Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çerkes Etnik Kökenine Karşı Oluşturulan Dezenformasyon Blokları (3)
22 Aralık 2018 Cumartesi Saat 13:03
 
Özellikle aşağıdaki benzer ifadelerin geçtiği kitap, makale ve araştırmalara dikkat etmeliyiz.
 
1- "MS 2. yy'da Romalı seyyah, Arrian(i) (ca. 86-after 146), ataları Heniokhların yerinde Sanighlerin, Abaski ve Apsilelerin bulunduğunu yazar. Bu üç kabile-halk hiç şüphe yok ki, bu günkü Abhaz ve Abazaların ataları. Zyghoy ve Achaeanlerin yerini torunları Zikhiler almıştır. Bu halklar Roma egemenliğindeydi ve imparatorun atadığı dört kral tarafından yönetiliyordu." (1)
 
Bu paragraftaki dezenformasyon şudur: Romalı seyyah Arrian, Heniokhların yerinde o dönemde Saniğlerin, Abasgoilerin ve Apsilelerin olduğunu söylemiş ama bunların üçünün Heniokhların soyundan geldiğini belirtmemiştir. Yani Abasgoi'ler ve Apsilieler için Heniokhların devamı olduklarına dair beyanda bulunmamıştır. Ama bu gözardı edilip sanki Saniğler, Abasgoi'ler ve Apsilieler, üçü birden Heniokhların soyundan geliyormuş gibi bir dezenformasyon oluşturulmuştur.
 
 
Bu heykel ayağı, Adjider yakınlarındaki Dniester ağzındaki arkeolojik bir alanda bulundu. Burada bir süre önce MÖ. 6. yüzyıla ait antik Yunan kolonisi izlerine rastlandığı ve bulunan bu parçanın heykelin alt kısmının bir parçası olduğu ve altında "ΜΕΣΥΤΗΕΟΣ ΗΙΑΩΗΙΕ" yani "Mezithanın sağlığına" yazdığı bildirildi, sonra İkinci kez ayrıntılı olarak analiz edilmiş bu taş. Bazı temel epigrafik yayınlarda, yazıyı inceleyen E.G. Muralt, bu yazıtın Eski Yunanlı İon lehçesinde olduğu sonucuna varmış. 
Bu dil, yani burada var olan koloni, Milet'ten gelen göçmenler tarafından kurulmuş. Ancak İyon dili olduğu konusunda açıklamalar gerçekle uyuşmuyor. Yani kelime bariz Çerkesce ve bölgeye gelen İyonyalı kolonistler ya yerel inancı benimsemiş yada burada yaşayıp İyon dilini yazı dili olarak kullanan yerli halka ait bu arkeolojik buluntu. İyon ticaret kolonileri ile bu inanç ve mitoloji Egeye taşınmış. Buradan net olarak görülen bu. Yunan mitolojisini korumak için, bu buluntunun İyon dilinde olduğunu kasten söylüyorlar. Sonra bu arkeolojik buluntu Anapa müzesine gönderiliyor. (muhtemelen incelenmek üzere). Birde bu arkeolojik buluntunun, 19. yüzyıl Çerkesya'sından oldukça uzakta, Karadeniz'in karşı kıyısında Romanya ve Ukrayna arasında sınır oluşturan Dnester nehrinin ağzında bulunmuş olması, bu buluntunun Çerkeslere ait olabileceği gerçeği Sovyetler'de sorun olmuş olabilir. Heykel ayağı 1956-1957' senelerinde bulunmuştu.
 
Peki niye bu dezenformasyon oluşturuluyor?
 
Heniokhlar, Kerketler, Zygoi'ler Karadeniz'in doğu kıyılarında yaşayan Proto-Çerkes (Adıge) kabileleridir.
 
Şimdi kesin tarihi kayıtları yazalım.
 
-Strabon MS. 26 da, Kerket ve Zygoiler'den bahseden ilk kişi olarak, notlarında Achaeanlar ve Heniokhların kendi devletlerini kurduklarını fakat Kerketlerin yerini soydaşları Zygoi'lerin aldığını yazar. (2)
 
-MÖ 6. yy'da Karadeniz kıyıları boyunca seyehat eden Scylax (Scylacis)'ın Maeotlar ve Sindler'ide kapsayan Kuzeybatı Kafkasya'da yaşayan halklara dair tanımlamaları var. Scylax'a göre, Zygoi (Zygii)'lerin atası olan Kerketler (Cercetae) (yada tam tersi Cercetaelerin de dahil olduğu büyük bir sub-etnik kabileler topluluğuydu Zygoiler) Anapa ve Gelencik arasındaki sahil şeridinde yaşadılar. Kerketler ve Heniokhlar arasındaki bölgede, yaklaşık günümüzdeki Soçi yakınlarında yaşayan Achaeanlar yaşıyordu. Zikh ve Acheanlar Cercetaelerin kollarıydı. Daha sonra Acheanlar Zikhlere dahil oldular. Elbette, milattan sonraki ikinci asırda bu Proto-Çerkes (Adıge) kabileleri Acheanlar ile Zikhlerin bir bölümü hakkında, fırsat olursa başka bir makalede detaylı olarak, onların ne adlar altında nerde ne yaptıklarıda yazarız. Diğer bir kabile olan Toretianlar, Sindlerin güneyinde yaşıyorlardı. Azak denizinin doğu kıyılarında Dandari(i) ve Tarpeti kabileleri yaşıyorlardı, Psessi ve Thatei'ler Kuban ve kollarının bulunduğu bölgede, Laba'ya kadar yaşıyorlardı. (3, 4)
 
"The Heniochi were an ancient tribe inhabiting northwest shores of Colchis (present-day Abkhazia) and some say Phasis area. They are attested by a number of ancient historians and others alike, namely: Aristotle, Artemidorus Ephesius, Ovid, Pliny the Elder, Arrian, Strabo and others." (5)
 
Çevirirsek, Proto-Çerkes (Adıge) kabilesi Heniokhlar hakkındaki en önemli kaynaklar Aristotle, Artemidorus Ephesius, Ovid, Pliny the Elder, Arrian ve Strabo'dur. (5)
 
Heniokhlar antik bir kabile, günümüz Abhazya'sında ve Şahe nehrine kadar Soçi'de yaşamışlardı. Ancak Trabzon ve Artvin'e kadar Heniokhların bir kısmının güneye indiğini bildiriyor antik kaynaklar. Heniokhların, Kerket, Achean, Zygoi ve diğer Proto-Çerkes kabileleri ile etnik bağı biliniyor. Heniokhlarda Proto-Çerkes kabileleri içinde ve eski Meot birliğine dahil kabilelerden. Zorlamaya gerek yok, Heniokhlardan Abasgoi'ler ve Apsilie'leri meydana çıkarmaya. Proto-Çerkes (Adığe) kabilelerinin içinde Abhazların ataları yoktur.
 
