Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bzhakuko Ahmet Özel
Yaşamak Üzerine
29 Kasım 2020 Pazar Saat 22:02

Yaşamak hepimiz için, her canlı için çok büyük armağan. Yaşamda her an çok değerli. Başka yaşamları koruyarak başka yaşamların önemini bilerek yaşamak belki en değerli yaşam biçimi.


Uygarlıkların en üst noktasına ulaştığını düşündüğümüz bu çağda, insanların sadece kendi yaşamları, egoları, görece mutlulukları için etrafına yaşattığı ömrü kısaltıcı üzmeler, incitmeleri, taciz ve tecavüzlerini düşündüğümde, insanlığın varolmanın erdemine ulaşmadığını, hala tarihöncesi güdü ve isteklerini ehlileştiremediklerini anlıyorum. 


Binlerce yıllık insanlık tarihi, yaşamı ve yaşadığı evini yani dünyasını daha anlamlı, paylaşımcı bir noktaya getirebilirdi. Hala kendi varlığı için feda edilen insanlar, coğrafyalar, kültürler...yaşamlar var. Bu çok üzücü. 


Yaşamlarını anlamlı kılmak için insan sevgisini içinde taşıyan misyoner kişilikler her şeye rağmen insanlık görevlerini yapıyorlar. Yaşamlarını hiçe sayarak günümüzün vebasından insanları korumak için çalışan tıp dünyasının her insanı ne kadar değerli bir iş yapıyor. Doktoru, hemşiresi, her bir neferi... 


Onlar oldukça umut var diyorum yine de. Hepimiz alanımızın doktorları olabilsek, kendi alanımızda hayatlara dokunabilsek, kendimizden başka hayatların olduğunu ve onların hayatlarının en az bizim kadar değerli olduğunu bilebilsek o zaman ne savaş kalır, ne nefret ne düşmanlık. Dünya o zaman yeniden doğar. 

..

Büyük usta, büyük şair, büyük insan Nazım Hikmet'in bu şiiri yaşamı, yaşamın anlamını ne güzel anlatıyor. 


Ne yazık ki yaşamı bu kadar seven, insanlara yaşamın güzelliklerini anlatan bu büyük insanı yaşatamayan, bu dünyayı ona dar eden yine biziz.


YAŞAMAYA DAİR

Yaşamak şakaya gelmez,

büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın

bir sincap gibi mesela,

yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,

yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,

yani o derecede, öylesine ki,

mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,

yahut kocaman gözlüklerin,

beyaz gömleğinle bir labaratuvarda

insanlar için ölebileceksin,

hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,

hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,

hem de en güzel en gerçek şeyin

yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,

yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,

hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,

ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,

yaşamak yanı ağır bastığından.

Nazım Hikmet 1947


Bu yazı toplam 2442 defa okundu.





Halit Yaşar Nogay

Gerçek yaşam felsefesi bu olmalı bence.

03 Aralık 2020 Perşembe Saat 19:42
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net