Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şoqul Kürşat
Yöntem ve Siyaset – 1
20 Nisan 2011 Çarşamba Saat 20:57

Çerkesler (Adıgeler) genellikle içinde bulundukları topluma adaptasyon sorunu yaşamayan ve vatandaşlık bakımından uyumlu bir halk olarak bilinir ve doğrudur da, bunda binlerce yıllık medeni gelenekleri barındırıyor olmalarının büyük payı var. Burada klişe bir şekilde bu durumu eleştirmeyeceğim, zira içinde bulunulan topluma adaptasyon bir gereksinimdir. Yine klişe olarak asimilasyona atıfta da bulunmuyorum esasen. 

Şuan işlemekte olan süreçler üzerinden bir değerlendirme yapıp siyaset açısından Çerkeslerin kabiliyetini sorgulamamız gerekiyor. Çerkeslerin siyaset geliştirme, politik davranma konusunda yetersizlikleri var ve bu yetersizlik ulus olma bilincini sekteye uğratan temel sorunlardan birisi. Toplumumuz içinde karar mekanizmalarının tutarsızlığından, kurumlarımızın yetersizliğinden veya çok parçalanmışlığından yakınıyoruz ancak bu yakındığımız konularda toplumumuz ne kadar bilinçli bu da ayrı bir vakıa. Nitekim az önce belirttiğim gibi toplumumuzun karakteristiğinde yetersizlik arzeden siyaset kabiliyeti ve her bireyin kendini baş veya önder gören kalıtsal tavrının bilinçlenmenin neresinde duruyor olduğu irdelendiğinde toplumun bizatihi kendi bilinçsizliğini ortaya çıkarır ve ondan çıkan mekanizma ve kurumların aslında onun bir aynası olduğu gerçeğiyle karşı karşıya geliriz. Bilinç ile anlatmak istediğim toplumun kültürünü ve hatta milli benliğini tanıması ve yaşatması değil, farklı bir eksende olan siyaset kabiliyetidir. İnsan yaşamak için yemek ve içmek zorundadır ama ona nasıl ulaşması gerektiğini de bilmelidir. Ulaşmanın yolları değişebilir ancak uygun bir yol bulmazsanız hep tehlikedesiniz demektir. İşte siyaset kabiliyeti toplumumuzun ve hatta bireylerin bu ihtiyaçlara ulaşmakta tutarlılık ve istikrar düzeyini ortaya çıkarmakta. 1500lü yılları veya şuanki Çerkesya toprakları üzerindeki siyasi dinamizmi irdelemeyeceğim. Diaspora olarak diasporadaki yapının ve toplumun niteliklerine bir gönderme yapıyorum aslında. 

Ben siyaseti duruma göre manevra kabiliyetine sahip olmak ve bütünlük içinde uygun tavır geliştirebilmek olarak tanımlarım genellikle. Elbetteki siyasetin kişisel düzeyde de etkinliği vardır ancak burada önemli olan toplumsal siyasettir ve toplumun bu siyasi iradeye ayak uydurabilmesidir. Ancak yukarıda da bahsettiğim şekilde toplumumuzun kalıtsal olan bir sorunu var; toplumsal uyum. Toplumumuz bireyler olarak ele aldığımızda mantık çerçevesinde hareket eder, en azından kendi doğruları çerçevesinde doğru veya yanlış bol bol mantıksal tartışmalara meyyaldir. Gerçi hep küskünlük ve bölünmüşlük konusundan şikayetçiyiz ama günümüz dünyasının getirdiği çok kutupluluk ve özgür düşünceli sistemin getirdiği etkileri görmezden gelmemek gerekiyor. Zira artık herkesin pek çok konuda farklı düşüncelere sahip olması kaçınılmazdır. Ancak kişisel farklılaşmalar olsa bile toplumun toplumsal faydalar ve uluslararası gerçekler kapsamında bazı eğimlere uymalıdır. Tam da burada toplumsal faydaları tanımlamada bireyler arasındaki farklılıklar daha da keskinleşmekte ve bölünmüşlük belki de bir nevi burada ortaya çıkmakta. Uluslararası ve reel gerçeklikleri bu noktada topluma doğru enjekte etmek gerekiyor. Çünkü toplumun bu uzun veya orta vadeli toplumsal faydaları algılamasında bireysel bir kargaşa yaşanmakta. Özeleştiri yaparsak bu noktada bizim de kusursuz bir siyasi strateji güttüğümüzü belki söyleyemeyebiliriz ancak doğru ve en etkin siyaset yaptığımız bir gerçektir. 

