Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şoqul Kürşat
Адыгэ Хэку - Çerkesya (2)
15 Kasım 2011 Salı Saat 23:37

Sosyal yaşamın değişik boyutları  var. Günlük hayatın sokağa bakan tarafı, insanlar arası ilişkiler yönü ve ev hali yönü. Tabi buna ek olarak eğitim ve sosyal organizasyonları da dahil etmemiz gerekiyor. Belirtmiş olduğum şekliyle sosyal yaşamın bu boyutlarına değinirsek, Çerkesya'daki sosyal yaşam bağlamında durumumuzu daha iyi anlayabiliriz.

Herşeyden önce sokak bildiğiniz sokak. Nasıl baktığınıza da bağlı olarak değişebilir gördükleriniz. (Zira önceki yazımda belirttiğim gibi bardağın boş tarafını görenler olduğu gibi her iki tarafını görme dirayeti gösterenler de var elbette. Ancak olumsuzlukları veya diğer gözlemcinin negatif sandığı tarafları zamanla irdeleyebiliriz.) Mesela Maykop'ta sokakta, pazarda veya herhangi bir etkinliğin olduğu yerde Adıge'leri bir grup olarak görebilir, herhangi bir yerde Adıgece konuşmalara şahit olabilirsiniz.  Buna şehir hayatında rastlıyor olmanın ayrı bir tadı var açıkçası. Kendinize ait bir ülkede yaşıyor olmanın en büyük kanıtı bu olsa gerek. Kendi kültürel öğelerinizi kendi isminizi taşıyan bir şehirde rahatlıkla görebiliyorsunuz ki bu orası için sıradan bir durum (ki olması gerektiği gibi). Rusya federasyonu içinde olması ve Rus nüfusun fazlalığı nedeniyle sokağın iki dilli yapısı bu kültürel dokuyu bitirmiyor, aksine Adıge öğesi kendi varlığı içinde büyümeye devam ediyor. Adıge köylerini gezmediğim için bilmiyorum ancak Adıge köylerinde kültürün daha yoğun yaşatıldığını anlamak zor olmasa gerek. Zira köylerinden geçici süre şehre gelmiş olan gençlerin tamamının Adıgece konuştuğunu görüyorsunuz.

Sokağın diğer rengi Adıge'lerin açtığı ticari işletmeler. Adıgece tabelaları örüyorsunuz ki bu da sokağın Adıge renginin diğer bir güzel tarafı. Toplumsal sinerjinin kaynaklarından birisi bu. Gerçi bu anlamda küçük ve orta ölçekte girişimciliği geri dönüş yapanlarda daha çok görebilirsiniz. Ancak yine de tüm yatırım örneklerini görmek gerekiyor. Örneğin diaspora olarak Türkiye'de de bu tarz girişimler var elbette, ama burada bu gördüklerinizi farklı kılan doğal atmosfer. Yani sizin farklı bir kültürü yansıtıyor olma deneyiminizden ziyade doğal ortamı geliştirme şeklinde bir yönelimi sözkonusu sadece. 

Ayrıca kaynaklar ne kadar kısıtlı  da olsa Adıge yazarlara ait orjinal kitapları satın alabileceğiniz kitapçılar var. İki dilliliğin doğallığı içinde Adıgece öğrenimi için özellikle Ruslara yönelik hazırlanmış olan eğitim kitapları da bulunmakta. Sosyal yaşamın bu kısmı sokakla birlikte eğitim yönüne de girmekte tabiki. Ayrıca ne kadar kısıtlı da olsa Adıgece yayın yapan TV olması, sokakta rastgeldiğiniz bir Adıge kafesinde televizonda bir Adıgece şarkının çalıyor olması da karşılaşabileceğiniz günlük sıradan şeylerden bazıları. Rus kültrünün de ağırlıklı olarak şehir hayatında varolması sorun teşkil etmiyor bence, zira bu kaçınılmaz olmakla birlikte yerel yönetimin yerlileri korumasına yönelik varlığını sürdürmesi için atılımlarını engellemediği gibi yerli halk kendi ulusal görünümünü ve varlığını rahatlıkla yaşatıyor.

