Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kube Nurhan Fidan
Sanırım Bir Yurtsever: Murat Berzeg
03 Mart 2010 Çarşamba Saat 14:14

’Sevmek birbirine bakmak değil,
Birlikte aynı yöne bakabilmektir.’’

                                              A. Saint Exupery

 

Pazar günü İstanbul Kafkas Kültür Derneği (İKKD) nin ayda bir yapılan rutin sabah kahvaltısındaydık. Bu dönem dernek yönetim kurulunda olup, aktiviteleri ile de yakından ilgilenen Sayın Janberd Dinçer ve Sayın Cihat Bage dernek gençleriyle olan örselenmiş ilişkileri yeniden tamir edip, güzel bir sinerji yakalamışlar. Bu kolektif durumu tebrik ediyor ve daim olsun diyoruz. Ayrıca kahvaltı kalitesi de hiç fena değildi, henüz gitmeyenlere itinayla duyurulur.

Adıge dili ile yakından ilgilenenlerin bildiği bir isim olan Danef.com’un kurucusu Sayın Ali İhsan Tarı ise, kahvaltının sohbet konuğuydu. Konuk elbette kaliteli, konu da, Çerkeslerin en yakıcı meselesi olan Adığebzenin, hayatımızda nasıl tutunacağıydı. Fakat bana kalırsa pazar sabahı eş, dost, çocuk üçgeni içinde sivil zamanlar geçirip, bir yandan açık büfe kahvaltılıklarını tüketmeye çalışırken, değerli fikir adamlarımızın sunumlarına yeterince konsantre olunamıyor. Tecrübe ile sabit edilmiştir.

***

Çoğunluğu beyaz Çerkeslerden oluşan, oldukça tasasız ve fiyakalı bu gruba, kahvaltının sonlarına doğru Adıgey’den gelen ‘tasalı’ ve ‘bedel ödemiş’ birisi dahil oldu. Türkiye’de kalacağı kısacık süre için ona mihmandarlık yapmakta olan arkadaşlarla birlikte, masamızda muhabbetle yer açıp kendisini buyur ettiğimiz bu kişi, Adıge muhalif ve Çerkes kongresi başkanı Sayın Murat Berzeg den başkası değildi. Murat Berzeg‘e, yüz elli kişilik Adıge ağırlıklı kahvaltı grubuna, Çerkesya’da ki son gelişmelerle ilgili konuşmak isteyip istemediğini sorduğumuzda ise yanıtı son derece şaşırtıcı ve zarifti. ‘Buradan başka bir yere geçeceğiz zaten, tatlı vakitler geçirmek için bir araya gelmiş bu grubu, politik gerçeklerimizi anlatarak sıkmak istemem.’

Yaşadığımız ülkede, buldukları her kahvehane, pastane veya benzer sosyal mekânlarda, destur almadan konuşmaya hevesli politikacılara alışkın olan bizler için, oldukça edepli, ilkeli duruşu işaret eden bir cevaptı bu. Dolayısıyla ‘Adıgelerin en muhalif STK liderleri dahi böylesine korunaklı ve incelikli oluyor’ diye düşünerek bu konuda fazla ısrarcı olamadık.

***     

Öğleden sonra, Şamil Vakfının ferah salonunda, kim bilir kaçıncı kez cevaplayacağı (ama bu sefer diasporik) soruları yanıtlamak için çok sayıda değil ama epeyce kaliteli-ilgili bir grubun karşısındaydı Murat Berzeg. Kendisine yöneltilen ve yaratıcılık adına sahiden iyi performans gerektiren türlü çeşit sorulara, çok transparan, açık cevaplar verebilmesinin yanında, eski Sovyetler dönemin de yetişmiş bir dövüş ustası olarak da, son derece sakin, üstelik güven vericiydi. Yurtsever ve cesur adamlar, suçluluk duygusu hissettir kişiye. Zira insanın bazen kendinden daha büyük bir amaç için çaba göstermesi gerekebilir. Ve bunu sadece büyük bir travma ya da yeniden doğuştan sonra değil de, normal durumlarda ve henüz ehven-i şer iken yapabilse keşke. Orada öylece duran ülkesi adına, duruş göstermeyi, fikir yürütmeyi çoktan unutmuş olan bizler için, oldukça yabancı bir duygu olsa gerek bu.

Murat Berzeg, bu duyguyu bize hatırlatmaya çalıştı işte. Kısacası, diaspora ve Çerkesya da yaşayan Adıgeler olarak, Dünya tarihinden silinmemek için, kendimizi sadece RF’nun insafına bırakan politikalar dışında seçeneklerin de olabileceğini söylüyor. Peki bunun karşılığında, ne gibi bedeller ödüyor? Ülkesinden çıkmaya zorlanıyor, çocukları için ölüm tehditleri alıyor, yaşamak için yapması gereken bütün ticari faaliyetleri sabote ediliyor ve yaşadığı şehirde müesses nizamın gereklerine uymayanlara verilen türlü çeşit zorluklara tabi tutuluyor. Ne için? Bir seçeneğimiz daha var dediği için. Soykırımdan söz ettiği için ve en acıklısı da tasalı bir yurtsever olduğu için.

