Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Beşto Yılmaz Beştepe
Çerkes Bayrağı’nın 190. Yılı
22 Nisan 2020 Çarşamba Saat 21:47

25 Nisan Çerkes (Adıge) Bayrağı kutlama günüdür. Adıge Khase’nin girişimleriyle Çerkes halkının ulusal birliğinin bir sembolü olarak bayrağın benimsenmesinin180. yıldönümü anısına 25 Nisan 2010'da "Çerkes Bayrağı Günü" olarak ilk kez kutlandı. O tarihten beride anavatanda ve tüm dünyadaki Çerkes diasporasında 25 Nisan "Çerkes Bayrağı Günü" olarak kutlanmaktadır. Bu yıl 190. yıl dönümü kutlanacak.


Eski zamanlardan beri, her ülke için özel bir öneme sahip olan bayrak, bir milletin gururu, tarihsel hafızasına sahip, bağımsızlık ve özgürlük sembolüdür.Çerkes Bayrağı, Çerkes (Adıge) halkının saygın bir markası, tarihi ve kültürel mirasını aktaran, ulusal birliğini temsil eden ana sembollerinden biridir. Çerkes Bayrağı 12 altın yıldız ve üç çapraz ok semboller bulunan yeşil kumaş dikdörtgen bir bayraktır. Tüm Çerkes halkının tarihi ulusal birliğini temsil etmekle birlikte, aynı zamanda 24 Mart 1992'de Adıgey Cumhuriyeti’nin resmi bayrağı olarak da kabul edildi.


Tarihçiler ve araştırmacılar, Çerkes (Adıge) Bayrağı’nın, kökeni ile ilgili farklı görüş ve yorumlar ifade ediyorlar. Ancak, hepsinde Çerkes ülkesinin savaş ateşi şartlarında, "bağımsız Çerkesya" mücadelesinin sembolü olarak 1830’lu yıllarında ortaya çıkmış olduğu gerçeğini referans alıyorlar.


Rus- Kafkas savaşından sonra ,Çerkeslerin sürgüne tabi tutulmasıyla birlikte Çerkes Bayrağı yasaklandı. Bir asırdan fazla bir süre görüntüsü ve imajı unutturulmaya çalışıldı. 1989'da araştırmacı Marina Kuek, İngiliz gezgini Edmund Spencer’in kitabında Çerkes Bayrağı’nın unutulmuş görüntüsünü tekrar keşfedene kadar kayıp sayıldı.


Çerkes Bayrağı’nın nasıl oluştuğu ve ortaya nasıl çıktığı ile ilgili İngiliz Edmund Spencer’in Çerkesya seyahat anılarına bakmak gerekir.


İngiliz,gazeteci,gezgin ve yetkili Edmund Spencer, 1830'da Çerkesya'yı ziyaret etti. Edmund Spencer, bir Ceneviz doktoru kisvesi altında, Çerkesya’da bulunduğu sürede gezinin bir sonucu olarak, ciltler halinde seyahatler kitabını yazdı ve ilk baskısı 1837’de Londra’da yayınlandı.


Travels in Circassia, Krim Tartary, &c. : including a steam voyage down the Danube, from Vienna to Constantinople, and round the Black Sea, in 1836 / kitabının (1837, Londra) ve ( 1839, Londra) baskılarında ilk sayfasında Çerkesya bayrağının görüntüsüne yer veriyor. Çerkesya ulusal bayrağın çiziminin ilk basılı görüntüsünü tanımlayan E.Spencer oldu. 

1837 - Londra : https://archive.org/details/39020025955439-travelsincircas/page/n11/mode/2up

1839 - Londra : https://archive.org/details/travelsincircass02speniala/page/n6/mode/2up

 Fotoğraf açıklaması yok.

