Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hapi Cevdet Yıldız
Adıgey'in Geleceği Sorunu
21 Ağustos 2018 Salı Saat 11:23

Adıge Cumhuriyeti (AC) yönetimi ile komşu Krasnodar Kray (KK) yönetimi arasında ortak bir ekonomik kalkınma programı üzerine bir anlaşma imzalandı. Anlaşmaya göre, iki federe birim, bazı projeleri Rusya Federasyonu (RF) ilgili birimlerinin desteği ile birlikte gerçekleştirecekler. RF’de, tüm ülke düzeyinde  yerel birimlerin ülke kalkınmasında birlikte hareket etmelerini öngören bir federal program yürürlükte. Anlaşma bu program çerçevesine giriyor. Yani, sadece Adıge Cumhuriyeti ve Krasnodar Kray’la sınırlı değil. KK ile AC arasındaki ortak proje, yeni oluşturulan çevre (okrug) yönetimi de, sözünü ettiğimiz bu federal projenin bir alt bölümü. Bir işbirliği söz konusu. Felâket tellâllığı yapmaya gerek yok. Ama dikkatli olmak da gerekir.


Şimdi durumu ve olası riskleri ayrıntılı olarak açıklamaya çalışalım.


Anlaşma gereğince, Krasnodar kenti ve yakın ilçeleri ile Adıgey'in Tahtamukay, Tevçoj ve Adıgeysk (Adıgekal)  ilçeleri, RF Kalkınma Programı çerçevesinde ayrı ve özel bir ekonomik çevre (okrug) yönetimi oluşturuyor. Bir yönüyle olumlu (refah getirici), diğer yönüyle bazı riskler de doğurabilecek, artan sayıda Rus’un  Adıgey’e yerleşmesini kolaylaştıracak ve Adıgey’in geleceğini tehlike altına sokabilecek (ulusal yapıyı bozabilecek) bir proje.


Ancak bu  bir mülki taksimat ya da AC topraklarının bir bölümü için Krasnodar Kray’a yönetme yetkisi verilmesi anlamına gelmiyor. AC toprakları yine AC Hükümeti tarafından yönetilmeye devam olunacak.


***


Söz konusu üç Adıge ilçesi, bir bumerang sapı gibi Adıgey'in kuzeybatısında yer alıyor, dar bir şerit ve Adıgey’in güneydoğudaki daha büyük parçasından Krasnodar Barajı ile ayrılıyor. Üç ilçenin toplam yüzölçümü 1.182 km.kare ya da Adıgey topraklarının ( 7,792 km.kare) yüzde 15’i. Nüfusu 104,964 (2010) ya da Adıgey nüfusunun (440 bin) yüzde 24’ü. 


Bu üç ilçeyi Krasnodar kentinden Kuban Nehri ayırıyor. En batıdaki Tahtamukay ilçesi 440 km. kare yüzölçümlü ve 83 bin nüfuslu (2010’da 69,662). 2010 yılı sayımına göre, bu nüfusun yüzde 54,9’u Rus (38,257), yüzde 33,21'i de Adıge idi (22,247). İlçeye Rus yerleşimi  kesintisiz sürüyor. Örneğin, 2010- 2018 arası 8 yıllık dönemde, sadece Yablonovski beldesinin nüfusu 8 bin (26 binden 34 bine), ilçe nüfusu ise 13 bin arttı. Küçük bir etnik yöre için bu önemli  bir artış. Ruslar çoğunlukla Yablonovski (34 bin) ve Enem (19 bin) gibi birkaç beldede toplanmış bulunuyorlar, köylüleri azdır, bunlar da eski Rus köylüleridir. Şu durumda Adıgelerin çoğunluğu köylerde, çiftçilik yapıyor, tarım topraklarının yarıdan çoğu Adıgelerde.


Tevçoj (710 km.kare; 2010’da toplam nüfusu 20,643; 13,195’i Adıge; 5,626 Rus) ve Adıgeysk   (32,40 km.kare; 14,659 nüfus; 11,644 Adıge; 2,470 Rus) ilçelerinde (732 km.kare, 35,302 nüfus) çoğunluk, 2010 yılında Adıge idi (24,839 Adıge, yüzde 70,4; 8,096 Rus, yüzde 22,93). Toprak da çoğunlukla Adıgelere ait. Ancak buralarda da Rus nüfus artıyor. Rus yerleşiminin desteklendiği anlaşılıyor.


Her üç ilçeyi birlikte ele alırsak, toplam nüfus 104,964 (2010), Adıge nüfusunun (47,086), Rus nüfusundan (46,353) biraz  daha fazla, tarım topraklarının da çoğunlukla  Adıgelere ait olduğunu görürüz.  Adıge oranı  yüzde 44,86, Rus oranı da yüzde 44,16; sayıca şimdilik eşit sayılırlar. Rusların çoğu dışarıdan gelme, topraksızlar, kentlerde yaşıyor ve günübirlik Krasnodar kentine gidip fabrikalarda ve değişik iş yerlerinde çalışıyorlar ya da devlet görevlileri (memur). Adıge Cumhuriyeti Devleti, Adıge niteliğinde. Bu nedenle yönetici kesim (yerel bürokrasi) Adıge ağırlıklı.


Adıgey’in bu üç ilçesinde 47 bin Adıge yaşıyor (Adıgey Adıge nüfusunun yüzde 43’ü), Adıgey’in diğer ilçelerinde ve Maykop’ta da yaklaşık 63 bin Adıge bulunuyor (yüzde 57). Bu üç ilçede, genellikle Bjeduğ, Şapsığ ve Natuhay kökenli Adıgeler yaşıyor. Bunlar, diasporada toprağına nispeten daha bağlı kalmış topluluklar, topraklarına sahip çıkabilirler, satmayabilirler diye düşünüyorum.


