Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Helen Wright:Genç Litvanyalılar Kuzey Kutup Dairesinin Üzerinde Geçmişleriyle Yüzleşiyorlar!
11 Nisan 2017 Salı Saat 23:23
 
Helen Wright, Neweastern Europe, 28 Mart 2017
 
Her yaz mezarlık temizlemek için iki haftalığına Sibirya’nın ücra bir köşesine gitme fikri kimilerine tuhaf gelebilir. Ama bu yıl 800 Litvanyalı genç tam da bunu yapmak için başvuruda bulundu.

 
Helen Wright: Deep Baltic (Derin Baltık) Estonya Editörü
 
Son on yıl boyunca senede bir defa olmak üzere gençlik projesi Sibirya Misyonu on altı genci ülke tarihinin en trajik sayfalarından biriyle tanıştırmaya çalıştı. 
 
Litvanya’nın Sovyetler Birliği işgali altında olduğu 1941-53 yılları arasında 300.000’den fazla insan tutuklandı, hayvan vagonlarına kondu, Sibirya, Kuzey Kutup Dairesi ve Kazakistan’daki gulag çalışma kamplarına sürgün edildi.
 
Sürgün edilenlerin yüzde yetmişi kadınlar ve çocuklardı. Elli bin kişi bir daha Litvanya’ya dönemedi.  
 
Bu dönemde Estonya, Letonya ve Litvanya’dan 600.000 kişi Sovyetler Birliğinin ıssız bölgelerine gönderildi. Ayrıca Ukraynalı, Belarus, Moldovalı ve Polonyalı kadınlar, erkekler ve çocuklar da sürgün edildiler. 
 
Sovyetlere göre sürgün edilme gerekçeleri arasında yurtsever ve dini örgüt üyeliği; polis veya hapishane görevlisi olmak; geçmişte Litvanya veya Polonya ordularına mensubiyet; yabancı devlet yurttaşlığı; yabancı şirketlerin temsilcisi veya çalışanı olmak; yabancı büyükelçiliklerin çalışanı olmak; Kızıl Haç çalışanı veya bankacı olmak; soylu aileye mensup olmak; varlıklı çiftçi olmak vardı. 
 
Sovyet lideri Nikita Kruşçev 1956 yılında sürgünlerin serbest bırakılmalarına karar verdi. Ellili yılların sonunda insanlar Litvanya’ya dönmeye başladılar. 
 
Ama dönenler için hayat kolay olmadı. Karşılarında yerel belediyeye kayıt olunmasını zorunlu kılan sıkı çalışma yasaları vardı. 
 
Çok az işveren eski sürgünleri işe alma cesaretine sahipti. Birçok insan yıllarca yasadışı yaşamak ve çalışmak zorunda kaldı.
 
O dönemi yaşayanlar olanları hiç unutmayacaklar. Ama 75 yıl insan ömrü için uzun bir zaman. Hayatta kalanların sayısı azalıyor, onlarla birlikte anılar kayboluyor. Geçmişle somut bağlar kurmak her zamankinden daha önemli. 
 
Sibirya Misyonunun amacı tam olarak bu. 
 
Sibirya Misyonunu (Litvanya dilinde Misija Sibiras) başlatan yardım örgütü Jauniems proje müdürü Karolis Žemaitis’e göre “gençler bunları yarım yüzyıl önce yaşanmış mitler veya efsaneler gibi görüyorlar. Gerçek gibi algılamakta zorlanıyorlar.” 

 
“Büyükannelerimiz ve büyükbabalarımız için Sovyet dönemi bir gerçeklikti. Bizim için değil. Biz sürgünlerle ve işgalle ilgili konuşmaya çalışıyoruz. Bu elinizde bira bardağıyla konuşabileceğiniz keyifli bir konu değil. Meselenin sadece hüzünlü yanını değil, gurur duymamız gereken yanlarını da – mesela hayatta kalanları – gözler önüne sermeye çalışıyoruz.” 
 
Proje gençlerin toplumda nasıl daha faal rol oynamaya yönlendirileceği tartışmasının ertesinde 2005 yılında başlamış. Karolis’e göre yetişkinler gençlerin yeterince oy kullanmadığından ve “yurttaşlık bilincine” sahip olmadıklarından yakınıyorlarmış. 
 
Gençlik örgütüne göre bu doğru bir tespit değilmiş. Gençler farklı alanlarda faallermiş. Sibirya Misyonu böyle doğmuş. 
 
