Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Aleksandr Ankvab’tan ABHAZ FED’e Mesaj…
28 Kasım 2011 Pazartesi Saat 23:35

Saygıdeğer Yurttaşlarım!

Abhaz Dernekleri Federasyonu Genel Kurulu’nun Saygıdeğer  Katılımcıları!

 

Bizler kaderin bir cilvesi olarak bölünmüş bir halk konumuna geldik. Bu korkunç trajediyi Kafkasya’da kan kardeşimiz olan ve Çerkes olarak adlandırılan Ubıhlar, Adıgeler, Kabardeyler de yaşadılar.

Uzak geçmişimiz kalbimizin yaralarını şimdi de kanatıyor. Ancak çağımızda yaşam, daha az karmaşık olan yeni sorunların çözümünü önümüze getiriyor.

Kader kendi yanlışlarını düzeltebiliyor, bu sayede bizlere zor sorunları çözme şansını verdi. 2008 yılının Ağustos ayında dünyanın güçlü devleti Rusya Abhazya Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanıdı ve bizim küçük ülkemizin uluslararası alanda güvenliğini sağlama garanatisi verdi. Ve bizler, yeni nesillere iyi bir gelecek yaratmak için bu tarihi fırsatı kullanmak zorundayız.

Ben önemli bir gerçeğe sizlerin dikkatinizi çekmek istiyorum. Biz, eğer Çerkes halklarının tarihindeki sorunlarla ilgili yapılan politik spekülasyonlara kendimizi kaptırırsak (içinde yer alırsak), bütün uğraşılarımız, atalarımızdan bizlere kalan mücadeleler, Abhazya’nın bağımsızlığı için Gürcistan’a karşı Abhaz halkının ve devletinin, çocuklarımız ile vermiş olduğumuz özgürlük savaşındaki tüm fedakarlıklar 

boşa gidecek.

Ben bir kez daha vurgulamak istiyorum ki, bu provokasyonlar Abhazya Devletine dost olmayan devletten, Gürcistan'dan geliyor. Muhacirlerin topraklarını işgal ederek atalarının evlerine yerleştiler, daha yakın zaman içerisinde bizim çocuklarımızı ve kardeşlerimizi öldürdüler.

Düşman aynı zamanda senin hem düşmanın olup hem de senin geçmişinle ilgili kaygı duyamaz ve senin için adil bir koruyucu olamaz. Bunu hiçbir zaman için unutmayalım

Saygıdeğer Yurttaşlarım!

Diaspora, nerede yaşıyorsa yaşasın, halkının ayrılmaz bir parçasıdır. Tarihsel vatanına karşı, vatanda yaşayanlarla aynı yükümlülüklere sahiptir. Bunlar, geleneklerini, ana dilini ve ulusal kültürünü özenle  korumaktır. Diasporadaki kardeşlerimiz, deniz ve karaları aşarak vatanlarının özgürlüğü için mücadele ettiler.

Zamanın değiştiği ve bizim müttefikimiz olduğu şu anda kim bağımsız, demokratik Abhazya Devletinin inşasına yardım etmek istiyorsa, bu sürece daha güçlü katkı vermekle yükümlüdür.

Son yıllarda, anavatan ile Diaspora arasındaki temaslar yoğunlaştı, özellikle genç nesil diaspora temsilcileri daha sık bir biçimde Abhazya’yı ziyaret ediyorlar. Zor ekonomik koşullar yaşanmasına rağmen hükümetimiz, geriye dönen yurttaşlarımızın uyum koşullarının sağlanması ve ücretsiz konut temini için teşvik çalışmalarını sürdürüyor ve gençler için eğitim ve kültür projelerinin uygulanmasına destek veriyor. Ancak, yapılan bu çalışmaların yetersiz olduğunu itiraf etmek zorundayız.

Diaspora iş dünyasının Abhazya ekonomisinin canlanması için daha aktif katılımı gereklidir. Bu bizim devletimiz ve ülkemiz ile bildiğimiz gelişmeler sonucunda sizin için ikinci bir vatan olan ülke devletleri arasında ticari-ekonomik ilişkilerin gelişimine yardımcı olacaktır.

Buna karşılık olarak hükümetimiz, konuyla ilgili durumların iyileştirilmesi için ne tür önlemlerin  alınması gerektiğinin bilincindedir.

Değerli Soydaşlarım!

Abhazya devletinin gelişimi için birlikte çalışmamızın ve beraberliğimizin öneminin bilincinde olarak; diaspora tarafından getirilecek her türlü faydalı öneriyi, yukarıda sizlere sunduğum düşünceler ile uyum sağlayacak ise, devlet başkanlığı, hükümet, parlamento ve tüm kamu kuruluşları olarak destekleyeceğimizin sözünü veriyorum.

Halkımızın Birliği ve Abhazya Cumhuriyeti’nin çıkarlarını korumak hepimiz için öncelikli olmalıdır!

Genel kurulun organizatör ve katılımcılarına bu zorlu çalışmalarında başarılar diliyorum

Saygılarımla.

Abhazya Cumhuriyeti Devlet Başkanı Aleksandr Ankvab

Suhum, 25 Kasım 2011.