Devlet destekli yerleşimci Rusların köylere ya da tarım topraklarına değil de kentlere yerleşmeleri beklenebilir. Kent yaşamı, yoksunluk içeren köylere yeğlenir. Köy daha düşük gelir olarak bilinir. Bu da Adıgeler lehine bir avantaj.


Genel panaroma böyle.


Geçmiş ve şimdiki durum


Adıgey'in küçük bir arazisi ve yerli nüfusu var: 7,792 km.kare arazi, 440 bin nüfus (2018’de 453 bin), bunun 110 bini Adıge (yüzde 25,8) idi. Adıgey, - bir ada gibi- Krasnodar Kray (1) sınırları içinde bulunuyor. Krasnodar Kray'ın yüzölçümü 75,485 km.kare, nüfusu 5 milyon 600 bin. Yönetim merkezi Krasnodar (900 bin), göç aldığından kent daha da büyüyor ve yayılıyor. Sonuç olarak, yerli halk olan Adıgeler bu 6 küsur milyon nüfus içinde yüzde 2 gibi küçük  bir azınlık (120-130 bin). 


Adıge nüfusun bu denli az olması, Rus istilâsı ve Adıge- Rus Savaşı’nda (1829-1864) Adıgelerin Rus askerleri tarafından kırılmaları, uygulanan soykırım, etnik temizlik, Adıgelerin topluca Türkiye'ye sürülmeleri ve göçe yönlendirilmeleri gibi  politikalar sonucudur. 1864 yılı öncesinde 2 milyon üzeri tahmin edilen Çerkesya’nın Adıge-Çerkes nüfusundan geride kalanı budur: 120-130 gibi bir nüfus (2). Bu da Rusların Adıgelere yönelik ne denli acımasız bir politika uygulamış olduklarının bir kanıtı. Adıge çoğunluğu bugün diasporada, Türkiye, Suriye, Ürdün, vb 45-50 ülkede.


Ekim devrimi ve özerklik


1917 Ekim devrimi üzerine Lenin önderliğindeki Rusya Devrim Hükümeti, ilkesel düzeyde, büyük küçük, ileri ya da  ilkel  düzeyde olsunlar, ayırımı yapmadan, yaşadığı yerin konumuna da bakmadan bütün etnik topluluklara kendi geleceklerini belirleme hakkı tanıdı. Dünya tarihinde bir ilkti bu. Adıgeler de  süreçten yararlandılar. Adıgelerin payına 4 coğrafi yörede 4 ayrı özerklik düştü: Batıda Şapsığ ve Adıge, doğuda Çerkes ve Kabardey özerk yönetimleri. Şapsığ 1945'te kaldırıldı, diğerleri ise birer cumhuriyet olarak varlıklarını sürdürüyorlar: AC, Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti (KÇC), Kabartay-Balkar Cumhuriyeti (KBC).


Adıge Özerk Oblastı (il), 1988 yılında Nagorno-Karabağ olayı patlak verdiğinde, etnik sorunları çözmede bir model olması için Sovyet üst yönetimince pilot bölge olarak seçilmişti. Buna göre, Ruslarla bir sorunu bulunmayan Adıgelere cumhuriyet kurdurulacak, projenin başarılı olması durumunda diğer küçük topluluklara da cumhuriyetler kurdurularak, Karabağ dahil, etnik sorunların hepsi çözülecekti. Evdeki hesap buydu, ancak Sovyetler beklenmedik biçimde, aniden dağıldılar (Aralık 1991). Yine de, dağılmadan önce, 4 özerk yörenin (oblast) cumhuriyet yapılmasına ilişkin yasal düzenleme Rusya Parlamentosu’ndan geçmişti (3 Temmuz 1991).  Adıgey’in cumhuriyet yapılacağına ilişkin ilk haber için Bkz.- http://www.circassiancenter.com/cc-turkiye/arastirma/0191_isarildenyahya.htm


Cumhuriyetler, tek ‘Çerkes Cumhuriyeti’ ve sempatiden antipatiye


Bazı dar görüşlü milliyetçi Adıge-Çerkes gruplar Kuzey Kafkasya’daki üç cumhuriyeti (AC; KÇC; KBC) ve batıda, Karadeniz kıyısında bulunan Şapsığ’ı içine alacak ve RF sınırları içinde kalacak  “büyük” bir ‘Adıge-Çerkes Cumhuriyeti’ kurulmasını 1970’lerden beri dillendiriyorlar. Yöreler arası  mesafeyi, kopukluğu, Rus nüfus çoğunluğunu ve egemen ulus (Rus) faktörünü görmezlikten geliyorlar, ek olarak yöre Adıgelerinin öneriyi ‘kabul edeceklerini’ de varsayıyor, ama Karaçay, Balkar, Abazin ve Nogay gibi özerk etnik grupları hesaba katmıyorlar, üstelik KBC dışında Adıgeler azınlıkta. Politika reel (gerçekçi) temellere dayanmalı, burada bu yok.


Rusya’da cumhuriyetlerin geleceği bile tartışmalı, risk altında: Putin, cumhuriyetler için “Lenin’in, Bolşeviklerin devletin temeline yerleştirdiği bir bomba” demiş. Öyle okudum.


