Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Beşto Yılmaz Beştepe
Onur (Nape)
09 Ekim 2020 Cuma Saat 22:40

İnsan hayatından daha değerli hiçbir şeyin olmadığını her daim, her yerde duyarız. Buna katılmamak mümkün değil. Hayat, herkesin şükranla kabul etmesi gereken bir hediyedir. Ancak tüm avantajları ve dezavantajları ile birlikte, yaşam içinde olmanın sadece yaşamak olmadığı onurlu bir yaşamın gerekliliği çoğu zaman unutuluyor.


Ne yazık ki, yaşadığımız modern dünyada, onur, şeref, asalet, haysiyet, adalet, dürüstlük, nezaket gibi kavramlar anlamlarını yitirmiştir. Sadece dilin ucunda dolaşımdadır. İnsanlar çoğu zaman, tüm insanlık için utanılacak bir şekilde davranabilmektedir.


Günümüzde ulvi bir övünç payesi olarak her daim çok sık kullanılan "psem yipe nape" (candan önce onur) deyişini, atalarımız çok istisnai durumlarda kullanmıştır. Onlar ölmek uğruna yaşamadılar. Onurlu bir yaşam sürdüler ve onurlu bir gelecek için canlarını ortaya koydular. Kabardey prens-work (пщы-уэркъ) soylu ordusunun gece baskınıyla kuşatıldığında teslim ol çağrılarına karşı, silahlarıyla korkakça teslim olmaktansa, soylu onuruyla savaşarak ölmeyi tercih ettiklerinde bu söz söylenmiştir. "Bu dünyada geri kalan ömrümüzü aşağılanarak yaşamaktansa, onurlu bir şekilde savaşarak ölmemiz daha iyidir. " demişlerdir.


"Psem yipe nape" deyişi, kendi benlik saygısına ve itibarına değer veren bir kişinin ölmekten ziyade onurunu kaybetmekten korkma ifadesi olarak açıklanabilir.


Çerkes (Adıge) kültürel geleneğinde onur, çeşitli nüansları yansıtan birkaç terim ile ifade ediliyor. ШIыхь (Shıh): Saygınlık,i tibar adına onur. ПшIэ (Pş’e): Genel anlamda değer ve ona bağlı güç, otorite anlamında onur. Нэмыс (Nemıs): Kişisel ve toplumsal haysiyetinin göstergesi olarak onur, en nihayetinde Напэ (Nape) -(kelimenin tam anlamıyla "yüz") vicdan ve itibar kavramlarına vurgu yaparak onur.


Onur ve vicdan paradigması yüz (nape), Çerkes (Adıge) sosyal yaşamında en büyük ağırlığa ve düzenleyici güce sahiptir. İlke ve kurallara uygun hareket etme yükümlülüğünü yerine getirir. Öte yandan, yüz (nape) dürüstlük ve adalet ifadesidir. Bu nedenle, onur dürüst olmaksızın düşünülemez, onur borcu aynı zamanda adalet borcudur.


Kabardey-Balkar Beşeri Bilimler Araştırma Enstitüsü, Tarih bilimleri doktoru Bgajnoko Barasbi’ye göre: "Çerkes (Adıge) prensiplerine ve kurallarına bağlılık üzerinde sürekli kontrol uygulayan bir kişi ikincisini talep eder ve İkinci Benlik veya Süper Benlik rolünü yerine getirir. Bu, Freud'un sözleriyle, "ahlaki sansür davranışı" olarak öznellik bilinç ve kendisine, topluma ve Allah'a karşı olan görev deneyimini yerine getirir. Bu tür öz-kontrolün zayıflaması ya da kaybı anomi ahlakın "kayıp" ya da "yüz (nape) eksikliği" olarak algılanır, yani onur, vicdan, haysiyet gibi bir emir ihlaline yol açar." (Adıge Etiği,Nalçik: El-Fa, 1999. - 97 s.


Çerkes (Adıge) etik sistemindeki onur kavramına göre yüz (nape) terimi kişinin varlığının, kimliğinin bir göstergesi olarak temsil edilir. Ahlaki açıdan en ufak sapmalara cevap veren, en iyi şekilde, ahlaki duyguların farklı tonlarını temsil eden bir onur ve vicdan organıdır.


En büyük övgü ve saygınlık olarak, "yüzü var" (Напэ иIэщ), "yüzü var, cesareti var." (Напэ иIэщ, лIыгъэ хэлъщ) denir. Bu, kişinin adil, asil, vicdanlı olduğu ve davranışlarında tutarlı, güvenilir olduğu anlamına gelir.


Tam tersi en büyük kınama anlamında ise, "Yüzü yok" ( напэ иIэкъым), "yüzü teneke ile kaplı" (инапэм къэнжал тебзаш) gibi ifadeler kullanılır.


Yüz (nape) etik ilkelerden sapmalara duyarlı, ince, hassas bir şekilde temsil edilir.


"Yüzüm utanç ile yanıyor "(Си напэр мэс), "yüzüm kayboldu, yüzüm gitti" (си напэр текIащ )


Çerkes (Adıge) etik normlarıyla çelişen her şey kararlı ifadelerle reddedilir.


