Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çerkesya’daki Tarihi Yer Adlarını Verenler Adıge- Çerkesler’in Kendileridir
18 Haziran 2018 Pazartesi Saat 21:39
Bir süre önce Adıge Khase salonunda Cumhuriyetimiz Nahıjları Meclisi ile Khase merkez yönetim kurulu yöneticileri bir araya geldik. Nahıjlar (Yaşlılar), ulusumuzun çözümü gerekli ve kaygı yaratan sorunlarını ortaya koydular, nahıjlar komşu krayda (il, Krasnodar Kray) Çerkes tarihinin doğru ve gerçekçi biçimde ele alınmadığını, yer adlarının doğru yazılmadığını belirttiler, Adıge bilim insanlarını bu gibi konularda titiz olmaya çağırdılar.
 
                              Yarı yıkık eski kale/ höyük, Haĺekuay köyü 
 
Kadim, en eski zamanlardan bu yana Batı Kafkasya Adıge-Çerkeslerin anayurdudur. Ortaçağ yüzyılları sonundan başlayarak, Kafkas Savaşının başladığı sırada, Adıge toprakları Kuzey Kafkasya topraklarının çoğunu kapsıyordu: Batıda Taman’dan başlıyor, doğuda Dağıstan, Çeçenya, İnguşetya ve Osetya sınırlarına değin uzanıyordu. Güneyde Abhazya’ya, kuzeyde de Kalmuk bozkırlarına varıyordu. Bu denli büyükve geniş bir coğrafyada beş bin üzeri köy (çılağo) bulunuyordu. Doğamızda, Tanrı harikası özelliğinde dağlar, ırmaklar, ormanlar, tarım arazileri, bataklıklar, vb bulunuyor. Bütün bu yerlerin Adıgece adları vardı ve yine var.  
 
Biliminsanlarımız içinde yer adlarını derleyenler  var, ancak bu kişiler çoğunca yüzeysel ya da üstünkörü çalışmalarla yetindiler ya da yetiniyorlar. Ele aldıkları yerlere gitmeden, o gibi yerleri bizzat görmeden ya da yeterince incelemeden, kendi izlenimlerini ve kanılarını yazdılar ya da birilerine sorup o kişilerin dediklerini aktardılar.
 
Görüntünün olası içeriği: 1 kişi, ayakta ve iç mekan
Tev Aslan:Arkeolog, Adıgey Cumhuriyeti Ulusal Müzesi bilim çalışanı.
 
Yeniden yerinde incelenmesi ve aydınlatılması gerekli çok yerimiz var. Köyümüz Tevıyhable’nin kuzeyinde iki kilometre uzaklıkta Harzekhe bataklığı iki bin hektar (20 km.kare) genişliğindeydi. Sözlükte bu bataklığın köyün batısında bulunduğu yazılı.
 
İçinde zırh bulunan bataklık (Aşor zıxeĺ têmen) - Haĺekuaye köyü doğusu ile Şıncıye (?) köyü arasındaki bataklıkta zırhtan gömlekler çıkarılabildiği yazılmıştır. Haĺekuaye’nin doğusundaki köy Şıhançerıyehabl köyü. Doğru olan şey, bu son iki köy arası bataklıktı. Kurutuldu ve pirinç ekim alanı yapıldı. Şıncıye köyü Haĺekuaye’nin 20 km batısında ve aralarında bataklık bulunmuyor, ama vadiler tarafından yarılmış bir yayla durumda.
 
Yer adlarımızın anlatımları
 
Adıgece bilen kişi eski yer adlarının anlamlarını çözebilir.
 
                           Set kardeşlerin höyüğü, Yecerkuay köyü 
 
Temen, şimdiki yerleşim yeri Taman – Krasnodar Kray’ın batısında Karadeniz kıyısında. Bu yerden iki denizin karşılaştığı yere değin uzanan bataklığın adı. Sözlükte Taman adının açıklaması üzerine iki sayfaya yer verilmiş. Tek bir dizede Taman adının Adıgece anlamı yazılmış. Kavkaz limanı genişçe kuru bir yerde ve bu yerin üzerinde küçük bir Rus köyü (kutır) bulunuyor. Bu yere ve küçük köye Ruslar Çuşka diyorlar. Açık bir Adıgece sözcük bu - Ćışxo (Çışkho/ Büyük yer).
 