Sanırım milliyetçi Çerkes dillendirmeleri  ile son Çeçen-Rus Savaşı, Çeçenlere ilişkin kuşkulu terör olayları, Beslan baskını, vb terör olayları, bunların Rus kamuoyundaki yansımaları, korku ve dönüşçü Çerkeslerin abartılı dönüş söylemleri, milliyetçi/ faşist Rus çevrelerin şişirmeleriyle, özellikle yerleşimci Rusları kaygılandıran bir boyuta ‘ulaştı’. Putin yönetimi, bunu fırsat bilerek cumhuriyetlerin içlerini boşaltmaya başladı. Daha önceleri Adıgelere sempati ile yaklaşan, Adıge isteklerini anlayışla karşılayan birçok Rus’un tutumu değişti, şovenizm güç kazandı, Rus Hükümeti’nde de  Çerkes aleyhtarı bir antipati (güven sorunu) oluştu. Güncel konular ve güven sorunu ile ilgili ilk Adıgey Devlet Başkanı Carıme Aslan’ın dedikleri için Bkz. - https://www.facebook.com/notes/hapi-cevdet-y%C4%B1ld%C4%B1z/devlet-ba%C5%9Fkan%C4%B1-car%C4%B1me-aslan-b%C3%BCy%C3%BCk-bir-sorumluluk-y%C3%BCklenmi%C5%9Fti/1885024498224714/


Stratejik önem


Adıgey'e dönersek, dediğimiz gibi Adıgey, Krasnodar Kray'ın göbeğinde yer alıyor, etrafı Kray toprakları ile çevrili, bir tür hapis, büyük bir Rus ‘denizi’ içinde kuzeyden güneye uzunlamasına, kuzeybatıda da doğu-batı doğrultusunda  uzanan bir ada. Rus milliyetçi/ faşist çevreler için  Adıgey, stratejik konumu, yerli nüfusunun azlığı ve verimli toprakları nedeniyle yutulması gerekli bir lokma olarak algılanıyor olmalı.


Bu da bize güçlü olma gereğini öğretiyor.


Sözünü ettiğimiz bu üç Adıge ilçesi, 900 bin nüfuslu Krasnodar kentine bitişik ya da çok yakınında, uzantısı bir yerde, günübirlik çalışma mesafesinde, arada sadece bir ırmak var. Krasnodar'dan çevreye dağılan, çevreden Krasnodar'a ulaşan yollar ağının büyük  bir bölümü Adıgey toprakları üzerinden, özellikle bu üç ilçeden geçiyor ve kıyıya ulaşıyor. Adıgey stratejik bir yerde. Bu yollar şu an için trafik akışına yetmiyor, güvenli bir ulaşımı karşılayamıyor. Dar, bakımsız ve eskimiş yollar. Bkz.- https://www.facebook.com/notes/hapi-cevdet-y%C4%B1ld%C4%B1z/ad%C4%B1geyin-yol-projeleri-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9F%C3%BCld%C3%BC/1909070082486822/


Yol gerekli ama sonuçları da önemli


Şu an bu yolların genişletilmeleri, yenilerinin yapımı, yol ayırım yerleri ve köprüler inşa edilmesi ve bunların çoğaltılmaları gibi maliyeti yüksek projeler bulunuyor. Ulaşımdaki tıkanıklığın giderilmesi için büyük bir altyapı çalışması gerekiyor. Bunlar yapımı gerekli olan projeler. Bu gibi büyük projeler federal bütçe olanakları, AC ve Krasnodar Kray yönetimlerinin de katkılarıyla, birlikte gerçekleştirilmeye çalışılacak. 


Çevre (okrug) yönetimi projeler tamamlandıktan sonra da devam edecek mi, sona erecek mi ya da fonksiyonu değişecek, başka bir idari merkeze bağlanacak mı? Örneğin, Türk ‘Karayolları Teşkilatı’ gibi sadece ilgili alt yapı sorunları ve onarımlarıyla ile ilgilenecek bir kuruluş olarak mı kalacak? Bilemiyoruz. Burada güçlü (KK) ile güçsüzün (AC) bir araya geldiğini görüyoruz.


Bu çevre içindeki ilçelerin, en az bir bölümünün ileride bir büyük belediyeye, tabii  Krasnodar’a bağlanması olasılığı olabilir mi? Soçi Büyük Şehir Belediyesi ilçeleri örneğinde gördüğümüz gibi. Asıl sorun da bu, Adıgey’in bir parçasının fiilen kopması, giderek artan sayıda Rus’un buralara yerleştirilmesi ve bunun yol açacağı sonuç. Bu üç küçük ilçede AC Adıge nüfusunun önemli bir bölümü (47 bin, % 43) yaşıyor.


Yol yapım giderlerinin büyük ölçüde federal bütçeden karşılanacağı anlaşılıyor; çünkü, AC devlet ve KK il bütçesi olanakları ile bu işin altından kalkılamaz, ayrıca söz konusu yol projeleri Adıgeylilerden çok, ekonomi ve ulaşım anlamında, transit yollar olarak Rusya Federasyonu ve Krasnodar Kray çıkarına olan yatırımlar. Bu arada Adıgey’in Yablonovski beldesi ile Krasnodar'ı birbirine bağlayacak bir köprü yapımı da sürüyor.


