Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Moskova Kuzey Kafkasya’da Farkında Olmadan Rusya-Karşıtı, Kapsayıcı Kimlikleri Teşvik Ediyor
01 Mayıs 2017 Pazartesi Saat 22:55
 
Paul Goble, 18 Nisan 2017
 
Tarihçilere göre Kuzey Kafkasya ancak İslam etrafında veya Dağlı kimliği temelinde birleşebilir.
 
Yoksa halklar kendi aralarında çatışırlar. Moskova da bu halkları birleşip başkaldırmamaları için bölünmüş halde tutmuştur.
 
Ne var ki Rus yetkililer iki kilit konuda bu stratejiyi terk ediyorlar. Ya riskin büyüklüğünün farkında değiller ya da kısa vadeli kazanımları uzun erimli çıkarlara tercih ediyorlar.
 
İlk konu Çerkesler’i ilgilendiriyor. Çerkes halkı Çarlık tarafından sürgün edildi, Sovyetler tarafından beşten fazla parçaya ayrıldı. Mevcut Rus hükümeti de dönmek isteyen Suriyeli Çerkesler’i soydaş yasası kapsamına almıyor.
 
 
Valeri Hatajukov
 
Kabardey-Balkar Bölgesel İnsan Hakları Merkezi başkanı Valeri Hatajukov’a göre Suriye’de ve diğer diaspora ülkelerinde yaşayan Çerkesler’e soydaş statüsü verilmek zorunda. Zira devlet dillerinden birini konuşuyorlar. Çerkesce Adigey Cumhuriyetinin resmi dili. Ama Moskova buna yanaşmıyor (kavkazr.com/a/cherkesy-dobivayutsa- priznania/28435551.html).
 
Moskova kotalar koyuyor, engeller çıkarıyor. Bunlar arasında vizeler ve oturma izinleri için talep edilen yüksek rakamlar var. Suriyeli Çerkesler bu yüzden kotaları bile dolduramıyorlar.
 
Hatajukov Rus makamların Ukrayna’dan gelen mültecilere yer açmak için Kabardey-Balkar’da senatoryumlarda kalan Suriyeli Çerkesleri kapı dışarı ettiklerini hatırlatıyor.
 
Rus yertkililer Suriyeli Çerkesler’in önünü açsaydı Kafkasya’daki Çerkes nüfus artacaktı. Ama Rusya bundan her zaman korktu. Ama Moskova daha kötü bir sonuca yol açtı.
 
Soçi Olimpiyatı Çerkes halkını radikalleştirmişti. Çerkes halkı son kararlarla radikalleşmekle kalmıyor, bütünleşiyor.
 
Hem Ruslar hem destekledikleri gruplar Çerkesler’den bahsediyor. Bu sayede Çerkesler kendilerini küçük halk kümeleri yerine bir ulus olarak görüyorlar.
 
İkinci mesele Alan kimliğini ilgilendiriyor. Kuzey Osetya Cumhuriyeti 1994 yılında unvanına Alanya kelimesini eklemiş, Kuzey Kafkasya’yı yönetmiş ortaçağ krallığıyla bağ kurmuştu.
 
Güney Osetya da birkaç gün önce adını değiştirdi, Alanya Devleti oldu. Bu karar iki Osetya’nın birleşmesinin ön adımı olarak yorumlandı. Bu Moskova’nın işine gelecek. Ama isim değiştirme ön görülmeyen sorunlara yol açabilir.
 
İnguşetya’lı Duma vekili Alihan Harsiyev’e göre Alanya ile bağı olan tek halk Osetler değil. Orta Kuzey Kafkasyalı tüm halklar Alanlarla bağlantılı. Bölge aydınları bu gerçeği Moskova’ya anlatabilirlerdi. Tabii “halk düşmanı” diye tasfiye edilmemiş olsalardı… (mk.ru/politics/2017/04/13/alanskaya-golovolomka.html).
 
Ortak Alan kimliğinden söz etmek için tüm olanaklar mevcut. Kuzey Kafkasya halklarını “bölmek” yerine “birleştirmeye” odaklanmak mümkün. Bu nokta önem taşıyor. Zira küçük Kuzey Kafkasya halklarının münferit olarak bir şey yapmaları pek mümkün değil. Ama birlikte çok şey başarılabilir.
 
Harsiyev’e göre Alanya adını almak Osetlerin kendi tercihi. Ama İnguşetya, Çeçenya, Kabardey-Balkar ve Karaçay-Çerkes’te de Alan simgelerinin ve kimliğinin olduğunu hatırlamalılar. Bu halklar bu kadim ve unutulmamış kimlik temelinde bir araya gelmek zorundalar.
 
Harsiyev şöyle diyor: “Bu tartışmalı meseleler üzerine uygar bir münazara yürütmeliyiz. Her şey yolunda diyerek susup oturamayız. O zaman meydan sorumsuzlara ve cahillere kalır. Boşluğu kışkırtıcılar doldurur.”
 
Sözlerine son verirken birkaç soru soruyor: “Siyasetçiler çözümü erteledikçe Kafkasya ve Rusya için tehlike büyüyor. Yönetim sorunu er geç ele almak zorunda kalacak. Peki ya biz ne yapacağız? Her zaman olduğu gibi Moskova’dan mı yakınacağız? Yoksa sonunda harekete geçecek miyiz?”
 
