Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Tlepşuko Ömer Çakırer
2018'in Son Çeyreğinde Kuzey Kafkasya'da Neler Oluyor?
24 Ekim 2018 Çarşamba Saat 23:35

Doğrudan konuya girmekte fayda var. 

18-19 Eylül 2018 tarihindeki Kanjal olayları sonrasında ok yaydan fırlamıştır. Karaçay-Balkar halkları ile Çerkesler arasındaki sorun aslında iktidar olmaya dayalı modern problemler olarak görülse de taraflardan biri açısından bu sorunların tarihi derinliği var. Ancak bu sorunların çözümü noktasında ne zaman Çerkes tarafı olumlu adım atsa Karaçay ve Balkarlar, gene Çerkeslere ait değerleri (Kilar Haşır, Çerkes atları, Kanjal, Çerkes peyniri vs) kendilerine mal ederek, bu tali konular üzerinden tahrik ve dezenformasyon dolu tartışmalar açarak sürekli etnik sürtüşme çıkarıyorlar (Bkz. http://old.memo.ru/d/41810.html ).


Oysaki tarih bu konuda açıktır ve modern sorunların kaynağı asla değildir (Bkz. Karaçay ve Balkarların tarihi ve etnik kökeni ile ilgili herşey hakkında. https://justpaste.it/16wuv… ).


Çerkesler günümüze ait sorunlara güncel açıdan yaklaşırken, Karaçay ve Balkar ileri gelenlerinin, tarihçilerinin, akademisyenlerinin bu sorunlara tarihi derinlik katması, aslında onların birlikte yaşanan cumhuriyetlerin topraklarının gelecekteki etnik ve demografik durumu hakkında farklı bir düşünceleri olduğunu tüm çıplaklığı ile ifşa ediyor.


Bu gibi sorunların etnik çatışmaya dönüşmesi için onların bir çaba içinde olduğunu görüyoruz (Bkz. 18.09.2018 Kendelen'de yaşlı bir Balkarın Kabardeyler tarafından silahla vurulup ağır yaraladığı hakkında yapılan Balkar kaynaklı yalan haber. https://news-r.ru/news/kabardino_balkar_republic/249230/ )


Kanjal olayları akabinde Kuzey Kafkasya'da olanlar ilgilenenlerce malumdur. Çeçen-İnguş sınır anlaşmasının imzalanması ve bu anlaşmayla aynı tarihte eş zamanlı başlayan, ama Türkiye gündeminde yer etmemiş olan, Dağıstan'ın Mahaçkale şehrinin doğusundaki bir kaç rayonda Rusya Federasyonu özel kuvvetlerince 27 Eylül 2018'de geniş bir alanda yapılan büyük bir askeri operasyonda oldukça manidardı.


1- 23 Ekim 2018 tarihli "Çeçenistan ve İnguşetya'nın yeni sınırları, tartışmalı Dağıstan köylerinin meselesini daha da şiddetlendirdi." tarihli haber. http://www.kavkaz-uzel.eu/articles/327011/


2- Çeçen ve İnguş halkları arasındaki tarihi ve etnik farklılıklar Yazının paylaşıldığı orjinal link. https://m.facebook.com/story.php?story_fbid=1759741927486944&id=100003534627731


3- 27 Eylül 2018 tarihli, Rusya'nın Dağıstan'da sıkıyönetim ilan ederek operasyona başlaması hakkında haber https://www.google.com.tr/…/amp.kavkaz-uze…/articles/325956/


4- Çeçenistan'ın İnguşetya'dan 25 kat fazla toprak aldığı hakkında haber https://www.google.com.tr/…/amp.kavkaz-uze…/articles/325956/ )


Kanjal olayları sonrasında şunu da gördük ki, Rusya Federasyonu tarafından ilhak edilmiş Kuzey Kafkasya dışı bir bölge kökenli bazı unsurların Kiev merkezli uzantıları da kışkırtıcı bir şekilde Balkar tarafında yer almıştı.


