Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Şoqul Kürşat
Çerkesya - 3
17 Ocak 2012 Salı Saat 00:23
Çift Dillilik

Kendi dilimizi korumamız ve geliştirmemiz gerekliliğinin yanı sıra mevcut şartlarda iletişim aracı olarak bizim diasporada dahi Rusça’yı İngilizce kadar kullanabiliyor olmamız gerekiyor. Kafkaslar’daki etnik diller ve ortak iletişim dili olarak Rusça’nın varlığı üzerinde konuşulması bile abes olacak olan bir gerçek. Çift dillilik olmasaydı özgür bir Çerkesya olsaydı dahi bölgede süper güç niteliğinde bir Rusya’nın varlığı bile Rusça’yı bizim için bir gereksinim kılardı.

Çerkesya’da çift dillilik hayatın bir parçası. İletişim aracı olmasının yanı sıra ilk sıradaki resmi dil olduğu da diğer bir gerçek. Ancak Çerkesya’da toplumsal yapı etnik dilini hali hazırda koruyor mu? Bunu gelecekte de başarabilecek mi? Adıgeya’da içe doğru asimilasyon şeklinde göreceli bir tanımlama yapmıştım önceki yazımda. Yani yerli Adıge kültürü nüfus oranı olarak sonradan gelen Rus nüfusundan daha az olmasına karşın dilin ve kültürün ağırlıklı kayma yönü çoğunluk olarak Rus kültürüne değil Adıge kültürü ve diline doğrudur. Kuzey Kafkas cumhuriyetlerinde bilingualism (yani çift dillilik) toplumsal bir gerçek. Her cumhuriyetin kendi özel koşulları var. Pyatigorsk State Linguistic Universitesinden Vladimir Lazarev ve Ludmila Pravikova’nın bir araştırmasına göre 3 Çerkes cumhuriyetinde durumu şöyle özetleyebiliriz. Adıgeya’da asimetrik bilingualism (burada asimetrik ifadesi azınlık kalan yerli halkın çift dilli toplumsal yapıda baskın olduğunu ifade ediyor) olduğu yani çift dilliğin sadece Adıge’lerde değil bölgeye yerleşen Rus ve diğer halkları da kapsayacak şekilde yerli dilin yayıldığı şeklindedir. Hakim dil yine de Rusça’dır. Diğer iki Çerkes cumhuriyeti olan Karaçay-Çerkesya ve Kabardey-Balkar’da ise etnik diller lehine simetrik bilingualism şeklinde devam etmektedir. Mevcut çift dillilik bu bölgelerde senkron olarak devam etmektedir. Farklı bir örnek verecek olursak, Kuzey Kafkasya’da benzer durumda olan ancak bir Çerkes cumhuriyeti olmayan Kuzey Osetya’da ise durum tersine işliyor, yani asimetrik bilingualism yerini Rus diline doğru kaydırarak asimetrik Rusça monolingualism (tek dillilik) ile yer değiştiriyor. Buradaki asimetrik kayma çift dillilik anlamında Rusça’nın yerleşik Oset halkı tarafından tek dil olarak benimsenmesi yönünde değiştiği görülmekte. (1)

Khaseler

Khaseler (Хасэ) toplumumuzun bir parçası. Köy yaşamımızın eskiden daha duru halindeki işleyişini göz önüne alırsak her bir köy khase niteliğinde idi. Her köy kendi thamadeler heyetine sahipti. Halen de böyle ancak diasporada bu nitelik kayboldu diyebiliriz kısmen. Zira artık şehir kültürü hakim günümüzde ve diasporadaki köyler yavaş yavaş eriyor. Diasporadaki köylerimiz Çerkes gençlerini ulusal bilinçle yetiştiremiyor artık çoğu zaman. Elbetteki Adıge khabze ve Adıgebze köylerimizde yine önemli bir yeri işgal ediyor ancak bu erime onları da tüketecek, önlem alınmazsa. Zira Rusya’daki gibi asimetrik veya simetrik olsun bir bilingualism, örneğin Türkiye’de yok edilmeye çalışıldı. Baskıcı monolingualistik bir sistemin etkisini yaşıyor Türkiye diasporası.