Harsiyev’e göre etnik kimliklerden tarih-tabanlı kimliğe geçiş Kuzey Kafkasya halklarının Rusya politik ulusuyla bütünleşmeleri için bir sıçrama tahtası görevi görecek. Ama tersi de mümkün. Geniş bir Alan ulusunun Moskova’ya direnmesi küçük parçaların kafa tutmasından daha etkili olabilir.
 
 
Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel
 
Cherkessia.net, 1 Mayıs 2017
 
***
 
Moscow Unwittingly Promoting Broader Anti-Russian Identities in the North Caucasus
 
Paul Goble, April 18, 2017
 
Staunton – Historians have often observed that the North Caucasus can unite only on the basis of Islam or a mountaineer identity, otherwise its peoples will fight among themselves, and that Moscow has traditionally worked hard to keep them divided lest any unity emerge as the basis for a challenge to Russian rule.
 
But now, under Vladimir Putin, the Russian authorities are taking steps in two key areas that undercut all of that past strategy either because of a failure to understand what is at stake or because of a focus on short-term tactical outcomes rather than longer-term goals and thus make Russia’s control of the region at the very least more problematic in the future.
 
The first concerns the Circassians, a nation tsarist forces expelled, the Soviets divided into more than five parts, and the current Russian government refuses to recognize as compatriots those Circassians seeking to return to their homeland because of conflicts in Syria where many have been living.
 
Valery Khatazhukov, head of the Kabardino-Balkar Regional Human Rights Center, says that the Circassians of Syria and elsewhere should be granted that status because they speak one of the state languages– their language is official in the Adygey Republic – but that Moscow hasn’t been willing to do so (kavkazr.com/a/cherkesy-dobivayutsa- priznania/28435551.html).
 
Instead, it has set up quotas for each of the north Caucasus republics and neighboring Russian kray where most Circassians now live and thrown up obstacles, including the payment of high fees for visas and resident permits, that have prevented Syria’s Circassians from filling even these quotas.
 
Moreover, in one infamous case, the Russian authorities expelled Syrian refugees from sanatoriums in Kabardino-Balkaria in order to provide housing for refugees from Ukraine following the Russian invasion of that country and the Crimean Anschluss, Khatzhukov continues.
 
Had the Russian authorities simply given Circassians from Syria the status of compatriots and allowed them to return, there would have been an increase in the Circassian peoples in the North Caucasus, something that Moscow has always feared. But by denying them that status and restricting their entry, the Russian authorities have produced an outcome even worse for them.
 
Just as was the case in the run-up to the Sochi Olympiad, when Moscow’s refusal to respect what had been the 1864 killing fields in which Circassians were murdered or expelled served to radicalize the Circassian community around the world, now, its actions or rather refusal to act is not only further radicalizing them but unifying them.
 
Indeed, it is striking that both Russians and members of the Moscow-sponsored subgroups of Circassians now talk exclusively about the Circassians, something that encourages them to think of themselves as a nation rather than a congeries of smaller peoples and possibly to act on the basis of that communality. If so, Moscow will have only itself to blame The second case involves the Alan identity. In 1994, the North Ossetian Republic within the Russian Federation added Alania to its name, thus linking it to the medieval kingdom of that name which ruled over much of the North Caucasus. A few days ago, South Ossetia, which Soviet forces helped to break away from Georgia, voted to rename itself the State of Alania.
 
That latter decision, especially in combination with the first, has been viewed critically or sympathetically as an indication that South Ossetia will soon fuse with North Ossetia within the borders of the Russian Federation. That seems to be Moscow’s intention, but the renaming tactic is already having some unintended consequences.
 
That is because, as Alikhan Kharsiyev, a Duma deputy from Ingushetia, points out, the Ossetians are not the only nation with roots in Alania. Almost all the peoples of the central North Caucasus do, a fact scholars from the region could have told Moscow had they not been suppressed as “enemies of the people” (mk.ru/politics/2017/04/13/alanskaya-golovolomka.html).
 
Now, he says, there is every chance to talk about this common Alan identity, to focus on what “unites” rather than “divides” the peoples of the North Caucasus, something that is especially important because alone, “we are small peoples, and little depends on us.” But together, far more can be done.
 
As far as the Ossetian decisions to call themselves Alania, this is their own affair; but they should remember that there are Alan symbols and identities in Ingushetia, Chechnya, Kabardino-Balkaria and Karachayevo-Cherkessia as well, and all these peoples should be uniting on the basis of this earlier and not forgotten identity, Kharsiyev says.
 
“We are obligated to begin a civilized discussion on all these controversial questions. We do not have the right to suggest that everything is normal and be silent,” poses that will open the way for “irresponsible and illiterate people and simply provocateurs to fill this vacuum” especially among the young.
 
And he concludes with questions: “the longer politicians put off the resolution of this issue, the greater the harm, for the Caucasus and for Russia. Clearly, sooner or later the leadership of the country will have to take up this issue. But what about us? Will we act like always and complain to one another about Moscow?” Or will be finally act on our own?
 
The Duma deputy clearly believes that moving from ethnic identities to an historically based one will be a stepping stone toward integration of the people of the North Caucasus into the Russian political nation. But there is every likelihood that the result will be just the reverse, that a larger Alan nation will be more ready to resist Moscow than even its smaller components.

Bu haber toplam 3115 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net