Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
DAHA CÜRETKAR, DAHA CESUR OLMALI; DAHA ÇOK İNİSİYATİF ALMALIYIZ!
16 Şubat 2011 Çarşamba Saat 01:45

Ama Türkiye’yi demokratikleşme iddiasında olanların tereddütleri, şövenist-gerici ideolojinin kirlerinden henüz tam olarak arınamamış olmaları ve devletin daha özgürlükçü, daha demokratik bir karakterde örgütlenmesinde çıkarı olan toplumsal grupların veya kesimlerin yeterince kararlı ve cesur olamamaları da sürecin böyle yavaş ilerlemesinin ve yaşanan kimi “gel-git”lerin nedenleri arasında sayılmalıdır.

Başlayan, ağır aksak ilerleyen bu demokratikleşme sürecini geliştirmek, olgunlaştırmak ve kurumlaştırmak; Türkiye’yi daha yaşanılabilir bir ülke haline getirmek; böyle bir Türkiye’de kendimize bir yer açabilmek bizlerin çabasına ve mücadelesine bağlıdır.

Demokratik bir Türkiye’de biz Çerkesler de yaralarımızı sarma; etnik kimliğimizi, anadilimizi ve kültürümüzü daha iyi koruma ve anavatanımızla daha sağlıklı ilişkiler kurabilme olanağına kavuşacağız.

Bunun için bizler de demokratikleşme sürecine daha aktif katılmak ve taleplerimizi dile getirmek zorundayız. Nasıl bir ülkede yaşadığımız bizim de sorunumuzdur. Ama demokratik mücadelenin bir parçası olmak, biz Çerkesleri de demokratikleştirecek, ulusal dinamiklerimizi geliştirecektir.

Önümüzdeki yıllarda bir yandan böyle demokratik mücadelenin bir bileşeni olmaya çalışmalı, demokratik hak ve özgürlüklerimizi talep etmeli; diğer yandan kurumlarımızı demokratikleştirme, ulusal birliğimizi yaratma; etnik kimliğimizi, kültürümüzü ve anadilimizi koruma-geliştirme çabalarımızı arttırmalıyız. Bunlar bir bütünün birbirinden ayrılmaz, olmazsa olmaz parçalarıdır ve biri olmadığında diğeri de eksik olacaktır.

Çerkesya Yurtseverleri,

Öncelikle kurumlarımızın üzerlerindeki ölü toprağını atmaları; kendilerine ve halkımıza güvenmeleri gerektiğini biliyoruz. Eksikleriyle fazlalarıyla bunlar bizim kurumlarımızdır; birikimimiz ve zenginliğimizdir, bizimdir!

Onların öncülüğünde veya onlarla birlikte yapılacak her etkinlik daha güçlü olacaktır, daha çok insanımızı harekete geçirecek ve daha çok ses getirecektir.

Bir Çerkes Halk Kongresi örgütleyerek, Çerkes halkının birlik ve beraberliğini tüm dünyaya göstermek; bir plan ve program çıkarıp Çerkesler olarak taleplerimizi kamuoyuna duyurmak ve sonrasında çeşitli faaliyetlerle bu taleplerimizin takipçisi olmak zor değil.

Kurumlarımızda bunu yapmak isteyen, ama halkımızı kendileri gibi „düğün-dernek“ işleriyle oyalayanların çıkardıkları engelleri aşamayan ve feodal kültürel değerlerimizin ve xabzelerimizin gereği olarak seslerini çıkaramayan onlarca, hatta yüzlerce insanımızın olduğunu biliyoruz.

Bulunduğumuz her birimde sorunun ve konunun önemini anlatmalı; tasfiyeci kliğin baskılarına direnmeli; kurumlarımızı harekete geçirmeli, bunu başaramadığımız yerde ve zamanda ise kendi gücümüze güvenmeli, gücümüzün yettiği etkinlikler örgütlemeliyiz.

Türkiye’nin demokratikleşme sürecine, yeniden örgütlenmesine bizler de Çerkesler olarak katılmalı, ama özellikle;

1-  14 Mart, “Çerkes Anadili Günü”;
2-  25 Nisan, “Çerkes Bayrağı Günü”;
3-  21 Mayıs, “Çerkes Soykırım ve Sürgünü-Ulusal Yas Günü”;
4-  13 Haziran, “Çerkesya Günü” ve
5-  1 Ağustos, “Çerkesya’ya Dönüş Günü” için gücümüzü ve sınırlarımızı zorlamalı; bu ulusal günlerimizi mutlaka halkımızın ve kamuoyunun gündemine taşımalıyız. Fazla zamanımız kalmadı!

Herşeyi yapabilecek, hatta çok şeyi yapabilecek gücümüzün olmadığını biliyoruz. Ama hiçbirşey yapamayacak kadar aciz de değiliz. Yeter ki isteyelim!

