Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şoqul Kürşat
Адыгэ Хэку - Çerkesya (1)
27 Eylül 2011 Salı Saat 00:05

Eylül ayı başında vatanımı  ilk ziyaretim nedeniyle Adıge Heku (Çerkesya) olmasını istedim. Anavatanı ziyaret edip gözlemlerini aktaran diasporalılar gibi ben de gözlemlerimi aktarmak istiyorum elbette. Adıgey bir şiir gibi, havasını hemen seziyorsunuz, orası sizin atalarınızın, sizin insanlarınızın toprakları. Hani diasporada da olsa içinden çıktığımız Adıge khuajeleri (köy) gibi, orayı tekrar ziyaret ettiğinizde kendinizden olan bir atmosferi solursunuz, işte öyle birşey. Ama Çerkesya bu atmosferin orjinali işte. 

Çerkesya'yı daha iyi tanımamız, Çerkesya'daki soydaşlarımızı daha çok tanımamız ve ilişkilerimizi artırmamız gerektiğini söylüyorduk, bunun ne kadar önemli olduğunu görünce bir kez daha anlıyorsunuz. Diasporamızın Çerkesya'dan ve hatta genelde Kafkaslardan nasıl bihaber olduğunu rahatlıkla fark ediyorsunuz. Tarihimiz, atalarımız, şimdi ulusunu ayakta tutmaya çalışan insanlarımız, geleceğimiz, düşlerimiz hepsi Çerkesya'da ve bizleri bekliyor. 

Bugüne kadar biz artık ulusal bilince ulaşmalıyız, gerçek bir vatanımız olduğunun farkına varmalıyız ve odağımızı Çerkesya'ya çevirmeliyiz dedik durduk. Artık biliyoruz ki tüm muhalefet gösterenlere ve içini boşaltmaya çalışmalarına rağmen artık Çerkes ve Çerkesya (Адыгэ ve Адыгэ Хэку) toplum tarafından ayırt edilecek düzeyde bilindi, bilmemezlikten gelenlerin gözünün içine sokuldu, içi boşaltılamayacak kadar sağlam bir zemine oturdu. 

Vatan Çerkesya'yı gördükten sonra insan daha bir gerçekçi düşünüyor ve anlıyor, bu az sayıdaki insan Çerkesya'yı sürgünden bu yana ayakta tuttu, tüm eksiklerine rağmen Çerkesya onlar sayesinde halen yaşamakta ama hep diken üstünde. Artık diaspora olarak eğri oturup doğru konuşmalıyız. Çerkesya'yı güçlü kılmanın, hakettiği yere gelmesinin, hakkı olanı almasının zamanı yaklaşmakta olduğunu söylüyoruz. Diasporanın durumu içler acısı; malesef diasporadaki bu kalabalık Çerkes nüfusunun küçük bir oranı bu bilinçte ve Çerkesya'nın geleceğini umursuyor. Çerkesya'ya yabancılaşmış, hatta Çerkes gündemine yabancılaşmış, başka toplumlar nasıl kendi uluslarını bir güç olarak dünyada görmek istiyorlarsa malesef Çerkes diasporası bu bilinçten mahrum kalmış. Çerkes (Adıge) ulusunun da bu dünyada bir güç olması için elinden geleni yapması gerekiyor her bilinçli Çerkesin. 

Eğri oturup doğru konuşalım dedik. Bazen Çerkesya'yı ziyarete gidip orası hakkında olumsuz yorumlarda bulunanlar, eleştirenleri de görüyoruz diasporadan. Bunlar bazen çok acımasız ve doğru olmayan eleştiriler olabiliyor. Bu tamamen diasporada içinde bulunulan topluma asimile olmuş düşünce yapısının bir yansımasından başka birşey değil. Çerkesya'da yaşayan Adıge halkı da bir insan topluluğu, elbetteki yanlış şeyler görebilirsiniz, yanlış uygulamalara şahit olabilirsiniz ama o insanları bu kadar kolay eleştirmeye kimsenin hakkı yoktur. Bunun altını özellikle çiziyorum. Efendim neymiş Ruslaşmışlar, yaşam tarzları kendilerine uymuyormuş, bazı şeyleri farklı algılıyorlarmış. Bu tarz eleştiriler aslında çok düşük zaviyeden çamur atma işidir. Bunlar Çerkesya'yı diasporaya doğru anlatamayan, bir ideali olmayanların, diaspora toplumunda erimişlerin lokal takıntılarıdır. İnsan topluluklarındaki ayrıntıları güzellikler olarak değil de kendine benzetme hastalığından kaynaklanmaktadır. Bu da malesef en çok, içinde yaşadıkları toplumun ruhsal sorunlarını kapmış Türkiye'li Çerkes'lerde görülmekte. Diasporada ulus olma düşüncesi ile bilinçlenirken bir çok sorun gibi bu tür sorunlarımızdan da arınmalıyız. Kişisel olarak da kendimizi rehabilite etmeyi başarmalıyız. 