Her yıl iki hafta süreyle on altı genç seçiliyor. Seçilenler önce trenle Moskova’ya, oradan uçakla Sibirya’ya gidiyorlar. Orada geriye dönemeyen Litvanyalıların mezarlarının bakımıyla uğraşıyorlar. 
Kimilerine on yıllarca el değmemiş mezarları temizliyorlar, yeni ahşap haçlar yapıyorlar, bölgede yaşamaya devam eden Litvanyalılarla konuşuyorlar. 
 
Geri döndüklerinde yolculukla ilgili sunumlar yapıyorlar, gençlik örgütlerinde ve üniversitelerde konuşuyorlar. Neler gördüklerini, gördüklerinin hayatlarını nasıl değiştirdiğini anlatıyorlar. 
 
Bir avuç kontenjan için son 10 yılda 10.000 kişi başvurmuş. Karolis’e göre proje fikrinin aynı kalmasına rağmen on yıl boyunca başvuruların artması karşısında şaşırmışlar.
 
Sibirya çapında binlerce mezar olduğu için önlerindeki görev büyük. Ama vazgeçmeye niyetleri yok. Karolis “bunu sembolik bir eylem gibi görüyoruz. Zira bu teknik bir operasyon değil” diyor. 
 
Grup bu yıl Kuzey Kutup Dairesinin üzerindeki Krasnoyarsk bölgesine bağlı İgarka’ya gitmiş. The Baltic Times gazetesinin haberine göre 1948 yılında beş ila on bin Litvanyalı buraya sürgün edilmiş. İgarka en kalabalık Litvanyalı sürgün kolonisine ev sahipliği yapmış.
 
2005 yılından bu yana proje – başta Sovyet hapishaneleri ve zorunlu çalışma kampları olmak üzere – Sibirya’da onlarca noktaya ziyaret düzenlemiş. 
 
Karolis Deep Baltic sayfasına yaptığı açıklamada bu gezilerin katılımcılar üzerinde büyük etkisi olmuş. Ziyaretin ardından “tarihe tamamen farklı bir gözle” bakmışlar. 
 
Karolis “tarihin istatistikten ibaret olmadığını vurgulamaya çalışıyoruz” diyor. “48 saat içinde 22.000 kişi sürgün edildi dediğiniz zaman bu bilgi insanlara yavan gelebiliyor. Ama Litvanya’ya 5.000 kilometre mesafede karşınıza köylü şivesiyle konuşan bir Litvanyalı çıkıp ağlayarak ’50 yıldır dilimi konuşmadım. Konuşacağıma da inanmıyordum’ dediğinde iş değişiyor. İşin duygusal yanı burada yatıyor.” 
 
“Programa katılanlar tarihin köklerinin gerçek insanlara dayandığını fark ediyorlar. Bu Sibirya’ya giden ve geri dönen erkeklerin, kadınların ve çocukların öyküsü. 80 yıl önce yaşayan insanlarla bugünkü insanların aynı olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Onların da kendi hayatları, aşkları, hedefleri vardı. Tıpkı bizim sahip olduğumuz gibi. Bizden tek farkları çok daha fazla acı çekmiş olmaları.” 
 
Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel 
 
Cherkessia.net, 11 Nisan 2017
 
***
 
The Young Lithuanians Tending their History Above the Arctic Circle
 
Helen Wright, September 15, 2016 
 
To some it might seem strange to go to a remote corner of Siberia for two weeks each summer to clean up a graveyard – but this year more than 800 young Lithuanians applied to do just that.
 
For the last decade, at least once a year, youth project Mission Siberia has taken sixteen young people to try and reconnect them to one of the most tragic events in their country’s history.
 
Between 1941 and 1953, while Lithuania was occupied by the Soviet Union, more than 300,000 people were rounded up by the Soviets, put on cattle trucks and deported to gulags – labour camps – in Siberia, the Arctic Circle and Kazakhstan.
 
More than 70 per cent of the deportees were women and children, and around 50,000 people never returned to Lithuania again.
 
In total during this period, around 600,000 people from Estonia, Latvia and Lithuania were sent to remote parts of the Soviet Union while their countries were under occupation. Ukrainian, Belarusian, Moldovan and Polish men, women and children were also deported.
 