Taman (Temen) ile Anapa önlerinden geçip Uteşo’ya (Utaş) değin Karadeniz kıyısı gerçek bir düzlük (çenc/ plaj). Adıge yer adı Rusça söylendiği gibi “Utaş” diye yazılarak Adıgece sözlüğe alındı. Anlamını çözemediler. “U” (У) harfinin anlamını çıkaramadılar, “taş”ın da Türkçe “taş” olduğunu yazdılar. Düşünmek gerekmez mi?! Ulusumuzun ebedi yaşadığı bir yere ne diye Türkçe bir ad verilsin? Bakıldığında Karadeniz kıyılarının düzlük (têşo) yerler olduğu görülür. Yeri bir görecek olduğunuzda, Adıge isen ve Adıgece biliyorsan, yer kendi kendisini açıklıyor. Deniz kıyısı düzlük halinde, u têşu (Iу тешъу), Şapsığlar “U taşu” (Iуташ) diyorlar. Bu yerdeki küçük Rus köyüne (kutır) ise, “Utaş” (Уташ) deniyor.
 
Antik dönemde şimdiki Anapa yerinde bir Adıge-Grek kenti olarak Gorgippia bulunuyordu. Greklerin Gorgipp adlı bir krallarının bulunduğuna ilişkin bir tarihsel kayda rastlamış değiliz. Şimdiki biliminsanlarının tahmin ederek yazdıklarını da kuşku uyandırıcı buluyoruz. Gorgipp – Ğer ğıṕ (Tutsakların, kölelerin ağlaştığı yer) ya da – Ğer ığıṕ (Tutsakların tutulduğu yer) – Adıge yer adı. Kadim dönemlerden Kafkas Savaşı’nın başladığı döneme değin, Karadeniz limanlarına tutsaklar götürülüyor, burada bekletiliyor ve satılıyorlardı.
 
Bu yerlerde oturan ulus Sindler adıyla tarihte yer aldı. Sind’in anlamı Çencı (Şenc) – Düz, düz arazi. Grek alfabesinde “ş” (щ) ve “c” (дж) sesleri karşılığı yoktur. Kendi yazı dillerine göre Sind diyerek, öyle yazmışlardı. Eskiden Natuhayların bulunduğu bu yöreye, bu nedenle Çenc (чэндж) demişlerdi. Sözcüğün anlamı – psıuşo çencım uskher (düz su kıyısında oturanlar).
 
Germonasa – Ğurlara kadar olan yer ya da kenarı (Ğurme anes ye anez). Antik dönemde şimdiki Taman’ın yerinde bulunan bir yerleşim. Adıgeler esmer görünümlü, zayıf, çevik ve uyanık erkeklere “łı ğur” derlerdi. 
 
Acımasız savaş sonucu o yöreden Natuhaylar silindiler ve o yöreden gelme iki Adıge köyü kaldı - Şıncıye (Şencıy) ve Natuhay (Netıĥuay). Tahtamukay ilçesindeki şimdiki yerlerine yerleşene değin, her iki köy de birkaç kez yer değiştirdiler. Bu iki köyde, bugün için, değişik Adıge topluluklarından kimseler bulunuyor, ama erkekler arasında łı ğur görünümlü (esmer ve zayıf) olanlar hayli fazladır. 
 
     Nart Şebatnıko’nun öldürüldüğü yer Ğobekuaye köyüne iki kilometre mesafede.
 
Belirlememize göre, bir yerin görünümüne, ırmağın özelliğine göre ya da o yerde olup bitmiş olaylara göre isimler vermek Adıgelerin geleneklerindendi. Têmen -Taman, Śaśe – Śiśe (Цацэ - Цицэ), Bjeps – Bjebs, Şups – Sups (ШIупс — Супс), Ğups – Gubs…
 
Bilimsel ürünlerimizden söz edildiğinde, bu ürünlerin, birçok durumda doğru bir temele dayanıp dayanmadığının araştırılmadığı görülebiliyor. Sorulduğunda “nerede yazılı o şey?” diye soruyorlar. Adıgelere ilişkin her konuda yazı yazması gerekenler kendileridir, bize yol göstermesi gerekenler biliminsanlarıdır. Yabancı yazarların ulusumuza ilişkin yazmış olduğu şeyler anlaşılır biçimde yalan dolan şeyler olsa bile, yazıldığı gibi tek bir harf noksanlığı yapmadan “biliminsanlarımız” tarafından alıntılanıyor, aynen aktarılıyor. Karşı çıkan, doğru olanı onlara kavratacak kişi tek tük çıkıyor.
 