"Yüzüme sığdıramam"(Синэгу схуигъахуэркъым), "yüzüme nasıl sığdırabilirim? " (Синэгу дауэ йызгъэхуэн?)


Bu ifadelerin mantığı, ahlak kurallarıyla bağdaşmayan duygu, düşünce, eylem ve davranışların, yüzüyle uyuşmayan onur ve saygınlığa sahiptir. Onur ve haysiyetin olağanüstü değeri hakkındaki açıklamasıdır.


Tüm ulusların onur ve haysiyetin olağanüstü değeri hakkında çeşitli düşünceler ile açıklanır. Çerkes (Adıge) normlarına göre, yüz kaybı, sosyal ve ahlaki kimliğin yok olmasıyla eşdeğerdir. Bu nedenle de şu zorluklarla karşılaşılır. "Canını ver, onurunu kazan" (Псэр тыи, напэр къашътэ)


Başka bir kişiyi itibarsızlaştırma (yüzünü mahrum etme) girişimleri de değerlendirilir.


"İnsanın yüzünü mahrum etme, itibarsızlaştırma girişimleri, çalışmaları onursuzluktur" (ЦIыхуым инапэр тесхынш, жызыIэм напэ иэкъым) deniliyor. Böyle bir niyet ya da eylem, kişinin ahlaki dokunulmazlık içerisinde bulunan onur ve haysiyet değeri üzerine bir tecavüz olarak algılanır.


Bu nedenle, "bir kişiyi yüzden mahrum etmek" ifadesi, "bir kişinin namusunu yok etmek" ifadesiyle eş anlamlıdır. İnsanı itibarsızlaştırmaya yönelik eylemler geleneksel olarak hayatına karşı bir girişim olarak kabul edilir.


Onurun olağanüstü bir şekilde kırılgan bir değer olduğu, bunun da dikkat ve özenle korunması gerektiği, çünkü yüzünü kaybedebileceğinden ve uzun süre acı çekilebileceğinden bahsedilmektedir. "ТеIуыкI текIыжыркъым." Bu ifadeyle ilgili şu söylenebilir. "Dürüst olmayan, onursuz bir şekilde tanındıysan, temizlenemezsin. " Çerkesler (Adıgeler) için, onur ve itibara duyulan ilgi, her zaman kendi kendine eğitim, kendi kendini inşa etme ve kendini geliştirme stratejisinin ayrılmaz bir parçasıdır.


Onurun başka bir açıklaması, kişisel menfaat ve kazanç arayışıyla bir örgütten, gruptan diğerine geçen kişiyi kınayan şu söz söylenir: "Grubunuzun arka sırasındaki bir yeriniz olsa bile, kendi aralarında kal" (иыкIэм уыпытми зы гуып яхэт)


Onursuz, utanç verici anlamında, "Bizim onurumuzu (yüzümüzü) kirletmiştir." (Динапэр тырихашъ) kullanılır. İnsanların iyi ismini geri yüklerse, ondan övgüyle bahsedilir. "Yüzümüzü akladı. " (Динапэр къитхьэщIыжашъ) denir.


Çerkes (Adıge) sosyal yaşamında onur kavramı olan nape (yüz) teriminin taşıdığı değer ile ilgili daha pek çok örnek verilebilir. Ancak, Çerkes (Adıge )folkloru kaynaklarında, utanç göstergesi olarak yüz işaretleme geleneğini de not etmek gerekir.


Kabardey şövalyesi Andemirkan öldürülmek için kandırılıp prensler tarafından etrafı çevrildiğinde, ona karşı ihanet eden en yakın arkadaşı, dostu Bıtu’dur.


"Arkasına dönerek kamasıyla sakalını kesti,


Beni unutmaman için- dedi üç parmağını kesti,


Herkes senin kim olduğunu hatırlar- dedi, yüzüne bir işaret yaptı. " (Kardenğuş Zıramıku, Çerkes folkloru (Адыгэ IуэрыIуатэхэр), Nalçık,1970)


Andemirkan Bıtu’yu öldürebilirdi. Fakat, ulusal bilinçte, yüksek arkadaşlık ideallerine ihanet etmiş bir kişi için böyle bir ceza yeterli olmazdı. Böyle bir durumda, utanç verici cezalar yürürlüğe girer. Önce sakalın kesilmesi, daha sonra hainin bedeni üzerinde üç parmağının kesilmesi, en nihayetinde en büyük ve en ağır ceza markası olarak çarpıcı ve silinmez bir mührün yüzünde kalmasıdır.


Ayrıca, nape (yüz) teriminin yerine eş anlamlı olarak bazen negu (нэгу) sözcüğünün kullanıldığını hatırlatmakta yarar vardır. Negu terimi, gözlerin bulunduğu yüzün alanını vurgular ve "yüz ifadesi", "bakış", gibi anlamları ifade eder. Negu bir kişinin en bilgilendirici ve en önemli bileşenidir. Bir çeşit vicdan ve utanç odağıdır.


Her şeyi sahiplendik, kurnazlığı, cambazlığı, bilumum entrikayı uyguladık, kuşlar gibi uçmayı, balık gibi yüzmeyi öğrendik, şimdi onurun kendi hayatından daha değerli olduğunu gerçek insan gibi yaşamayı öğrenmek kaldı.


Bu yazı toplam 1818 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net