2- "Abkhazia'nın olduğu yerdeki Abasgi topraklarının tam kuzeyine muazzam bir ticaret devleti kurmuş olan Heniokhslarla tamamlanmış oluyor. Kerkets ve Sindlerden yaklaşık 2500 yıl önce Argonauts adlı eserinde Orpheus dan sonra Scylax, Kerketler den söz eden ilk kişidir. Arkeolojik bulgular bütün Kuzeybatı Kafkasya halklarının; Maeotlar, Sindler, Kerketler, Toretianlar, Heniokhlar ve Abasgiler'in etnik ve linguistik olarak ilişkili oldukları ve bugünün Çerkesleri ve Abhazlarının ataları olduğu teorisini desteklemektedir." (6)
 
Bu ifadedeki dezenformasyonlar şunlardır:
 
Apsilieler ile Misimyanların, Çerkes (Adıge) dili ve yukarıdaki ifadede belirtilen Proto-Çerkes (Adıge) kabileleri ile etnik ve lingustik bağı olduğuna dair bir tarihi kayıt yok. Tam tersine Roma İmparatorluğuna bağlı Abasgoi'lerin militer yerel bir topluluk ve Apsilie'lerin Megrel-Laz kökenli, olduğuna dair kuvvetli bulgular var. (7) Bunların Saniğler ile de bir etnik bağı yok. Misimyanların ise bir Proto-Svan kabilesi olduğu biliniyor artık (Misimyani, Svanca Mişwan-ani). Ortaçağda ise Abasgoi'lerin Çerkes dilli bir topluluk olduğunu belirten kaynaklar var. Apsilieler ise daha MS. 730 yılında, henüz Abhazya Feodal Krallığı, Lazika Krallığının kraliyet soylarından biri olan Zikh kökenli Anosid soyuna mensup Leon I ve Leon II tarafından kurulmadan 50 yıl önce, Abasgoiler tarafından ortadan kaldırıldılar, tarihten silindiler. (8, 9)
 
Israrla, Abasgoi'ler ve Apsilie'leri, Proto-Çerkes kabilesi Heniokhlar ve onların devamı olan Saniğler ile aynı kökenden gösterme gayreti ile zorlama bir Abazg-Kerket Dil Ailesi ve zorlama bir Adıge-Abhaz halkı oluşturulmaya çalışılıyor.
 
Abasgoi'ler (12)ve Apsilie'leri Proto-Abhaz kabul edersek eğer, Abhaz-Abazinlerin, Çerkesler (Adıgeler) ile aralarında kurulabilirliği olan tek bağ Proto-Çerkes (Adığe) kabileleri olduğu kesin olan Heniokhlar ve Saniğler. Ancak böyle bir bağ yok. Heniokhların ortadan kalkması ile onların hakim olduğu sahada üç kabile ortaya çıkıyor ; Saniğler, Abasgoiler ve Apsilieler. Ve bunlardan sadece Saniğler Heniokhların soyundan geliyor. (10, 11, 12, 13, 14, 15, 16,17)
 
3- "İrani diller konuşan Kimmerler ve İskitler gibi halklarlada ilişkileri vardı. Bu halklar batı bölgesinde Kara Denizin kuzeyinde yaşıyorlardı ve Sarmatlar da Don ve Volga nehirleri arasındaki bölgeyi işgal etmişlerdi. Kullanılan silahlar ve binicilik aletlerindeki benzerliklere bakıldığında Proto-Meotlarla Kimmerler ve İskitler arasındaki ilişki MÖ sekizinci yy kadar uzanır." (18)
 
Bu üç maddedeki paragraflar (1,6, 18) Amjad Jamakhua'ya ait http://jaimoukha.synthasite.com/resources/AncientCircassianNations.pdf (19) adlı makaledendi. Ancak Amjad Jamakhua ile nerdeyse birebir aynı düşünce ile Abasgoi, Apsilie ve Saniğlerin Abhaz atası olduğunu George Hewitt'te ortaya atıyor. Ancak bu iddiaların Çerkes ve Abhazları aynı kökenden gösterme gayretleri olarak anlasakta, daha fazlası var aslında.
 
"Görmek isteyenler için gerçekler oldukça net. Yunan adlandırmasındaki Abazgioi (Abhaz ülkesi), Abazinlerin kendilerini adlandırdıkları Abaza teriminden geliyor, tıpkı Latince gens Apsilae (Apsilae milleti)’nin Abhazların kendilerini adlandırdıkları Apsuva teriminden geldiği gibi. Bu şartlar altında Gürcüce isimlendirmede kullanılan Apxazi kelimesinin kaynağını araştırmak gerekir. MÖ. 500’lerde Yunan tarihçiler tarafından belirtilen Kerkatoi, Heniokhoi (14,15,16,17) gibi bölgenin kabilelerinin kim oldukları ya da olmadıkları tartışılabilir." diyor George Hewitt. (20)
 
Sayın George Hewitt, Kerketler ve Heniokhlar ile Abhaz ataları arasında bağ kurmaya çalışıyor. Bunu nasıl ciddiye alalım. Aynı şekilde Abhaz tarihçi Gerg Amıçba'da Abhaz halkının Saniğ, Abasgoi, Apsilie ve Misimyanların etnik konsolüdasyonu ile oluştuğunu ama Saniğlerin iyi konsolüde olamadığını, onların Sadzların (21, 22) ataları olduğunu iddia ediyordu. (Bkz. Abhaz Tarihi, Gerg Amıçba). Bunların yanlış olduğunu bu yazıda açıklıyoruz.
 
