Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çerkes Folklorunu Anlama
25 Haziran 2017 Pazar Saat 00:45
Yapımcı Bulat Halilov, ‘’Wored Kayıt’’ adlı şirketiyle geleneksel Çerkes müziğini inceliyor ve belgelendiriyor
 
Bulat Halilov, Wored Kayıt adlı şirketi için materyel toplayıp folklor anlayışını geliştirerek, Kafkasya’nın uzak köylerindeki geleneksel
halk müziğini de belgelemiş oluyor. Halilov ve Moskova kökenli elektronik müzisyen Moa Pillar’ın bölgede yaptığı inceleme gezileri,
daha önce Saşa Voronov ve Stereotaktik stüdyo tarafından gerçekleştirilen ‘Kamp Ateşleri ve Yıldızlar’ adlı 2015 yapımı filme konu olmuştu. 
 
Bulat Halilov Nalçik doğumlu. Babası inşaatçı, annesi öğretmen. Kabardey-Balkar bölgesinde yaşayan Çerkesler, ya da kendilerine verdikleri adla Adıgeler, Kuzey Kafkasya’nın günümüzde hâlen yaşıyan yerel halklarından birini temsil ediyor. 
 
Halilov, çocukken Çerkes dilinin hâlâ konuşulduğu taşradaki akrabalarını ziyaret edermiş, ancak o günleri biraz kırgınlıkla hatırlıyor: ‘’Ana dilimi bilirdim ancak konuşmazdım, o yüzden de akrabalarım yanlışlarıma gülerdi. Biraz onların bu alayları biraz da ergenliğin vediği olumsuz tavırdan dolayı, içimde kendi öz kültürüme karşı bir nefret oluşmuştu’’
 
        Saşa Voronov ve Stereotaktik stüdyo tarafından çekilen ‘Kamp Ateşleri ve Yıldızlar’ adlı filmde Jıuw topluluğu
 
Sovyet-sonrası dönemin ergenlerinin çoğu gibi, Halilov da Batı müziği dinleyerek büyümüş, ve kendi şehrinde ilk defa müzik indiren ve de ‘sanayi’ tarzı müziğin ‘gürültüsünü’ dinleyen kişi olmuş. Mezuniyetten sonra uygulamalı bilişim teknolojisi fakültesine yazılsa da sonra gazeteciliğe geçmiş ve yerel bir dergi için müzik eleştirmeni olarak yazılar yazmaya başlamış.
 
Halilov, birkaç yıl sonra müzisyen Timur Kodzokov ile tanışınca, beraber üretim işine girmişler ve estetik ilgi alanlarına uygun yerel gruplar aramaya koyulmuşlar. Ancak, Kabardey-Balkarya’daki rock ve punk etkinliği 2000’li yılların sonuna doğru çöküşe geçmiş. 
 
R.E.M’den Arcade Fire’a, üç yüzden fazla müzik grubu için film çeken Fransız yönetmen Vincent Moon’un etkisiyle, çağdaş müzikten soğuyan ikilinin bu sefer Çerkes folkloruna karşı ilgisi artmış. 2010’dan beri geleneksel müzik üzerine araştırma yapan Moon, Rusya’ya gelmek için yola çıkınca, Halilov ona gezisinin Kafkasya ayağını organize etmeyi teklif etmiş. 
 
                                                        Bulat Yukarı Balkar yerleşiğinde saha kayıtları yaparken.
 
Moon, Rusya’nın azınlıklarının halk müziğini belgeleme amacıyla, ‘OKO: Carnets de Russie (Rusya’nın defteri)’ adlı belgesel dizi film projesi için 2012’de Kabardey-Balkarya’ya gelmişti. Bu noktada bu dizi filmde yapımcı olarak görev alan Bulat, fon sağlama, yerel müzisyenlerle bağlantı kurma gibi birçok işi üstlenmişti. ‘Vincent ile ortak bir anlayış geliştirdik’ diyen Halilov, ‘Kısa süre içinde halk müziğinin de rock müziği gibi olduğunun farkına vardım. 
 
Bugünün çocuklarının şunu anlaması lazım: taşrada nenelerinin müziği Beyonce’nin müziği kadar güzeldir. O zamanlar verdiğim bir röportajda, halk müziğinin temellerinin deneysel müziğin temellerine benzediğini söylemiştim. Fakat artık öyle düşünmüyorum.’
 
Halilov ve Kodzokov Çerkes halk sanatçılarının eserlerini derlemeye başladıktan bir süre sonra belgelediklerinin çoğunun aslında geç dönem Sovyet halk müziği olduğunu anlamışlar. Ancak bu arada Çerkes halk müziğinin gerçek lideri konumunda olan Zamudin Ğuçe’yi keşfetmişler. 
 
