Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adıgey Yargısı ve Mahkemeler Tarihi
09 Ağustos 2016 Salı Saat 22:41
 
Adıgey’de bir adil yargılama sistemi birkaç yüzyıldan beri vardı. Bunun tarihsel kökü insan haklarını koruma anlayışı yanında, yüzyıllardan beri süren Adıge ulusunun geleneksel yaşamı ve toplumsal ilişkileri sonucu oluşmuş olan bir yargı anlayışına ve şeriat (İslâm hukuku) kurallarına dayanıyordu. Bu biçimde oluşmuş bir yargı, bir muhakeme sistemi vardı. 
 
Çok eskilerden beri gelen bu sisteme göre, Adıgelerin toplum içi ilişkilerine ve bundan kaynaklanmış olan geleneksel kurallara, geleneğe (adat) dayalı olarak yargılama esasları belirleniyordu. Yargılama süreci geleneğe dayalı yürütülüyor, duruşmalar sözlü olarak yapılıyor, mahkemede seçilmiş yargıçlar görev alıyorlardı. Mahkeme herkese açık ve isteyenin katılabileceği bir biçimde duruşmalı olarak yapılırdı. 
 
Hakem yargılaması(Arabuluculuk)
 
Geçici bir yargılama biçimi olan hakem usulü yargılama yapan hakem mahkemesi (arabulucu mahkeme), aralarında husumet bulunan tarafların ya da akrabalarının isteği üzerine toplanır ve tarafları uzlaştırmaya çalışırdı. Yargılamanın başlaması için her iki tarafı temsil eden ikişer temsilci, tarafları temsil etmeyen bir kişinin (bir yargıcın) belirlenmesi gerekiyordu. Konunun önemine göre sayı artırılabiliyordu. Mahkemeye katılanlar, taraflar kendi temsilcilerini kendileri seçebiliyorlardı. 
 
Devrim öncesinde Çerkesya’da farklı uygulamalar vardı, temeli insana saygı duyma ve duymama gibi bir ayrıma dayanıyordu. Temsilci olmak için Adıge olmak, Adıge topluluğunun saygı duyduğu biri olmak gerekiyordu. Bu koşullara değer verilirdi. Seçilecek temsilcinin namuslu (onurlu), Adıge geleneğini ve toplumsal kuralları iyi bilen biri olması aranırdı. Adıgeler hakem mahkemesine büyük bir anlaşmazlık belirdiğinde ve taraflar sorunu kendi aralarında çözemediklerinde başvururlardı. Mahkeme daha çok yaralama, sakatlama, öldürme olayı olduğunda, saldırı ve maddi zarar oluştuğunda (alacak alınamadıysa, hayvanı öldürülmüşse, hırsızlık yapılmışsa) toplanırdı. 
 
Köylerdeki saygın yaşlılar köyün bir köşesinde toplanır, karar alır, hüküm verirlerdi. Hakem usulü yargılama süreci açık yürütülürdü: Duruşmalara köydeki herkes katılabilirdi. Böylece uyuşmazlık konusu temsilciler tarafından yargılama süreci boyunca etraflıca öğrenilmiş olurdu. Kişi yaralanmış ya da öldürülmüşse, olayın nedeni öğrenilir, failin meşru savunma durumunda olup olmadığı saptanırdı. Meşru savunma durumu varsa mahkeme suçlanan faile (sanığa) ceza vermezdi. Yukarıda da belirttiğimiz gibi, mahkeme karar verirken geleneksel kuralları (adat) daha fazla gözönünde tutardı. Verilen zarara göre, zararı giderme anlamında “kan bedeli” olarak tazminata hükmedilir, tazminat mal ya da para ile karşılanırdı. Tazminat zarar görene, kendi istediği biçimde ödenirdi. 
 
Zararı tazmin (ödettirme) 
 
Eskiden Adıgeler “hapis, fiziki cezalandırma ve idam” gibi cezalar vermezlerdi. Bu özellikteki geleneksel yargı sistemini daha sonraları şeriat (İslam hukuku)Mhkemeleri ve Rus mahkemeleri izledi. Yaralama biçimine ve uğranılan zarara göre verilen kararlar da farklı olurdu. Kişiye verilen zarar konusunda anlaşma sağlandığında “barıştırma yemeği” (зэгъэшIужьшхын) ile anlaşma pekiştirilirdi. Ayrıca suç işleyenle ailesi için köyü terk etme kararı verilebiliyor, o gibi kişilerin köyde bulunmaları yasaklanabiliyordu. Adıgeler bu gibi kararları uygular, kısa sürede karar alınır, daha sonra köye dönüş hakkı/izni olup olmayacağı konusu da karara bağlanırdı. 
 