Elbette, Apsuwa-Abazin (Apsuytsi) etnogenezi noktasında, Apsuwa-Abazin halkı daha gerçekçi bilimsel olarak kabul edilebilir bir etnik tarih yazımı geliştirebilirdi. Heniokh ve Kerketler yoluyla Proto Çerkes Saniğler ve Zikhleri (ve orta çağda kesinlikle Adıge olduğunu anladığımız Abasgoileri) ataları olarak gösteren bir tarih yazımı seçmeleri, onların sorunu. Ama Saniğ ve Abasgoilerin Çerkes, Apsilielerin (Gürcüse Apşeli orjinal adının Yunanca transkripsiyonudur Apsilie adı) Megrel, Misimyanların Proto - Svan ve antik Kolkh halkının bilinen tek temsilcisi olması, Apkhazeti adının Gürcüce bir toponim olması, Abhaz adının etnik bir ad olarak kullanımının sıkıntıları, Apsuwa - Abazin (Apsuytsi) halkının köken tarihi yazımını akamete uğrattı.
 
Son yıllarda Apsuwa - Abazin (Apsuytsi) halkının, 19. yüzyıldan ve öncesinde sadece Kıyı Adıgelerini ifade eden bir sub-etnososyonim olan Abaze adının Türkçe transkripsiyonu olan Abaza adını, etnik adları olarak kabul ettirme çabalarına şahit oluyoruz.Çerkes literatüründe Abaze Jıle/Abadze Çile-Şapsığ, Abzakh, Natuhay, Vubıh, Cıhı ve Madzmey adındaki Çerkes (Adıge) topluluklarını kapsıyordu. Abaze Jıle, demokratik Çerkes kabilelerini ifade eden Çerkesce bir terimdi.
 
Çerkesler Apsuwa-Abazin (Apsuytsi) halkına "Azığe" derdi. Elbette, Apsuwa-Abazin (Apsuytsi) halkı, nasıl bir çalışma içinde olursa olsun, önemli değil. Ama doğru olmadığını belirtmekte fayda var. Çünkü Çerkesler içinde, özellikle Xeku'da Abaza/Abaze adının, Apsuwa-Abazin (Apsuytsi) halkı tarafından etnik ad olarak kullanılmasına karşı çıkan oldukça fazla sayıda Çerkes var ve bu noktada Apsuwa-Abazin (Apsuytsi) halkına taviz vermiyorlar. Elbette haklılar, başka bir halka ait sub-etnososyonim bir terimi alıp, kendine etnik isim yaparak, akabinde 19. yüzyılda Abaze Jıle içindeki bütün Çerkes kabilelerinin Apsuwa-Abazin (Apsuytsi) kökenli olduğunu iddia ederek, Çerkes halkının etnik bütünlüğünü bozmaya kalmaları, Çerkes (Adıge) tarihini, kültürünü, tarihi topraklarını kendilerine mal etmeye kalkmaları kabul edilemez. Çerkesler, tarihi, kültürel, lingustik ve etnolojik konularda büyük bir dezenformasyon bataklığının ortasında kaldılar.
 
Cambridge tarihçiliği anlayışı ile yazılmış Çerkeslerin kökenine dair kitaplarda da, aynı şekilde Rusya Bilimler Akademisi'nin etkisi ile yazılmış kitaplarda olduğu gibi, Antik çağın Pontik ve Kuzey Kafkasyalı bazı halklarını Hint-Avrupalı görmeye dayalı zorlama bir anlayış var. Bu anlayış sahibi olanlardan biri de John Boardman. (23)
 
-According to Strabo (Geography): The Bosporan King Pharnaces is said at one time actually to have conducted the Hypanis River over the country of the Dandarii through an old canal which he cleared out, and to have inundated the country. (23)
 
Strabon'a göre (Coğrafya): Bosfor Kralı Farnakes, bir zamanlar Hypanis (Kuban) nehrini Dandarii ülkesinin üzerinde, eski bir kanaldan aktığı ve ülkeyi sular altında bıraktığını söyledi. (Çeviri: Ö.Ç.)
 
-The origin of the Cimmerians is unclear. They are mostly supposed to have been related to either Iranian or Thracian speaking groups which migrated under pressure of the Scythian expansion of the 9th to 8th century BC.(24)
 
"Kimmerlerin kökeni belirsizdir. Çoğunlukla MÖ. 9. ya da 8. yüzyılın İskit yayılmasının baskısı altında göç eden İrani ya da Trakça konuşan gruplarla ilişkiliydi." (Çeviri: Ö. Ç.)
 
-According to Herodotus, the Cimmerians inhabited the region north of the Caucasus and the Black Sea during the 8th and 7th centuries BC (25, 26)
 
"Herodot'a göre, Kimmerler MÖ. 8. ve 7. yüzyıllarda Kafkasya ve Karadeniz'in kuzeyindeki bölgede yaşıyorlardı." (Çeviri: Ö. Ç.)
 
Üçüncü maddedeki yanlışta görüldüğü gibi, Kimmerlerden bahsederken, kronolojiyi takip etmek gerek. Yukarıdaki, İngilizce yazılmış üç metinde de görüldüğü gibi Kimmerlerin dili belli değil, Trakça konuşuyorlardı belki, ki bu konuda emin olmamız için nedenler var. Bu nedenle onları İrani bir halk olarak belirten hiç bir kitap ve makale doğru bir açıklama yapmıyor. Biz de bu yanılgıyı aşamıyoruz nedense. Ayrıca Kimmerler ve Meotlar çağdaş değil. Biri ortadan kalkınca diğeri ortaya çıkıyor, bu gerçek hep teğet geçiliyor.
 
Proto Meotlar kim? Kimmerler'in kültürünün Maykop Kültürü ile aynılığı var. Bunun yanında İrani dil konuştukları hakkında sadece bir varsayım var. Ancak, Trak dili konuştuklarına dair görüşler daha kuvvetli. Burada bahsi geçen Trak dili, Balkanlar'da dilleri, Helenistik dönemden itibaren Hint-Avrupa dili hâline gelen Trak dili değil. Hint-Avrupa dili olmayan Proto-Trak dilinden bahsediyoruz.
 
