Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
H. Yaşar Nogay
14 Mart Adığabze Dili'nin Önemli Günü:
15 Mart 2020 Pazar Saat 21:05


14 Mart 1853 tarihinde, Adığe dilinin kril tabanlı alfabesi, Tiflis Üniversitesi Bilimler Akademisince onaylanıp yayınlandı. Adığe dili ve kültürü nün, yazılı birikimi ve gelişmesi bakımından bu tarih önemlidir ve Son 20 yıldır, Ana Vatanda ve diasporada kutlanmaktadır.


Ancak, bugün karşımızdaki en büyük sorunlardan biri, hızlanan asimilasyonla birlikte, ana dilin değersiz ve işlevsiz hale geliyor olmasıdır. Kimliğin ve kültürel varlığın temeli olan etnik ana dilimiz yok olursa, hangi varlığımızdan bahsedeceğiz?


Kimliğin ve kültürün temeli olduğuna göre, ANA DİLİ kavramını öne koymak, bütün olumsuz koşullara rağmen, ANA DİLİN sihirli gücünü anlamak ve mücadeleye buradan başlamak gerekiyor.


İnsanın doğumundan itibaren, ilk önce çalışmaya başlayan duyu organı kulaklardır. Doğumun ilk anından itibaren etraftaki sesleri işitmeye, hayata dair sinyalleri beynimizde hissetmeye başlarız. Zamanla beynimizde biriken sesler ve sinyaller, ana dilimizin alt yapısını oluşturmaya başlar.


Daha sonra kazanılan konuşma yeteneği ile seslendirilmeye başlayan sözcükler, anamızdan bize aktarılan ifadelerdir. Zeka kapasitemiz beynimizle birlikte gelişirken, ifade kabiliyetimiz, ana dilimizin temelini oluşturmaya devam eder. Sonuçta, elde edilen bilgi birikiminin ifadesine temel olan veri tabanı ana dilimizdir.


Sonradan öğrenilen diller daha fazla kullanılıyor olsa da, veri tabanını oluşturan ana dili ile sentez ve analiz kabiliyeti daha güçlüdür. Bu olgu günlük hayatın içinde fark edilemez. Ancak, bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçektir.


Bu nedenle, günlük yaşamda ve iş hayatında, farklı dilleri kullanabilen kişilerin, daha başarılı oldukları, daha fazla bilimsel veri üretebildikleri görülmektedir.


Farklı etnik yapılara mensup ve farklı ana dillere sahip insanların, yaşadıkları coğrafyalarda, bu gerçeğin kanıtlarına sıkça rastlanmaktadır. Özellikle Sovyetler Birliği döneminde, ileri teknolojilerde, batı ile rekabet içersinde olan kültür ve bilim insanlarından, farklı etnik ana dillere sahip olanların, tek dilli Ruslardan daha başarılı oldukları tespit edilmiştir.


Buna örnek olarak, çok sayıda,, bilim teknik ve kültür dahilerinden birkeçını sayabiliriz.


Prof Dr. Koace Musellim. Petro kimya ürünlerinin, çeşitlendirilerek sanayide kullanılması ile bulışları. Bu konuda yazdığı kitaplar halen üniversitelerde okutulmaktadır.


Prof. Dr. Beleney Kaplan. Sovyetler Birliği Neft Enstitüsünün kurucusu ve Petro kimya biliminde otorite olmuş bilim adamı.


Prof Dr. Namitoka Kemal. Kiev Üniversitesi, metal ürünleri sanayinde otorite olmuş. Yüksek kalitede çelik üretimini geliştiren bilim adamı.


Yuri TEMİRKANOV. Uluslar arası üne sahip sanatçı, orkestra Şefi (Drijör) halen sağdır.


Sadece Adığe Cumhuriyetinden, ciltler dolusu şiirler, romanlar, destanlar ve hikayeleri, kendi ana dili (Adığabze) yazmış bulunan Meşbaşe İshak ve onun gibi daha onlarcası. Bu yazarların, eserleri, Adığabze dilinin, derinliği gücü ve zengiliğini göstermeleri bakımından çok önemlidir.


Ayrıca, Rasul Hamzatov, Cengiz Aytmazov, Fazıl İskander gibi Dünyaca ünlü yazarlar ve daha birçokları.


Yer yüzünün en güçlü varlığı olan İnsanı daha da güçlü yapan ANA DİLİ nin gücü, ne yazık ki yeni anlaşılmaya başladı. Buna karşın, İnsanlık tarihinde, vahşi emperyelist güçlerce yok edilen ve halen etkileri devam eden, ırkçı, ulusalcı ideolojılerce yok edilmeye çalışılan diller ve kültürler mevcut.


Halen yok olma aşamasında bulunan kadim ana dillerin ve kültürlerin koruma altına alınması, bugün var olan medeni ve demokrat devletlerin en ciddi görevlerindendir.


Bu konuda, kritik aşamada bulunan, bizim ana dilimiz ADIĞABZE miz, son 100 yıl boyunca, ana vatanda ciddi korunma ve gelişme göstermiş, kültür ve sanat dallarında çok ciddi birikim oluşturmuş bulunuyor. Buna karşın diasporada durum iyi değil.


Bu bakımdan, sadece 14 Mart gününde hatırlamak ve kutsamak yetmez. ANA DİL kavramının hakkını vererek doğumlardan itibaren, yeni nesillerce ana dilin duyularak, konuşularak, okunarak ve yazılarak yaşatılması gerekiyor.



Bu yazı toplam 2108 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net