Tamamlandığında Yablonovski, fiilen Krasnodar’ın bir semtine dönüşebilecek, aradaki mesafe az, sonuç olarak Krasnodar güneye, Adıge toprağına taşacak ve bir dış (Rus) yerleşim yeri olacak, yeni bir büyük Rus kenti oluşabilecek, ardından Krasnodar’a bağlanma ve referandum istekleri gündeme gelebilecek. Köprü ve yol yapım çalışmaları için Bkz. -http://www.adygvoice.ru/wp/%D0%BC%D1%8D%D1%85%D1%8C%D0%B0%D0%BD%D1%8D%D1%88%D1%85%D0%BE-%D0%B7%D0%B8i%D1%8D-%D0%BF%D1%80%D0%BE%D0%B5%D0%BA%D1%82%D1%8B%D1%80-%D0%B0%D0%B3%D1%8A%D1%8D%D1%86%D0%B0%D0%BAi%D1%8D/


Köprü ve yollar, kalkınma bağlamında gerekli olan alt yapı hizmetleri. Dediğimiz gibi, Adıgey, Krasnodar Kray, Rusya Federasyonu ve her üçü için de gerekli ve zorunlu olan projeler. Bir gereksinim. Bunlardan vazgeçilemez, zaten federal kalkınma programı içine alınmış bulunuyorlar. Ama arada Adıgelerin ezilmeleri, Adıge toprağının kemirilmesi gibi bir olasılık var. Sorun, bunu bertaraf etmenin bir yolunu bulmakta.


Birileri para gelecek, elimiz para görecek diyebilir ama  Adıgey’in batması ya da yara alması tehlikesi de var, bu kabul edilemez.


Karşımızda duran sorun bu işin getirisini ve götürüsünü iyi bilme, öğrenme ve çözüm bulma sorunu. Adıgelerin statü ve konumu zarar görecek mi? Geleceğe ilişkin bir koruma, bir güvence öngörülmüş mü? Adıge iktidarının gücü nedir, eli nerelere kadar erişir? Rus, devlet desteğiyle gelirken, daha önce Adıgey Parlamentosu’nun çıkardığı ‘Dönüş yasası’ da iptal edilmişken, eli kolu bağlı Adıgeler ne yapabilirler? Gelişime göre planlama yapılabilecek, bir yol haritası çizilebilecek.


Gelişimin Adıgeler açısından taşıdığı önem ve olası riskler


Adıgey'de ve Krasnodar Kray’da  yolların yetersizliği nedeniyle ulaşım aksıyor, trafik yoğunlaşıyor, sıkışıyor, maddi kayıplar, ölümle sonuçlanan kazalar artıyor. Buna alkol ve uyuşturucu kullanımını da eklersek tehlikenin boyutu daha iyi algılanmış olur.


Sorun transit ulaşım için en kısa yolların Adıgey’in içinden geçiyor ve Adıge toprağının sratejik önemde olmasından kaynaklanıyor, bu bağlamda Adıgey’in Süveyş Kanalı ya da Panama Kanalı benzeri bir konumu var. Sorunun kaynağı bu. Yoksa Adıgey ve Adıgeler birilerinin pek umurunda değil.


Yolların modernleştirilmesi, çok şeritli, gidiş – gelişli olmaları, yol ayırımları, alt ve üst geçitler, köprü ve tüneller yapılması, böylece trafik yoğunluğunun azaltılması ve bir rahatlama yaratılması herkesin yararına olacak. Ayrıca sözünü ettiğimiz bu üç ilçedeki tarım toprakları Adıge köylerine ait. Yeni oto yollarla birlikte kuşkusuz bir kısım toprak arsa değeri kazanacak ve bazı Adıgeler zenginleşebilecek. Bunlar kaçınılmaz şeyler. Ancak süreci kimin ya da kimlerin yöneteceği de önemli. Adıgey’in, yürürlükteki bu  çevre (okrug) yönetimindeki fonksiyonu, gücü ne olacak, göstermelik düzeyde mi kalacak? İtiraz ve durdurma yetkisi olacak mı? Adıgey’in  Başı/Łışha Kumpıl Murat için ‘genç ama deneyimli ve eğitimli biri, kolay kolay oltaya gelmez’ diyenler var. Yeter mi? Ortada büyük bir rant söz konusu. Ulusal anlamda bir önlem alınabilecek mi? Alınabilmeli. Bir cumhuriyetin buna yetkisi olmalı.


***


Nehrin Rus yakasında milyonluk bir nüfus, Krasnodar kenti ve eklentileri bulunuyor, nehrin güney, Adıge yakasında ise irili ufaklı Adıge köyleri ve tarım toprakları uzanıyor. Nehrin kuzeyinde nüfus yüklemesi, güneyinde ise seyrek bir nüfus ve  yeni yerleşimlere uygun geniş bir arazi var. Bu dengesizlik sürekli bir risk yaratıyor. Denge, diasporadan Adıge dönüşü ile kısmen sağlanabilirdi ama dönüşün önü Rus federal yönetimi tarafından kesin bir biçimde kesildi. Tehlike örnekleri var: 1945’te Karadeniz kıyısındaki Şapsığ kaldırıldı, aynı dönemde birçok halk toprağından çıkarılmıştı, daha başka örnekler de var tabii. 2006’da da  Adıgey’in Krasnodar Kray’a (cumhuriyetin vilayete) bağlanması gibi şaşırtıcı, garip ve kurallara ters, olmayacak bir proje ileri sürüldü,  tepkiler ve anayasa değişiklikleri gereği gibi  güçlükler nedeniyle süreç kesintiye uğramıştı (Son süreçte 6 özerk okrug kaldırıldı ve kraylara eklendi). 


Bir çağrıştırma olarak, Adıgey 1991 yılı öncesinde Krasnodar Kray’a bağlıydı. Kray’ın gözü yine Adıgey’de. Tarihin bir cilvesi olarak, şimdi, az nüfuslu Adıge ulusunun elinde stratejik  değeri çok yüksek bir küçük ülke kaldı. Bu da Rus milliyetçilerin yayılma isteklerini kamçılıyor. Tehlike  buradan kaynaklanıyor. Hele demokrasiden uzaklaşmakta olan bir Rusya gibi otoriter, yayılmacı bir dev karşısında tehlike orantısız artıyor. Ama Adıgelerin yiğit bir ulus oldukları, Adıgey diasporasının da sessiz ama diri olduğu, bir tehlike karşısında, blok halinde  Adıgey adına kenetleneceği, tepkilerin genişleyerek yayılacağı da kuşkusuzdur. 