Ağır bir tahrik nedeni olarak, komşu cumhuriyetlerden yerel polis güçlerinin cumhuriyete getirilmesi ve Balkarlara destek amaçlı olarak Tambukan'a kadar gelmiş 800 (sekizyüz) civarında Karaçayın Gundelen'e gitmesine izin verilmesi, neyin yapılmak istendiğini de ortaya çıkarmıştı.


Kiev merkezli bazı Tatar kuruluşlarının Balkarlara destek amaçlı olarak 19 Eylül'de yaptığı kışkırtıcı açıklamalarda, olayların gelişmelerden de anlaşılacağı üzere Balkar tarafı açısından bir fırsat olarak görüldüğünü ortaya koydu, ki Balkar ileri geleni olan Tamara Geriyeva'nın daha 18 Eylül'de saat 15:00 sularında basına verdiği yanıltıcı bilgiler ortadadır. Ancak görülen o ki, bütün bu olanlardan sonra Kremlin'in elinde iki seçenek kalmıştır. Çünkü kurduğu büyük oyun için dizdiği domino taşları Çerkes halkının sağduyusu sayesinde devrilmemiş, Kremlin'in planı işlememiştir.


Bunun yanında, Kremlin Kanjal olayları sırasında başka bir şeyi de net olarak gördü. Neyi mi? Ramzan Kadirov'da kendi çapında, Kremlin'den ayrı bir oyun kurmuştu ve o da kendi oyununun domino taşlarını dizmişti. Ve bunu anlayan Kremlin, hemen Kabardey-Balkarya Cumhurbaşkanı'nı süratli bir şekilde değiştirdi. (Konuyla ilgili haber çevirilerine ve analizlere Cherkessia.net ana sayfasından ulaşabilirsiniz)


Kremlin Kuzey Kafkasya'da politik anlamda sıkışmış durumda ve son yıllarda, bu güne kadar uygulamaya koyduğu planları beklediği sonuçları vermedi. Başkaca bir planı var mı bilmiyoruz, ama Kremlin'de hileli planlar bitmez. Ancak Kremlin kendi eseri olan Çeçen liderinin şımarıklığına boyun eğdikçe, gelecekte kaybedecek bir Rusya Federasyonu var ve Rusya Federasyonu'nun da yumuşak karnı Kuzey Kafkasyadır.


Oradan çıkabilecek bir kıvılcım sadece Rusya Federasyonu'nu değil Kuzey Kafkasya'nın etki hinterlandındaki bütün bir coğrafyayı da olumsuz etkileyecek, yeni etnik ve bölgesel çatışmaları beraberinde getirecek, zaten bozuk olan bölgesel ekonomi, huzur ve istikrarın daha çok bozulması ile bundan zarar görmeyen kalmayacaktır.


Elbette bunda en büyük suç, bölgesel dengeleri gözetmeyen, tarihsel gerçeklere göre davranmayan emperyalist çarlık refleksi ile hegomonyasını güçlendirmek ve genişlemek sevdasındaki Kremlin olacaktır. Moskova'da bu muhtemel tehlikeyi öngörebilecek aklı başında devlet adamları var mıdır? Bilmiyoruz. Yada varsa eğer Rusya Federasyonu'nu yöneten şenlikli iki kafadar onları dinler mi? Bunu da bilemiyoruz.


Rusya'nın önünde iki seçenek kaldı demiştik.


Birincisi, Özerk Cumhuriyetleri lağvetmek ve üç dört tanesininde (Dağıstan, Çeçenya, İnguşya, Osetya) topraklarını kırparak sözde bağımsızlık vererek salıvermektir. Ardından aynı Abhazya gibi, göbeğinden bu cumhuriyetleri kendine bağımlı kılıp güdümünde tutarak verilecek bir bağımsızlık olacaktır bu. Ve Kuzey Kafkasya'daki sorunların çözümünde kalıcı bir etkisi olmayacak bu seçeneğin.