E. Spencer kitabında Çerkes Bayrağı görüntüsü.

Olayların tanığı olarak E. Spencer,Travels in Circassia, Krim-tartary, &c. : including a steam voyage down the Danube, from Vienna to Constantinople, and round the Black sea, in 1836/ (1837, Cilt II, Londra) kitabında Çerkes prensleri kongresinde bayrağın sunumunu şöyle anlatıyor: "Genellikle, liderin gelişinin habercisi olan ateşli silahlar boşaltılırken, çok sayıda cesur savaşçı çadır ve çalılıklardan koştu ve birkaç saniye içinde kendimizi muhteşem yüzlerce Çerkesya yurtseveri ile çevrili bulduk.; Bazıları ülkelerinin sade kıyafetlerini giymiş, bazıları ise parlak dövme zırh giymişti. O sırada, cesur lider Hirsis-Sultanoğlu , İstanbul'dan yeni getirilmiş ve Osmanlı İmparatorluğu'nda yüksek bir statüye sahip olan Çerkes prensesinin zarif elleriyle süslenmiş güzel ulusal bayrağı açtı. Uzun zamandır beklenen ulusal bayrağı görünce binlerce kılıç havaya uçtu ve kalabalıktan uzunca bir süre kapsamlı büyük bir sevinç çığlığı yükseldi. Bu zamana kadar, Anavatanlarını savunmak için bundan daha büyük coşku ve kararlılık tezahürü hiç olmamıştı. Kalplerinde uyanan ortak tehdit nedeniyle, ilk kez ve başarı için en gerekli unsur olarak birliğe duyulan ihtiyaç duygusunu uyandırdığından, ülke çapında her insan, Ruslara asla boyun eğmeyeceğine, onlarla ticari ilişkilere girmeyeceğine, herhangi bir bahaneyle herhangi bir bağ kurmayacağına yemin ettiler. Liderler ve kabileler arasında hala var olan düşmanlık sona erdirildi; Şimdiye kadar birbirlerinin topraklarını yağmalayan Çerkesler, şimdi kardeşliğin sıkı bağlarıyla birleşerek el ele görmek mümkün oldu .." (sayfa 270-271) 

https://archive.org/details/travelsincircass02spen/page/270/mode/2up

Görüntünün olası içeriği: açık hava

E. Spenser kitabında yer alan konfedere Çerkesya prenslerin Abın kıyısında buluşması çizimi, atlılardan biri bayrağı tutuyor.


E. Spencer, aynı kitapta bayrak ile ilgili şunları yazıyor: "Kafkasyalılara havan topu kullanımını öğreten aynı yabancı dost , onlara konfederasyon hükümetinin gerekliliğini, konsolidasyonun gücünü öğretti ve birliklerinin bir sembolü olarak ulusal bir bayrak düzenledi: Bayrak, konfederasyonda birleşmiş bağımsız kabilelerin sayısını temsil eden, yeşil bir alan üzerinde birkaç beyaz yıldız, üç altın oktan oluşuyor.. " (Sayfa 281)  https://archive.org/details/travelsincircass02spen/page/280/mode/2up


Çeşitli tarihi kaynaklardan, Çerkesya ülke çapında alt etnik grupların farklı kendi bayrakları olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte, 1830'da alt etnik grupları birleştiren ilk ulusal Çerkes Bayrağı ile ilgili tarihçi Ramazan Traho tarafından 1956’da Münih'te yayınlanan "Çerkesler" adlı kitabında şunları kaydediyor: ".. 1834’teki St.Petersburg sözleşmesi, önceki anlaşma maddesini teyit etti ve açıklığa kavuşturdu. Bu dönemde Çerkesler "Büyük Özgürlük Meclisi" ne itaat ettiler. Bütün ülke 12 bölgeye ayrıldı. Hükümet, Türkiye, Fransa ve İngiltere'ye İsmail Zeus liderliğindeki bir elçilik gönderdi ve genel seferberlik ilan etti. Çerkes Birliğinin sembolü, Birleşik Çerkesya'nın ana kabileleri ve bölgelerin sayısında 12 yıldız ve üç çapraz ok 1830 yılı yeşil renkli ulusal bayrağıydı."  http://fond-adygi.ru/dmdocuments/%D0%A2%D1%80%D0%B0%D1%85%D0%BE%20%D0%A0.%20-%20%D0%A7%D0%B5%D1%80%D0%BA%D0%B5%D1%81%D1%8B%20-%201992.pdf


Bayraklar üzerindeki renk,desen,figür,simge ve her türlü görüntü, halkın ulusal düşüncelerini, öncelikli milli değerlerini sembolize ediyor. Çerkes Bayrağı Çerkes (Adıge) halkının tarihi ve kültürel mirasın bir kimliği olarak, dikdörtgen yeşil kumaş üzerindeki semboller altın renginde 12 yıldız ve üç çapraz oklar olmak üzere iki ögeden oluşuyor. Bayrağın sembolleri yıldızlar, oklar ve renk kombinasyonu farklı şekillerde yorumlanıyor.