Eğer halen ve daha uzun yıllar Türkiye diasporası olarak var olmak isteniyorsa köylerimizde mevcut potansiyel iyi değerlendirilmeli ve gençleri ulusal bilinçlenme ile yetiştirmeliyiz. Eğitim ve iş nedeniyle şehre göçenler de kendi insiyatiflerini bu doğrultuda kullanmak durumundalar.

Dil, kültürün ve ulusun taşıyıcı en önemli unsurlarından biridir. Çerkesya’da dil bakımından durumumuz yukarıda da belirttiğimiz gibi iyimser bir tablo sergiliyor. En önemli sorun halen nüfus yetersizliği. O halde anavatanda toplumumuz ulusal bilinç sorunu yaşamıyor, daha da güçlenmek ve bekasını idame ettirmek için daha fazla kaynağa ihtiyaç duyuyor. Anavatana dönüşün veya yatırımlarımızı oraya doğru kaydırmamızın önemini belirtiyoruz sürekli. Ancak bunu yapabileceğimiz yöntemleri bir çoğumuz doğal olarak bilmiyor veya farkında değil. Bu yazıda bu konuya değinmeyeceğim ancak daha sonra bu konuyu detaylı olarak ele alacağımı belirtmeliyim. Zira anavatana dönmeyi çok isteyen ancak bilgi alışverişi yetersizliği nedeniyle bu konuda çözümleri veya neler yapılabileceğini bilmeyen bir çok insanımız var. Achumıj Hilmi bir yazısında geri dönüş ve Rusya Federasyon’u nezdinde edinebileceğimiz haklar hakkında oldukça geniş bilgiler vermişti. Bu konuları da işleyip daha gerçekçi dönüş veya anavatana fayda alternatifleri üzerinde durmamız gerekiyor. Aslında khaselerin yani lokal meclislerimizin bu konularda da yardımları ve yönlendirmeleri olabilir. Anavatanda bilgi teknolojileri ve sanayi alanlarında yatırımlarımızı artırarak ciddi hedeflere ulaşabiliriz. Ancak benzer hedeflerin toplumumuzun zengin veya muteber kesimleri tarafından da destekleniyor olması gerekiyor.

Khase yani meclislerde genellikle toplum tarafından muteber olanlar ve varlıklılar söz sahibi olur, muteber kişiler her zaman varlıklı olmak durumunda değildir, kültürel ve bilimsel derinliğe haiz muteber insanlarımız da söz sahibidir genellikle. Ancak yatırım varlığa gereksinim duyduğundan son sözü söyleyenin de ortak hedeflere inanması gerekir. Anavatandaki khase’lerimiz ortak hedef etrafında toplanmıştır diyebiliriz genel olarak. Zira diasporadaki gibi kimlik sorunları yok ancak yine de çözmeleri gereken sorunlar var. Rusya federasyonu içinde Çerkesleri tek ulus olarak birleştirmek çoğu khasenin ortak hedefi, ancak bu da yine güçlü bir irade gerektiriyor. Diaspora olarak anavatandaki khaselerimizi ne kadar tanıyoruz, onların birer websitesi var mı, oturumlarından, konferanslarından haberdar oluyor muyuz, diaspora ile iletişimlerini nasıl sağlıyorlar, bizim desteğimize ihtiyaçları var mı, varsa bunu diasporada kime iletiyorlar? Bu soruları şimdiye kadar her bireyimizin sormuş olması gerekirdi. Ancak ulusal bilinçlenmemiz ve anavatana yönelimimiz son bir kaç yılda gerçek dinamizmine kavuşmaya başladığından bugüne kadar zaten bu yönde bir çalışma yapılmıyordu. Anavatandaki ve diasporadaki eksiklikler birbirini tamamlayarak giderilebilir ve karşılıklı yardımlaşma ile bir çok sorunun üstesinden gelinebilir diye düşünüyorum.

