Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
H. Yaşar Nogay
1 Ağustos Anavatana Dönüş Günü:
31 Temmuz 2020 Cuma Saat 01:08

Adıge insanı, evine, toprağına Vatanına sıkı sıkıya bağlıdır. Dünyanın her yerinde, adığe evleri ve bahçelerinin konumu, dizaynı ve renkleri ile, diğerlerinden farkı kolayca göze çarpar. Bu özellikleri ile köyleri de uzaktan fark edilir. Adiğeler, bir zamanlar toprağı işleme ve zenginleştirme konusunda da yaratıcı teknikleri ile öne çıkmışlardır. Her halde bu özelliklerinin devamıdır vatan sevgisi ve tutkusu. Bu nedenle, çağlarının en güçlü istilacı ordularına karşı vatanlarını yüzlerce yıl savunurken, Dünyaya parmak ısırttılar.


Ancak, sonunda trajik bir sürgünle, binlerce yıllık vatanlarını terk etmek zorunda kalırken, ruhları, orada kalmıştı. Dönüş ümidi ile, gittikleri yerlerde uzun süre kalıcı evler yapmayı, o topraklarda kök salmayı düşünmediler. Hep geri dönmeyi düşündüler. Çocuklarına torunlarına sürekli ana vatanlarını anlattılar, nesilden nesile aktarılan ağıtlarını tekrarlayıp durdular. Çocukluğumda, bu hikayeleri ve ağıtları çok dinledim. Yani, çerkeslerde dönüş fikri sürgünle birlikte başladı.


Ancak 136 yıl boyunca, bu özlemlerine hiç kapı aralanmadı. 20. yüzyılın başlarında, Rus çarlığının yıkılması ile doğan ümit ışıkları çabuk söndü. Sovyet rejiminin kuruluş sürecinde bir kapı aralanır gibi olduysa da fırsat değerlendirilemedi.


Adığelerin vatan hasreti ve tutkusu nesiller boyu hiç sönmedi. Bu hasret kuşaktan kuşağa aktarılarak devam etti. Halen de etmektedir. 1960 lı yıllardan itibaren , İstanbul, Ankara, Bursa gibi büyük şehirlerde, dernekleşme süreci ile birlikte, dönüş fikri, tekrar canlanmaya başladı. Karşı fikirde olanlar da vardı. Her iki tarafın fikir çatışmaları devam ederken, Sovyetler Birliğinin dağılması sonucu sürpriz bir şekilde kapılar açıldığında, sıkı dönüşçülerin de birçoğu, iddialarını unuttular.


Ne ana vatan, ne de diaspora tarafları bu sürprize hazır değildiler. Ana vatandaki Adığeler, “vatanınıza dönün” diye adeta yalvarırlarken, dönüp gelenlerin kalıcı olmalarına dair ciddi bir hazırlıkları yoktu.


Diaspora tarafında da organize bir durum yoktu. Kararlı dönüşçülerin az bir kısmı hariç diğerlerinin kafaları karışıktı. Almanya ya çalışmak için gitmeye benzeteler de az değildi. Sonuçta, o elverişli süreç boşuna geçip gitti.


Yalnız, dönüş lehine, boyutları küçük ama, sembolik değeri büyük bir gelişme oldu. Yugoslavya nın da dağılmasından sonra, Kosova bölgesinde yaşayan iki adiğe köyü ateş çemberi içinde kalmıştı. Bu duruma duyarsız kalmayan Adığe Cumhuriyeti yönetimi, başta Cumhurbaşkanı Carım Aslan’ın girişimleri ve Boris Yeltsin Yönetimindeki Rusya Federasyonu devletinin desteği ile, Kosova'daki Adiğelerin ana vatana dönüşleri gerçekleşti. Bu olayın sembolik tarihi 01 Ağustos, ANAVATANA DÖNÜŞ GÜNÜ olarak kutlanmaktadır.


Bu olayın gerçekleştirilmesinde, Carım Aslan adına, koordinatör rolü ile yoğun çalışmaları olan, Çemşö Gazi’nin konu ile ilgili yazdığı anı kitabında ilginç detaylar görebilirsiniz.