12 yıldızın en yaygın yorumu, 12 ana Çerkes alt etnik grupları ya da Çerkesya’nın 12 idari bölgesini sembolize etmeleridir. ( Abazeh, Bjeduğ,Besleney, Jane, Kabardey, Mamheğ Mahoş, Natukhay, Çemguy, Vubıh,Hatukoy, Şapsığ)


19. yüzyılın başında, siyasi bir organizasyon olarak, Çerkes alt etnik grupları anavatanlarının özgürlüğünü ve bağımsızlığını ortak bir bayrak altında savunmak için birleştiler.


Üç çapraz ok, Çerkesya’nın özgürlüğü adına en eski üç prens klanın birliğini temsil ediyor. Birlik ve barışın sembolüdür. Yukarı dönük olan ok barış anlamına, çapraz oklar ise birlik anlamına geliyor. Barış zamanında Çerkeslerin askeri sınıfına mensup olanlar yanlarında sadece üç ok taşırdı. Avcılık için de üç ok kuralı geçerliydi. Avlanmaya giden en fazla üç hayvanı vurmak için yanında üç ok bulundururdu. Doğaya saygı duyma ve doğanın dengesini koruma adına.


Oklar, Nart destanı kahramanı demirci Tlepş’in düşmana hedeflenmiş gökyüzüne, su altına ve yer altına ulaşan üç oku ile ilişkilendiriliyor. Günümüzde, üç çapraz oku Adıgabze, Adıge Khabze, Adıge Kheku olarak güncel yorumlayanlarda vardır.


Çerkes Bayrağı’nın yeşil rengi, yaşamın sonsuzluğu ve Çerkes vatanının ormanlarla kaplı doğal güzelliklerinin bir simgesidir. Çerkeslerin İslam inancın rengi olarak değerlendirenlerin yanı sıra ayrıca, İslam öncesi dönemlerde Çerkes kültüründe baharın ve yeniden doğuşun rengidir.


Altın rengi her zaman zenginlik ve refahın bir simgesi olmasının yanı sıra geleneksel istikrar ve sadakatin bir uygulaması olmuştur.


Çerkes Bayrağı’nın sembollerini, kendi kişisel ilişki, niyet ve amaçlarına alet edip çarpıtarak anlam yükleyen yorumlama girişimlerine de rastlanıyor. Bunlardan biri, Yahudilik, Hristiyanlık, Tevrat ve İncil kaynaklı Masonik anlam yükleyen ideolojik sabotaj yazısıdır. http://www.kafkasevi.com/index.php/article/detail/290)


Bu teşebbüslerde bulunan yazara hemen şunu hatırlatmakta fayda vardır. Çerkesler Müslüman bir halktır. Bir çoğu muhafazakar derin dindar Müslümanlardır. Her şeyden önce, bu bayrak altında onurları ve ülkelerinin özgürlüğü için hayatlarını feda eden atalarımızın geçmişine yapılan bir saygısızlıktır. Çerkes halkına hakarettir.


Tarihçilerin, araştırmacıların, filozofların, bir çok neslin, yüzbinlerce Çerkesin bu güne kadar görmediği bunca saçmalıkları fark edebilen sadece siz misiniz? Çerkes ahalisinin buna bir itirazı olmadı, birkaç kişi dışında. Bu zatın özür dileği ve tekzip ettiğini bu güne kadar duyan, görende olmadı.


Bayrak önemli bir ulusal kimlik sebolüdür. Kutsanacak fetiş bir simge değildir. Bayrak biziz. Ona yönelik çarpıtmalara, saldırılara karşı korumalıyız, sahip çıkmalıyız, gereken önemi ve değeri vermeliyiz. Ne daha fazla, ne de daha az.


Çerkes Bayrağı’nın 190. yıldönümü kutlu olsun!


Adıge wuey wuey!


Bu yazı toplam 3201 defa okundu.





GENAR

Yılmaz abi Fahri Huvaj'ın Adıge Bayrağı ve Adıge Bayrağı'nın Tarihi konulu konuşmasını nasıl buldun?

https://www.youtube.com/watch?v=7floJvLr9DA&feature=youtu.be&fbclid=IwAR2TdFwkycHyfPBmyL9zFAutmwBolPsuDrWP3YtQCtvSycd0lWlBQ7asGuo

09 Mayıs 2020 Cumartesi Saat 00:35
XAРУН-DÜZCE

Çerkes bayrağına hakaret eden o densizi ÇERKES-FED de maaşlı çalışan olarak işe aldılar Yılmaz bey.

Şimdi sen gel de Türkiye'deki sözde Çerkes kurumlarına güven!

23 Nisan 2020 Perşembe Saat 15:04
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net