Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Moskova Kazakistan ve Kırgızistan’ın Kiril Harflerini Bırakma Kararını Öfke Nöbetiyle Karşıladı
03 Mayıs 2017 Çarşamba Saat 12:44
 
Paul A. Goble,  4 Nisan 2017 
 
Kazakistan ve Kırgızistan’ın Moskova’nın dayattığı Kiril harflerinden vazgeçerek kendilerini Türk dünyasına ve uluslararası topluluğa bağlayacak Latin alfabesine yönelmesi karşısında Rusya en hafif ifadeyle öfke patlaması yaşıyor.  
 
Birçok yorumcu bu adımı Rus dünyasına yönelik bir saldırı olarak algılıyor. Moskova’nın eski Sovyet coğrafyası üzerindeki çıkarlarının tehdit altında olduğu söyleniyor. Moskova’yı her açıdan zayıflatmak istedikleri söylenen Türkiye’nin ve Batılı istihbarat kurumlarının parmağı olduğu iddia ediliyor. 

 
Kazakistan devlet başkanı Nursultan Nazarbayev
 
Bu yorumcular her zamanki gibi tarihlerinden haberdar değiller. Yirmili ve otuzlu yıllarda Türk halkların Latin harflerine geçmelerini savunan Moskova’nın kendisiydi. Benzer şekilde – Bolşevik liderlik içinde – Rus halkını da Latin alfabesine geçirme planları vardı.  
 
Bu gerçeği hatırlatan Moskovalı portal Newsland.com tepki çekti. Tepki gösterenler bu planları hatırlamak istemiyor veya Stalin tarafından iptal edilmiş olmalarından mutluluk duyuyorlardı. 
 
Yirmili yılların sonundan ve otuzlu yılların başından belgeler sunan portal şu gözlemi yaptı: “Son birkaç gün içinde Kazak ve Kırgız alfabelerinin Latin harflerine geçiş kararı üzerine kışkırtmalar başlamıştı. Oysa 1930’lu yıllarda Rusça yazı sisteminin de Latin alfabesine geçmesi düşünülmüştü.” 
 
Rusya SFSC Aydınlanma Halk Komiserliği Kasım 1929’da imla komisyonu bünyesinde bir alt-birim görevlendirdi. Alt-birim “Rus alfabesinin Latinceleşmesi” üzerine çalışacaktı.  
 
Grubu tanınmış dilci Nikolay Yakovlev’in görüşleri yönlendiriyordu. Yakovlev’in on tezi şimdi Orta Asya’da savunulan argümanları hatırlatıyordu.  
 
Yakovlev’in on tezi şuydu:  
 
1. “Her sistem yazma tekniği olmanın ötesinde bir ideolojinin taşıyıcısıdır. Alfabeler toplumların ve onları yaratan sınıfların ideolojilerini yansıtırlar.” 
 
2. “Rus alfabesi tarihsel olarak devlet baskısının, misyonerlik propagandasının ve Büyük Rus şovenizminin – özellikle ulusal azınlıklara yönelik – aracıdır.”  
 
3. “1917 sonrasındaki kısmen ıslah edilmiş olmasına rağmen Rus alfabesi hala Büyük Rus ulusal-burjuva ideolojisinin alfabesidir.” 
 
4. “Latin alfabesi uluslararası bir alfabeye dönüşmüş olup kültür devriminin sloganlarından biri olma işlevini görebilir.” 
 
5. “Rus alfabesinin Latinceleşmesi SSCB’nin kültürel inşası sorunu olup sosyalist toplumun alfabesi olarak görülmelidir.” 
 
6. “Rus alfabesi diğer ulusal alfabeler gibi (Yahudi, Gürcü, Ermeni vd.) Birlik içindeki milliyetler ve bu milliyetlerle uluslararası topluluk arasında dilsel ve kültürel iletişime yarar.”   
 
7. “Mevcut Rus alfabesi sosyalist kuruculuğa ideolojik olarak yabancı olmanın dışında hem diğer ulusal alfabelerin hem de – Belarus, Ukrayna, Doğu Fin dilleri gibi – Kiril harfleriyle yazılan alfabelerin Latinceleşmesi önündeki en büyük engeldir.” 
 
8. “Rus alfabesi hem grafik hem imla yönünden – ıslahattan sonra bile – devrim öncesi yazım sisteminin sorunlarını barındırır.”  
 