Başkent Maykop'a çok yakın, 4 km mesafede, Kosova dan gelen Adığeler için kurulan Mefehable köyü, daha önce dönüş yapan ve halen bir şekilde dönüşü gerçekleştiren adığelerin cazibe merkezi haline geldi. Bir şekilde dönebilenlere arsa veriliyor ve çoğu evlerini bu köyde yapmayı tercih ediyorlar,


Bu gelişmeler güzel, ama sembolik boyutlarda kalmaktadır. Kökleri ana vatan Çerkesya'da olan, Çerkes kimliği, kültürü ve dilinin, varlığını sürdürebilmek için, bu topraklarda var olmak ve söz sahibi olmak gerekiyor. Bu da, şartları gittikçe zorlaştırılmasına karşın, daha güçlü ve organize bir dönüş hareketi ile engeller aşılabilir. Önemli olan inançlı ve kararlı olmak.


Ancak, gerçekler ortada. Ana vatan Çerkesya, güçlü ve kendine has farklı politikaları olan Rusya Federasyonu devletinin sınırları içinde. Bütün ilişkiler ve dönüş hareketleri, bu devletin yasaları ve uygulamaları çerçevesinde mümkün. Buna karşın, diasporadaki öfke ve intikam duyguları içeren söylem ve eylemlerin, yasal hükümleri ve uygulamaları aleyhimize geliştirdiği bir gerçektir. Bu konuda akıllı ve sabırlı olmak lazım.


Uluslar arası hukuk, Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği veya diğer devletlerden medet ummak ise tamamen boş hayal kurmaktır. Söz konusu kurumların durumu ve ilişkileri ortada. Şu bir gerçek ki, hiçbir güç yoktur, “sizin için Çerkesya yı boşaltıyoruz, buyurun gelin” desin.


Zira, vaktiyle bu coğrafya ya getirilerek yerleştirilmiş ve daha sonra gelen farklı ırklardan bir demografik yapı oluşmuş durumda. 150 yıldır bu topraklarda yaşayan ve gerçeklerden uzak resmi tarihle beslenen insanlar, bu toprakları vatan bellemiş durumdalar. Biz Adığeler, Çerkesya nın küçük bir parçası olan, Adığe Cumhuriyetinde dahi azınlık durumundayız.


Peki, bu durumda dönüş olgusu tamamen boş bir hayal mi? Hayır, güçlü kimlik şuuruna sahip, kararlı ve bilinçli genç gruplarımız varsa, olmayacak topluca göçü hayal etmek yerine, bazı yasal gelişmeleri ve fırsatları değerlendirerek, yavaş yavaş nüfusu yoğunlaştırmak ve bu toprakların geleceğinde söz sahibi olmak mümkündür.


Ancak bu iş kararlılık ve fedakarlık ister. Maykop'a gelip yerleşmek ve ticaret yaparak zengin olmak hayali ile olmaz. Buranın ortamına uyum sağlayarak, mesleki kabiliyetlerini kullanarak veya toprakları verimli kırsal alanlarda, köylerde katma değer yaratıcı üretimler yaparak, kısacası bir nevi bedel ödeyerek olur bu işler.


Tarihte ve günümüzde örnekleri var. İsrail devleti bu şekilde yoktan var edildi. Kırım tatarları, farklı bölgelerden ve ülkelerden gelip, eski yurtları Kırımda söz sahibi olmak için bu yöntemle çalışıyorlar.


Bu konuda, Kanada'da kurulu, CRO (Circassian Repatriation Organisation) her yıl düzenlediği, (The Internatinal Circassian Conference) uluslararası Çerkes konferanslarının takibi ve desteklenmesinde fayda vardır. 2020 yılı konferansı, 09/11 Ekim 2020 tarihlerinde, İstanbu'lda Bağlarbaşı Kültür Merkezinde yapılmak üzere planlanmış bulunmaktadır.


01 AĞUSTOS ANAVATANA  DÖNÜŞ gününü kutlamak yetmez. Diasporadaki örgütlere, üst kurumlara ve thamade konumundaki insanlara, büyük görev düştüğünü hatırlatmak gerekir.


Söz konusu Vatansa:


Ana Vatanda gönlün varsa,


Yüzün dönükse o vatana,


Orada bir karış toprağın,


Bir dikili ağacın olsun.


Emelin ulaşmaksa Kaf Dağına,


Hedefin engelleri aşmak olsun,


Uzaktan ahkam kesmek yerine,


Orada bir söz hakkın olsun.


Bu yazı toplam 2967 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net