Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kube Nurhan Fidan
"Ehlileştirilen" Muhalif Günler
19 Mayıs 2010 Çarşamba Saat 13:59
"… Ve elbette sevgilim, elbette
Dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya,
Dolaşacaktır anlı şanlı elbisesiyle ; işçi tulumuyla
Bu güzelim memlekette hürriyet…"

N.Hikmet




Türkiye de, müesses nizam bekçileri, muktedirler ve halkın arasında uzun bir süre inatlaşma konusu olmuş bazı tarihlerin tabu olmaktan çıktığını görmek, insanda çocukça bir sevinç uyandırıyor. Bu coğrafyada kimileri için sıradan bahar günleri sayılan 1 Mayıs ve Newruz, çileli muhalif tarihlerin en namlıları. Son zamanlar da, bu günleri “ehlileştirme” konusunda yapılan rehabilitasyon çalışmalarının sonuca ulaşıp, Taksim meydanının da uzun yıllar ve yollardan sonra, kutlamalar için izinli adres olabilmesi, “ehlileştirme” finalinin en önemli sembolik göstergesiydi elbette.

Öte yandan sinirli devletin yerini şefkatli devlet alınca, ülkede ki işçi sınıfını temsil eden kurumların da, olumlu etkileşimden payını aldığı, çıplak gözle anında görülebildi. Söz konusu Taksim de izinli kutlama olunca birbirine muhalif bütün STK lar ve sendikalar kuzu gibi işbirliği yapabilmiştir. Büyük bir uyum örneği göstererek, ayrı güzergahlardan gelinse de, Taksim meydanında buluşabilmeyi bu halktan esirgememişlerdir. Kendilerine minnettarız. Yalnız burada anmadan geçemeyeceğim değerli bir ayrıntı vardır. Taksim de neredeyse gözlerimizin nemlenmesine neden olacak kadar başarılı geçen 1Mayıs kutlamalarında Timur Selçuk’un en yadigar inanmış sosyalist olarak 1 Mayıs marşını piyanosunun başında huşu içinde söylemesi bu mutluluk tablosunu sahiden unutulmaz kılmıştır. Sadece Timur Selçuk değil elbette, sanat dünyası adına 1 Mayıs da orada görmek istediğim, eski tüfek sol profiller, neredeyse firesiz olarak meydandaydı.

Newruz da aynı şekilde ehlileşmiştir bu coğrafyada. Zira bu günü, artık genelgeyle kutlamak zorunda olan mülki ve idari amirlerin, şehirlerin tören meydanlarında yakılmış özel Newruz ateşinden takım elbiseleriyle atlamak zorunda kalmaları bana hem komik, hem de acıklı geliyor. Bu acıklı durum onların, kilolarıyla mütenasip olmayan ateşten atlamayı gerçekleştirmek için hevesli görünmek zorunda olmalarından kaynaklıdır. Yoksa tabi ki, ülkemizin hepsi birbirinden muteber yöneticileri ‘söz konusu memleket barışı ise Newruz ateşinden atlamak teferruattır’ deyip bu yüce halka hizmet etme görevini ziyadesiyle yerine getirmektedirler.

Bir zamanlar “Newruz’u kutluyorsunuz” diye Kürtlere dünyayı dar edenler, bugün zılgıtlar eşliğinde ve sevecen devlet taktiği ile bu muhalif günü ‘ehlileştirmekle’ yükümlüler. Yaratanın sopası yok tabi, Allahtan Kürtlerin öyle yapılması zor ekstrem ritüelleri fazla değil bildiğim kadarıyla.

Gelelim, biz Çerkesler için trajik bir tarih olan 21 Mayıs sürgün ve soykırım gününe. Şahsi fikrim, şimdiye kadar edilgen ve xabzeye uygun olarak, üzüntü- gözyaşı- sessizlik sarmalında, çileli ama itaatkar kalabalıklar olarak, dışarıdan bakan üçüncü şahısların bizi anlamak için fikir yürütmek zorunda kaldıkları anmalar artık tedavülden kalkmalıdır.