Neler olabilecek? Neler yapılabilir?


Şimdi, Rus yerleşimleri artacağı, alt yapı gelişeceği, yollar çoğalacağı için, toprakların bir kısmı imarlı arsa niteliği kazanacak, parayı bastıran arsa, arazi ve konut alacak, zaten yasal engeller de kalkmış, kıyıda Şapsığ’da yaşanan ulusu ve ekonomiyi bitirme olayı gibi, büyük bir alım satım, rant, konut spekülasyonu, vb bir vurgun dönemi yaşanabilecek. 


Adıgeler para ediyor diye, diasporada, Şapsığ’da olduğu, Filistin’de de Arapların yaptığı, geçmişte topraklarını Yahudilere sattıkları gibi, topraklarını  Rus yerleşimcilere satacak, bu yolla birçokları birkaç kat ve daire, kentte ev sahibi olacak, zenginleşecek, kimileri de har vurup harman savuracak. Bizde kovalak çok, parayı kumarda yitirecek ya da içkiye, kadına yedirecek. Sonunda parya durumuna düşecekler. Öte yandan olan, Adıge Ulusu’na olacak, tarihi Adıge toprakları yeniden yağmalanmış, kimlik değiştirmiş, Adıge Ulusu ufalanıp yok olmanın eşiğine getirilmiş olacak. Belirecek olası tehlike ve ana  sorun işte bu. 


Biri demişti galiba, “Rusya Federasyonu İsviçre değil” diye. İsviçre’de, federal merkeze karşı kantonların egemenliğini güvence altına alan  düzenlemeler (derogasyanlar) var, örneğin Zürich Kantonu Protestan geleneğe dayalı, zamanla Zürich kentinde büyük bir Katolik işçi nüfus oluştu, onlar da bir Katolik katedrali (büyük kilise) kurmak  istediler, Zürich Kanton Konseyi (Meclisi), isteği “Zürich’in Protestan geleneği üzerine kurulduğunu, bir Katolik katedrali kurulmasının Zürich’in tarihten gelme Protestan özelliğini bozacağı” gerekçesiyle reddetti. Katolikler, ibadetlerini komşu Katolik kantonlara giderek yapıyorlar. Bunun benzeri güvenceler RF de kalmadı. Olanları da iptal edilmiş durumda.


Madalyonun arka yüzünde böyle bir tablo oluşabilir, cumhuriyet içten ele geçirilebilir. Yapılması gerekeni, Adıgey’in geleceğini ilgilendiren durumlarda süreci Adıge yönetiminin yönetmesi, Parlamento ve halk denetimi, bunların birlikte hareket etmesi ve önlemler alması, ipin ucunu kaçırmaması, ulusun geleceğine ilişkin ödünler verilmemesi, bir ağırlık ortaya konması  olabilir. O takdirde durum az çok tolere edilebilir diye düşünüyorum.


Adıgelerin en güçlü oldukları kurum yarı oranında temsil edildikleri Adıgey Parlamentosu- Khase’dir. Bu kurum korunmalı.


Geleceğe ilişkin, dediğimiz gibi, bireysel düzeyde başlayacak ve ulusu yok edebilecek  bir süreç, bir risk söz konusu. Dışarıdan gelecek olanlar, ‘bal şerbetle, - devlet desteğiyle- para dağıtarak’ gelecekler. Ama sonrası ne olacak? Yıkım. Maalesef kapitalizm ve küreselleşme/ globalizm denen şey, sonuç olarak işte bu. Dünya kadar örneği var.


Şapsığ köylülerin arazilerinin Rus spekülatörler tarafından nasıl yağmalandığını biliyor, hak arama taleplerine karşı federal Rus makamların yanlı, ‘dalga geçen’  tutumlarını görüyoruz: Federal yetkililer, Krasnodar Kray Tüzüğü’nde Kazakların adının  yerli halk olarak yazılı olduğu gibi, yerli halk Şapsığ adının da  yazılmasını isteyen Şapsığ temsilcilere, utanmadan, “Soçi’nin Lazarevsk ilçesinde (1945 öncesinin etnik Şapsığ ilçesinde) bir Şapsığ ailesinin olsun yaşadığına ilişkin bir belge getirin” diyebilmişlerdir. Tıklayın -https://www.facebook.com/notes/hapi-cevdet-y%C4%B1ld%C4%B1z/khase-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fme-ve-u%C4%9Frak-yerleri/1922289041164926/


Olası tehlike


Krasnodar Kray’ın bitişiğindeki, güneyindeki bu dümdüz ve düşük fiyatlı Adıge arazilerinde siteler, villalar, konutlar, iş yerleri, mağazalar, vb kurulacak, olasılıkla büyük bir Rus yerleşimi gerçekleşecek, yörenin etnik kimlik ve kültür yapısı değişime, yıkıma uğrayacak. Zaten son eğitim yasası ile anayasa ve hukuk hiçe sayılarak, Çerkesçe eğitime ağır bir darbe indirilmiş, tam hız bir Rus asimilasyonun yolu açılmış durumda. Adıge dili  bitirilmek isteniyor.


Burada da beklenen Rus yerleşimi, ucu açık bir yerleşim olacak.


