Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Adıgey Meclisi’nin Çalışmaları Tarih Sayfalarında Yer Aldı
01 Nisan 2017 Cumartesi Saat 22:39
 
Adıge Cumhuriyeti Devlet Meclisi – Khase (Yasama Organı) 25 yıl önce açıldı. Bu nedenle dün Maykop’ta “Adıgey’in Parlamento Tarihi ve Günümüz” adlı bir yuvarlak masa toplantısı yapıldı.
 
Toplantıyı AC Parlamentosu Başkanı Vladimir Narojnıy yönetti. Toplantıya Adıge Devlet Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri, v.d katıldılar.



 
Vladimir Narojnıy AC Devlet Meclisi – Khase milletvekilleri adına toplantıya katılanlara teşekkürlerini bildirdi. 25 yıl boyunca Adıge Cumhuriyeti yasama organının çalışmalarına ilişkin özet bilgiler verdi, Adıgey’in cumhuriyet statüsü kazanmasında milletvekillerinin başarılı bir sınav vermiş olduklarını belirtti.
 
- Her yıl, 17 Mart gününü cumhuriyetimizde parlamentarizm Günü olarak kutluyor, Adıgey Parlamentosu’nun aştığı zorlu yolları anımsıyor ve buna koşut olarak yeni görevler üstleniyoruz. Ekonomik gelişme, cumhuriyetteki siyasal ve ekonomik yapının korunması, etnik ve dini özgürlük, bütçe yapma hakkı gibi olanaklar, milletvekilleri adına önemli olan şeylerdi, bugün de öyle. Çalışmalarımız, kabul ettiğimiz yasa ve kararlar toplumun sosyal güvenliğini güvence altına alma, daha ileri ve daha müreffeh bir yaşam düzeyine ulaşma amacına yönelik oluyor. 
 
Bu konuda cumhuriyetin yasal organlarıyla bir birlik ve dayanışma içinde çalışıyoruz, - dedi AC Parlamento Başkanı. 
 
AC’nin Yasama Organı toplantısında parlamento üyeleri de konuşmalar yaptılar ve görüş açıklamalarında bulundular. Uzun yıllar boyunca AC Yüksek Meclisi ve Parlamentosu başkanlığını yapmış olan Łıuju Adam (Lıuj Adam) çok yönlü bir konuşma yaptı. 
 
Bir cumhuriyet yönetimine kavuşunca, kendi başımıza, kimseye sormadan ve kimseden izin almadan federal merkeze doğrudan başvurma olanağını elde ettik, sorunlarımızı kendi kendimize çözmeye başladık. İlk dönem milletvekilleri yasama organının (meclisin) dayanacağı temelleri attılar. Bu adım tarihsel önemde bir adım oldu, -dedi Lıuj Adam.
 
Ülkemizin huzursuz döneminde (darbe sırasında) yerel parlamentolar feshedilmişlerdi. Bir tek Adıgey kendi parlamentosunu dağıtmayı kabul etmedi, 100 olan milletvekili sayısını 45’e indirdik ve bir Yasama Meclisi oluşturduk. Cumhuriyetin yapılanmasında ve ileri adımlar atmasında önemli çalışmalar yapıldığını söylemeliyim. 
 
Zor bir dönemdi o dönem, birçok güçlükle boğuştuk, ama ulusal ayrım yapmadan hep birlikte çıkış yollarını aradık. Cumhuriyet olmayla birlikte anadilimiz devlet dili statüsünü elde etti. Kuşkusuz dil konusunda önemli kaygılarımız var, sürüyor, dilimize okullarımızda gereken düzeyde önem verilmiyor, bu soruna daha fazla eğilmemiz gerekiyor. Parlamentomuzun tarihsel arka planını gençlerimize öğretmemiz gerekiyor, bunu da unutmamalıyız, - dedi Lıuj Adam.
 