İkincisi, Kremlin'in Çerkesler ile barışması ve Krasnodar Krayı'nda Kuban'ın güneyinde kalan Tarihi Çerkesya topraklarının büyük parçasını, Karaçay-Çerkesya ve Kabardey-Balkarya cumhuriyetleri ile birleştirip "multietnikli, iç işlerinde serbest, dış işlerinde federasyona bağlı, dilediğinde ayrılma ve bağımsız olma hakkına sahip Çerkesya adında bir Cumhuriyet" kurulmasına izin vererek Kuzey Kafkasya'daki gerilimi sıfırlamaktır.


Elbette buda sadece Nogaylar, Karaçaylar, Balkarlar ve Kremlin tarafından yaşatılan de facto yapılara eklemlenmiş bazı küçük etnoslar ile suni bir gayretle etnos olmaya çalışan küçük bir grubu değil, Kuban Cossakları'nın bir kısmının da karşı çıkacağı bir durumdur. Ancak Kuban Cossakları'nın önemli bir bölümününde Çerkesya Cumhuriyeti'ne karşı çıkmayacağı aşikardır.


Kuban Cossakları'nın önemli bölümü bölgeye işgalci olarak değil Ukrayna'dan tehcir yolu ile getirilmişti (Bkz. http://www.cherkessia.net/makale_detay.php?id=3497 ). Bunun yanında Ataman Borovets'e göre Kuban sorunu 7 madde kapsamında çözülmeliydi, bunlardan birinci madde ise "Kuban'ın yasal ve tarihsel sahibi Çerkes halkıdır. Bu toprak onun yaşam alanı olduğu kabul edilmelidir.", üçüncü maddesi "Çerkesler Kuban'a dönmeli ve bağımsız Çerkes devleti kurulmalıdır." şeklindeydi (Bkz. http://cherkessia.net/makale_detay.php?id=3714 ). Ve bu realite halen güncelliğini elzem açıdan korumaktadır.


Tabi ki Kremlin'in de başka şansı kalmadı, ama bu konuda küçük bir umutla uzatmaları oynuyor. Çerkes halkını yıllarca Xeku ve Diaspora'da çeşitli organizasyonlar ile kontrol altında tutmaya çalışan Kremlin, Çerkesler karşısında verdiği en kolay insanlık sınavında çaktı ve çıkmaz bir sokağa girdi.


Devşirdiği kişilerden Çerkes halkı içine yerleştirdiği ajanlarının tümü doğal olarak kifayetsiz muhteris, kendilerine verilen "Çerkeslerin Xeku ve Diasporada Birlik Olmasını Engelleme Görevi" nden şahsi ikbal uman zavallı hainlerdi ve Rusya'nın, "Çerkes Vatanseverliği" nin karşısına da onlardan başkasını çıkaracak bir malzemesi yoktu.


Çünkü hiç bir aklı başında "Vatansever Çerkes" Kremlin'in uşağı olmaz, "Made in Kremlin" yapımı olan, Çerkes Halkının etnik bütünlüğünü bozma, tarihini çarpıtma ve ulusal karakterini aşındırma amaçlı sözde bilimsel ve kurumsal etnik mühendislik çalışmalarına ve projelerine katılmazdı, Kremlin de bunu çok iyi biliyordu.


Bu çalışmalarda Kremlin'in yancısı olan aparat etnoslarda artık, Kremlin'den ona yaptıkları hizmetler karşılığında daha fazlasını istiyorlar. Normal bir Rus'tan daha fazla Rusya'ya bağlı olduklarını öne sürerek Kremlin kapısına kalaycılar gibi dayanıp, Çerkesler aleyhine ve kendi çıkarları doğrultusunda çok şey isteyen bu aparat etnoslar Rusya'nın "besleme" fiyaskosudur.