Some of the reasons the Soviets gave for deportation included: being members of a patriotic and religious organisation, police or prison officials, former members of the Lithuanian or Polish armies, citizens of foreign states, representatives or employees of foreign firms, and employees of foreign embassies, Red Cross workers or bankers, members of aristocratic families, or rich farmers.
 
In 1956 Soviet leader Nikita Khrushchev decided the deportees should be released, and people started to return to Lithuania in the late 1950s. But after their return their lives were not easy due to strict working laws, which required registration with their local municipality. Few employers had the courage to offer work to former deportees, and so many were forced to live and work illegally for many years.
 
The people who lived though that time will never forget what happened, but for some, 75 years is a long time ago and long before they were born. And as more times passes, survivors dwindle and memories fade, recreating tangible links with the past is more important than ever.
 
This is the aim of Mission Siberia.
 
“Young people see these events as more like a myth or a legend something that happened like 200 or 500 years ago, far far away from their realities,” said Karolis Žemaitis, project manager at the charity Jauniems, which started Mission Siberia (Misija Sibiras in Lithuanian).
 
“For our Grandparents the Soviet times was a reality, but for us it’s not. What we try to do, [talking about] these events the deportations and occupations, it is not – I would say – a sexy topic to discuss with a pint of beer. It is not very attractive. This is why we are trying to shift this [view] a little bit. 
Not only the bit that we are sad about, but also the parts that we are proud of, such as the people who survived.”
 
The project started in 2005 after discussions took place in Lithuania about how to encourage young people to play a more active role in society. Common complaints from adults were that not enough of them were voting and that they lacked “civic-mindedness”, says Karolis.
 
But the youth organisation thought that this wasn’t true and that young people were just active in different ways, and so they started Mission Siberia.
 
So, for two weeks each summer, sixteen young people are selected to travel, usually, first by train to Moscow, and then by plane to Siberia to tend to the graves of Lithuanians who never came home. They clean up graveyards, some of which have lain untouched for decades, make new wooden crosses and try to speak to Lithuanians who still live in the area.
 
When they return home they make presentations about their trips, hold talks with youth organisations and at universities, to tell people what they have seen and how it’s impacted on their lives.
 
Over the last 10 years more than 10,000 people have applied for a handful coveted places. Karolis said the organisation has been surprised that the numbers of applicants has kept increasing as the project idea had not changed very much over the decade.
 
Their task is a huge one as there are thousands of graves throughout Siberia, but that does not mean they will stop anytime soon. “We see that this is more of symbolic gesture because this is not a technical expedition,” explained Karolis.
 
This year the group went to Igarka, in the Krasnoyarsk region above the Arctic Circle. The Baltic Times has reported that between 5,000 and 10,000 Lithuanians were deported there in 1948, making it the city that had the highest concentration of deportees from Lithuania.
 
Since 2005, the project has visited dozens of locations in Siberia, usually sites where there were Soviet prisons and forced labour camps. Karolis told Deep Baltic that these trips have had a big impact on the participants, saying they often see “history completely differently” afterwards.
 
“We are trying to stress that history is not only statistics,” he said. “When you say 22,000 people were deported in two days or 48 hours – OK, these are huge numbers. But when you go 5,000 km away from Lithuania, and there is suddenly some old man who is speaking in a rural Lithuanian dialect and he says: ‘I have not spoken Lithuanian for 50 years’ and starts to cry and says “I never ever thought I would speak Lithuanian again with anyone’. These are the stories that are very emotional.”
 
“The people who take part in these programmes realise that history is based on each and every person, every man, woman and child who actually went there and the families that came back who then tried to carry on living there lives. And what we try to do is connect with the young people that the people that lived 80 years ago are the same as the ones that live right now. They had their own lives, their own romances and ambitions, and they were exactly like us, but they just suffered so much more.”
 
Helen Wright is Estonia editor at Deep Baltic.
 

Bu haber toplam 2445 defa okundu.


Cevdet Yilmaz

Ya biz ne yapalim.Kafkasyadan o Sibiryaya kovulanlar hakkinda tam bilgi varmi.duyumlarla yetinelimmi.o aci gercek Zalim Stalin bizlerede fazlasiyla uyguladi.ama ne yazik .1 Milyonluk.Baltiklilar azda olsa özgürler ve Tarihlerini arastirip yönünü cizmeye gayret ediyorlar.ya BIZ?

13 Nisan 2017 Perşembe Saat 12:26
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net