Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tlepşuko Ömer Çakırer
Çerkes Elitizmi, Yozlaşma ve Çürüme
28 Temmuz 2018 Cumartesi Saat 18:09

Elitizm ve yozlaşma kavramları her ne kadar birbirinden uzak kavramlar gibi dursa da belirli bir disiplin içinde incelendiğinde aslında bu iki kavramın birbirinden çok da farklı olmadığı görülebilir. Elitizm, sıklıkla üst tabakanın ait olduğu bir konumu ifade ederken yozlaşma, çoğunlukla alt tabakaya ithafen kullanılır. Çürüme ise bireysel olarak toplumsal değerlerin istismarına kadar giden bir durumun ifadesidir. Yozlaşma ve çürümenin asimilasyon ile bir ilgisi yoktur. Kendi toplumsal dinamikleri içinde bir dejenerasyonu ifade eder bu kavramlar.


Yozlaşma, belirli düzen ve işleyişin örselenmesi ve sınırların kaybolması, tanımların zorlaşmasıdır. Elitizm ise belirli bir zümrenin zaman içerisinde kazandığı bir takım değerlerdir. Söz konusu bu değerlerin gerçekliği ve doğruluğu oldukça tartışılabilir bir konudur. Çürümenin öncülüğünü de, bu elitist zümre kendinden başlayıp tabana yayarak yapar. 


Elitizm kendini popüler olandan, çabuk tüketilir olandan da soyutlar. Belirli bir zaman dilimi içinde de kendine has bir alan yaratır. Bu çoğulculuk ilkesi ile oldukça zıt bir durumdur. Toplumun genel kanısının aksine seçkinci bir kültüre sahip olan elitist kitlenin doğruları ile söz konusu toplumun genel kanıları ve realiteleri arasında her açıdan büyük bir ihtilaf bulunur. Bu ihtilafın sonucunda ise elitistler kendilerini toplumdan ve dolayısıyla çoğul olandan soyutlamaya başlarlar ve kurdukları düzen içindeki çeşitli yapılar ile kendi çıkarları ( yada sahip olduklarını onlara sağlayan daha üst bir sistemin menfaati) için, mensup oldukları topluma ait değerleri değiştirerek, kendi heva ve istekleri sonucu değiştirdikleri şeyleri (tarihi, kültürel, folklorik, ahlaki, etnolojik vs) tekrar topluma enjekte etmeye, özgün olanın yerine ikame etmeye çalışırlar. 


Elitistler bunu yaparken kendileri ile toplum arasında da bir ara sınıf oluştururlar. Bu ara sınıf onların bir nevi etki ajanları olarak, elbette onların imkanlarından maddi ve manevi olarak nemalanma karşılığında, elitistlerin toplumsal tabana yaymak istedikleri her türlü anlayışın nakliyecisi, tüm fikirlerinin kısa dalga link istasyonu olurlar.


Elitist kültürün en önemli sorunlarından biri, onlardaki demokrasi anlayışının da göreceli olmasıdır. Toplumu ifade eden kamuoyu kavramında eşitliğin sağlanması durumu, elitist bireylerin demokratik olarak daha etkili bir faktör olmaları yönünde önemli bir sorun olarak görülür. Bunlar topluma ait kurumsal yapılar içinde "daimi yerleşikler" haline gelirler ve tabandan oralara kimsenin ulaşmasını istemezler. Elitizm ve yozlaşma arasındaki en temel farklardan biri de elitist bireylerin yozlaşmasının (çürümesinin) toplumda tepkisel veya herhangi bir karşılığının olmamasıdır. Elitizm, zaman içerisinde kendi içinde yanlış dogmalara da yol açar. Bu büyük sorun, elitizmin kendisini, hitap ettiği toplumun en tepesinde konumlandırmasının bir sonucu olarak tezahür eder. 


Yozlaşma, çoğunlukla alt tabakaya ithaf edilen bir yafta olmasına karşın, elitist bireylerin de yine aynı şekilde yozlaşabileceği bir gerçektir. Bu elitist yozlaşmaya çürüme denir. Bu çürümüşlüğü de toplumsal değerlerin istismar edildiği çeşitli yaklaşımları normalize edebilmek için "çağa ayak uydurma" propagandası adı altında tabana yayarlar. Kültürel değerler ara sınıflar tarafından festivale dönüştürülür. Toplumun kadim töresi çeşitli kılıflar ile istismar edilerek, yerine kişisel ilişkilerin ön planda olduğu bir sistem konulur. Folklor ise otantik sanatsal değerinin yitirilerek, tabanın uyuşturulup gerçek sorunlarına eğilmesinden uzaklaştırıldığı bir araç haline getirilir. Elitistleri tam anlamıyla Olimpos tanrısal mantığına sahip bir zümre olarakta tanımlayabiliriz. Tabanın sosyolojik ateşini çalan sahte bir panteondur onlar.


