Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nobel Ödüllü Aleksiyeviç Suskunların Sesi Oluyor
09 Ocak 2016 Cumartesi Saat 23:42
Democracy Digest , 7 Aralık 2015
 
Belaruslu yazar Svetlana Aleksiyeviç zorlu Sovyet yaşantısını ustaca tasvir ettiği için Nobel Ödülünü kazandı. O tek amacının hakikati dile getirmek olduğunu söylüyor.
 
 
“İnsanlar Rusya ve Putin hakkında dedikodu yaptığımı söylüyorlar. Oysa ben sadece hakikatin peşindeyim” diyor.
 
 
Ulusal Demokrasi Vakfından Carl Gershman’a göre Aleksiyeviç’in mesajı net: Belarus, Rusya ve Ukrayna gibi ülkeler Sovyet mirasından kurtulmadıkça özgür ve demokratik olamayacaklar. Bu miras komünizmi birinci elden yaşamamış gençleri bile etkiliyor. Komünist sistemi tasfiye etmekle ruhları komünizmden arındırmak farklı şeylerdir.
 
 
Gershman The American Interest sayfasında şöyle yazıyor:
 
Aleksiyeviç asla umutsuz değil. Eserlerinde işlediği sancılı deneyimler “insan ruhunun gücünü” gösteriyor. 
 
 
Ama şunun da farkında… İhbarlara, çalışma kamplarına, kolhozlara ve gerçeklerin çarpıtılmasına dayanan ortak hafıza sorgulanmadıkça, tartışılmadıkça ve onunla yüzleşmedikçe post-Sovyet hayat “zindanla çocuk yuvasının karışımından” öteye gitmeyecek.
 
 
Tarihçi Timothy Snyder’a göre hiçbir ülke “Nazi-Sovyet kapışmasının orta yerindeki” Belarus kadar felaket yaşamadı. On milyon nüfusun beşte biri hayatını kaybetti, üçte biri ülkeden ayrıldı: köle işçi veya mülteci olarak. 
 
 
Ve rejim bu felaket tablosundan geçmişe özlem devşirdi. 
 
 
Bir yandan Sovyet askerlerinin kahramanlığı yüceltilirken diğer yandan Stalincilik ve işlediği suçlar belleklerden silindi. 
 
 
Oysa Stalincilik 1937-41 arasındaki tasfiyede 1.6 milyon insanın ölümüne sebep olmuştu.
 
 
LA Times haberine göre Aleksiyeviç suskunların sesi oluyor. Anlatılmadıkça haberimiz olmayacak öyküleri ve fark etmeyeceğimiz insanları mercek altına alıyor. Bir öykü bin insanın acısına tercüman oluyor.
 
 
Gershman Batının anlamlı bir değişim için baskı yapabileceğini, ilerlemeyi ölçümlemek için kıstaslar koyabileceğini söylüyor ve devam ediyor:
 
 
Batının “küçük adımlar” politikası sert yaptırımlar veya büyük beklentiler olmaması anlamına geliyor. 
Bunun arka planında Lukaşenka’nın Rusya-Avrupa dengesini zekice kurması ve ateşkes görüşmelerine ev sahipliği yapması yatıyor. Oysa Belarus’un ekonomik sıkıntıları ve Lukaşenka’nın Putin’e ilişkin kaygıları Batıya etkili olma olanağı sunuyor.
 
 
Aleksiyeviç’in Nobel ödülü alması Belarus’a yeniden bakmak için bir fırsattır. 
 
Belaruslu oyun yazarı Andrey Kureychyk onu “hiçbir siyasetçiye nasip olmayan ağırlığa sahip yeni bir ulusal lider” olarak tanımlıyor. 
 
 
Aleksiyeviç politikacı değil ama acılı ülkesine onur getirmiş bir isim. Verdiği mesaj duyarlılık yaratacak ve Belarus modern dünyada yerini alacak.
 
 
Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel 
 
Cherkessia.net, 9 Ocak 2015
 
 
****
 
 
Nobel laureate Alexievich giving voice to the voiceless
 
 
Democracy Digest, December 7, 2015
 
Belarusian author Svetlana Alexievich, who today received the Nobel Prize for Literature for her portrayal of the harshness of life in the Soviet Union, says her main objective is to tell the truth.
 
“[People are saying] that I am dishing out dirt on the nation, dishing out dirt on Russian President Putin whom people love today, like they do Belarusian President Lukashenko, as Russian people have lost their vision today,” she said. “But no, what I do is, I’m just looking for the truth. I’m looking for the truth, I write what I see the way I see it, as I understand it. That’s the only thing I do and I will repeat again: one just has to do his or her job calmly.”
 
Alexievich’s central message is that post-communist countries like Belarus—and here she includes Russia and Ukraine as well—will not become free and democratic if the people of these societies cannot free themselves from the destructive Soviet legacy that affects even young people who never lived under communism, says the National Endowment for Democracy’s Carl Gershman. It is one thing to remove the external trappings of communism, she has said, “but cutting it from one’s soul is something different,” he writes for The American Interest:
 
She is not without hope, since the people whose painful experiences she has recorded in her books show “the strength of the human spirit.” But she also knows that, as long as the collective memory of denunciations, gulags, forced collectivizations, and Orwellian inverted truths is not questioned, discussed, and dealt with, the post-Soviet life will be nothing more than “a mixture of prison and kindergarten.”….
 
According to historian Timothy Snyder, no country suffered more bloodletting and dislocation in the war than Belarus, “the center of the confrontation between Nazi Germany and the Soviet Union.” One-fifth of the country’s population of ten million was killed, and another third was deported as forced labor or fled. Yet as Snyder has written, the regime has made this devastating struggle an object of nostalgia, spinning “the straw of wartime suffering…into the gold of political meaning.” It is used not just to exalt the heroism of Soviet soldiers but also to erase from memory the crimes of Stalinism, which were responsible for up to 1.6 million deaths in Belarus during the Great Purges of 1937-41.
 
What Alexievich is doing is giving voice to the voiceless, exposing not only stories we wouldn’t otherwise hear but individuals as well, The LA Times reports. Read through such a filter, her work becomes essentially democratic, with its insistence that by speaking for ourselves, we speak out for everyone.
 
The United States and the European Union can also help by pressing for real political and economic changes in Belarus and by establishing clear benchmarks to measure progress, the NED’s Gershman (right) adds:
 
The current Western policy of “small steps” means that there are not any tough demands or large expectations. This is the result of Lukashenko’s cleverly balancing relations with Russia and Europe and offering to host the ceasefire talks on Ukraine in Minsk. But Belarus’s economic troubles and its own concerns about Putin’s revanchism mean that the West has leverage with Lukashenko that it should use.
 
The Nobel Committee’s recognition of Alexievich is an opportunity to take a fresh look at Belarus. The Belarusian playwright Andrey Kureychyk says that she is “a new national leader” who has “more authority now than any politician.” Alexievich is not a politician, but she has brought honor to her long-suffering country, and the attention her message will now receive could spark an awakening in Belarus that will help it find its place in the modern world.
 

Bu haber toplam 1878 defa okundu.


İlluminati

Aleksiyeviç'in nobel konuşması. Belarus halkının %80 nini konuşmasını yaparken ekrana kitlemiş

http://www.5harfliler.com/kaybedilmis-bir-savas-uzerine-svetlana-aleksiyevicin-nobel-edebiyat-odulu-konusmasi/

11 Ocak 2016 Pazartesi Saat 14:37
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net