Antik dönem Grek biliminsanlarının yöremize ilişkin yazdıkları yazılarda Adıgece sözcüklerle sık sık karşılaşıyoruz. Api (epiy/ Iэпий), bu şey altın işlemeli tenekeden yapılma eşya, eli ayağı düzgün kadın demektir. İskitlere ilişkin yazılarda Yer Tanrısı olarak anılır. Kerç kenti yakınlarındaki bir kazıda bulundu.
 
Amazonlar, antik çağda Kerç Boğazı (Iузэжъу) kıyıları ile Kuban Irmağı sağ yakasında yaşayanlar olarak tarihte yer almışlardır. Sözü edilen bu yerlerin  eski bir Adıge toprağı olduğunu, Amazonların da ulusumuzla bir bağlantılarının bulunduğunu kimse söylemiyor, söylemezler de. Değişik ulusların yazarları Amazonları kendilerine maletmeye çalışıyorlar. İşin burasında, o gibi kişilerin ulusal dilleri yoluyla Amazon sözcüğünün açıklaması yapılamıyor. Sözcük Adıgece şu anlamı veriyor: ame + zı + ane + yıku (Rusça olarak eti (oni) + materi + + sınov’ya). 
 
Amazonların Adıge olduklarına ilişkin kesin bir saptamamız yok, ama yaşamış oldukları yerler eski Adıge topraklarıydı. Ulusumuzun onlara bir ad vermediği söylenemez. Bu gerçeği, erkek Adıge adları, doğru olarak kanıtlıyor: Amzan, Amazan, Amızan, Mezan.
 
Eski haritalarda gördüğümüz Adıgece yer adları.
 
Kerç – Koroç – Қorıć (КIорыкI/ Yaya geçilebilen yer ), Adıge sözcüğüdür. Eskiden Kerç Boğazı donduğunda, atlar elde, yaya olarak buz üzerinden Kafkasya’dan Kırım’a – öte yakaya gidiyor, geliyorlardı.
 
Kafa (Kefe) – Kofo (Къофо) – Adıge Şapsığ söyleyişi. Ko – vadi (khuate), dolina – fo – Şapsığca büyük (yını). Rusçaya çevirdiğimizde - большая долина :Büyük vadi. 
 
Azov (Azak) (Adıgece Uzew, Uzeju) – Don Irmağının (Тенэ) denize döküldüğü dar boğaz. Azov’un Adıgecesi – Uzeju; Uzew, Rusçası – Uzkoye gorlo (Dar Boğaz)
 
Tamatarkha – Teme ţarku – Tmutarakan. Tamanskiy poluostrov (Taman Yarımadası) – Têmen Yarımadası çatal biçiminde ayrılır, iki kol halinde denize kavuşur.
 
Ṡemez (ЦIэмэз, Pṡemez). Bu adın böcekgillerden (bit) geldiği yazılıyor. Bugün kentin yakınındaki ormanlara bakıldığında, ağaçlarının   kapkara (pṡe+mezı = kara+orman) – çoğu karaağaç (mıstĥe), siyah renkli olduğu görülür. Мысхако – Mıstĥako. Karaağaç kaplı vadi (Мыстхъэхэр зыдиз хъуат, къо).  
 
19 uncu yüzyılda Adıgelere karşı yürütülen savaş Çerkesya’yı iyice ufaladı. Zorla birçok yerden sürüldük, artık oturmadığımız bu yerlerde yer adlarımız halen varlığını sürdürüyor. Eski topraklarımıza gelip yerleşen bu yerleşimciler bu adların birçoğunu değiştirdiler ve birçok durumda kötü adlar taktılar.
 
Bu son yıllarda yer adlarına ilişkin çok sayıda kitap yayınlandı. Adıgece olanı da az değil, ancak söyleniş biçimi ve anlamı farklı olan, kesinlik taşımayan adlar da çok.
 