Kimmerlerin Kırım'daki Taurlar, İskitya'daki bu günkü Zaporejiye'de yaşayan Melanchlainoiler ve Kuzeybatı Kafkasya'daki Meotlar ile doğrudan etnik bağları var. Birde Asurlular'ın, Gimmiri dediği Kimmerler'in, kendilerine ne dediğini bilmiyoruz. Ama onların anayurtlarına Gamir yada Uişdiş dediğini biliyoruz. İlyada Odysseus'ta "Kimmerioi" olarak adları geçiyor ve Oceanus (Hypanis, Kuban) nehrinin karanlık, bataklık, puslu topraklarında yaşadıklarından bahsediliyor. Anadolu'ya MÖ. 7. yüzyılda gelen Kimmerler'in krallarının ikisinin ismi biliniyor: Tugdamme ve Sandakhşatra.
 
Bir Trak mezarı
 
Trak Kral mezarı girişi
 
Bir Trak miğferi
 
Trakların kolu olan Daç'lara ait bir savaşçı miğferi. Kendisi de bir Trak olan Strabo, Daç ve Getae'lerin aynı dili yani Trak dilinin konuştuklarını belirtiyor.
 
Bunun yanında Taurlar, Melanchlainoiler ve Meotların Hint-Avrupa dili konuşmadıkları açıkça belirtilirken (27), Taur dilinin Trak diline benzediği, Taurların Kırım Yarımadasından günümüz Romanya'sındaki Danuabe bölgesine kadar bir alanda yaşadıkları da biliniyor antik çağda. Meotlar içindeki Sind, Dandari ve Dusci (Doskhi) adlı kabilelerin, Balkanlarda Trak kabileleri içinde aynı isimlerle yeraldığını, Sindlerin (Sintoi) Batı Anadolu'da da görülen güçlü, fetihçi, denizci bir Trak kabilesi olduğu gözden kaçırılmamalı. Thatei adlı Meot kabilesi size neyi hatırlatıyor? Tha ve Tei. Biri Çerkesce diğeri Trakça. Şunu da unutmamak gerek, Traklar kendilerine "Trak" demiyordu, onlara Antik Yunanlılar, Yunanca kırlık yerde yaşayanlar anlamında "Trakis" diyordu.
 
Trak Kralı Seuta (Seutheos I) 'in mezarından çıkan Trak sanat eseri.
 
Trak Kralı Seuta (Seutheos I) 'in mezarından çıkan Trak sanat eseri.
 
Trak Kralı Seuta (Seutheos I) 'in mezarından çıkan Trak sanat eseri.
 
Trak Kralı Seuta (Seutheos I) 'in mezarından çıkan Trak sanat eseri.
 
Trak Kralı Seuta (Seutheos I) 'in mezarından çıkan Trak sanat eseri.
 
"The origins of the Thracians remain obscure, in the absence of written historical records. Evidence of proto-Thracians in the prehistoric period depends on artifacts of material culture. Leo Klejn identifies proto-Thracians with the multi-cordoned ware culture that was pushed away from Ukraine by the advancing timber grave culture or Srubna. It is generally proposed that a proto-Thracian people developed from a mixture of indigenous peoples and Indo-Europeans from the time of Proto-Indo-European expansion in the Early Bronze Age when the latter, around 1500 BC, mixed with indigenous peoples.During the Iron Age (about 1000 BC) Dacians and Thracians began developing from proto-Thracians. (28)
 
Çevirisi:
 
Trakların kökenleri, yazılı tarihî kayıtların olmaması nedeniyle belirsizliğini korumaktadır. Tarihöncesi dönemde (Yani MÖ. 4000'den önce) Proto-Trakların kanıtı, maddi kültür eserlerine bağlıdır. Leo Klejn Proto-Trakları, ilerleyen dönemdeki ahşap mezar kültürü veya diğer adıyla Srubna kültürü tarafından Ukrayna'dan (Yani Yamnaya kültür bölgesinden MÖ. 2000-1800'de) uzaklaştırılan çok dizili toprak çanak-kap kacak kültürü insanlarla özdeşleştiriyor. Erken Bronz Çağı'nda (MÖ. 3000'den itibaren) Proto-Hint-Avrupa yayılmasından itibaren, yerli halklarla Hind-Avrupalıların karışımından gelişen bir proto-Trak halkının, M.Ö. 1500 yıllarında (gene) yerli halklarla karıştığı genel olarak ileri sürülmektedir. Demir Çağı (M.Ö. 1000 yıllarında) Daç halkı ve Traklar bu proto-Traklardan gelişmeye/oluşmaya başlamışlardır" (28) (Çeviri Ö. Ç.).
 
Yani burda Yamnaya-Maykop kültürü halkının, Hint-Avrupalı olmadığı zımnen itiraf ediliyor. Ama mertçe Yamnaya-Maykop kültürü halkı Hint-Avrupalı olmayan yerli (indigenous) Proto-Traklardır diyemiyorlar.(29, 30)
 
Trak Kralı Seuta I (Seutheos I), Trak Odyris Krallığı /Balkanlar
 
Trak Kralı Teres I'in maskı. Trak Odyris Krallığı /Balkanlar
 
 
Trak Kralı Teres I 'e ait para.
 
Bir Trak Savaşçısı /Bulgaristanda bulundu.
 
MÖ. 3950'de ortaya çıkan Yamnaya-Maykop kültürü halklarının Hint-Avrupalı olmayan, Kuzeybatı Kafkasyalılarla (Adıgeler) ile ilgili olduğu 2017 yılında dahada belirgin olarak ortaya çıkınca, Hint-Avrupalılığın çıkış yeri olarak gördükleri Yamnaya Kültürü (elbette Maykop Kültürü) ile ilgili olarak Hint-Avrupa kulübünde bir sıkıntı başladı. İlk Hint-Avrupalı göçmenlerin Avrupa'ya, Volga nehri üzerinden MÖ. 3000-2800'lerden itibaren küçük gruplar halinde gelmeye başladıkları ortaya çıkınca, daha eski olan Yamnaya-Maykop kültürünün, Avrupa'nın yerli halkı olan insanlarca yaratıldığı anlaşıldı.
 
