Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Ulusal Dayanışmanın Tarihsel Bir Başarısı (Лъэпкъ зэкъотныгъэр текIуагъ)
16 Eylül 2016 Cuma Saat 21:40
19. yüzyıl sonlarında Çerkeslerle Kazaklar bir araya gelmeye, birbirlerini anlamaya, gelenek ve görenekleri benzeşmeye başlamıştı. Bunun böyle olduğu giysi, at sevgisi ve çocuklarını yaman birer savaşçı olarak yetiştirmelerinden anlaşılıyordu.
 
Bu iki halk, dayanışma ve beraberlik içinde Birinci Dünya Savaşı’nda ülkelerine bağlılıklarını kanıtlayacak biçimde savaştı.
 
Savaşa Kazak ve Çerkes olarak 110 bin kişi katılmış, 30 bini geri dönememişti.
 
Süvari Ordusuna katılanların kendilerine ait atı, eğeri, at takımları, silâh ve elbiseleri olmalıydı, bu şeyleri almaları için her birine 150’şer ruble veriliyordu. Bundan başka süvari birlikleri mensuplarına ve onbaşılara yılda 240 ruble ödeniyordu.
 
 
Bölüklerin tertibi
 
Bölüklerde ana sorumluluk komutanlara düşüyordu. Komutanlar disiplini sağlıyor, askerleri cepheye götürüyor, kahramanlık gösterenleri belirliyor, bu kişilere madalya verilmesini sağlıyorlardı. Komutan sert, kararlı, herkese eşit davranan, adil ve donanımlı biri olmalıydı. Çerkeslerden oluşan birinci ve ikinci bölüklerin komutanları Kazak Sergey Lihaçev ile personel subayı Kılıç Sultan-Geriy idi. Süvari Ordusunda 4 bölük vardı, komutanları sık sık değiştiriliyordu, ama savaş süresince Kılıç Sultan-Geriy değiştirilmemişti.
 
Çerkeslerle Kazaklar beraber düşmana karşı koyuyor, komutanlarının emirlerini yerine getiriyorlardı. Askerler arasında Çerkes Alayı’nın savaşma şekline ve gücüne imrenmeyen kalmamıştı.
 
 
Savaş yolları
 
Birinci Dünya Savaşı’na ilişkin yazılmış yazılar, belgeler ve belgesel filmler var, ancak daha savaş sona ermeden yeni olaylar patlak verdi, - Şubat 1917 ve Ekim 1917- devrimi, iç savaş, ardından İkinci Dünya Savaşı geldi, bu nedenle ilk savaş üzerinde fazla durulamamıştı. En çok da küçük uluslardan askerlerin başına gelmiş olan olaylara ilişkin yeterli yazı ve derlemeler yoktur. Tarihçi, etnograf, emekli albay A. D. Verşigora, Kafkas Süvari Ordusu’nda bulunan Çerkes savaşçıların serüvenini daha ilk gününden ele alarak elinden geldiğince derlemişti.


Albay’ın yazdığına göre Çerkes Alayı’na katılacak olanlar Yermelhable’ye (Armavir) vardıklarında Gürcü beyi (pşı) yarbay Aleksandr Çavçavadze’nin komutasına giriyorlardı. Müslüman savaşçıların yanına Ademıye köyünden imam Nabeko Mıŝevest gönderilmişti.
 
1917 yılında Almanya ve Avusturya orduları aralıksız saldırılarda bulunuyorlardı. At inip savaşma durumları da oluyordu. Ölü ve yaralı sayısı çoktu. Rus Ordusu geri çekilirken, düşmana karşı Dinyester Irmağı sol yakasını koruma görevi Çerkes Alayı’na verildi.
 
Süvari birliği eylül ve ekim aylarında Avusturya-Macaristan’da Ozeryani yakınında düşmana saldırılarak çok sayıda havan topu, silâh ve giysi ele geçirildi. Süvari Ordusu kışın Romanya Cephesine nakledildi, çok zorluk çekildi. 1917’de Transdinyester’de (- şimdi Moldova’da -) büyük bir savaş yapıldı.
 
Çerkes askerlerle Kazaklar korku nedir bilmeden gece gündüz düşmana karşı koyuyorlardı. Bunu bilen komutanları Çerkesleri dizginlemeye, durdurmaya çalışıyorlardı. Bu nedenle süvari birliğine “Vahşi Tümen” denmeye başlanmıştı.
 
Birinci Dünya Savaşı devam ederken Rusya’da devrim oldu, Kafkas Süvari Ordusu askerleri ağustos ayında evlerine döndüler (-1917-).
 
 
Askerler canlarını esirgemediler
 
Dağlılar içinden küçük rütbeli subaylar olarak astsubay Bjıheko Doletmırze, Yecıbeko Asĺanmırze, Lev Murzabêḱgibi kişiler de askere alınmıştı. Daha sonra askeri okul mezunu (junker) ve kolluk görevliliğinden gelen ve yararlılık gösteren Bedanoko Mıhamod, Mag Vasliy ve Maksim Safronov subay yapıldılar.
 