Yeni yayınlananlar yanında, eskiden yayınlanmış olan sözlüklerde de, kaynak sözcüğün doğru çevrilmediği durumlarla da karşılaşılıyor. İlginç olan nokta, toponomi (yer adları bilimi) üzerine kitaplar yazmakta direnenlerin çoğu Adıgece, Türkçe, Yunanca ya da başka ilgili dilleri bilmeyen kişiler oluyorlar, bununla birlikte, sözünü ettikleri şeyin anlamını açıklamaya da kalkışıyorlar. Sözcüğü Adıgelere maletmeyi yakıştıramıyor, Adıgeleri  küçümsüyor, sözcüğü başka bir dilden imiş gibi yazıyorlar. Yaptıkları şey – değişik ulusların sözlüklerini ele almak, aradıkları yer adının söylenişini andıran bir belirti bulduklarında da, bunun doğru olduğunu bize inatla dayatmaya kalkışıyorlar. 
 
Tarih boyunca kendilerine saygılı olan ve bunu gelenekselleştirmiş olan Adıgeler başka bir ulusun yer adını kabul edebilirler miydi? Topraklarımıza konuklar ve gezginler geliyorlardı, ama onlar gelip gidiyorlardı.
Yeniden belirlemek gerekiyor.
 
Yer adlarına ilişkin örnek alınacak çok sayıda veri var. Ulusumuzun verdiği, ama değiştirilmiş, farklı biçim ve anlamlar yüklenmiş, sözlüklerde yer almış olan yer adlarının yenibaştan ele alınıp açıklanmaları gerekiyor.
 
Birkaç yıl önce, Doğa Varlığını Koruma Komitesi, dağlarımıza ilişkin olarak haritalarda yer almış olan yirmi Rusça yer isminin Adıgece adlarını bulmamı benden rica etmişti. Başka biliminsalarından da aynısını istemişlerdi. Onlar da birşeyler yazdılar, ama benim bulduklarımı daha doğru ve daha yerinde buldular. Gezgin olan ya da turizmle ilgilenen Adıge gençlerine ve dağlarda çalışan kişilere başvurdum, onlarla görüşmeler yaptım. 
 
Kitaplarda yazılı olan yerleri doğru olarak yeniden ve yerinde saptamadan ve açıklamadan olmaz. Söz gelişi, köylere ilişkin yer adlarının, o köylerin hangi tarafında ve neye bağlı olduğunun doğru yazılmadığı durumlar var. Bunları yeniden yazmak ve doğrulamak gerekir. Bunları anlatacak tek tük kişiler halen köylerimizde bulunabilir.
 
Doğduğum küçücük Tevıyhable köyü tarih ve arkeoloji yönünden çok zengin bir yerde. Köyde şimdilerde 50 hane kalmış durumda. Köyümüze ilişkin 200 kadar  yer adını derledim. Buna ilişkin en ilginç yazılar “Adıge mak” gazetesinde yayımlandı. Hepsi bilimsel dergilerde, koleksiyonlarda yer aldı. Köylerimizde bunun gibi küçük yer sayısı çok sayıda, bunlara micro toponyms (küçük yer isimleri) denir. Her köy kendi küçük yer isimlerini derlediğinde, o yerin tarihi ve o yerde gerçekleşmiş olan olaylar açıklanabilecektir. 
 
 
Yazan:Tev Аslan, Adıge Cumhuriyeti Ulusal Müzesi Bilim Çalışanı, Arkeolog
 
 
Çeviri: Hapi Cevdet Yıldız
 
Cherkessia.net, 18 Haziran 2018

Bu haber toplam 4176 defa okundu.


H. Yaşar Nogay

Çerkeslerin Ana Vatanı, artık büyük ölçüde bilinen bir coğrafya. Ancak bu çoğrafyanın yaklaşık %90 ında şimdi başkaları yaşadığı için, yer isimleri ve bitki örtüsü büyük ölçüde değiştirildi, değiştirilmeye de devam ediyor.
Ne kadar değiştirseler de, o toprakların binlerce yıllık, belki insanlık tarihi ile yaşıt sahipleri tarafından, doğası ve iklimine uygun koydukları yer ve yerleşim adları tamamen yok edilemiyor.

Adıge Cumhuriyetinde halen yaşayan, Tev Aslan, Lowpaçe Nurbi, Bırsır Batırbiy gibi, tarihçi, arkeolog, sosyolog bilim adamları, bu konuda çok değerli bilgileri gün ışığına çıkarmaya devam ediyorlar. Çok şükür ki bu bilgilerin yayınlandığı ADIĞE MAK gibi yayın organımız halen hayatta. Bu bilgileri, türkçeye kazandıran, Hapi Cevdet gibi fedakar değerlerimiz halen mevcut.

20 Haziran 2018 Çarşamba Saat 02:01
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net