9. “Latin harfleri – Kiril alfabesine nazaran – çağdaş basım teknolojine, okuma ve yazma tekniklerine daha yakındır.” Latinceye geçiş beraberinde çok sayıda avantajı getirecektir. Bunlar arasında basım masraflarında yüzde on ila on beş oranında tasarruf vardır. 
 
10. “Dolayısıyla Latin harflerine geçişe ilişkin teknik ve iktisadi zorluklar abartılmamalıdır.” 
 
 
Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel  
 
Cherkessia.net, 3 Mayıs 2017
 
***
 
Moscow reacts to Kazakhstan and Kyrgyzstan switching from Cyrillic with hysterics 
 
Paul A. Goble, April 4, 2017 
 
Russian reaction to the decisions of Kazakhstan and Kyrgyzstan to move away from the Cyrillic-based scripts Moscow imposed on them to Latin-based scripts that will help them integrate into the broader Turkic and international worlds has been hysterical to say the least. 
 
Many commentators are denouncing these measures as an attack on the Russian world and a threat to Moscow’s influence over the former Soviet space, and they often profess to see in such ideas the efforts of Turkey and Western intelligence services to weaken Moscow in every possible way. 
 
But as usual in such circumstances, these commentators don’t know their history: It was Moscow that promoted the original shift by Turkic peoples, including those in Turkey itself, to the Latin script (from Persido-Arabic ones) in the 1920s and 1930s. And within the Bolshevik leadership at that time, there were even plans worked out for shifting Russian in the same way. 
 
In recalling that reality, a Moscow portal, Newsland.com, has sparked reactions by many who either don’t want to remember such plans or who are pleased that Stalin killed them, not only ending talk of replacing Cyrillic with Latin script for Russian but also doing away with the Latin scripts the Soviet authorities had imposed on various peoples Turkic and non-Turkic alike. 
 
In presenting documents from the late 1920s and early 1930s about this, the portal observes that “in the last several days, agitation has arisen over the transition to the Latin script of the Kazakh and Kyrgyz alphabets. But by the same, in the 1930s, serious consideration was given to shifting the Russian writing system to the Latin alphabet.” 
 
In November 1929, the RSFSR Peoples Commissariat of Enlightenment created within its commission on orthography a special sub-commission for work on the issue of “Latinization of the Russian alphabet.” That group was informed by the ideas of Nikolay Yakovlev, a prominent linguist, and his ten theses resemble arguments now being made in Central Asia: 
 
1. “Any system is not only a technique of writing but a bearer of an ideology – an alphabet reflects in itself the ideology of the society and class which created it.” 
 
2. “The Russian civic alphabet in its history is an alphabet of autocratic oppression, missionary propaganda, and Great Russian national chauvinism” especially as applied to national minorities. 
 
3. “Even after its partial reform in 1917, the Russian alphabet continues to be the alphabet of the national-bourgeois Great Russian ideology.” 
 
4. “The Latin alphabet at present in fact has already grown into an international alphabet” and thus can serve as “one of the slogans of the cultural revolution.” 
 
5. “The Latinization of the Russian alphabet is a problem of the cultural construction of the USSR” and represents the introduction of “an alphabet of socialist society.” 
 
6. “The present-day Russian alphabet like other national ones (Jewish, Georgian, Armenia and so on) makes linguistic and cultural communication among the nationalities within the Union” and also between them and the international community. 
 
7. “The Russian alphabet is at present not only a form of writing which is ideologically alien to socialist construction but represents the chief obstacle to the task of Latinization both of other national alphabets … and on those constructed on the basis of Cyrillic – Belarusian, Ukrainian, Eastern Finnic and so on.” 
 
8. “Not only the graphic form of the Russian alphabet but also Russian orthography as a whole, even after the reforms retains the shortcomings of the pre-revolutionary class writing system.” 
 
9. “The Latin script to a greater degree than Russian civic script corresponds to the level of contemporary publishing technology and the physiology of reading and writing.” Shifting to it will thus bring many benefits, including not least of all a savings of 10 to 15 percent in publishing. 
 
10. “Technical and economic difficulties in the introduction of the Latin script thus should not be exaggerated.” 
 
 

Bu haber toplam 2430 defa okundu.


Yurdakul Recep

"İNADINA İNADINA KİRİL" CİLER BU GEREKÇELERE NE DİYORLAR?

05 Mayıs 2017 Cuma Saat 22:51
Süleyman Uz

Derhal uygulamaları gerekirdi, çok baskıya maruz kalacaklar

03 Mayıs 2017 Çarşamba Saat 16:29
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net