***

Reşat Nuri Güntekin’in Damga isimli kitabı, roman kahramanlarından İffet’in  ‘Hayatımı bir vehme kurban etmişim’ itirafıyla biter. İnsan ömrünün kısa ve vehimlerle süslenmiş bir zaman dilimi olduğu düşünülürse, Murat Berzeg ile onun gibilerinin, Çerkes (Adıge) halkı için hiç de yabana atılmayacak değerler olduğunu görebiliriz belki de. Gözlerinde sanki hiç kimsenin yok edemeyeceği türden bir hüzün ve omzuna dokunulduğu anda o hüznü defetmeye hazır güvenli bir ışık olan bu yurtsever insan, ülkeden ülkeye dolaşmaya zorlanan bir siyasi sığınmacıdan daha fazlası olmayı hak etmiyor mu?

 

Not: Murat Berzeg için yapılan toplantının moderatörlüğünü üstlenen Sayın Şhalaxho Ragıp Mete olağan üstü güzel idare ettiği toplantı için, tebrik edilmeyi hak ediyor. Bazı insanlarda öyle bir belagat yeteneği vardır ki, söylediği şeylere itiraz etmeye kıyamazsınız bile. Ragıp bey tam da bu nitelikteydi. Zira kimi itirazların endikasyonunun pek de hissedilmemiş olması tesadüf değil sanırım. Ayrıca toplantıyı düzenleyen değerli arkadaşları da, organizasyon adına tebrik etmek gerekir. 


Bu yazı toplam 3204 defa okundu.





Eren Öz

Nurhan hnm öncelikle slmlar ve sevgiler,
sizi yeni köşenizde ilk defa okuyorum, tebrik ederim. Tatlı sert yeri geldikçe ve hak ettikçe alaycı üslubunuza olan hayranlığımı dile getirmek istemiştim. Ayrıca murat berzeg'in Türkiyede olması duyurusununda sitemiz tarafından yapılmasını beklerdim.
saygılarımla

11 Mart 2010 Perşembe Saat 23:18
Zelhı Baki

Değeli Nurhan merhabalar Seni içtenlikle kutlar saygılar sunarım. Kalemine yüreğine eline diline sağlık.
Değerli yazarımıza ne kadar övgüler yazsam teşekkür etsem hatta etsek azdır. Düşünebiliyormusunuz bir Adıgey STK lideri Türkiyeye geliyor toplantı Yapıyor ve sadece ve hala tek haber kaynağımız Nurhan Fidan.
Oda olmassa haberimiz dahi olmayacak. Haber kurumları siteler üst yapı kurumları burda örtülü bir sınavdan geçtiler ve sonuçlar onlar açısından tam bir hüsran. Yazık bir muhalif lider Türkiyeye geliyor bu ilan ediliyor ama haber değeri bir Halıjö partrisi kadar değil.
Bu durum sayın Murat Berzec için gocunulacak bir durum değil ama bir çok kurum için bir turnosol kağıdı vazifesi gördü. Ben köyümden merak ettim haber çokta geç duyuru yapıldı telefonla toplantıya katılanlara ulaştık bilgi almaya çalıştık yapabileceğimizi yaptık. Hani bizim sitelerimiz ajanslarımız federasyonlarımız falan vardi. Bizler Muhalefetimize bile sahip çıkmalıyızki olaki başkalarına alet olmasın. Bazı güdümlü mahfiller Murat Berzeci görmezlikten geldilerde ne oldu başlarını gömecek kum bile bulamayacaklar bunlar.
Nurhan Fidan gerçekten çok farklı bir bakış açısıyla konuyu yorumlamış kendinden kattığı duygusal durum onu çok daha etkili ve unutulmaz kılmış. Mücadele insanlarının neler çağrıştırıp hissettirdiği cümlesini tekrar tekrar okudum. Müthiş incelikte aslında uyuyan dirilere sesleniyor. Ancak unutmayın Nurhan Hanım önce diriltmek lazım bunları. Bu kıymetli şahıslar sizi anlamakta direnecek gerekirse kendilerini inkarda edeceklerdir. Büyük sözler sarfetmişsiniz sayın Nurhan Fidan hemde öok büyük sözler. Soykırımdan sözedebilmek için önce soy ne sonra kendi soyun nedir bilmek lazım. Buralarda hala bunu bilmesi gerekenler var.
Bu arada bizede epey bir mahcubiyet yaşattınız sayın Nurhan Fidan. Hala tek Haber kaynağı sizsiniz hala bazıları kafasını gömecek kum arıyor.
Fazla sözede yorumada gerek yok. Bir konuda tesellim var hiç olmassa Murat Berzec diasporadan sizi tanıdı oda bize Allahın bir lutfu olsa gerek.
Kendini Çerkes sanıp vehme kapılanlarıda kötü kaderleriyle başbaşa bırakıyorum. Sizi yürekten selamlıyorum Nurhan Fidan.

09 Mart 2010 Salı Saat 23:18
Goşenay S.

Sayın Kube Nuran, resminiz gibi yazılarınız da iç açıcı olmaya devam etsin lütfen. Bir okur olarak da, her konuyla ilgili yazmaya devam etmenizi isterim. Yeni yeriniz hayırlı olsun. Selamlarımla.

08 Mart 2010 Pazartesi Saat 23:18
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net