Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Rusya’nın Uluslararası Düzen İçin Büyük Hedefleri Var
09 Kasım 2017 Perşembe Saat 18:19
 
Dmitri Trenin, 26 Ekim 2017
 
Son 25 yılda Rus dış politikası 360 derecelik bir döngüyü tamamlayarak başa döndü. Rusya Sovyetler Birliğinin süper güç kimliğini, küresel jeopolitik ihtiraslarını ve ideolojisini terk ederek yola çıktı.
 
Rusya Federasyonu kendisini “yeni Rusya” olarak konumlandırdı. Artık süper güç değildi; sınırlarının ötesinde küçük hedefleri vardı. 
 
Sovyetler Birliğinin eski düşmanları şimdi Moskova’nın dostları ve akıl hocaları olmuşlardı; Kremlin onlarla yürümeye hazırdı.
 
Yeni Rusya’nın ulusal çıkarlarının neler olduğu, Amerikalı ve Avrupalı dostlarının çıkarlarından farklı olup olmadığı veya nerelerde ayrı düştüğü henüz belli değildi.  

 
Dmitri Trenin: Carnegie Moskova Direktörü
 
Eski Sovyetler Birliğinin çeperindeki silahlı çatışmalar, Balkanlardaki savaşlar ve NATO’nun doğuya doğru genişlemesi Rusya’nın Sovyet sonrası rolüne ilişkin önemli dersler verdi. 
 
NATO genişlemesi, Kosova krizi ve Çeçenya’daki savaş Batıya – en başta da Birleşik Devletlere – yönelik olumlu tutumun sonunu getirdi.
 
Kremlin yaşamsal ulusal çıkarlarını korumak için son kertede yalnız nükleer silahlara güvenebileceğini idrak etti. 
 
Sovyetler Birliğinin çöküşünün ardından Rusya’nın mali yükümlülüklerini yetine getirememesi Batıya ekonomik bağımlılığın küresel ölçekte küçük oyuncuya dönüşmek anlamına geldiğini, yabancıların her fırsatta iç işlerine karışacağını gösterdi.
 
Rusya Batı ile birleşmek için iki hamle daha yaptı. 
 
11 Eylül sonrasında Birleşik Devletlere destek sözü verdi, terörle mücadele temelinde NATO ile işbirliği arayışına girdi; Avrupa değerlerini benimsediğini ve Avrupa Birliği ile bütünleşmek istediğini ilan etti. 
 
On yılın sonu yaklaşırken Birleşik Devletler ve müttefikleriyle – ortak füze savunma sistemleri etrafında – “savunma işbirliği” önerdi; modernleşme alanında AB ile birlikte çalıştı.
 
Ne var ki bu girişimler sonuçsuz kaldı. Batı kulübüne girmenin bir bedeli vardı: Birleşik Devletler liderliğini kabul etmek. Moskova buna sıcak bakmadı. 
 
İlişkiler giderek gerildi. Gürcistan uyarı ateşiydi. Ukrayna geçmişteki gerçekdışı varsayımların ve gerçekleşmemiş hedeflerin sonunu getirdi.
 
Rusya için uygun koşullarda Batıyla bütünleşme tezi çöktü. Oysa bu hedef o ana kadar post-Sovyet Rus dış politikasının temel direğiydi.
 
Bunun alternatifi, yani eski Sovyet çeperini Rusya etrafında bir araya toplama düşüncesi de gerçekleşmedi. 
 
Moskova’nın Birleşik Devletler vesayetini kabul etmediği gibi eski Sovyet ortakları da Rusya’nın yörüngesine yeniden girmeye sıcak bakmıyorlardı. 
 
Rusya Federasyonunun A ve B planları bir anda çöküverdi. C planı da yoktu.
 
Ne var ki yeni büyük hedefler yavaşça ortaya çıkıyor. Rusya tek başına ama manevra yapma özgürlüğüne sahip.
 
Avrasya’nın kuzeyi ve ortasını kaplayan konumu sayesinde Rusya – Norveç’ten Kuzey Kore’ye, Murmansk’tan Mumbai’ye – 360 derecelik bir bakış açısı geliştirebiliyor. 
 
Kıtanın iki dinamosu AB ve Çin ile sınır komşusu; üstelik aralarında bir tercih yapması gerekmiyor.
 
Moskova’nın yeni büyük stratejisi henüz kuluçka aşamasında bulunuyor. Tüm taraflarla ilişkileri azami seviyeye taşırken Rusya kendi çıkarlarına öncelik veriyor.
 