AC Devlet Meclisi – Khase eski üyelerinden Ćale Kadir, Aleksandr Dorofeyev, Tatyana Petrova, şimdiki milletvekillerinden Yevgeniy Salov, Ŝave Asker, Aleksandr Loboda, Şevcen Tembot, Adıge Devlet Üniversitesi kürsü başkanlarından Zıbe Saide de birer konuşma yaptılar.
 
 
THARKOĤO Adam, Adıge mak, 22 Mart 2017
 
 
Çeviri:Hapi Cevdet Yıldız
 
Cherkessia.net, 1 Nisan 2017
 

Bu haber toplam 1517 defa okundu.


hapi cevdet yıldız

Sn. Yılmaz Özcan,
Özetle şöyle diyorsunuz: "...milli yazı sistemimiz olan Adıge Yazısı’nı (Adighe Txik'er’i)
toplumca kullanmaya başlamadan, onunla evlerimizde, çocuklarımıza ve gençlerimize,

Adıgece’yi okutarak öğretmeden Adıgece’nin yaşayabilmesi asla mümkün değildir!.."

Uzayda yaşamıyoruz. Bu iş dileklerle, bireysel isteklerle olmaz. Bunlar yetmez.

Sorun politik bir sorun. Alfabe şu sistem, bu sistem, bunlar teferruat, işin özü değil. Bunu anlayamazsak yanılırız.

Dediğiniz gibi kaç kişi sizin dediğiniz yazı ile evde Çerkesçeyi çocuğuna ya da aile bireylerine öğretecek?..En başta o kişilerin kendileri Çerkesçe biliyorlar mı? Buna da bakmak gerekmez mi?

Küçük resmi görüp büyük resmi gözden kaçırmamak gerekir.

Büyük resim Çerkeslerin siyasi ve hukuki statüsüdür. Bunu görmek gerekir.

Türkiye, Suriye ve Ürdün'de, gerçek anlamda, yani siyasi ve hukuki anlamda Çerkesler tanınmıyorlar. Yok sayılıyorlar. Siz Ürdün'de kralın Çerkes üniformalı saray muhafızları bulunduğunu, Türkiye'de birkaç okulda seçmeli Çerkesçe dersin başlatıldığını, saman alevi gibi parlayıp ardından kapandığını söyleyebilirsiniz. Düzce'de Üniversitede bir bölüm açıldığını da ilave edebilirsiniz.

Bunlarla olmuyor. Bunlar çözüm değil. Bunları oylanma ötesine götürebiliyor muyuz?

At gözlüğü ile bakma ötesinde kıyaslama yapabiliyor muyuz?..
İsrail'de ortaokulda haftada iki saat Adıgece dersi okutuluyor. Bu iki saat seçimlik ders mi, zorunlu bir ders mi? Bunu olsun araştıran var mı?
İsrail'de Çerkesçe yaşarken saydığım diğer üç ülkede niçin ölüyor? Dahası Adıgey ve Kabardey'de niçin terk ediliyor? Nedenleri neler olabilir?

Niçin Karaçay diline sahip çıkıyor, uydudan yayın yapan özel Karaçayca televizyon açıyor da, Çerkes'in cebinde akrep oluyor ya da cebindeki parayı votkaya harcıyor?..

Asıl bu gibi konular üzerinde durmak, bu gibi politik sorunlara öncelik vermek gerekmez mi?

Örneğin ölmüş dilini dirilten İsrail dışında bir örnek gösterilebilir mi?
Çerkes dili ölüyor, daha doğrusu öldürülüyor, farkında değiliz. Adıgey ve Kabardey yöneticileri dile sahip çıkmıyorlar, onu zorunlu bir eğitim dili haline getirmiyorlar. Bunu yapmak ellerinde ama yapmıyorlar.
Asıl bu gibi konular üzerinde durmak, yöneticileri ve halk sözcülerini buna zorlamak gerekmez mi?
Saygılar.

17 Nisan 2017 Pazartesi Saat 11:21
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net