Güçlü bir siyasi irade ortaya koymak için psikoloji ile sosyolojiyi iyi kullanmak gerektiğine de inanıyorum. Bireysel kargaşayı en aza indirip toplumsal faydayı en geniş temele anlatabilmek ve yönlendirebilmek için bu kabiliyete de sahip olmanız gerekir. Bugün için diasporamızda üç dört farklı görüşte genele yayılmış düşünce farklılıkları olduğunu kabul edersek öncelikle şunu farketmeliyiz; bu farklılıklar içinde toplumumuzun bireyleri bu farklılıklarının gerçekten farkında mıdır. Farklılıklardan kastım tabiki stratejik yönelimler. Bunu kamuoyumuzu dikkatli izleyen birisi rahatlıkla farkedebilir, mantık zeminli tartışmalarımız olmasına karşın birbirini gerçekten anlamayan veya farklılıklarını duygularında yansıtan bireyler görürsünüz. Bireyler kendi manevra kabiliyetlerini kullanmakta çünkü en kolayı budur, bu da bir tarafa veya bir düşünce katmanına veya kümesine organik veya gönüllü bağlanmama tavrı sergilemelerine neden olmaktadır. Çünkü bahsettiğim bu üç-dört farklı genel görüşe sahip gruplarımız yukarıda bahsettiğim siyasi manevra kabiliyetlerine sahip olamamıştır, toplumu da bu yönde bilinçlendirememiştir. 

Son zamanlarda toplumumuz acemi olduğu meeting kültürünü de deneyimlemeye başlamıştır. Bu bir kazanımdır aslında ve ben de bu meetinglere destek verilmesi gerektiğine inanıyorum. Ancak toplumumuz hem kendi içinde hem de dışa dönük siyaset geliştirebilme kabiliyetini henüz tam edinmediğinden bireysel kargaşalar devam etmektedir. Burada biz bir formül öne sürüp bazı gerçekleri dile getirdiğimizde farklı görüşlere sahip gruplarımızda aslında başlarda düzeyli siyasetten nasıl uzak olduğumuzu da gördük. Ancak zamanla bizimle birlikte karşı siyaset de olgunlaşmaya başladı ve hatta siyaset geliştirme kabiliyeti doğmaya başladı diyebiliriz. Bireylerimiz de daha dirayetli ve daha farkında olarak katılım sağlamalılar bu oluşum ve aktivitelere. Bugün toplum olarak neye karşı durduğumuzu veya neyi savunduğumuzu bireysel olarak iyi algılayamazsak çelişkilerimiz yakamızı bir türlü bırakmayacaktır. Toplumsal olarak da, yukarıda da söylediğim gibi, yöntemle siyaseti karıştırmamak gerek. Yöntem belirli bir hedef için araçlarımız ve onları kullanma biçimimizdir, siyaset ise duruşumuz ve manevra kabiliyetimizdir ancak asla küsmek veya kaçmak değildir, gerektiğinde bireysel siyaset ile kümülatif siyaseti yönlendirebilmektir siyasi kabiliyet.




MUHARBİY Zafer-Konya

Genç kardeşim Kürşat, Yöntem ve Siyaset 1 yazını dikkatle okudum.
Yazı dilini biraz teorik bulsam da konu itibarıyla iyi işlenmiş bir makale.
Çerkesyada düşünen, siyaset öneren genç insanların olması sevşndirici. Kolay gelsin sevgili kardeşim.

28 Nisan 2011 Perşembe Saat 14:38
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net