159 yıl önce, 1859’da bu yerler Rus yerleşimciler tarafından beğenilmemiş olmalı ki, Adıgeler için ayrılmıştı. Peki, şimdi, bu yabancı yerleşimler (hâlen sürüyor) konusunda bir kısıtlama, bir dizginleme olabilecek mi? Zor. Buraya, bu üç ilçe arazisine giderek onbinlerce, belki yüzbine varan bir dış yerleşimci gelebilir, Kazakistan, vb yerlerden akın akın dönen Ruslar var, bunların bir bölümü devlet tarafından Adıgey’e yönlendiriliyor; buraları dümdüz bir arazi, yol yapımı kolay, suyu, ağacı ve oksijeni bol, bahçeciliğe elverişli bitek bir arazi. Ama bu arazi bir Rus arazisi değil ki, bir etnik Adıge arazisi. Dünya kadar Rus arazisi dururken, küçücük Adıgey arazisine göz konuyor, Kazakistanlıya gösteriliyor. Kazakistanlı Rus’un Adıge toprağında ne işi var? Koca Rusya toprağı yetmiyor mu? Moskova o insanları, 1956 yılı ve sonrasında Rusya’nın neresinden alıp Kazakistan’a yerleştirdiyse, Adıgey’e değil, aldığı eski  yerine geri götürmesi daha makul olmaz mı?..


Rus yönetimi, diasporadan anayurduna dönmek isteyen  Adıgelere dönüş izni vermiyor, önünü kesiyor, işin burasında Federasyon ilkeleri ve ruhu askıya alınıyor, yerine bir Rus yapılanması, hegemonyası, bir Rus ulus devleti ortaya çıkarılıyor, diğer halklar, Adıgeler yok sayılıyor. Kazakistanlı Rus’a  “buyur gel, evin ve işin hazır” deniyor. Rus’a verileni ulusal görev oluyor, Adıge’ninki ‘dışsal, sistem dışı’ görülüyor ve  geri çevriliyor. Rus, ırk, etnik ayırım yapıyor.


 Dönüşçülerimiz maalesef bunu görmüyor ya da  gizliyor,“Dönün, dönün” diye 40 yıldan beri avaz avaz bağırıyorlar, ama tutarlı bir politik ve ekonomik çözüm yolu gösteremiyorlar, nasıl dönülecek, dönüşün yolu mu açılmış, izin mi çıkmış? Ev, arsa, iş ve toprak mı verilecek? Bunu söylemiyorlar. Çünkü öyle birşeyleri yok.  Maykop’ta 1+1 daire fiyatı 30 bin dolar (180 bin-200 bin TL). Bu parayla Türkiye’nin her bir köşesinde, İstanbul ve Ankara’da bile, bir 1+1 daire alınabilir, az şey değil bu para, bir sermaye, emekçi, memur ya da yoksul  köylü  bu parayı nereden bulacak, nasıl geçinecek? Çiftini, çubuğunu, herşeyini satsın, borçlansın mı? Bir sorun da bu.


‘Olabilecek’ şeyler


Sonuçta Adıgey arazisi para doğuracak, getirisi çok olacak, bir rant kapısı açılacak. Moskova’da bol petrol ve silâh ticareti parası var. Asıl sorun, bu kaynakların nasıl, kimler tarafından ve kimlerin kontrolunda kullanılacağında.


Adıgey’e, özellikle Tahtamukay ilçesine 1990’lardan beri Rus yerleşimi kesintisiz   sürüyor. 1992 yılındaki ziyaretimde Tahtamukay’daki brifingde öğrenmiştim. Yakın tarihli bir örnek, Krasnodar’a yakın Yablonovski beldesinin nüfusu 2010 yılında 26 bin idi, 2018’de 34 bin oldu. Demek ki, 8 yılda 8 bin kişi Yablonovski’ye yerleşmiş (Yablonovski’de % 30,76; Adıgey’de % 2,95 artış). Bu durum yerleşimciler için yeni konutlar üretildiğini ve Adıgey için büyük sayılacak bir  nüfusun Yablonovski’ye getirildiğini belli ediyor. Bunu kim yapıyor, kimler için ve ne amaçla yapıyor? Demek ki, Rus boş durmuyor, geniş kapsamlı ve planlı hareket ediyor. Zaman içinde gürültüsüz patırtısız hedefe ulaşmak istiyor. İşbirlikçileri de var tabii. Bu süreç, gittiğim 1992 yılında da sürüyor, konuştuğum bir köylü nahıj (yaşlı)  “Rus yöneticiyi istemiyoruz, ilçeye Rusları yerleştiriyor” (Урыс тхьаматэм тыфаеп, урысхэр къырещэ) diye yakınmıştı. Adıge yönetiminden ve dönüşçülerden ise tık çıkmıyordu. Tam aksine yerleşimler gizlenmeye, aykırı sesler bastırılmaya çalışılıyordu. Sorduğumda da “konut yapımı durduruldu” diyorlardı. Durdurulmuşsa bu son 8 bin kişi  nereye yerleştirilmiş?


 Hawaii Krallığı ‘ Hawaii Cumhuriyeti’ oldu?