Yamnaya-Maykop kültürünü insanlık için önemli kılan pek çok şey var ve bunları insanlığa kazandıranların Hint-Avrupalı olmaması gerçeği ile Aryenci çevreler sarsılmış durumda. Elbette Yamnaya-Maykop kültürünün temsilcisi olan Thrac-o-Cimmerian ve Thrac-o-Dacian halkları, başkalarıda sahipleniyor, bunu da unutmayalım. Bu kültürün halkları, Bronz Çağının en muhteşem halklarıydı.
 
"Significant cognates from any Indo-European language are listed.However, not all lexical items in Thracian are assumed to be from the Proto-Indo-European language, some non-IE lexical items in Thracian are to be expected." (31)
 
"Herhangi bir Hint-Avrupa dilinden önemli kertikler listelenir. Ancak, Trak dilindeki tüm sözcüklerin Proto-Hint-Avrupa dilinden olduğu varsayılmamaktadır, Trakça'da bazı Hint-Avrupa dışı sözcükler olması beklenen bir durumdur." (Çevir: Ö. Ç.)
 
"Orta-Dinyeper kültürü, Yamnaya bozkır kabileleri ile orman-bozkır şeridi bölgesinin yerleşikleri arasında bir temas alanı olarak görülmüştür; bu da muhtemelen Hint-Avrupa öncesi konuşucular ile Balto-Slav öncesi konuşucular arasındaki iletişimde bir mal mübadelesi yapıldığı şeklinde yorumlanmıştır" (32) (Kaynağından Çeviri: Ö. Ç.)
 
"The researchers found that these Caucasus hunters were probably the source of the farmer-like DNA in the Yamnaya, as the Caucasians were distantly related to the Middle Eastern people who introduced farming in Europe. Their genomes showed that a continued mixture of the Caucasians with Middle Eastern took place up to 25,000 years ago, when the coldest period in the last Ice Age started." (33)
 
Araştırmacılar, bu Kafkasyalı avcı-toplayıcıların muhtemelen Yamnaya'daki çiftçi benzeri DNA'nın kaynağı olduğunu keşfettiler. Kafkasyalılar, Avrupa'da çiftçiliği tanıtan Orta Doğulu insanlarla uzaktan ilişkiliydi. Onların genomları, 25000 yıl öncesine kadar Ortadoğulular ile Kafkasyalıların devam eden bir karışımının son buzul çağının en soğuk dönemi başlayana kadar gerçekleştiğini gösterdi". (33) (Paragraf Çevirisi: Ö. Ç.)
 
Yamnaya'da oldukça fazla G2a'da var. Bir bilgi olarak, J2a'nın da çiftçiler olup, Yamnaya bölgesine Cucuteni-Trypillia Kültürü bölgesinden geldikler. (34)
 
Ancak şuda unutulmamal; Yamnaya, Maykop, Novotitarovska kültürlerinde, Traklar'da, Akhalar'da, Kimmerler'de, Taurlar'da, Meotlar'da kremasyon yani ölü yakma geleneği vardı. Traklar'ın, Kimmerler'in, Akhalar'ın, Taurlar'ın, Meotlar'ın Yamnaya - Novotitarovska - Maykop Kültürlerinin ve bunların geç bronz ve demir çağı devamı kültürlerin (Katakomb, Koban, Novosvobodnaya, Kemi-Oba gibi) varisi halkları olduğu görüşü hakimdir.
 
Duridanov'un (31) dediği gibi bunun anlamı şudur. "Trakça'nın Hint - Avrupa dili olduğu ile ilgili olarak, aslında emin değiliz, ama öyle olmasını istediğimiz, beklediğimiz için, Trak dilinin Hint-Avrupa dili olduğunu söylüyoruz" diyor özetle. Yani Çerkesler (Adıgeler) bu konuda aslında çok avantajlı. Teres adında kralları olan bir halktan bahsediyoruz. Bu halkın antik çağda yaşadığı yerlerden birinde "Mesutheos" adında Dnister nehrinin ağzındaki antik bir arkeolojik alanda bulunmuş heykel, Traklar'daki Tei inanç kültü, Sintoi, Dandari, Dusci gibi bazı Trak kabilelerinin, Meotlar'da da olması gibi daha onlarca ortak yön var Traklar'la.
 
Bunun yanında Yamnaya Kültürünün bir Proto - Trak kültürü olduğunu ve Maykop Kültürü ile Yamnaya Kültürünün tek bir kültür formunda olduğunu da biliyoruz. Günümüzde Proto Hint - Avrupa dilinin birkaç dilin birleşiminden oluştuğuna dair görüşler de güçlenmeye başladı. Çerkesce (Adıgabze) ve Hint-Avrupa dilleri arasında çok fazla miktarda ortak kelime var. Bunun anlamıda, Çerkesce'nin Bronz Çağı'da, Proto Hint-Avrupa dilinin oluşumuna katkı sağlamış bir dil olması. Adıgey Cumhuriyeti'nden Profesör Mequle Cebrail'in dediği gibi "Çerkesler (Adıgeler) bu topraklara hiç bir yerden göç etmedi. İnsan insan olduğundan beri bu topraklarda yaşıyorlar." Yamnaya ve Maykop kültürlerinin, aslında tek parça bir kültür olduğunu da unutmayalım. Yamnaya kültürü, Maykop Kültürü insanlarınca kalkolitik çağda oluşturuldu.
 
Trak dilinin de her ne kadar Hint-Avrupa dili olduğu iddia edilsede, Proto-Trak adında bir ilk dilleri olduğu noktasına kimse itiraz edemiyor. Bu Proto-Trak dili ise "unclear" statüsünde Hint-Avrupacılara göre.
 
Karl Eichwald ise Sindler'den yola çıkarak Meotların Hint kökenli olduğunu iddia etmişti. Ama Trakların Sintoi kabilesinden kesinlikle haberi yoktu sanırım.
 
Cambridge antik tarihçiliği ise Meotlar'ın kökenini sınıflandırılmasında iki görüş arasında kalmış durumda. Niye böyle bir durumda kalmışlar? Çünkü Kimmerleri Kafkasya yerlisi göremiyorlar. Onların bir kısmına göre Meotlar, Kimmerler'in doğrudan devamı, geri kalanı ise İrani etki altındaki Kafkas yerlileri olarak görüyor. Burada Cambridge ekolü Kimmerleri zımnen Hint-Avrupalı sayarken, İskit ve Sarmatları da İrani olarak gördüğü için Meotlar'ın (elbette Kimmerlerin de) İskit ve Sarmat etkisindeki Kafkas yerlileri olduğunu söylüyor. Kafkas yerlileri derken Kuzey Batı Kafkasyalı olarak yani.
 