Soyal yaşamın diğer bir yönü insanlar arası ilişkiler. Aslında sosyal yaşamı bir bütün olarak ele alırsak bütün bu yönlerin birbirinden bağımsız olmadığını görürüz ancak kısmi olarak değerlendirmek suretiyle kültürün nasıl canlı olarak kaldığını görmek için bunları ayrı ayrı belirtmek yerinde olacaktır. 

Toplumu ulusal değerleri ile canlı  kılan şehir ve kent hayatında birlikte olma, kendine özgü  ulusal yayınlara ve eğitime sahip olma gibi değişik etkenler var. Adıgey'de de işte bu etkenler etkisi bütünüyle varolmasa da yerel Rus popülasyonu tarafından da kabullenilmiş bir canlılığa sahip. Örneğin ulusal kimliği gizleme, ulusal kimliği daraltma veya ulusal kimliği sıradanlığın dışında tutma gibi zorunlulukları yok, ulusal kimliklerini doğal olarak yaşıyorlar ve zaten o kimlikle biliniyorlar. Ulusal etiketi yaşamın heralanında görmek mümkün. Aslında Adıge kültürünün üstün özellikleri nedeniyle nüfusça az olmalarına karşın asimile olmuyor, bilakis gözle görülemeyecek bir yavaşlıkta da olsa kültürlerini kıyılarına vuran diğer insanlara benimsetiyorlar. Bunun örneklerini farklı milletlerden evlenmiş Adıge ailelerinde görebilirsiniz. Dışa asimilasyondan daha fazla etki içe doğru asimilasyonda var yani. Buna asimilasyon demek istemiyorum, zira bu kültürün ve ulusun yaygınlaşıyor ve güçleniyor olması demek aslında. 18 ve 19. yüzyıllarda Adıgelerin iki deniz arasında varlığını koruyan Çerkesya topraklarının ve emperyalizmin işgalinden önce gittikçe artan gücünün sırrının da farklı halkların Adıge (Çerkes) kültürünü işte bu pozitif kabullenmesinden kaynaklandığını söylemek hiç de yanlış olmaz.

Ev hali aslında insan ilişkilerinin gücünü gösteren bir numune Adıge toplumunda. Az önce belirttiğim Çerkes kültürünün özniteliksel gücü ve yine az önce belirttiğim dışarıdan hoşça gelmiş farklı halkların gelin ve damatlarının da bu güzel kültürde yoğrulması gittikçe kendini daha da geliştiren ve güçlendiren Çerkes toplumu ortaya çıkarmaya başlamış. Hapiy Cevdet beyin bir yazısında dışa göçleri önleyen bazı engellerin ve başka etkenlerin bu korunma ve gelişime destek olduğu kesin. İşte biz bu destekleyici etkenler uzaklaşmadan Çerkesya'da Çerkes nüfusunun daha hızlı artmasını sağlamalıyız diyoruz.

Eğitim ve yayın imkanları konusunda Hapiy Cevdet beyin yine Adıgey'de ve diğer Çerkes cumhuriyetlerinde eğitim saatlerinin ve yayın sürelerinin yetersizliğine dair makaleleri vardı. Ancak varolanlar bile toplumun ulusal varlığını canlı kılmasına yetmiştir ve nüfuzu artmaya devam edecek olan Adıge toplumu bu yetersizlikleri de aşacaktır, buna inanıyoruz. 




Basbiy Enis

olduğu gibi anlatmış orayı yazıda bütünlük var bi solukta okunabiliyor

24 Aralık 2011 Cumartesi Saat 20:31

saim

Sokağın rengi demişin ya,nedense aklıma bir şarkı sözünden uyarlama geldi.Bu ülkede hiç olmaz denen değişimler oldu Adiğe diasporası adına ve umarım sokağın rengini memlekettekiler verdi ama o "sokağın tavanı"nı boyamakta bize kısmet olur.Her şeye rağmen umut verici ve net bir yazıydı.Teşekkürler

01 Aralık 2011 Perşembe Saat 00:16

Talebe

Güçlü bir kalemin var Kürsat ve tasvirlerin cok güzel...
Eline saglik.

18 Kasım 2011 Cuma Saat 10:09
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net