Zamudin Ğuçe, 2005’te otantik, duygusal türküleri aktarma amacıyla Jıuw adlı bir vokal grubunu kurmuş. Ğuçe’nin evinde misafir olan Halilov, uzun zamandan sonra unuttuğu Çerkes diline yeniden başlangıç yapmış. Bu grubun kayıtlarının kalitesini beğenen Halilov, Çerkes-Adıge ulusal müziğinin temellerini daha derinden incelemeye girişmiş ve kendi kültürüne dönüş yapmış.
 
                                                                   Jıuw topluluğu Kamp Ateşleri ve Yıldızlar’ filminin çekiminde
 
Geleneksel Çerkes toplumunda türküler önemli bir rol oynamaktadır, her bir türün kendine özgü bir işlevi vardır. Kahramanlık öyküleri Çerkes folklorunun temellerini oluşturur. Çerkes halkı yazılı edebiyata geçmediği zamanlarda, tarihlerini türkülerle gelecek kuşaklara aktardı. 
 
Mizahla ders veren hikayeler, islamiyet öncesi yaradılış öyküleri, ve İslami ruhani müzik yanyana bulunur. Örnek olarak Zaçirı türünde İslam inancına ve Hazreti Muhammed’e methiyeler bulunur. Adıge geleneğinde şarkı grup olarak okunur, yani bir kişi şarkının öyküsünü okurken, diğerleri de nakaratlardaki yansımayı (Çerkesçe Jıuw) vokal olarak aktarır.
 
Zaur Nagoyev, Kazbek Nagarokov, Zawur Yusupov ve Ruslan Teşev tarafından gerçekleştirilen ‘Köpek ve Yaban Domuzunun Şarkısı’.
Jıuw topluluğu bir av tazısı ile anne yaban domuzu arasında geçen rekabeti mizah dolu, Çerkesce bir şarkı ile aktarıyor. İki hayvan arasındaki
alegorik diyalogda vücut bulan doyumsuz açlık, önce köpeği yaban domuzunu öldürmeye itiyor ancak sonra onun da sonunu getiriyor.
 

Video için tıklayınız: https://www.youtube.com/watch?v=P7JMubgOO1U

 
Halilov, kısa bir süre sonra Çerkesçe şarkı, şarkı anlamına gelen ‘wored’ sözcüğünü kullanarak ‘Wored Kayıt’ şirketini kurdu. Piyasaya ilk çıkartılanlardan biri de Çerkes kültüründe önemli bir yer oynayan geleneksel düğün ya da kutlamaları aktaran ‘Ceug’ adlı kayıttı. 
 
Eski zamanlarda bu düğünler çok çeşitli kutlamalar için olabiliyor; günlerce sürebiliyor; şarkılar, danslar, dövüş oyunları, at yarışları ve diğer müsabakalar içeriyormuş. Bütün bu kutlamaların kilit kişisi şarkıların öykü kısmını okuyan ‘ceguako’dur. Ceguako, hem skald denilen İskandinav ozanları gibi destan aktarır, hem şamanlar gibi kutlama töresini idare eder, hem de panayırcı gibi eğlendirir.   
 
 
Bu ilk çıkan kayıt, çağdaş Batı müziğini model almış, bir giriş müziğini takiben listede sunulan türküleri sunmuştu. Ancak sonraki kayıtlarda, Halilov ve Kodzokov bu tarz düzenlemeleri bırakıp ceug’da olanı aynen aktarma yoluna gittiler. Kendilerinin ve arkadaşlarının yardımıyla finansmanı sağlayıp, Çerkes, Abhaz, Pontus Rumu, Dargin, Çeçen, Lak, Kalmık ve Kafkas şarkılarının geleneksel şarkı ve müzik aletlerini sunan, on iki kayıt daha piyasaya sundular. 
 
Bu şekilde Dağıstan, Adıgey, Kuzey Osetya, Kaberdey-Balkar, Çeçenistan, Abhazya ve Azerbaycan’daki köy ve kasabalara kültürel bir yolculuk düzenlenmiş oldu. Her ne kadar Halilov ve Kodzokov için Çerkes-Adıge halk müziği kişisel olarak daha ilgi çekici olsa da, projenin belli bir kültürü ön plana çıkarmadan geleneksel müziğin tamamına adanmış olduğunu vurguluyorlar.
 
İlk çıkartılan kayıtlar halk sanatçılarına karşı mevcut olan genelde olumsuz tavrı yıkmayı amaçladığı için folklora bir araştırma konusuymuş gibi yaklaşmaktan kaçınmıştı. ‘Keşif gezilerimize hazırlıksız gitmiştik, gerekli olduğunu düşünmedik. 
 