Yiğitlikleri ile öne çıkan askerler St. George haçlarıyla taltif edildiler. Maksim Safronov 2 derece, Łıĥuĵeko Biĺevsten, Şerdene Asĺanbeç, Hapeće Zeçerıye, Stefan Şvaykovskiy 3.derece, Ajıgoye Pşımaf, Peş Baĥçerıye, Ŝavko Ahmed, Aleksandr Leonidov 4. Derece nişanla onurlandırıldı.
 
Rus-Japon Savaşına (- 1905-) katılmış olan Carıme Mus gerçek bir yiğitti. İkinci bölüğe Tsu-Babin yerleşimini ele geçirme görevi verildiği sıralarda, düşmanın siperlere gizlenmiş çok sayıda makinalı tüfeği ve ağır silâhı vardı. Geceleri soğuk geçtiği için Macar askerler köylülerin sıcak evlerinde geceliyorlardı.
 
Mus hızla birkaç siperi geçti, yaralanmış olduğuna aldırmadan haykırdı, Macarlar evlerden dışarı fırlamaya başladılar. Cençete Ҭaĥu, Besĺıney Çelemet, Maksim Safronov, Sţaşu Mıhamod (Ğobekuaylı), Ĺepŝıko İsmail ve Hağur Mus yaralanmışlardı, yine de çarpışmaya devam ettiler. Bu tarihten bir yıl sonra Çerkes Alayına St. George standardı / flaması/ sancağı verildi.
 
1915 yılında düşman saldırıya geçip ilerlemeye başladı. Düşmanı Dinyester Irmağından geçirmeme görevi verilen birlikler içinde Çerkes Alayı da vardı. Birlik kararlı bir direnişte bulunuyordu, ancak takviye almadığında sayıca kendinden çok üstün olan düşmanı durdurması olanaksızdı. En kıdemli kolluktan gelme kişi Bješo Biĺevsten, süvarilerden Avĺe Karbeç, Ağırcaneko Mıhamod, Ĺevsten Abdulah, Hatko Tevčoĵ ve başkaları yiğitçe çarpıştılar, madalya ve nişanlarla onurlandırıldılar.
 
 
Alayın Kahramanları
 
Tevçoj ilçesinden Çerkes Alayı’na alınan askerlerin kahramanlıkları üzerine anlatılar günümüze erişmiştir. Bunlardan askeri okul öğrencisi, yeni mezun Carıme Mus’tan söz etmiştik. Mus alayın komutanları arasına alınmıştı, o da kendisine gösterilen güveni boşa çıkarmamıştı.
 
Takım komutanı A. Tupalov’un astı yapılınca, onun yiğitliği ve insancıl yanı herkes tarafından öğrenildi.
 
Çerkeslerin bir keşif gezisi sırasında, A. Tupalov süvarilerin önünde açıklığa girdiğinde ormanda gizlenmiş keskin nişancılar tarafından vuruldu ve ağır yaralandı. Askerler komutanlarını orta yerde bırakmadılar. Carıme Mus ormandan ateş açanlara dönüp karşı ateş etmeye başladı, Yemţıĺ Çerim (Şıncıyeli) ile Ĺeśer Ŝalih (Kazanıkuaylı) hemen komutanı güvenli yere taşıdılar. Carıme Mus süvari mevzilendirip takviye gelene kadar direnmeyi sağladı.
 
Aynı biçimde Karpat Dağlarında Şebenehable köyünden kolluk görevlisi Mamıy Ĥuraye, Askalay köyünden Beğuŝe Lıv, Pseytuk köyünden Jene Hasan kendilerini düşünmeden yiğitlik gösterenlerdendir. Zekâsı ve yiğitliği ile öne çıkanlar arasında Ğonejeko Hacmos (Tevyehabl), Stašu Mıhamod (Ğobekuay), Thał Hamid (Haĺekuay), Berzec Ančoko (Askalay), Mamıyeko Asram (Yecerkuay) ve daha başkaları sayılabilir.
 
Cecehable köyünden Ĥoқo Cahfar büyük bir yiğitlik gösterdi, yaralı askerleri ateş altından çıkarırken kendi de ağır yaralandı ve gözlerini kaybetti.
 
Çerkes Süvari Alayı mensupları adına öyküler yazıldı, kahramanlık destanları düzüldü. Çerkes Alayı erleri arasındaki birlik ve dayanışma ruhu asırlar boyu sürecek nitelikte olumlu bir örnek oldu ve adları kaybolmamak üzere tarihe yazıldı. Kazaklar ve Çerkesler Rusya’nın katıldığı aralıksız savaşlar boyunca birbirlerine yardımcı oldular. Adları gelecek kuşaklara gurur verecek biçimde yaşam içindeki yerlerini aldı.
 
 
Not: Tire içindekiler çevirmene aittir.
 

 

Ŝavko Asĺanguaş, Adıge mak, 5 Eylül 2016
 

Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız

Cherkessia.net, 16 Temmuz 2016

 


Bu haber toplam 1579 defa okundu.


Hatko Vural Bayram

Eğer gelecekte Çerkesler birileri ile iş birliği yapacaksa, bunlar kazak ve Ukrayna'lılar olacaktır.

18 Eylül 2016 Pazar Saat 15:15
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net