Çerkesya'da, mesela Adıgey'de az sayıda Adıge'nin Adıgey ülkesini günümüzde halen yaşatıyor olması bile bizim için bir başarıdır. Ama bunun yanında Çerkes (Adıge) kültürünün, edebiyatının, sanatının bugün halen gerçek mayasıyla yaşaması da yine Çerkesya'daki Çerkeslerin sayesindedir. Bunları da görmemiz gerekiyor. Ama onların yani bizim halen Çerkesya'da nüfus sorunu var. Tarihsel Çerkesya topraklarında Çerkes (Adıge) ulusunu tekrar yükseltmek ve bunu hızlandırmak için bize ihtiyaçları var. Bunu görmezden gelemeyiz. Diasporada 3-4 milyon (herne kadarsa) Çerkes yaşıyor ise bunun bir şekilde vatan Çerkesya'ya geri dönüşümü sağlaması gerekiyor. Bu dönüşümün farklı biçimleri olabilir ama bir şekilde olmalı. Bunun için vatanı daha iyi anlamaya başlamanın zamanı geldi de geçiyor. Bu çalışmalar, nitelikli ve imkanı olanların Çerkesya’ya geri dönüşü olabileceği gibi kültürümüzün ve edebiyatımızın güçlendirilmesi ve geliştirilmesine veya değişik organizasyonel çalışmalara katılım sağlayarak diasporanın bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesine katkı sağlayarak bu amaca hizmet edilebilir. Öyle veya böyle Çerkesya bilinçli ve bu uğurda hedefler edinmiş insanlara ihtiyaç duymaktadır. 

***

Anavatanda insanlarımız genel olarak biz diasporadakilere göre daha bilinçli açıkçası. Nedenleri ne olursa olsun, bir ulus olduklarının farkındalar ve halk olarak kabile toplumu olmanın ötesine geçmiş durumdalar. Ama kişisel düzeyde asimilasyonlar ve farklı yönelimler elbette olmuyor değil. Ancak genel olarak toplum daha bilinçli ve diasporanın desteğini bekliyor. Diasporanın asalaklarını kastetmiyorum tabi, gerçekten ulusal bilinçle destek olacaklar destek olsunlar, asalaklar ve hedef saptırıcılar mümkünse kimseye gölge etmesinler. Çerkesya’yı ve mevcut durumu anlamak için gidip görmek gerekiyor. Ayrıca Çerkesya’nın değerli insanlarını da tanımak gerekiyor. Sanatçılarını, edebiyatçılarını, Meşbaş’e İshak’ları, Şhalaho Abu’ları, Tsipine Aslan’ları tanıması gerekiyor, kitaplarını okuması, Adıge edebiyatını, sanatını kaynağından takip etmeleri ve değerlerini bilmeleri gerekiyor. 

Peki Çerkesya’da hiç mi olumsuzluk yok, elbette var ama olumsuzluk nerede yokki? Bizim odaklanmamız gereken de bizim olana sahip çıkmak onu güçlü kılmaktır. Bu bakımdan ülküsü Çerkesya olmayanlar gölge etmesin başka ihsan istemez deyip Çerkesya’yı anlamak isteyenleri ve anlayıp birşeyler yapmak isteyenleri de her zaman teşvik etmek bizim görevimiz olacaktır. Bizim olan ve tarihte gecikmiş de olsa artık hak ettiği yeri alacak bir Çerkesya (Адыгэ Хэку) ‘dan bahsediyorum. Bunun yanında olumsuzlukları görüp bunları anavatanı küçük düşürmek için kullanmak isteyenlerin de iyi niyetli olmadıklarını hatırlatıp asıl yapılması gerekenin Çerkesya için daha fazla olumlu düşünmek olacağını bilmemiz gerekir. 

Daha önceki yazılarımda da bahsettiğim gibi diaspora sadece Çerkesya’yı değil Kafkaslar genelinde bulunan hiçbir halkı gerçek anlamda tanımıyor, orada neler oluyor hangi halklarla ne tür ilişkilerimiz var bunlar bilinmiyor. Kendi evinin önünü temizlemekten aciz diaspora kurumları ve sosyal gruplarının diasporayı bir de bu yönden yanlış yönlendirmeleri de sözkonusu olabiliyor. Ama genel bir Kafkaslar bakışından ziyade öncelikle adım adım kendi ulusal varlığımızı anlamamız ve genel dirayetimizi bunun üzerine bina etmemiz gerekiyor ki yanlış yönlendirmeleri bertaraf edebilelim. 