Çerkes sub-passionerleri'nin dahi bu yancı etnoslar ile birlikte uzun yıllardır gösterdikleri çaba Çerkes passionerliği karşında istenilen başarıya erişememiştir. Bu yancıların hizmetleri karşılığında olan talepleri de artık Kremlin'in canını oldukça sıkmaktadır. Bunlar kendilerine verilen, "Çerkes (Adıge) halkından mümkün olduğu kadar herşeyi koparma görevini" günümüze değin her ne kadar lâyıkîyla yapmış olsalar da, Kremlin açısından yeteri kadar başarılı görülmediler. Ve Kremlin tarafından zımnen nankörlükle suçlanırlarken, onlarda Kremlin'i nankörlükle suçluyorlar.


Tarihe not düşün bunu; Rusya Federasyonu ya bindiği dalı kesecek ve Kuzey Kafkasya Federal Bölgesi içindeki halklar birbirine girecek ya da Rusya Federasyonu, tarihi sınırlarına asgari ölçüde riayet edilmiş bir Çerkesya Cumhuriyetinin kurulmasına cevaz vermek zorunda kalacaktır.


Transkafkasya mı? Çerkesya Cumhuriyeti kurulduğunda Transkafkasya Cumhuriyetlerinin menfaatine bir iklim oluşacaktır. Elbette bu konularda stratejistler ve bölge analizcileri de farklı görüş bildirmiyorlar. Ancak Kuzey Kafkasya'daki bölgesel gerilimi sıfırlamak ve sadece bölgeyi değil bölgenin güneyindeki gerilimi de sonlandırmak için Rusya Federasyonu'nun başkaca bir şansı da kalmadı.


Rusya Federasyonu içinde kurulacak bir Çerkesya Cumhuriyetinin, Rusya Federasyonu, Ukrayna, Gürcistan, Azerbaycan, Ermenistan, İran ve Türkiye Cumhuriyeti devletlerinin ortak çıkarlarına dayalı olan "bölge huzuru ve barışı" için elzem olduğu da artık ortadadır.


Umarız ki, bundan sonra Bay Putin ile Bay Medvedev birlikte karar alırlarken, ayık bir kafayla, devletin yetkili-ilgili organlarına, danışarak alırlar kararlarını. Ve 2008'de Kosova'nın tanınmaya başlanması sürecinde olduğu gibi duygusal davranıp, alkolü fazla kaçırarak gece yarıları Kremlin koridorlarında yanlış kararlar almazlar.


Alacakları kararlarda da, ilk iş olarak Xeku ve Çerkes diaspora'sındaki etki ve çarpıtma (etnik mühendislik faaliyetleri) işlerinde istihdam ettikleri tüm ajanlarını da "çöpe atarcasına" emekliye sevk etmeleri, başlangıç olarak verecekleri en iyi karar olur.


Bu yazı toplam 3783 defa okundu.





MERAMISE

KUZEY KAFKASYA KARIŞIRSA RUSYA'NIN ELİ GÜÇLENİR HER HALÜKARDA.
ÇERKESLER AKILLI VE STRATEJİK OLMALI.

03 Kasım 2018 Cumartesi Saat 13:11
B.Kerem Uslu

Özerk cumhuriyetleri lağvetmek Rusya için daha çok başağrısı demek olmaz mı? Direkt merkeze bağlı çok sorunlu, çok etnik yapılı, kaynar kazandan Rusya çıkar sağlayabilir mi?

Bir konu daha var. Resmi büyütürsek politikaları birbiriyle uyumsuz 3 devlet görüyoruz.

Batı’nın kapısından demokrasi lehine ayrılmadığını söyleyen Gürcistan,

Rusya ile herkesten daha yakın ama Batı’ya göz kırpan Ermenistan,

Demokrasiyi gerekirse kullanan, hem Rusya hem Batı ile mesafe korumaya çalışan “dini, dili ve kanı” ile Türkiye ile “bir” olan Azerbaycan.

Bu 3 devletin Rusya ile ne şekilde gelecek planı yaptığını bilmek Çerkeslerinde işine yarayabilir. İyi günler dilerim.

30 Ekim 2018 Salı Saat 15:56
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net