İşte 13 Mart Günü “Çerkes Hakları İnisiyatifi”nin Ankara’da düzenleyeceği miting ve yürüyüş ile Ulusal kimliğimizin tanınmasını ve Anadilde eğitim hakkımızı dile getirmeye hazırlanıyoruz. Şimdi bütün gücümüzle bu mitinge katılmalı, katılımı arttırmalı ve tek yürek-tek ses olarak haklarımızı ve taleplerimizi güçlü bir şekilde kamuoyuna anlatmalıyız. 

Keza haklı bulduğumuz bir etkinliğe, sokakta veya üniversitelerde, mesela anadilde eğitim talebi ile örgütlenmiş bir yürüyüşe veya gösteriye kendi özgün kıyafetlerimizle; bayraklarımız, döviz ve pankartlarımızla katılmalıyız. Aynı şekilde bir grev çadırını Çerkesler olarak ziyaret etmenin  bile bizleri ve taleplerimizi dünyaya tanıtmada önemi büyük olacaktır.

Daha da önemlisi Türkiye yavaş yavaş seçim sürecine giriyor. Önümüzdeki aylarda toplum daha duyarlı ve politize olacaktır. Bu bizim için de büyük bir fırsattır.

Bu süreçte Çerkesler olarak sorunlarımızı, taleplerimizi ve beklentilerimizi kamuoyuna daha güçlü anlatabiliriz. Bir mitinge katılıp bildirilerimizi dağıtmak, miting alanında bayraklarımızı açmak, hiç olmazsa sloganlarımızla varlığımızı göstermek mümkündür. Başkalarının varlığımızı farketmeleri sorunlarımızı ve taleplerimizi dinlemelerinin de önünü açacaktır.      

Seçimlerde hiçbir partiyi veya adayı körü körüne desteklememeli, bizi böyle partilerin veya adayların kuyruğuna takmak isteyen insanlarımıza ve kurumlarımıza tavır almalıyız. Seçim sürecinde önemli olan varlığımızı hissettirmek, sorunlarımızı ve taleplerimizi kamuoyuna anlatabilmektir.

Mümkünse gücümüzün yettiği, oy potansiyelimizin olduğu yerlerde yalnızca Çerkes oldukları için değil; gerçekten Çerkesleri temsil edebilecek insanlarımızı aday göstermeli, desteklemeliyiz. Eğer bunu yapamıyorsak bizleri dinleyen, duyarlı ve sorunlarımızı meclise taşıyacağı, takipçisi olacağı sözünü veren demokrat insanları da destekleyebiliriz.

Evet, kritik ve geleceğimiz için belirleyici öneme sahip bir sürece girdik. Kendimize güvenmeli, daha cüretkar, daha cesur olmalı ve bulunduğumuz; yaşadığımız her alanda daha çok inisiyatif almalıyız.

Çerkeslerin en geniş birliğini yaratmaya çalışmalı, diğer Kuzey Kafkasya Halkları ile birlikte faaliyetler örgütleyebilmeli; sınırlarını çizerek birbirimizle ve demokrat-duyarlı herkesle yardımlaşmalı, dayanışmalıyız.

Bunları yapamadığımız yerlerde ise Çerkesya Yurtseverleri olarak öne atılmaktan korkmamalıyız. İki kişi de olsak, hatta tek başımıza bile yapabileceğimiz şeyler var. Bunlar üzerinde kafa yormalı, yaratıcı olmalıyız.               

Allah yüzümüzü kara çıkarmasın ve yolumuz aydın olsun!          

 

Çerkesya Yurtseverleri


Bu haber toplam 2242 defa okundu.


Memet YEDIC

Çerkeslerin demokratik haklarını açıktan talep edecekleri bu mitingin en geniş katılımla gerçekleşmesini diliyorum. Ancak Türkiye deki bir grubun bilerek ve ısrarla ÇERKES= HERKES çarpıtmasını sizlerin yapmayacağınızı umut ediyorum. Mitingde Çerkes (Adıge) Halkının, kardeş Abhaz Halkının ve tüm ülkede yaşayan halkların demokratik ve kültürel haklarının Türkiye gündemine taşınacağı bir miting olacağına inanıyorum. Başarı dileklerimle, Saygılar sunarım.

20 Şubat 2011 Pazar Saat 23:08
SEMİH AKGÜN

"PŞINE'Nİ, BAYRAĞINI KAP VE GEL!"
Yeni sloganlardan biri bu olacak herhalde.
Bir de; "İNSAN IRKINA LAYİK HERŞEY! EVET ÇERKESLER İÇİN DE!

18 Şubat 2011 Cuma Saat 09:00
tseyilhan tuapse

Saniyorumki atalarimizin ruhlari huzurunda basimiz onumuzde olmayacak artik,,Bu heyecanin mimarlarina saygilar.

17 Şubat 2011 Perşembe Saat 09:47
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net