Sadece Adıgelerin değil, ABD'nin Hawaii eyaletinin başına geleni de bir örnek, bir ibretlik. Burada bir yerli krallık vardı- Hawaii Krallığı. ABD’li stilâcılar/ ABD’li ajanlar kralı tahttan indirip (1893) cumhuriyet (Hawaii Cumhuriyeti) ilân ettiler (1894-1898). Bu ‘maceracıların’ ABD yönetimi ile bir ilgileri/ bağlantıları güya ‘yoktu’, Rus’un 2014’te Kırım’ı ilhak etmesi olayında olduğu gibi yapıldı, sonunda Hawaii bir koloni olarak ABD’ye bağlandı, 1959’da da eyalet yapıldı. Eyaletle birlikte, toprak mülkiyeti ve alımında yerli Hawaiilileri koruyan bazı koloni ‘ayrıcalıkları’ da (derogasyonlar) kalktı, toprağın çoğu, dışarıdan gelen ve şeker kamışı plantasyonları kuran  şirketlerin, kısmen de göçmen tarım işçilerinin (Japon, Çinli, Koreli, Filipinli, Avrupalı, vb) eline geçti. Şu an yerli Hawaiililer eyaletin küçük bir azınlığı, etnik anlamda zavallılar. Bunu tabii hızlı bir asimilasyon süreci izledi.


Bugün Hawaii dili İngilizce ile birlikte kâğıt üzerinde eyaletin ‘resmi dili’, ama eridikçe eriyor, konuşanı azalıyor, bitme aşamasında. 1778 yılında, ilk keşfinde 250 bin ile 800 bin arasında tahmin edilen yerli nüfus, şimdi 1,4 milyon olan eyaletin toplam nüfusu içinde yüzde 9,9 (140 bin), Hawaii dilini akıcı konuşan yerli nüfus da 2000 idi (2007’de). Üstelik Hawaii dili eyaletin ‘devlet dili’. "Kendi gitti resmi kaldı yadigâr" denen şey işte böylesi durumlar için söylenmiş olmalı. Küreselleşmiş kapitalizm denen şey böyle bir şey: Eritir, yer, bitirir, ağzını silip yoluna devam eder.


RF yeni bir ‘Hawaii’ mi yaratmak istiyor?


Bu riskli ve önlenemez gelişim karşısında Adıge yönetimi bir karşı önlem almayı, birşeyler yapmayı düşünüyor mudur ya da  düşünecek midir? Bilemiyoruz. Önlem almaya yetecek bir gücü, takati kalmış mıdır? Bu da ayrı bir sorun.


Sütten ağzımız yandı, yoğurdu üfleyerek yeme konumundayız.


Rusya Federasyonu Hükümeti, yukarıda değindiğimiz gibi, Rus yerleşimciler için sessizce ve planlı bir biçimde konut üretir ve alan açarken, toprağın asıl sahipleri olan diasporadaki Adıge-Çerkes nüfusuna engel üstüne engel koyuyor, ata yurduna dönüşe kesinlikle izin vermiyor, diasporadan gelen Adıgeleri sınır dışı ediyor, hava alanlarından kaba bir biçimde geri çeviriyor. “Bu devlet bir Rus devletidir, Rus değilseniz gelemezsiniz” denmek mi isteniyor? Bunu, Adıgelere karşı böyle bir engelleyici tavır konduğunu, bireysel dönüşlerin de zor ve çözüm olamayacağını, bir oyalamacadan öteye geçemeyeceğini bilmek, gerçekçi bir çözüm yolu aramak gerektiğini kavramak gerekiyor.


Tabii bireysel dönüşler için kötüdür demiyoruz, bireysel dönüşün de gerekli ama  kolay bir şey olamayacağını, yurttaşlık için en az 5 yıl beklemek gerektiğini, vb bilmek, o yolla amaca ulaşılamayacağını, bunun sonuçta bir yanıltmaca da olabileceğini, konut fiyatı örneğinde açıkça belirttik. 1+1 daire için 200 bin TL’yi kaç  Adıge bulabilir ki? Bu para bulunsa bile iş bulunabilecek mi? Ağabeyimin torunu Maykop’ta üniversite bitirdi, iş bulamadı. Adıgey’e yerleştirilen Kazakistanlı o parayı kendi mi getiriyor yoksa devlet sübvansiyonundan olsun yararlanmıyor mu? Bu nedenle başka çözüm yolları bulmak gerekir. Rus’a da karşı iddia fırsatı verilmemeli, çünkü uluslararası kamuoyunu ve durumu bilmeyenleri yanıltabilirler,  dönüş yapmış bir avuç kişiyi işaret edip,“Bakın dönmüşler işte, Maykop’ta yaşıyorlar!” diyebilirler. Biz sorunun, bağımsız kişiler, bilenler tarafından ele alınmasını istiyoruz.


Kosova örneği


Dönüş konusunda tek olumlu örnek, 1998’de RF Hükümeti tarafından finanse edilerek 200’e yakın (42 aile) Kosovalı Adıge’nin Adıgey’e getirilmesi ve Mafehable köyüne yerleştirilmesi olayıdır. Bu kişiler aradan geçen 20 yıl süresince hiçbir sorun yaratmadılar ve ortama uyum sağladılar. İzin verildiğinde, diğer Adıgelerin dönüşü de sorun yaratmayacaktır, karşı görüşler, önyargı ötesi bir anlam taşımaz. Adıge-Çerkesler, geleneksel anlamda demokrat ve sağlam karakterli, eşitlikçi ve başkalarına değer veren  insanlardır, haksızlığa uğramadıkları sürece, bulundukları hiçbir ülkede sorun yaratmamışlardır. Suriye’de bile Esad yönetimine bağlı kalmışlardır. Bu gibi nedenlerle, Beşar Esad, “Suriye Arapların, Kürtlerin ve Çerkeslerin ülkesidir” demiş olmalı. Suriye’de  ‘400 bine yakın’ Adıge-Çerkes kökenli bir nüfus bulunduğunu söyleyenler var. Bir Suriyeli sığınmacı nahıj (thamate), geçmişte birçok Adıge’nin memur olmak ya da işe alınmak için kendini Arap diye yazdırdığını, bu nedenle sayının düşük göründüğünü, söylemiştir.


