Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
SURİYE’DE YAŞAYAN ÇERKESLERİN VATANI, ÇERKESYA’DIR!
15 Ocak 2012 Pazar Saat 05:33

Çerkes ( Adıge ) kamuoyuna,

Bir süredir, Suriye’de yaşananlarla ve Suriye’de yaşayan Çerkeslerin durumuyla ilgili sizleri bilgilendirmeye çalışıyoruz. Hepimizin bildiği gibi, Suriye’deki çatışmalar her geçen gün yayılıp, bir “iç savaşa” dönüşürken, bu durum, başlangıçta “tarafsız” kalmaya çalışan Çerkesleri de taraf olmaya zorluyor.

Ama Suriye’de yaşayan Çerkesler, “Esad taraftarı” veya “Esad muhalifi” olmak ve kimseye birşey ispatlamak zorunda değiller. 50 yıldır yaşadıkları bu ülkeye yeterince hizmet ettiler; ekmeklerini alın terleriyle kazandılar ve gerektiğinde de onu düşmanlarına karşı canları ve kanları pahasına savundular. Yani, kimseye bir borçları yok.

Her devletin, her gücün ve herkesin kendi oyununu oynadığı bu savaş da, zaten bizim savaşımız değil, bu nedenle taraf olmak zorunda değiliz. Daha doğrusu, bir üçüncü yol daha var: Ulusal çıkarlarımızdan yana taraf olmak, “anavatanımıza dönüş yapmak” ve bu fırsatı Suriye’den mümkün olduğunca çok soydaşımızın anavatana dönmesi için kullanmak!

Şartlar, ve hem uluslararası yasalar hem de RF Anayasası bize bu hakkı tanıyor. Bundan sonrası bize; bizim çabalarımıza ve samimiyetimize kalmış.

Saf olmayalım: Suriye’de herkes kendi oyununu oynuyor ve bizi peşinden sürüklemeye çalışıyor. Çerkesya’da demografinin Çerkeslerin lehine değişmesini istemeyen RF, Suriye’de bir rejim değişikliğine karşı çıkıyor, “kadim dostu” Esad’ı destekliyor ve Çerkesleri de bu yönde etkilemeye çalışıyor.

Denetimi altındaki insanlar eliyle aylarca sorunu küçümsememizi sağlamıştı; şimdi de “iltica hakkı bireyseldir, toplu başvuru yapılamaz” gibi bir gerekçe ile soydaşlarımızın Anavatana dönmek için yaptıkları başvuruları reddettiği söyleniyor. Ama bu bilgi doğru olmasa bile, eğer samimi olsaydı çoktan harekete geçmiş olması gerekirdi.

Çünkü, 169 No’lu Uluslararası İş Organizasyonu Sözleşmesi’nin 1. maddesinin (b) bendine ve “Rusya Federasyonu’nun yurt dışındaki soydaşlara ilişkin devlet politikası” konulu 24.05.1999 tarihli 99-F3 No’lu Federal Yasa’ya göre, Rusya Federasyonu yönetiminin Suriye’deki duruma müdahale etmesi, soydaşlarının güvenliğini sağlaması veya tahliye etmesi gerekiyor. Bunun için özel bir başvurunun yapılması bile gerekmiyor.

Bu madde, savaş veya iç savaş durumunda, Çerkeslerin başka hiçbir gerekçe veya dayanak aramadan anavatanımıza getirilmelerinin yasal zeminidir. Ki, RF, savaş başlamadan kısa bir süre önce, bu yasaya dayanarak 653 vatandaşını Libya’dan tahliye etmiştir.

Türkiye, bütün “Arap Devrimleri”nde olduğu gibi, Suriye’de de rejimin değişmesi için çaba gösteriyor. Muhalif güçleri destekliyor. Artık açık oynuyor: Esad muhaliflerini örgütlüyor, silahlandırıyor. Ve şimdi bir “uçuşa yasak bölge” ilan ettirebilmek için “kitle hareketleri” örgütlemeye başladı.

Bazılarının, RF’nun çıkardığı engeller nedeniyle, ara bir çözüm gibi  sundukları “Çerkeslerin Türkiye’ye getirilmeleri” önerisi ya işbirlikçiliktir, ya da tuzağı görememek; Çerkeslerin, Suriye’de “uçuşa yasak bölge” ilan edilebilmesi için gerekli bir kitle olarak kullanması oyununa alet olmak.

Çerkesler ( Adıgeler ),

Kurumlarımız ve örgütlerimiz aylarca Suriye’deki soruna gözlerini kapadılar. Kamuoyuna, “kaygı duyacak bir şey yok“ mesajları vererek “yatıştırma” politikası izlediler. Hala da bu tavırlarını değiştirmiş değiller ve kamuoyunu yanıltmaya devam ediyorlar. Halbuki Suriye’de hiçbir şey yolunda gitmiyor, soydaşlarımız için kaygı duymamızı gerektirecek yeterince neden var! Ve hem RF hem de Türkiye, Çerkesleri, kurumlarımız eliyle, kendi politikalarına alet etmeye çalışıyorlar .

Yani, eğer biz birbirimize ve geleceğimize sahip çıkmazsak, kimse bizim için birşey yapmayacaktır. İşte, kendi sorunları söz konusu olduğunda yeri göğü inletip, vatan-millet ve kardeşlik edebiyatı yapanların, Kafkasya’yı kurtarmak isteyenlerin hiçbirinden bir ses çıkmıyor.

Tam tersine, böylesine önemli bir sorun yaşanır ve önümüze binlerce Çerkesi anavatanımıza yerleştirme fırsatı çıkmışken; hala “Anayasa” veya yeri-zamanı: hiçbir şeyi belli olmayan bir “Kayseri Mitingi” tartışmalarına boğulmuş durumdalar. Ya bilerek gündemi değiştiriyorlar; ya da gündemi değiştirmek isteyenlerin oyunlarına alet oluyorlar.   

Halbuki bugün öncelikli görevimiz, Suriye’de yaşayan Çerkesler için kaygı duymak ve onların anavatanımıza dönüşlerini sağlamak için elimizden geleni yapmak olmalıdır. Miting yapmak isteyenler, buna gücü olanlar önce Suriye’de yaşayan Çerkesler için harekete geçmeliler.

Herkesi bu konuda daha duyarlı olmaya, Suriye’de yaşayan Çerkeslerle dayanışmaya ve yapabileceklerinin azamisini yapmaya çağırıyoruz.

Yaşasın Çerkes Kalma Mücadelemiz!
Yaşasın Çerkesya!

Çerkesya Yurtseverleri

 


Bu haber toplam 2585 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net