “İftiralar” ayyuka çıktığına göre sosyalizmin zaferi yakın demekti. 


O halde Ukraynalı köylülere acımamak lazımdı. 


Onlar sabotajcılardı; kapitalist devletler hesabına çalışıyorlardı; görevleri Sovyetler Birliğini itibarsızlaştırmaktı. 


Mızmızlanarak diğer Sovyet vatandaşlarının moralini bozuyorlardı. Nitekim Ukrayna’yı terk etmeleri yasaklandı.


Ve Ukrayna köylüsü sessizce öldü.



Bu yazı toplam 3490 defa okundu.





Bleğoj

İzleyebilirsiniz
https://www.youtube.com/watch?v=VmSc8ZKvDKw

05 Aralık 2017 Salı Saat 00:02
Bergun Harun Çevik

Şu anda Ukrayna'da bilhassa yaşlıların ciğer acısıyla andıkları gün.

Ailesinden, üst soylarından açlıktan ölenlerin halen anlatırken yaşadıkları acı dahi tarifsizdir. Ukrayna bayrağı'nın sarısının dünyadaki en bereketli buğday tarlalarını, mavisinin özlem duyulan özgür göğü temsil etmesine dahi aldırmadan "bunlar faşist uydurması" diyen kutsal yoldaşlar, Ermeniler'e yapılanları inkar ile bilmem kaç kongre sonucu bilmem kaç kez değiştirilen Bolşevik parti tarihine inanıp açlıkla kıyılmış insanlara merhamet duymamanın utancını yaşamazlar.

Holodomor'un temellerinin daha devrimin emekleme dönemlerinde atıldığı malum.

Parti elitlerinin nihai bozgunuyla Sovyetler yıkılıp onlarca yıl yasaklanan Sovyet arşivleri saçıldığında acı bilanço ortaya çıktı. Zira öncesinde konuşmanın ve tartışmanın dahi Sovyet yurttaşlarına yasak olduğu bir trajediydi yaşananlar.

02 Aralık 2017 Cumartesi Saat 15:40
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net