Diaspora için çok mu ağır konuşuyorum? Evet malesef durum böyle, özeleştiri yapıp ne uğruna konuştuğumuzu anlamak için gidip anavatanı görmek, bilinçli bir şekilde gözlemlemek gerekiyor. Henüz dönerken Krasnodar havaalanında yaşadığım küçük anıyı da paylaşayım. Havaalanı bekleme salonunda Türkiye’den bir Türk genci ile karşılaştık. Genç adam bize kulak misafiri olmuş ve Çerkes olduğumuzu anlamıştı. Sohbetimize iştirak etmek istediği konuşurken sırıtmasından belliydi. Kendisinden bahsetti, nereye ne amaçla geldiğini anlattı. Karslı bir genç adam, internette tanıştığı Adıgey’li Adıge bir kız için Adıgey’e gelmiş. Türkiye’de bulunduğu ortamda da tanıdığı Çerkesler varmış ve Türkiye’li Çerkes’leri de genel olarak iyi gözlemlemiş. Biz Türkiye’deki Çerkes’lerin asimile olduğundan bahsederken o bile bize hak vererek dedi ki: “Ben de kendilerine diyorum, siz nasıl Çerkessiniz, Çerkesliği böyle mi temsil ediyorsunuz” diyerek ekledi. “Daha çok ideolojik söylemlerle kendilerini ifade ediyorlar”. Bu genç Türk arkadaşımız bile diasporamızı bakın ne güzel anlamış. Şimdi bunu okuyan gençlerimiz utanırlar mı bilmem? Hangi tarafından bakıp utanacaklar onu da bilmiyorum. Elin adamının anavatandaki kızlarımıza sarkıntılık etmelerinden mi utansınlar, kendilerini çözmüş olan farklı kültürden birinin söylediklerinin doğruluğuna mı utansınlar? Elin adamı bir basit amacı için onca yolu alıp bir irade gösterebiliyor, ama bizim çok bilmiş diasporamız bırakın böyle bir amacı anavatanına sahip çıkmak için dahi tüm umursamazlığı ve tembelliğiyle yaşamaya devam ediyor. Genel durumdan bahsediyorum, istisnaları kastetmiyorum. Lütfen daha duyarlı olalım. Adıgeyli kızımız da bir hata etmiş, onların da farklı hayallere daldığını düşünürsek yapacak çok işimiz olduğunu unutmayalım. Biz kendi insanımız bilinçlensin isterken bir de böyle 3. şahısları araya sokturmayın lütfen, Çerkesyaya ve Adıge halkına sahip çıkın lütfen




TYKO

Hayatının en güzel olayını gerçekleştirdin bence...Ben paylaşımlarından biliyorum ki bu konuya daha farklı yaklaşımların olacaktır.
Sen ve senin gibi sağduyulu ve gerçekçi gençlere ihtiyacımız var..(Bu arada bir genç kardeşimizin şu sözü aklıma geldi...bir arkadaşına şöyle diyordu ....gidişin olsunda gelişin olmasın :)).
Yazının devamını bekliyorum..Sevgi ve selamlar..

28 Eylül 2011 Çarşamba Saat 19:37

Shoqul Kursat

Cumle siqosh, bu sorulari sorabilecek arkadaslar olur diye dusunerek yaziya (1) etiketini koydum. (2)de gorusmek uzere..

27 Eylül 2011 Salı Saat 20:16

cumle

Cerkesya`yi ziyaret etmeniz güzel de yazınızda orayla ilgili kendi tespitlerinizi,gözlemlerinizi pek fazla göremedim.
Ne gördünüz nasıl gördünüz yeterince anlatmamışsınız. Üzgünüm ama böyle bir yazıyı insan Çerkesya'yı görmeden de yazabilir.

Mesela "diasporamızın Çerkesya'dan ve hatta genelde Kafkaslardan nasıl bihaber olduğunu" oradaki neye bakarak anladınız?

"Çerkesya'yı daha iyi tanımamız, Çerkesya'daki soydaşlarımızı daha çok tanımamız ve ilişkilerimizi artırmamız gerektiğini" orayı görünce neden daha iyi anladınız?`

Anavatanda insanlarımız genel olarak biz diasporadakilere göre daha bilinçli demişsiniz. Orada bulunduğunuz sürece hangi gözleminiz sizi bu sonuca ulaştırdı ?
Bu ve buna benzer konular yeterince anlatılmamış .Ne bileyim bir sürü konu eksik bırakılmış yazıda.
Yine de Çerkesya Yurtseverlerinin hakkında yazı yazdıkları, geleceğini tartıştıkları ülkeyi görmeleri, yakından tanımaları açıcısından ziyaretiniz anlamlı.

Elinize sağlık. Başarılar.

27 Eylül 2011 Salı Saat 17:15
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net