"Ben senin hayatına muhalif bir rüzgar gibi girdim" diyen şairin dediği gibi, bir cesarete dönüştüremez miyiz artık bu 21 Mayısları? Muhatabını bilerek, yapılması gerekeni adres göstererek, belki de en önemlisi, bir halkı veya taleplerini ifade ederken doğru ve ahlaklı cümleler kurarak. "Evet, bir vatanım var, Fransız dili" diyen bir yazar-aktivist kadar yurtsever olamaz mıyız? "Adıge dilim, dünyada ki en güzel ses bayrağım" diyen şairlerimize selam veremez miyiz? Çerkes olmayı sadece folklorik bir detay olarak gören yaşadığımız ülkenin vicdanlı insanlarına, geçmişte uğradığımız büyük trajediyi doğru kelimelerle anlatamaz mıyız?

Tarihin en büyük sürgün ve soykırımlarından birini yaşamış bu halkın tepkisinin aynı oranda büyük olması ve görünür protestolarının da, en büyük meydanlarda olması gerekmez mi? Dünyanın dört bir tarafına dağılmış diasporik bir halk olarak, yaşadığımız ülkelerde ki prestijli meydanlarda, sürgün ve soykırım yaşadığımızı modern dünyaya duyuramaz mıyız? New York da Tımes meydanın da, İngiltere de Trafalgar meydanın da, Fransa da Concorde meydanın da, Almanya da Alexanderplatz meydanın da ve Türkiye de Taksim meydanın da olamaz mıyız?

Ve hiç olmazsa, tarihte yaşadığımız büyük trajedinin simgesi olan 21 Mayıs’ın “ehlileştirilmesini” değil, “muhalif” bir gün olarak kalmasını sağlayamaz mıyız.

Bu yazı toplam 2335 defa okundu.





Huaj Eren Öz

Bugün Taksim de olanlar, 21 Mayısın ehlileşmediğini gördüler. Çerkeslerin ilk defa bu kadar kalabalıkla Taksim'e çıkıp yürümeleri ve Adıge bayraklarının ortalığı kaplamış olması gurur vericiydi.

Taksime hoşgeldiniz Çerkesya yurtseverleri.

22 Mayıs 2010 Cumartesi Saat 23:14
ERKAN BATIR/Hakaşe

Diasporik olmak evrim kuramında yeri olan uyum yeteneğinin siyaset bilimindeki ters orantılı izdüşümü sanırım...Uyamamak...Uymaya ayak sürümek...Bizim cenahta kimilerinin marifet saydığı çerkeslerin uyum yeteneğiyle değil muhalif olmak , dinazorları yokettiği söylenen dünyaya meteor çarpması olgusundan 100 tane daha gerçekleşse biz hayatta kalır ve uyum sağlarız "yeni gerçekliğe" emin olunuz...

Diasporik halk ile göçmen arasındaki fark cebren yada rızaen anayurdundan ayrılmakla ilgili ve/fakat bizim derneklerimizde gerçekleşen 21 mayıs etkinliklerini izleyen 3. bir kişi bizim cebren anayurttan ayrılan diasporik bir halk olduğumuza ikna olmakta zorlanabilir...işin geldiği nokta budur maalesef dostlar...

Durum bu olunca Nurhan Hanım'ın haklı serzenişleri ve talepleri konusunda çok da umutvar olduğumu söyleyemem...

Saygılar....

22 Mayıs 2010 Cumartesi Saat 16:47
Natxo Canberk

Ne güzel bir kelimedir 'muhalif', Nurhan Kube nin yazısına çok da yakışmış.

Ehlileşmesin hiç bir muhalif gün. Aynı fikirdeyim.,

Selamlar.

21 Mayıs 2010 Cuma Saat 21:51
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net