Anavatanla olan iletişim sorunu bizzat diasporanın kendi içinde de yaşanıyordu, internetin yaygınlaşmasıyla bu sorun büyük oranda çözüldü ancak bu sefer de uluslaşma sorunu gibi birtakım majör sorunların ortaya çıktığını farkettik. Halkımızın kimlik bilincinin yok edilmeye çalışıldığını, müdahele etmek isterken binbir yanlışla uğraşmak zorunda kaldık. Geldiğimiz noktada diasporada yeniden ulusal bilince ulaşma ayıraç noktalarımızdan biri oldu. Ulusal kimliğin ulusal varoluşun temeli olduğunu bir kez daha farkettik. Çatı kimlik teoremlerinin sadece saman alevi olduğu, böyle kimliklerin ne siyasete ne de ulusal değerlere bir katma değer yaratamadığını gördük. Gördüğümüz tek şey Adıgelerin (Çerkeslerin) Kuzey Kafkas üst kimliğinin bir boyu, bir kabilesi olarak algılattırılmak istenmesi, millet olarak idrak edilmesinin birileri tarafından bir türlü sindirilememiş olmasıdır. Hep ortak kültür ortak düşman gibi sloganların ardında Çerkeslerin duygusal ve zayıf noktalarına temas etmeye çalışıldı. Halbuki bu slogana dikkatle bakan birisi aslında paradoksu rahatlıkla görebilirdi. Birincisi; ortak kültür var ama benim ulusal kimliğim kültürel ortaklıkların üzerindedir, önce gelmelidir, ortak kültür kültürel bir alışveriştir siyasi bir kazanım sayılamaz. İkincisi; ortak düşman: Çerkesleri tekrar bir savaşa itmek istemeyenlerin bu sloganın ardına sığınması da ne kadar manidar değil mi. Yeniden düşmanlar yaratmayın diyoruz, Çerkeslere makul ve barışçıl zeminde edinebilecekleri maksimum faydanın sağlanmasını istiyoruz. Bunu yaparken de ulusal çıkarları gözetmezseniz, Kafkasya’da bugün herbiri kendi ulusal konsolidasyonunu tamamlamış farklı cumhuriyetlerin farklı hedefleri olduğunu görmezden gelirsiniz. Diasporada Çerkesya yok, Çerkesya Kafkasya’dadır ve Çerkesya Çerkeslerin ülküsüdür, olmak zorundadır. Zira Çerkesya’nın yerlisi Çerkeslerdir.

Konu biraz dağıldı ve anavatandaki khaselerin aksiyonlarından ve etkinliklerinden fazla bahsedemesem de genel olarak söylemek istediğim Çerkesya’daki herşey gibi khaselerle de ilgili ve iletişimde olmak gerekiyor. Khaselerin hedeflerinde bizim de ortak hedefler doğrultusunda sözümüzü iletmemiz gerekiyor. Çerkes diasporasının Çerkesya’daki tüm Adıgelerin tek bir kimlikle Rusça’da Çerkes, Adıgebze’de Adıge kimliği ile birleşmeleri gerektiğinin mesajını vermemiz gerekiyor. Anavatandaki soydaşlarımız bu mesajı diasporadan da aldıklarında daha fazla özgüvenle bu işe sarılacaklarından emin olabiliriz.

Çerkesya yazımı üçleme olarak sonlandırmayı düşünüyordum, ancak klasik sade gezi notlarından tekrar analiz tarzı makaleye evrilmek durumunda olduğundan sonraki yazılarımda yelpazeyi biraz genişletip Çerkesya üzerine yazmaya devam edeceğim.
__________
(1) http://www.lingref.com/isb/4/103ISB4.PDF




Kaya Şenvar

Tebrikler Kürşat..

23 Ocak 2012 Pazartesi Saat 10:05
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net