Kavgada yaralama olmamışsa “barıştırma ziyafeti” düzenlenerek taraflar barıştırılırdı.
 
Hırsızlık suçları köy mahkemeleri tarafından çözülüyordu, hırsızlıktan zarar görenin istemi üzerine hakem yargılaması yapılabiliyordu. Hırsızın belirlenmesi durumunda mahkeme çalınan malı sahibine iade etme (geri verme) kararı alıyordu. Burada sorunun başka yöntemlerle de çözülebildiğini belirtmeliyiz. Örneğin, koyun çalan kişi, ağzına koyun eti konarak, herkesin görmesi için köyde dolaştırılır, teşhir edilirdi. Aynı kişi ikinci kez hırsızlık yaptığında köyden kovulurdu. 
 
Kargaşa içinde zarar gören kişi, eğer yaralanmışsa hekim tedavisi, bakım ve yiyecek gideri, o zararı vermiş olana yüklenirdi. 
 
Hakem mahkemesi dışında kişileri barıştırma görevini yüklenen kurumlar da vardı. Örneğin, kız kaçırılması durumu. 17. yüzyıldan başlayarak geleneksel mahkemelerin statülerinin düşmüş olduğunu belirtmemiz gerekir. Bu statü daha çok orta ve alt gelirli Adıgeler arasında geçerli idi. 17. yüzyıldan başlayarak köy beyleri (pşı) tarafından kurulan mahkemelerin daha aktif hale gelmiş olduklarını söylemeliyiz. Bu gibi durumlarda kişinin seçme hakkı olurdu, kişi geleneksel mahkeme (adat) ile bey mahkemesi arasında bir seçme yapardı. 
 
Şeriat mahkemeleri
 
Geleneksel (adat) mahkemede bazı şeriat kuralları da uygulanırdı. Kuzeybatı Kafkasya’da yaşayan diğer halklar gibi Adıgeler de önceleri dinsiz idiler (*). Çerkes kültüründe Hıristiyanlığın büyük bir önemi vardı, izleri günümüze kadar gelmiştir. Adıgeler 526 yılında Hıristiyan dinine girdiler. 14 ve 15.yüzyıllardan kalma arkeolojik kalıntılar ve yazılar Adıgeler arasında Hıristiyan özelliklerinin baskın olduğunu kanıtlıyor. Tarihçiler Adıgelerin şeriatı (İslâm hukukunu)Adıge-Rus Savaşı sırasında gerçek din olarak kabul ettiklerini yazıyorlar. 
 
Dağlıların ilk Sovyet yönetim organının Müslüman Bölümü 8 Nisan 1920’de kuruldu. Şeriat Mahkemesi hukuk sistemi ve şeriatın uygulanması esası benimsenmişti. Soruna ilişkin olarak Dağlıların ikinci oblast(vilâyet) toplantısı yapıldı. Toplantıya Adıge imamlardan HatkoCanhot, NabekoMıŝevest, ŜavkoAlim, Ğućeł Sait, Şevgen Aslan ve Ĥoқo Yusuf katıldılar. Toplantıda Dağlı halklarının Sovyet iktidarına güven duymaları ve bağlanmaları için şeriat hükümlerinin yürürlükte kalması görüşü benimsendi. 
 
Şeriat mahkemeleri 1922 yılına değin varlıklarını korudular. 1 Aralık 1922’de AdıgeOblastı yürütme komitesi Prezidyumu toplantısında Adıgeoblast mahkemelerinin kurulmaları kararı alındı. O tarihten bu yana yöremizde bu tarz bir yargı sistemi bulunuyor, sistem değişiklik ve gelişmelerle varlığını sürdürüyor. 
 
 
(*) - Burada dinsiz denmekle tek tanrılı dinler kastediliyor olmalı. Aslında Kuzeybatı Kafkasya halklarının çoktanrılı (politeist / thabe) bir inanç sistemi de vardı. Tıklayın - https://www.google.com.tr/?ion=1&es...
 
Yazan; Care Fatim
 
Adıgemak, 13 Kasım 2013 
 
Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız
 
Cherkessia.net, 9 Ağustos 2016
 

Bu haber toplam 1590 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net