Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hatko Erol Anar
Özgür Toplum Arayışları (1)
07 Nisan 2018 Cumartesi Saat 00:11


‘’Başında ve sonunda özgürlük kelimesinin yer almadığı hiçbir kavramı kabul etmiyorum’’


Bir süredir 1905-1945 arasındaki dönemde yaşıyorum. İki dünya savaşının , devrimlerin olduğu, dünyanın yeniden biçimlendiği bir dönemi ifade ediyor bu yoğun 40 yıl. Bir labirentte gibi hissediyorum kendimi. Özellikle Lenin, Stalin, Troçki, Mao konulu belgeseller izledim, izliyorum çeşitli dillerde. Bu belgeseller ile paralel olarak yine aynı kişilerle ilgili biyografiler okuyorum. Yine kendi kitaplarıyla, o döneme ilişkin tarih kitapları okuyorum.


İnsan bildiğini düşündüğü ve ilgi alanında olan konularda bile, yoğun bir araştırmaya girişince ne kadar yetersiz ve aslında bilgisiz, anlamaktan uzak olduğunu görüyor. Ayrıca bilgi sahibi olmak, anlamak anlamına da gelmiyor. Son dönemde yazdığım bir kitapla ilgili olarak reel sosyalizm dönemiyle ilgili kitaplar ve yazılar okumaya başlayınca, bu konuda ne kadar yetersiz olduğumu gördüm. 


Şimdiye dek "resmi tarih'ten öğrendiğimiz bir konuyu sorgulayınca altından çıkan gerçek başka oluyor. Çünkü resmi tarihler, manipülasyon üzerine kurulur. Gerçeği anlatmazlar, ideali ve kendileri açısından "doğru" olanı, gerçekte olmamış olanı anlatırlar.


Her izlediğime, ya da her okuduğuma inanmam, ancak bilgileri farklı kaynaklar ile karşılaştırdığımda ikna olabilirim. O yüzden bu süreç içinde çok şey öğrendim. Bir dönemi incelerken, o döneme özgü koşulları ve konjonktürü de dikkate almak elbette gerekir. Ama bunu yaparken, ama'lı açıklamalara, dönemsel koşullara, Hükümet'i ya da liderleri haklı çıkarmaya yönelik olarak çok fazla vurgu yaparsanız, o zaman sorunun ana kaynağından uzaklamış olursunuz. 


Nesnel olabilmek için, önce görmek istemek, yüzleşmeye hazır olmak ve gördüklerinizin üstünü örtmemek gerekir. Yoksa resmi tarihin yeniden üretiminden başka bir şey yapmazsınız.


Resmi tarihten kopuş yapabilmek için, Menşevikleri Menşeviklerden, Bolşevikleri Bolşeviklerden, Anarşistleri Anarşistlerden okuyorum o dönemi anlamak için. Bir de bu kesimlerin birbirlerine olan eleştirileri ve bağımsız tarihçilerin kitaplarıyla birlikte. Özellikle Edward Halleth Carr, Paul Avrich, Erich J. Hobsbawm vb... gibi özellikle bu konuda uzman olanların. Tabi bu tarihçilerin kitaplarına yapılan eleştirilere de kulak veriyorum.


Amacım Sovyetler Birliği tarihini yazmak değil. ''Özgür Toplum Arayışları'' konulu kitabımın bir bölümü "reel sosyalizm deneyimine bir bakış." İşte bu bölümde o döneme ilişkin bazı önemli olaylardan yola çıkarak bu konudaki görüşlerimi açıklamaya çalışıyorum. Böyle bir özgür toplum arayışı neden başarısız oldu sorusuna kendimce yanıt arıyorum. Kitabımın konuyla ilgisi bundan ibaret. Yoksa bir tarihi yeniden yazmak gibi bir düşüncem yok. Ama bunu yaparken de mümkün olduğunca resmi tarihten koparak ve nesnel olmaya çalışarak yapmaya çalışıyorum. 


Buradaki zorluk şu: Türkiye'de ve dünyada hâlâ resmi Sovyet tarihi geçerlidir. Farklı kaynaklara ulaşmak için araştırma yapmanız gerekiyor. Ancak bu sürecin bana en büyük faydası, bilmediğim birçok şeyi öğrenmek oldu. Hiçbir şey yapmasam, kitabımı yayınlamasam bile, bu tek başına böyle bir araştırma yapmaya değer benim açımdan. 


Tarihi yeniden okumayı, onun ıssız labirentlerinde gezinmeyi, anlamayı, görmeye çalışmayı çok seviyorum.


6 Nisan 2018, Paraná- Brezilya


Bu yazı toplam 3172 defa okundu.





Mete Can

’Başında ve sonunda özgürlük kelimesinin yer almadığı hiçbir kavramı kabul etmiyorum’’

BENDE.

12 Nisan 2018 Perşembe Saat 00:37
Dursun Kuzucu

Kitap yayınlanırsa yayınevini, yayınlanmazsa notlarını paylaşmasını bekleriz.

07 Nisan 2018 Cumartesi Saat 01:23
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net