Çerkes toplumunda elitizm ve yozlaşma, ayrıca toplumun içinde bulunduğu sub-etnik mozaiğinde bir yansımasıdır. Aydın olduğunu iddia eden okur yazar kesimin ya da alt tabakanın kendi içerisindeki zıtlıklar, elitizm ve yozlaşmanın en bariz resmidir. Bir tarafın yaptığı eylem ya da sözler, yobazca ya da varoşça olabiliyorken diğer bir kesimin söylediği söz ya da davranışlar da seçkin sayılabilir bu kesimlerce. Bu iki ayrımın kökeni de 20. yüzyılla birlikte, içinde yaşanılan ülkeye gelen Batı kültürü ile ortaya çıkan, Doğu-Batı kültürü arasındaki temel farklardır. Çerkesler kültürel olarak ataerkil, doğu kültürü mensubu bir halktır. Batı kültüründe olmayan ahlaki değer yargılarına ve toplumsal normlara sahiptirler. Çerkes toplumunda kadının baskılanmaması, saygı duyulması ve değer verilmesi, kız erkek ilişkilerindeki gene baskıcı olmayan bir toplumsal tutum, Çerkes toplumunun Batı normlarına sahip olduğu yönünde bir görünüm oluştursa da, Çerkesler doğu kültürüne mensuptur. Çerkes elitizmi tarafından Batı normlarına uygun hale getirilen yaşam tarzı ve toplumsal norm değerler, Çerkes toplumunun tabanını yanıltmakla kalmayıp, elitler ve taban arasında, elitler lehine uğraş veren ara sınıfın, uygulamalı olarak davranış ve yaşam şekli ile topluma sunduğu, gene yanıltıcı değiştirilmiş değerler (elitlerin idealarına, siyasi ve ideolojik düşüncelerine göre), etkisi altına aldığı bireyler yoluyla toplumu yozlaştırmaktadır. Tüm bunlarla toplumun üst ve ara katmanı kendini çürütürken, alt katmanında yozlaşmasına sebep olmaktadır.


Çerkes toplumsal yapısının bu yozlaşmadan kurtulması için, her gün daha fazla çürümeye devam eden üst ve ara katmandan kendisini kurtararak, atalarının özgün toplumsal değer yargılarına ve normlarına uygun bir yaşayış, düşünce ve aksiyon oluşturması gerekiyor. Ara formun elitler lehine yaptığı Khase ve Khabze istismarcılığına dur demenin zamanı geldi de geçiyor.


Çağdaşlık ya da gericilik, yenilikler ya da geçmiş duygusu, aynı zamanda elitizm ve yozlaşmanın da temelini oluşturur. Kısaca, ikisi de aynı şeylerdir. Bir kesimin cilalaması, parlatması ile elitizmi savunmak her ne kadar yanlışsa, toplumu yozlaşmaya iten sebepleri de görmezden gelmek bununla eşdeğer bir yanlıştır. Umarım bu konuda uyananlar her geçen gün daha da artar. Yoksa yakında, üç-dört kuşak öncesindeki atalarına benzemeyen hilkat garibesi bir topluluk olmaktan başka bir şey olmayacağız.


Not: Yazarımız Sn. Tlepşuko Ömer Çakırer'in FB sayfasından alıntıladığımız bu yazıyı kendisinin revize etmesine zaman bırakmadan yayınladığımızda, faydalandığı (https://www.tozlumikrofon.com/elitizm-ve-yozlasma/ ) linki eklemeyi unutmuş olmamızdan dolayı  Ç.net okurlarından ve yazarımız  Sn.Tlepşuko Ömer Çakırer'den özür dileriz. / Ç.net moderasyon.


Bu yazı toplam 3894 defa okundu.





Hem Kodzoko hem Keref

Almanyada ve Ingilterede ucuncu bir ulkenin tedrisattan gecirdigi bazi cocuklar var. Yanlarina da bir iki kadın takıp şirin meslek sahipleri ya da ogrenci olarak gösteriyorlar, çoğunlukla . Bu da onlardan birisidir. Angaje edilmiş birisi. Turkiye de bir göz atar buna her kimse, nede olsa bir Turk vatandası.

06 Ağustos 2018 Pazartesi Saat 11:21
Murat Yıldırım (Karden)

Negur Can Nartan adını kullanıp kendini gizleyen kişi her kimse pasif agresif bir insan, bunun sebebi ise korkaklık. Korkularını yenmek için psikolojik tedaviye ihtiyacı var. O kadar korkak ki, insanlara olan öfkesini doğrudan dile getiremiyor, bir perde ihtiyacı hissediyor.Muhtemelen bütün hayatını böyle geçirmiş,kendisini hangi konu olursa olsun asla dile getirememiş. Söyleyeceği şeyi sadece sahte bir ismin arkasına gizleyerek söyleyen bir insancığın söylediklerini kim ciddiye alır bilinmez. Kişisel psikolojik probleminin ilacı cherkessia.net te değil maalesef.

02 Ağustos 2018 Perşembe Saat 13:17
hapi cevdet yıldız

Sayın Nogay Rauf,
"Tüm yorumlarımda size nezaket kuralları çerçevesinde cevap vermeye, en ufak bir hakaret yapmamaya özen gösterdim" diyorsunuz. Herhalde ağzınızdan çıkanı kulağınız duymuyor olabilir. Kem söz sahibine aittir. Selametle.

01 Ağustos 2018 Çarşamba Saat 23:56
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net