Hatırlıyorum da, Dağıstan’da iken bir grup şarkıcıya ‘neden hâlâ şarkı söylüyorsunuz?’ diye aslında aptalca bir soru sormuştuk.’ Artık Halilov’un ekibi, keşif gezilerine çıkmadan önce ilgili literatürü de gözden geçiriyor. Halilov ayrıca şunu söyledi: ‘Önceleri halk müziğini sadece ilginç bir müzik dalı olarak görüyorduk. Ancak işe araştırmanın da girmesi kayıtlarımızın kalitesini düşürmez ya da daha az otantik kılmaz.’  
 
Araştırmaya bu tarz yaklaşım Rusya’daki folklor araştırmacıları için yeni olabilir ancak Wored Kayıt’ın yaptığı, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Smithsonian Enstitüsünün Smithsonian Folkways adlı halk müziğinin sesli kayıt dairesinin araştırmalarına çok benziyor. Onların da amacı geleneksel müziği araştırmak, korumak ve yaygınlaştırmak.
 
Bulat, Adıge Devlet Üniversitesinin Beşeri Bilimler Fakültesindeki folklor ve etnografi arşivinde.
 
Halilov hemen şunu da belirtiyor: ‘’Wored Kayıt, derlemelerini hedef dinleyici kitlesine ulaştırıyor. Genelde halk müziği, dinleyici kitlesinin çoğuna için sıkıcı gelir ve ancak pop ile sentezi olan ‘Etnik Müzik’ geniş kitlelerce kabul görür. Ancak müziği popüler yapmak için bu yola gitmemeli çünkü iyi kalitede müziğin reklama gereksinimi olmaz. Caz kimsenin yardımı olmadan popüler olmadı mı?’’
 
Halilov ve Kodzokov folkloru öğrendikçe onunla deneysel uğraşlarını da azaltıyorlar. Ancak Çerkes kültürünün önde gidenleri gibi özde yüzde yüz saflığı aramıyorlar. Çerkes tarihinin büyük bir kısmı bağımsızlığını koruma, bazen de komşu bölgeleri fethetme mücadelesiyle geçmiş. Örnek olarak günümüz Mısır’ın olduğu topraklarda Çerkes Memluklar 1215’te bir sultanlık kurup üç yüz yıl oranın halkını yönettiler. Ama öbür taraftan Kafkasya’da kalanlar, 19. yüzyılda Rusya’nın yayılımının kurbanı olup büyük bölümü Osmanlı İmparatorluğu’na sürüldüler. Sovyetler birliği döneminde Çerkes ulusu zorla birbirlerinden ayrı düşürülüp, farklı cumhuriyetlere dağıtıldılar.  
 
Muhammed Batit, Zawur Kuşhov, ve Arsen Jilyayev tarafından gerçekleştirilen ‘Kurkujin Muharebesinin Türküsü’;
Tembolat Kerefov, Betal Bekanov, Murat Şurdum, Bulat Halilov, ve Fyodor Pereverzev’in katılımıyla.
 
 
Günümüzde Çerkes folklorunda Vladimir Lenin ve Bolşevikler hakkında, Rusça sözcükler içeren şarkılar eski destan türküleriyle bir arada bulunmaktadır. Bulat’a göre yabancı etkiler ulusal kültürün canlamasını engellemez: ‘Saf bir kültür ya da ulus fikrini beslemek faşizmdir. Yerel sandığımız etmenlerin aslında dışarıdan geldiğini sonradan fark ediyoruz. Bunun kötü bir tarafı yok. Folklor bir felsefe değildir, yaşanılır. Dış etkileri kabul ediyor olmamız kültürün hâlâ canlı kaldığının belirtisidir.’
 
 
Not: Video materyelinin kullanımı için Stereotaktik ve Saşa Voronov’a teşekkürler.
 
Tembolat Keref ve Madina Paştova’ya çeviriye yardımları için teşekkürler.
 
Fotoğraf direktörü Ruslan Fedotov, editör Aleksandr Pavlov, ses kaydı Vadim Kolosov, ses dizayn İvan Merkulov, Bilgisayar Grafiği Aleksey Kurbatov, yapımcı Alisa Schneider.
 
 
 
Makale: Grigor Atanesian, Fotoğraflar: Alisa Schneider,
 
 
Çeviri: Dr. Seyok Bülent Özgönenel
 
Cherkessia.net,25 Haziran 2017

Bu haber toplam 2465 defa okundu.


Mamheg Azmi F. aslan

Mükemmel çalışma.Eski Adıge müziklerini kayıt altına almak etnografik sevapların en büyüğü. Önce Bulat Halil'e sonrada çevirerek bize ulaştıran Bülent bey'e binlerce teşekkür!!

03 Temmuz 2017 Pazartesi Saat 21:30
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net