Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Awtle Laşin
Başka Dilde Aşk...
14 Şubat 2011 Pazartesi Saat 15:30

Kolay mı?

Aşık olmak kolay mıdır? Birine yüreğini açmak, içten sevebilmek... Hiç bir şey ummadan birini beklentisiz sevebilmek?

Hele bir Adıge iseniz, işiniz gerçekten çok zor.

Bir Çerkes’i sevmek, Çerkes halkına aşık olmaktır. Asil duruşlarına hayran kalmaktır.

Bir Çerkes kızı olarak kendimi çok şanslı görüyorum. Khafe dinlerken ela gözleri dolan, Şeşen’de yerinde duramayan, vatanının Adıge Xeku olduğunun bilincinde olan, benden daha iyi anadilini konuşan, kültürel anlamda benim gibi mücadele veren bir kaşenim var.

Alçak sesle konuşan, beni kırmamak ve kaybetmemek için aklından geçen sözcükleri özenle seçen, “Seni Seviyorum” cümlesini kendisinden sadece bir kez duyduğum; ama beni sevdiğine inandığım, çekingen gerçek bir sevdiğim var.

En iyi arkadaşım, dostum, dert ortağım, aşık olduğum, elini çok nadiren tuttuğum/tutabildiğim, konuşurken gözlerinin içine bakamadığım bir Çerkes sevdiğim var. 

İlgilenmiyormuş gibi gözüken, ama en ufak bir olayda beni savunan,  sırtımı sıvazlayan, gözleri üzerimde olan bir sevdiğim var.

Bizi birbirimize bağlayan nedir? Ortak kaderimiz mi? Yoksa kan mı çekiyor acaba bizi? Hiç bir fikrim yok. Oluverdi işte. Benim bir suçum günahım yok. Kızmayınız bana. Ben başlatmadım vallahi billahi…

Ben onun ismini ağzımda tarçın kokulu bir akide şekeri gibi tutuyorum, damağımda, ruhumda. 

 “Wimakhe şşaber zızexesexım lheşew sıxeguş’üç’ı”

Sevmek kolay mı?

Çerkes sevmek, Çerkesce’yi sevmek, karşındakini Çerkesce sevebilmek ne güzel bir duygu.

Sevda “Ç’ale”ye düşer, hasret “Pşaşe”ye.

Aşkın kelamı yoktur bizde, sevgimiz zor dile getirilir. Kızınızı övemezsiniz, oğlunuzu sözle sevemezsiniz. Biz uzaktan severiz birbirimizi.  Ürkek, çekingen bakışlarımız anlatır herşeyi.

“Ş’üı lheğum yik’uaç’e, maş’om nahi nah lheş, maş’om wunesımı  wıstışt!”

Sevgi ateştir, ateşe dokunursanız yanarsınız.

Kendi kültürümden birini seçtim. Çünkü ben yok olmak üzere olan bir milletin ferdiyim.  Milletimin tarihe amansız direnişinin, yılmayışının farkındayım.

Farklı kültürden biriyle gemiyi yürütemeyeceğimi biliyorum. Farklı frekanslarda olacağımızı tahmin ediyorum. Evliliğimde, kültürel farklılıkların da kendisini hissettireceğinden eminim. Bu durumun benim  giyimim-kuşamımdan mutfak kültürüme, olaylara karşı yaklaşım tarzıma, evin içinde aldığım sorumluluktan ve rolden tutun da çocuklarıma koyacağım isme kadar farklılık gösterecektir.

Her ne kadar karşı taraf benim kültürüme saygılı olsa da, ben ileride doğacak çocuğumun/çocuklarımın salt Çerkes kültürüyle yetişmesini istiyorum. Kaybedecek vaktin olmadığını düşünüyorum. Karşı tarafı ezip, onun kültürünü yok saymak da yakışık olmaz.

Atalarım Çerkesya’dan “Pşıne” ile çıkmışlar, ben de yine “Pşıne” ile geri dönmek istiyorum ve biliyorum ki Çerkeslik anlık bir şey değildir, bir ömür boyu sürecektir; yaşanacaktır.

Burada biz bayanlara da önemli sorumluluklar düşüyor. Bizler hep pasif durumda kalmak zorunda da değiliz. Hatta artık ulusal mücadeleye geri hizmette değil, ön saflarda destek vermek zorundayız. Asırlara dayanmış bir vatan hasreti varken yüreğimizde ve yok olmanın eşine gelmişsek sadece düğün-dernekle vakit geçirmek bize yakışmaz. Ve artık biz de Schamis Abi’nin dediği gibi, “Biz haklıyız ve haklı davamızdan asla vazgeçmeyeceğiz!” demeliyiz.

“Tızekhotme tlheş nıbceğuxer...”

Aşk olsun Çerkesler, aşk olsun size!

Zorlukların içerisinde de olsa mutlu kalabilmeyi başarmanız dileğimle...

Sevgiyle kalın




Bu yazıya yorum eklenmemiştir.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net