Şimdi günümüzde Yamnaya kültürü (MÖ. 3300-2600) (aslında MÖ. 3950-3300 arasındaki Don nehri çevresindeki Repin kültürü Yamnaya'nın erken dönemidir)'nün etnik kökenini kimse net olarak iddia edemiyor günümüzde.
 
Yamnaya Kültürü ile en çok ilgilenen Cambridge üniversitesi dahi bu konuda suskunluğunu koruyor. Eneolitik yani geç Neolitik-Erken Kalkolitik çağ dönemlerinde Yamnaya çevresindeki avcı-toplayıcı kültürler hakkında dahi genetik konuda çok şey söyleyebilen Cambridge Tarihçiliği, Yamnaya'ya sıra gelince susuyordu ama en sonunda Cambridge konuştu ve yaptığı açıklama şuydu: "The question of where the Yamnaya come from has been something of a mystery up to now [...] we can now answer that, as we've found that their genetic make-up is a mix of Eastern European hunter-gatherers and a population from this pocket of Caucasus hunter-gatherers who weathered much of the last Ice Age in apparent isolation.". (35)
 
Yani şöyle diyor Dr. Andrea Manica: "Yamnaya'nın nereden geldiği sorusu şu ana kadar bir gizemden ibaret bir şeydi: [...] şimdi cevap verebiliriz, çünkü onların genetik yapıları Doğu Avrupalı avcı-toplayıcıların bir karışımıdır. Kafkasya avcı-toplayıcılarının bir parçasından gelen popülasyon, son buzul çağının çoğunda görünen izolasyonda yıpranmıştı."(35) (Paragraf Çevirisi: Ö. Ç.)
 
Tarihi ve etnolojik bir konuda yazarken çok dikkatli olmak ve tüm detayları dikkate almak zorundayız. Makalenin başındaki üç örnekte görüldüğü gibi olan benzer dezenformasyonlara karşıda donanımlı olmalıyız.
 
Trak Kral isimleri ile devam edelim. (36)
 
Trakların bir kolu olan Daç Kralının adı Deceneus ve onun kral olmadan önceki adı da "Zeuta" idi. Bu günkü Bulgaristan, Makedonya ve Trakya'da, Traklar'ın kurduğu Odyris Krallığındaki bazı kral isimleri ise şöyle :
 
Teres I, II ve III , Seuta I, II, III (Seutheos, Sevth), Amatokos (Metokos), Sparatokos ve Sothimes.
 
Ayrıca Kırım'da antik çağdaki Bosporos krallığıda bir Trak krallığıydı ve hanedanı Sparatokos'un soyundan gelen Spartakidler'di. Sindika (Sind) Krallığına da, hatta Meotlara da Trak kökenli diyebiliriz. Çünki antik Makedonya'daki Sintoy (Sintoi) kabilesi ile antik Batı Anadoludaki Sintoi kabilesinin aynı Trak kabilesi olduğunu biliyoruz. Ayrıca, bir Hint-Avrupa dili olmayan gerçek Trak dilinde (ve Trakça olan Daç ve Getae dillerinde), orman adının en azından "mes, mesu", tanrı adının da en azından "tei" şeklinde olduğunu ve Traklar'da (ve onlardan çıkan Daç ve Getae'lerde), önemli bir orman tanrısı kültünün "mesuthe(os)", "mesythe" adıyla bulunduğunu gösteren işaretler var. MÖ. 6. yüzyıldan kalma bir heykel Dnister nehrinin deltasının yakınında bulundu ve ayak kısmının altında Yunan alfabesi ile "Mez(s)utheos" yazıyordu.
 
Antik çağda günümüz Makedonya'sında, "Heraclea Sintica" adında, Trak kabilesi Sintoylara (Sintoiler - Bu kabile ayrıca Antik Karya'da da yine Trak kabilesi olan Gergaeler/Gergeler ve Tralleslerle birlikte egemen bir unsurdu.) ait bir Trak şehri vardı. Bu şehri Traklardan, Büyük İskender'in babası Filip almıştır.
 
Ve Traklar ile onlardan çıkan Daç ve Getae kabilelerinin, Kırım'dan Romanya'daki Danube bölgesine kadar bir alanda yaşayan Kimmer bakiyesi halk olan Taurlar'ın (Tauroi), yine Kimmer bakiyesi halklar olan Melanchlainoiler ve Meotlar'ı oluşturan Zigoiler, Akheiler, Kerketler (Cercetae), Heniokhlar (sonradan onların devamı Saniğler), Sindler, Thateiler, Ayresler, Arrechesler, Toretianlar (Toreates, Toretici) Tarteriler, Dandariler, Psessiler, Obicliakenesler, Dusciler (Doskhi) ve diğerlerinin, etnik açıdan yakın aynı oldukları, ama Pelasg ve Hattic - Hurric halklarla etnik ve lingustik bağları olmayan ayrı ve oldukça farklı halklar oldukları ortadadır.
 
Son Olarak B. N. Grakov'un "İskitler" Adlı Kitabından Bakalım Konuya (27)
 
İskit, Meot, Sarmat, Melanchlainoi, Sind, Taur gibi demir çağının Azak denizi çevresi, Kuban bölgesi ve Karadeniz'in kuzeyindeki kavimleri ve kabilelerine ait oldukça fazla arkeolojik materyal vardır. Meotlar'ın (elbette onlarla aynı kökenden gelen Kimmer, Sind, Taur, Melanchlainoi, Toretici, Heniokh, Cercetae, Zygoi vs), günümüz modern Çerkes (Adıge) halkının öncüleri olduğu da kabul görmüştür. Bu halkların Yamnaya - Maykop Kültürleri halklarının demir çağındaki torunları olduğu, arkeolojik bir çok çalışma sonucu ortaya çıktı.
 