Birbirinden farklı çok sayıda ortakla ilişkileri yönetmek zor ama olanaksız değil; Moskova’nın son Ortadoğu deneyiminde buna tanık olduk. 
 
Çin ile ilişkileri uzun vadede eşit ortaklar olarak yürütmek gerekecek. Çin, Hindistan, İran, Türkiye ve diğerleriyle yeni bir bölgesel düzen kurmak da kolay olmayacak.
 
Avrupa Birliği ve Ukrayna da Geniş Avrasya’nın içinde yer alıyorlar. Avrupa ve Rusya yeni bir normal üzerinde el sıkışıncaya kadar görev tamamlanmış olmayacak. 
 
Çeviri: Dr. Ömer Aytek Kurmel 
 
Cherkessia.net, 9 Kasım 2017
 
***
 
Russia Has Grand Designs For the International Order
 
Dmitri Trenin, October 26, 2017
 
Russia’s foreign policy has come full circle in the last 25 years. It started with the rejection of the Soviet Union’s superpower posture, its global geopolitical ambitions, and its ideology.
 
The Russian Federation positioned itself as a “new Russia” — no longer a superpower, with modest ambitions beyond its borders, and willing to go along with the Soviet Union’s former adversaries who became Moscow’s new friends and mentors.
 
It was not immediately clear what this new Russia’s national interests were – and whether or how they differed from those of its American and European friends.
 
But armed conflicts on the outskirts of the former USSR, the wars in the Balkans and NATO’s enlargement to the east, taught Russia’s elites and public some pretty hard lessons about the country’s post-Soviet role.
 
NATO enlargement, the Kosovo crisis and the war in Chechnya marked the end of the early benign attitude toward the West, and above all the United States. It dawned on the Kremlin that, in the final count, Russia could only rely on nuclear weapons to protect its vital security interests.
 
The financial default after the collapse of the Soviet Union demonstrated that Russia’s economic dependence on the West made it a much-diminished actor on the global scene, while giving foreigners every opportunity to meddle in Russian politics and economics.
 
Russia made two more attempts to “dock” with the West. After 9/11, it pledged support to the United States and sought an alliance with NATO, based on counter-terrorism, even as it proclaimed its “European vocation” and a desire to integrate with the European Union.
 
Toward the end of the decade, it proposed a “common defense perimeter” with the U.S. and its allies, built around joint missile defenses, and worked with the EU on modernization partnerships.
 
These attempts have failed, essentially over Moscow’s unwillingness to buy the “admission fee” for joining the Western club: accepting U.S. leadership.
 
Relations became progressively more strained. Georgia was a warning shot. Ukraine marked a final break with past unrealistic assumptions and dispelled unfulfilled ambitions. Western integration on terms acceptable to Russia, until now a central pillar of Russia’s post-Soviet foreign policy, came crushing down.   
 
Ironically, the alternative to that course, re-integration of former Soviet borderlands around Russia did not survive the Ukraine crisis either. Just as Moscow could not accept U.S. tutelage, neither could its ex-Soviet partners give up their sovereignty to an entity dominated by Russia.
 
Suddenly, the Russian Federation saw both its Plan A and Plan B foreign policies collapse simultaneously. And there was no Plan C.
 
It appears however that the new grand design is slowly emerging. Russia is alone, but it is free to move. Its geographical position in the north and center of the great continent of Eurasia both allows and compels it to have a 360 degrees vision of its gigantic neighborhood, from Norway to North Korea, and from Murmansk to Mumbai.
 
It has the two powerhouses of the continent, the EU and China, as direct neighbors, and it does not have to choose between them.
 
Moscow’s new grand strategy is still in gestation. It seeks to maximize connectivity with all, while putting Russia’s own interests first. Managing a large number of very different partners is difficult, but not impossible, as Moscow’s recent experience in the Middle East shows.
 
Keeping relations with China on an even keel will be a major long-term task. Creating a new regional order with China, India, Iran, Turkey and others will not be easy either. However, the European Union and Ukraine are also part of Grand Eurasia, and the mission will not be accomplished before Europe and Russia reach a new normal based on empathy in diversity.
 
Director
Moscow Center
 

Bu haber toplam 1740 defa okundu.


Kuzeyli (Temir)

Dmitri Trenin'in kitapları niye türkçeye çevrilmez ki.Trenin tarihçi, yazar eski askerdir. Etkili ve uluslararası çapta ünlüdür. Rusya'yı içerden yazan en sağlam adamlardan desek yanlış olmaz. Çerkeslerin bugünün Rusyasını anlamaları için bu adamın yazdıklarını sık sık okuması gerekir.

10 Kasım 2017 Cuma Saat 21:23
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net