Bu haber toplam 2771 defa okundu.


hapi cevdet yıldız

Abhazya Devlet Başkanı Sayın Aleksandr Ankvab, Abhaz Kongresi’ne gönderdiği başarı mesajında, maalesef bazı Rus politik merkezlerini anımsatıcı bir üslûp kullanıyor, özetle, ‘bölünmüş bir halk’ konumuna düştük, ‘korkunç bir trajedi’ yaşadık, aynı trajediyi ‘kan kardeşimiz olan ve Çerkes olarak adlandırılan Ubıhlar,Adıgeler,Kabardeyler de yaşadılar’ diyor.

Bizler ‘Çerkes halklarının tarihindeki sorunlarla ilgili sürdürülen politik spekülasyonlar içinde yer almamalıyız’ yoksa Abhaz halkının Gürcistan’a karşı vermiş olduğu özgürlük savaşı amacına ulaşmamış,boşa gitmiş olur’.
Abhaz karşıtı provokasyonlar Gürcistan’dan geliyor, Gürcüler Abhaz muhacirlerin topraklarına ve evlerine yerleştiler. Daha yakın zamanlarda (- 1990’larda olmalı- ) çocuklarımızı ve kardeşlerimizi öldürdüler.
Halkımızın birliği ve Abhazya Cumhuriyeti’nin çıkarlarını korumak hepimiz için öncelikli olmalıdır!
Şimdi Sayın Başkan’ın söylediklerinin bazılarını özetle inceleyelim:
1. 1864 ve 1876 da Adıge ve Abhazlar, sonucu bakımından farksız olan birer trajedi yaşadılar , ama bu sonucun nedenleri ve boyutları farklıdır. Adıgeler bağımsızlıkları için bir başlarına sonuna değin çarpıştılar, kıyıma uğradılar ve % 95 oranında yurtlarından oldular. Özetle soykırım, etnik temizlik ve toplu sürgüne uğradılar.
Abhazların Müslüman kesimi, 1876 da gerçekleşen Osmanlı istilâsına destek verdi, kendi devletine karşı ayaklandı, istilacılar yenilip kaçınca, Abhazlar da onlarla birlikte Abhazyayı terk ettiler. Şimdi bunun acısını yaşıyorlar. Buna karşılık Ortodoks Hıristiyan Abhazlar (- ki Ankvab da Hıristiyan kesimdendir- ) Ruslardan yana bir tutum takındı, ayaklanmada yer almadı ve o sayede Abhazya ayakta kalmayı başardı.
2. Adıge ve Çerkes, eş anlamlıdır. Ankvab'ın sözlerinde bir bilgi kirliliği var. ‘Ubıh, Adıge ve Kabardeyler’ Çerkes adı altında tanınan halklar imişler.Öyle bir imaj yaratmaya çalışıyor. Yanlış. Ubıh ve Kabardey de, Adıge (Çerkes) kimliği (şemsiyesi) altında yer alıyor.
RF resmi terminolojisine göre, Adıge ya da Çerkes halkları ‘Adıge’, ‘Çerkes’, ‘Kabardey’ ve ‘Şapsığlar’dır. Vıbıhlar dahil diğer Adıgeler idari ve politik anlamda bu tanıma dahil değildir. Onlar dil, tarih ve etnografik incelemelerde ele alınırlar.
3. Bizler ‘Çerkes halklarının tarihindeki sorunlarla ilgili sürdürülen politik spekülasyonlar içinde yer almamalıyız’, diyor Sayın Başkan.
Bunun Türkçesi nedir? 1860’larda uygulanan Çerkes Soykırımı, etnik temizliği ve sürgünü olayları birer politik spekülasyondur, bizi ilgilendirmez, demeye getiriyor .Yani bunlar birer kurgu ve asılsız şeylermiş. Ruslar da öyle diyorlar, onlara göre Çerkeslere soykırım, etnik temizlik ve toplu sürgün uygulanmamış. Çerkesler kendi istekleriyle, tercihte bulunarak Türkiyeye göç etmişler imiş.
Sayın Ankvab, Abhazlara, Çerkes Soykırımı programları ve çalışmaları içinde yer almayınız demeye getiriyor. Çünkü efendi Rus öyle istiyor.
4. Gürcüler Abhazların boşalttıkları yerlere ve evlere yerleşmişler, diyor. Sadece Gürcüler mi, Rus yok muymuş? Bunda şaşacak ne var? Türkiyede Ermeni ve Rumların boşalttığı evlere Türkler yerleşmediler mi? Adıgelerin boşalttığı Abzah evlerine de Kazaklar ve Ruslar yerleşmediler mi? Önemli olan, bu tür sürme ve yerleştirmeler kimler tarafından yürütülüyor, asıl ona bakmak gerekir. Tetikçiden çok azmettirici önemli.
Boşluk bırakırsan elbette doldurulur. 1870 lerde Abhazlar gibi Gürcüler de Rus egemenliği altındaydı. Yani politik sorumluluk tamamen Ruslara (Rus makamlarına) aittir.
5. 1990 larda savaş oldu, Abhaz nüfusu asker ve sivil kayıplar yaşadı, Gürcüler de etnik temizlik ve toplu sürgüne uğradı.
Önemli olanı yaraları sarmaya,Abhaz- Gürcü anlaşmazlığını barışçı yöntemlerle çözmeye çalışmaktır.
Saygılarımla.

29 Kasım 2011 Salı Saat 15:22
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net