Kosova örneği, dönüş sürecinin yolunu açamamış, arkası gelmeyen bir olgu (vakıa) olarak kalmıştır.


Söylendiği gibi, siyasi ve hukuki yollardan Adıgeleri bitiremeyenler şimdi yeni oyunlar peşinde olabilirler mi? Olabilirler, o olasılık da var, hem de her zaman için. Uyanık olmakta yarar var. Ancak ben Rusların  işi hemen o noktaya vardıracaklarını ummuyorum. Çünkü huzursuzluğa yol açmış olurlar, olay büyüyebilir, başka yörelere de sıçrayabilir.  Önümüzdeki süreçte  iddia ve oluşumların içeriğini öğrenme fırsatımız olacaktır sanırım.


Dileğimiz Adıge Ulusu ve Adıge Cumhuriyeti için "Kendi gitti adı kaldı yadigâr" denilen durumlara düşmemek olsun...




(1)- Kray, federe il; Kray için ‘eyalet’ gibi terimler kullanılabiliyor, yanlış.  Kray’ın eyaletler ya da cumhuriyetler gibi bir hükümeti, anayasası ve yasa çıkarma yetkisi yoktur. Kray parlamentoları sadece idari kararlar alabiliyorlar.


(2)-Karaçay-Çerkes Cumhuriyeti ve Kabardey-Balkar Cumhuriyeti’nin 600 bin dolayındaki barışçı ve Kabardey diyalektlerinde konuşan Adıge nüfusu bu 120 bin -130 bin sayısının dışındadır, onlar daha erken bir tarihte, 1864’ten 90 yıl önce, 1774’te Rusya yurttaşlığına alınmış oldukları için nüfuslarını daha fazla koruyabildiler.

Bu yazı toplam 3852 defa okundu.





YUSUF ZAHİT (SAKARYA)

Allahın izni kudretiyle Adıgeler yok olmayacaklar Cevdet abi.

Buna inancım tam. Allah size sağlıklı ömürler versin.

29 Ağustos 2018 Çarşamba Saat 16:57
Ahmet Esen

Saygılar Cevdet abi. Acıda olsa gerçekleri bilmek hakkımız.

26 Ağustos 2018 Pazar Saat 14:47
hapi cevdet yıldız

Sayın Ümit Duman, bilmiyorum söylediğiniz koruyucu yasa maddeleri kalmış mı?

Sayın Khuade Adnan'ın belirttiğine göre, yerleşim kısıtlamaları kalkmış, herkes her istediği yerde, yörede mülk edinebiliyor. Yurttaş ise ev ve işyeri dışında toprak da satın alabiliyor. Ancak durum Türkiye'deki gibi değil. Toprağı üç yıl üst üste kullanmayan ya da kullandırmayan (icara vermeyen) kişiden devlet toprağı geri alıyor. Bunun RF'nin her yerinde geçerli olduğunu düşünüyorum.

Dışarıdan gelecek Rus yerleşimci, çoğunlukla çiftçi olmayacağından onlara toprak verilmeyecektir sanırım. Verilse bile, toprağı işletememe sorunu doğacak, devlet toprağı geri alacak, sonuç olarak tarım toprağı istemeyeceklerdir diye düşünüyorum. Çiftçilik yapacaklarsa Adıgey'e gelmelerine de gerek yok, RF de dünya kadar boş tarım toprağı var. Buna karşılık, yöre Adıgeleri için toprak çok önemli, satmazlar herhalde.

Tehlikenin o yönden değil de, arsa ve konut satın alma ya da devlet (Rus) eliyle bunların alınıp Rus yerleşimcilere verilmesi ile sınırlı olacak gibi görünüyor. Adıgey'in tarım toprağı işleten Rusları, güneydoğudaki daha büyük Adıgey parçasında, Giaginsk, Maykop ilçelerinde.

Krasnodar'ın güneyinde, Adıge toprağında toplu bir Rus yerleşim yöresi oluşabilecek. Bunu devlet desteği dışında kişiler bir başlarına başaramazlar. Adıgey yönetimi bunu tolere edebilir mi? Burada toplanacak Ruslar ileride bir sorun yaratabilirler mi? Sayıları çok olursa sorun oluşabilir. Adıgey'den parça götürebilirler mi?

Kırım, Donbass ve Dinyester örnekleri var, oralarda uyku modunda (devresinde) olan Ruslar, Moskova'dan verilen bir işaretle topluca harekete geçebildiler. Sorun bu, Ukrayna ve Moldova'ya, kendi devletlerine değil Moskova'ya bağlı hareket ediyorlar.

Kabardey'e gelince, orada Rus çoğunluğu kentli ve dışa göç ediyor. Kentli Rusların köye yerleşmek, çiftçilik yapmak gibi bir özlemleri yok. Kentli ve işçi nüfus köyü ve toprakta çalışmayı genel olarak istemez.

Tarım, Prohladnı ve Mayski ilçeleri Rus köylü azınlığı dışında, Adıgelerin tekelinde. Balkarlar hayvan yetiştiricisi bir toplum. Toprağı ekme gelenekleri olmadığı söyleniyor. Kabardey'de asıl sorun Ruslaşma, özellikle dil yönünden Ruslaşma süreci içine girmiş olmaları, özellikle kentlerde.

Abhazya'ya gelince orada RF yasaları geçerli değil, ayrı yasaları var, daha özerk hareket ettiklerini düşünüyorum. Ama orada da dil yönünden Ruslaşma olduğu söyleniyor. Selamlar.

21 Ağustos 2018 Salı Saat 21:10
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net