Kırım'daki "Kemi-Oba Kültürü" nün Maykop Kültürü ile birebir aynı olduğu ve bu kültürü Taur halkının temsil ettiği de biliniyor artık.(Kırım, Kemi-Oba Kültürü). Taur halkı deyip geçmeyeniz, bir Hint-Avrupa dili konuşmadığı ve Meotlar ile büyük ölçüde yakın etnik ve kültürel akrabalar. Antik Taur (Tauroi) toprakları olan "Tauriya" sadece Kırım Yarımadasından oluşmuyordu, Danube bölgesine, Trak kabilesi Daçların sınırına kadar uzanıyordu. İskitler konusunda en büyük otoritelerden ve üstelik sıkı bir Hint-Avrupacı olan B. N. Grakov dahi, Meotlar, Sindler, Melanchlainoiler ve Taurların Hint-Avrupalı olmadığını, Meotların Kuzey Kafkasya yerlisi olduğunu açık bir şekilde söylüyor. Bunun yanında Taur, Melanchlainoi, İskit ve Meotların kültürleri arasında da hiç fark yok. (27)
 
B. N. Grakov, İskitler adlı çalışmasında, Meotları Don ve Kuban Meotları olarak ikiye ayırıyor.Bakın bu çok önemli bir detay ve çoğu kişinin gözünden kaçıyor yada bilinçli saptırılıyor.(27)
 
Don ve Kuban Meotları aynı halk. Yerleşim yerlerine göre böyle adlandırılmışlar. Bunlar Kuzeybatı Kafkasya'nın yerli halkı. Don Meotlarına "Yaksamat/ Ixomatae" adı verilmiş, hani Tırğetaw'ın mensup olduğu Meotlar'a. Kuban Meotları içinde ise Sindler dahil, Psessi, Toretici, Dandari gibi kabileler var. (27)
 
Dandariler, Traklar içinde de var. Bosfor Devletinin kurucularıda Dandari (Sparatokos'un soyundan gelen Spartakidler). Tarihte İskitler'den, üstelik kabile kabile tek tek adlarını yazarak bahseden ilk kişi olan Miletli Hekatey, Dandarileri de İskit kabileleri içinde gösteriyor. Dandariler, Getae adlı Trak topluluğunun da kurucusu olan en büyük ve önemli kabile. Truva'nın en büyük müttefiki ve dayandığı esas güçte Dandariler'di ve Truva Kral hanedanının da Dandariler'den olduğu düşünülüyor. Hekatey'den kısa bir süre Herodot'ta İskitler'den bahsediyor ve Dandariler Heredot'ta İskitler içinde yok, onların yerine Kraliyet İskitleri var. Dandarilerin en azından bir kısmının "Kraliyet İskitleri" adını almış olduğunu anlıyoruz buradan.Ve daha pek çok şey var Grakov'un kitabında.
 
Trak kavim adı Yunanca'dır "Thrákis/Θράκης" kırlık taşlık yer demektir. Thrákis adını Çerakis adına evirip, Traklar'ın Çerkes (Adıge) olduğunu bu şekilde ispat etmeye hiç ihtiyacımız yok, ayrıca yanlış bir yol.
 
Trak topluluklarından biri olan Getae (Γέται/Getler, Γέτης/Get) halkının adı da çok ilginç.
 
Getae - ˈdʒiːtiː ya da /ˈɡiːtiː olarak yazılıyor. Git/Cit halkı. Nart destanlar'ındaki Cınt halkı adına benziyor. Nartlar dönemi halkların, Nartlar ile aynı etnik, kültür ve ortak lingustik kökenden geldiğini anlıyoruz destanlarda. Ama kimisi ile Nartlar'ın arası iyi (Yispler gibi), kimisi ile kötü (Cıntlar gibi). Cınt adının Cıt olma ihtimali var. Nat/Nart, Cıt/Cınt. C harfi ile G harfi arasında değişme özelliği vardır. Cıt/Cınt, Gıt/Gınt. Gıt adını Yunanca ˈdʒiːtiː ya da /ˈɡiːtiː olarak görüyoruz.
 
Getae etnonimi ilk kez Herodot tarafından kullanılmıştır. Kök olarak "Getae" etnonimini MÖ. VI. yüzyılda Herodot sayesinde öğreniyoruz; Tyragetae, Thyssagetae, Massagetae gibi. Bu kavimlerin İskit olduğunu söyleyemeyiz. Sakalarda İskit değil ayrıca. Strabon Getae halkının Trak kökenli olup Daç halkı ile aynı dili konuştuğunu bildiriyor, Coğrafya adlı kitabında. Yaşlı Plius, Romalıların Daç halkının bir kısmına Getae dediğini belirtiyor Naturalis Historia adlı kitabında.(37)
 
Casius Dio'nun Roman History (Roma tarihi adlı kitabında), Getae'lerin kimliğini tespit ediyoruz.. (38) İki Trak kabilesi, Daçia'daki Danube bölgesinden Rodoplar'a göç ediyor; Triballi ve Dardari'ler. Bunlar Getae'ler adıyla anılıyor. Dardari'leri Meotlar ve İskitler içinde de görüyoruz. Dardari'lerin Truva ile sıkı bir ilişkiside vardı. Truva'nın en önemli müttefikleri bu Trak kabilesi idi. Belkide zaten Trak olan Truva'nın kraliyet ailesi ve üst yönetici sınıfı da bu kabileye mensuptu.
 
Tyrageti/Tyragetae/Tyrangitae (Τυραγγεῖται, Tυραγγέται, Τυρεγέται) kabilesi, Dnestir, Moldova ve Güneybatı Ukrayna'da yaşadılar. Bunlar Trak kökenli bir halk olarak anılıyor. Ancak başka kaynaklarda Taur halkının Kırım'dan Danube'ye kadar yaşadığı belirtildiği için bu kabile, bir Thraco-Cimmerian Tauric kabilesi diyebiliriz ki onlarda neticede Trak. Tyras, Harpii ve Tagri nehirlerinin olduğu yer bu kabilenin ülkesiydi.
 
Thyssagetae'ler Volga nehrinin orta akımında yaşıyorlardı. Massagetae'lerde Hazar ve Aral gölü arasındaki topraklarda yaşıyorlardı. Belki de kuzeyde Volga'ya kadar uzanıyordu toprakları.
 
