Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Petr Pithart:Vişegrad Dörtlüsünün Kuruluş Felsefesi Avrupa Siyasetinde Geçerliliğini Koruyor mu?
04 Ocak 2017 Çarşamba Saat 21:07
 
Petr Pithart, 17 Kasım 2016
 
Vişegrad sürecinin en başından beri içinde olmuş ve öncülerle yakın ilişkiler kurmuş biri olarak başlıktaki soruya olumlu yanıt vermem çok zor.
 
Ortak yakın tarihimizin bize bir görev yüklediğine inanıyorduk; uygun koşullar oluştuğunda benzersiz tecrübelerimizi başkalarıyla paylaşacaktık.
 
Sonra gördük ki geçmişlerimiz “çok daha geriye” – ülkelerimizin pek bir şey paylaşmadığı – iki dünya savaşı arası döneme dayanıyordu. Üstelik bu zaman dilimi üzerinde uzun süredir konuşulmamıştı.
 
Sonunda, önceki rejimler tarafından halının altına süpürülen anılar hınçla geri dönüp bizden intikam aldılar.
 
Son birkaç ay içinde bir başka ortak yanımızı keşfettik; kolektif ve bireysel bencilliğimizi. Devletin bize dayatmış olduğu kolektivizme verdiğimiz doğal bir tepkiydi bu.
 
Neyse ki dört ülkenin zayıf ama gelişen sivil toplumları yoldan çıkmamaya kararlıydı. Vişegrad Vakfının sağladığı mütevazi olanaklar onlara çok şey katmıştı.
 
Son aylarda yaşadığımız hayal kırıklıklarına rağmen Vişegrad çapında tüm iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğine inanıyorum. Şu an itibariyle bizi Orta Avrupa dışına itiyor olsalar bile bundan vazgeçmemeliyiz.
 
Petr Pithart (doğumu 1941) – Çek Cumhuriyetinin ilk başbakanı (1990-1992) ve Çek Cumhuriyeti Parlamentosu Senato Birinci Başkan Yardımcısı (2004-2012).
 
 
Farklılıklarımızın farkına – benzerliklerimiz üzerinden değil – karşılaştığımız meydan okumalar sayesinde varacağız. Bunun mümkün olması siyasilerimizin ve medya seçkinlerimizin kafalarından geçenleri açıkça söylemelerine bağlı.
 
Ne de olsa tek ortak yanımız yakın geçmişte özgürlüğümüzü kaybetmemizden kaynaklanan azabın sürüyor olmasıdır. Bu da bize umut veriyor. Zira şu anda kapalı olsalar bile olsa gözlerimiz bir gün mutlaka açılacak.
 
Çünkü biz – Charter 77 düşünürü Jan Patocka gibi – yokluğundan dolayı acı çektiğimiz şey uğruna yaşamamız gerektiğini yaşayarak öğrendik. “Avrupa’nın kalanı” ise okuyarak…
 
 
 
Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel
 
Cherkessia.net, 4 Ocak 2017
 
***
 
ARE THE IDEAS ON WHICH THE VISEGRÁD GROUP WAS FOUNDED STILL RELEVANT IN TODAY’S EUROPEAN POLITICS?
 
PETR PITHART, 17 November 2016
 
 
For someone who was involved from its very inception with Visegrád (indeed, one of those who helped conceive it intellectually, well before the “institution” came into being) and was personally acquainted with all its protagonists, it is very difficult to presently provide a spontaneously encouraging answer to the question at hand.
 
Back then, we believed that our common contemporary history placed an obligation upon us to share our unique experience with others, should they show an interest. And that we should proceed jointly whenever appropriate and beneficial.
 
However, it turned out that our still-living countries’ past is somewhat “older”, dating back as it does to the era between two World Wars, a time when our countries did not have all that much in common. Furthermore, it is an era that could not be openly discussed for a long time. In short, it is mainly the memory of what had been swept under the carpet by previous regimes that has come back to haunt us with a vengeance.
 
Another thing that has become evident over the past few months is that our shared feature is a collective and individual selfishness; one that evolved, quite naturally, as a response to the collectivism that the state had imposed on us.
 
Nevertheless, the weak yet growing civil societies in our four countries, which were able to take advantage of the modest resources provided by the Visegrad Foundation, have proved their mettle. They have remained loyal to the founding idea.
 
Regardless of all the disappointments of recent months, I would still insist that all channels of Visegrád communication be kept open, even if, at this moment, they seem to be dragging us out of Central Europe. Rather than our common features or similarities, it is perhaps the challenges we are now fac- ing that will make us appreciate our mutual differences.
 
However, this will happen only if our politicians and media elites do not try to spare us too much and speak their minds openly. After all, the one thing we still have in common is the awareness of our own past descent into perdition stemming from the loss of freedom, which we continue to carry within us. This gives us hope that, even if we may not be able to see clearly at this moment in time, we will open our eyes eventually, even if it is at the last minute.
 
For we are surely still the same people who, along with the Charter 77 philosopher Jan Patočka, understood that the things one suffers for are precisely those worth living for. “The rest of Europe”, on the other hand, knows this only from reading about it.
 
 
PETR PITHART (b. 1941) – the first Prime Minister of the Czech Republic (1990-1992) and the First Deputy Chairman of the Senate of the Parliament of the Czech Republic (2004-2012).
 

Bu haber toplam 2032 defa okundu.


Gubzeyce Murat (Almanya)

Çek cumhuriyeti, Slovakya, Polonya ve Macaristan'ın kurduğu bir çeşit ekonomik sosyal ittifak, Doğu Avrupa'nın Benelux'u. Gerçi hepsi AB üyesi olduktan sonra ittifak bağları eskisi kadar sıkı değil gibi. Yinede AB içinde Ukrayna'nın üyeliğine destek için ortaklığı sürdürüyorlar. Batı 15 Temmuz Türkiye darbesinde mum yutmuş sessiz hatta aleyhe çalışırken bu dörtlü hemen deklerasyon yayınladılar:

''Vişegrad Grubu ülkeleri (Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya) yayınladıkları ortak bildiride, demokratik seçimlerle görevde bulunan Türk hükümetini desteklediklerini açıkladı:

''Polonya'nın başkenti Varşova'da toplanan Vişegrad Grubu ülkeleri başbakanları, zirvede kabul ettikleri ortak bildiride, Türk hükümetinin demokratik yollarla yönetimde bulunduğuna dikkati çekerek desteklerini ifade etti.
Türkiye'nin NATO üyesi olduğu ve Avrupa Birliği'ne başvuru sürecinde bulunduğuna vurgu yapılan bildiride, ''Vişegrad Grubu ülkeleri, demokratik seçimlerle yönetimde bulunan Türk hükümetini destekliyor. Ortak sorunlara karşı, demokratik, açık ve istikrarlı Türkiye ile birlikte adımlar atmaya hazırız.'' ifadelerine yer verildi. ''

Varmıydı bu kadar net ifade eden!!!?

04 Ocak 2017 Çarşamba Saat 22:28
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net