Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Huşt Semih Akgün
Vazgeçtiğin An
17 Şubat 2021 Çarşamba Saat 11:33


İnsanın ve insan topluluklarının yaşamlarında bazı dönüm noktaları vardır.


Kimi onu yok oluşa, kimi yeniden var oluşa çevirir.


“Öldüm, bittim” dediğimiz zaman az mıdır?


Hiç mi bir yakınımızı yitirmedik?


İsteyip de ölesiye, kavuşamadık?


Hiç mi malımızdan kaybederken, canımızın çıktığını hissetmedik?


Yolundan döndüğün, vazgeçtiğin an bitiyor savaşın. 


Aslında biten sadece savaşın değil, inançların, özlemlerin, tutkuların, hayallerin, seni sen yapan her şey, yaşamın.


Ve kaybetmiş olmak umurunda bile olmuyor bazen.


Vazgeçtiğin an; biten sensin, geçmişin, geleceğin, tüm savundukların, farkında olmasan da insanlığın, vicdanın, duyguların, düşüncelerin, verdiğin emeklerin, göz nurun…


İnsanı, insan yapan önemli unsurlardan biri, kendini ait hissettiği toplum, tarih, dil ve coğrafyadır.


Bizlerde Adıgağe/ Çerkesliğe gönül verdik.


Belki Rusya ile bu denli zorlu yüzyıl savaşı vermeseydi ulusumuz, 1864 gibi soykırım ve sürgün felaketini yaşamamış olsa idik, bu denli gönüllü olur mu idik?


Fakat yüreklerimizin derinlerinde bir yerlerde o acı duruyor.


Atalarımıza yapılmış haksızlıklar, zulüm ve el koymalar, kapanmaz bir yara olarak hala kanayıp duruyor.


Zalimlerin torunları, o yaranın kanamaması, acıların susturulması, kayıpların bir nebze telafi edilmesi için çalışmıyorlar.


Yani zulüm, sürgün, soykırım, mahkumiyet, yoksunluk devam edegeliyor.


Bunun için Çerkes/ Adığe kimliğine sıkı şekilde sarılmış, kuşanmışız.


Bunun için kendimizi Çerkesya Yurtseverliği kimliği altında tanımlamışız.


Yaşadık, iyi, kötü, mutlu da, mutsuz da günlerimiz, yıllarımız oldu.


Gözümü yumduğumuz an; eğer bu vicdani, bu güzel sorumluluğun yerine getiremediğimizi görürsek, gözümüz açık olarak dünyamızı değiştirmiş olacağız.


Kimseye, hiçbir topluma dünyanın ve yaşamın kaldığı görülmemiş.


Herkes o karanlık dünya ile yok oluş ile tanışacak.


İsteriz ki atalarımızdan miras kalan kültürel, sosyal, coğrafi, politik, genetik, ekonomik her şeyi hakkı ile sahip çıkıp, bizlerden sonra gelecek kuşaklara aktarabilelim.


Olmaz ise de bunların gerçekleşmesi için gayret sarf etmiş olduğumuz bilinsin.


Onun için biz Çerkesler ölmedik, Çerkesya Yurtseverliği yaşıyor, yaşayacak.


Biz ölene kadar değil, zulüm sofrası dağıtılana kadar.


Haksızlık son bulana kadar…


Biliyorum ki korona salgını çıktığından beri, hepimiz, kafasını kabuğuna çekmiş kaplumbağa gibi olduk.


Kendi içimize dönüp, yalnızlığı seçtik.


Fakat yalnızlık bize uygun değil, yalnız değiliz.


Hastalıktan nasibini almış bulunan insanlık ağacının bir dalı olan Çerkesler’de etkileniyor, etkilenecek.


Çok insanımız hastalıktan kırıldı.


Bundan kimse muaf değil.


Başa gelen çekiliyor.


Kayıplarımıza yattıkları yerde huzur, geride kalanlara sabır ve metanet diliyorum.


Umudumuzu kaybetmeyelim, saflarımızdan eksikler olsa bile yaşam devam edecek, Çerkes halkı yaşamayı, Çerkes dili var olmayı sürdürecek.


Bu yazı toplam 2978 defa okundu.





Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net