Bunun yanında Avrupa Hunları çağındaki Germanic Get (Geat) halkının Getae'ler ile bağlantısıda araştırılması gereken önemli bir konu. Bilindiği üzere Baltık dillerinde büyük ölçüde Proto - Trak dili etkisi vardır. İskandinav sagalarındaki bir çok önemli karakter de bu Germanic Get (Geat) halkı kökenlidir.
 
Hani şöyle bir iddia vardır ya; Meotlar Kuban nehrine geçmiş ve Kuban'ın güneyindeki Zikhler ile karışmış ve bu konsolidasyondan Adıge halkı ortaya çıkmış diye. Bunlar iki farklı halk mı ki, birbirlerine karışmışlar? Yok öyle bir şey. Yukarda belirtildiği gibi, Don ve Kuban Meotları diye Meotlar iki kola ayrılmıştı. Kuban Meotları dediğimiz kabileleri ilerleyen yıllarda Cercetae, Sintoi, Heniokh, Toretici (Toreatae), Dandari, Psessı, Tarpates, Dosci, Thatei, Agri, Arecci, Zygoii (bunlardan Cercetae ve Heniokhlar, Cercetaelerden Zikh ve Akheiler, Heniokhlardan Saniğler ortaya çıkıyor) gibi adlarla görüyoruz.
 
Zygoi ve Zikhler aynı dönem kabilesi değil. Bu kabileler büyüdükçe ikiye üçe bölünüp yeni adlar ile yeni kabileler olarak ortaya çıkmış yada Heniokhlar gibi Roma istilası ile yok olanların kurtulan bakiyeleri Saniğ adını almıştır. Zygoilerden Cercetae ve Heniokh gibi iki büyük ve güçlü kabile ortaya çıkmıştır Bunun yanında Zygoiler'in Karadeniz'den günümüz Çeçenistan'ına kadar tek bir etnikli kabile federasyonunun adı olduğu ve bir çok kabileden oluştuğu yönünde de çok güçlü doneler var (Zygoiler konusu ayrıca incelenecek).
 
Tsan (Sanni) ile Saniğ ve Jane ise faklıdır.
 
"Согласно Адыль-Гирей Кешеву, этноним жанейхы (адыгское произношение во множ. числе) происходит от другого этнонима - гениохи. (А-Г. Кешев. Записки Черкеса). Janelerin Heniokhlar ile ilgisi var. (39) Heniokhlar'ın tek devamı Saniğler (саниги). Sani/Sanni ( саны) ile bilerek karıştırıyorlar onları. Sani/Sanni/Tsaniler ise günümüz Laz ve Megrellerin ataları. Yani Sani/Sannilerin, Heniokhlar ve Saniğler ile ilgileri yok. Bir ara Saniğ adını Strabon'dan çarpıtma olarak Svan dahi yaptılar.
 
"В 137 г. Флавий Арриан написал, что «рядом с абасгами - саниги, в земле которых лежит Себастополис». В то время санигами правил «царь» Спадаг, утверждённый императором Адрианом." Flavius Adrian döneminde Saniğler Spadag adında bir hükümdara sahipler. (39)
 
"Некоторые ученые название «Саниги» соотносят с этнонимом «гениохи», который неоднократно упомянут античными авторами.". Bazı bilimadamlarına göre Saniğler Heniokhlar ile ilişkili.. (39)
 
"Так как нет основании предполагать смену населения вокруг Диоскуриады (в период I—III вв. н. э.), то санеги-саники-соаны-саниги - это одни и те же древние доабхазские племена (гениохи)."
 
Burada Heniokhlar "древние доабхазские племена" yani Abhaz öncesi eski kabile olarak geçiyor. Eğer "древние абхазские племена " yazsaydı eski Abhaz kabilesi diye okunması doğru olurdu. древние доабхазские terimi Abhaz öncesi demektir. Yani Abhazlardan önce, Abhazya'da Heniokhlar yaşıyordu.(40) Ve bu kabile Cercetae, Zigoi, Akhei kabileleri ile soydaş oluyor. Saniğler de Heniokhlar'ın devamı. Heniokh Yunanca bir kelime, sürücü ya da yalnız anlamında "ενοχικο/enochiko". Bu Proto Çerkes kabilesinin gerçek adını bilmiyoruz. Onlara Grekler Heniokh adını vermiş.
 
Strabon, Saniğler'den Soan diye bahsediyor. Gürcüler de bunu Svan olarak anlıyordu. Ama Svanlar'ın Misimyanlar olduğu ortaya çıktı. Bu iddia da bitti. Günümüz Lazları da önceden atalarını Cercetae sanıyordu. Lazika ve Laz adının kaynağı Zikhler'dir. 11. yüzyıla kadar Lazi adı Kolkhida'daki üst yönetici sınıf olan Zikhleri ifade ederdi. Sonradan Çoruh'un batısına geçmiş bazı Sanni/Tsani topluluklarının adı oldu.
 
B. N. Grakov, Meot kurganları ile İskit kurganları arasında, şekil ve buluntular açısından bir fark olmadığını, hatta Meot kurganlarının daha zengin olduğunu, Meot askeri aristokrasinin İskitlerden çok daha güçlü olduğunu açıkça belirtiyor. Hiç düşünen var mı Meot askeri aristokrasinin niye daha güçlü olduğu konusunu? Grakov bir fikir veriyor, Meotlar'ın askeri demokrasi ile yönetildiğini yazıyor. Grakov bu işin piriydi, öylesine basit bir arkeolog ve tarihçi değildi. Grakov ne dediğini bilen biri. (27)
 
Çarlık ve özellikle Sovyet tarihçileri, kitaplarında mutlaka bazı ucu açık yada neyi işaret ettiği zımnen belli olan izler bıraktılar kelimelerle cümlelerde. Çoğu bilimadamı, baskı nedeniyle gerçekleri tam olarak yazma imkanına sahip olmadıkları için belki bu yola başvurdular. Grakov'un İskitler adlı kitabında aslında sessizce haykırdığı gerçekler var, sanırım bu kitabı çok iyi okumak gerekiyor.
 
Meot adına gelirsek, bu adı eğip bükmeye kimsenin hakkı yok. Meot adı Don nehri çevresi, Doğu Azak kıyıları ve Kuzeybatı Kafkasya'daki (Karadeniz kıyıları ve Merkezi Kuzey Kafkasya da dahil), yerli kabilelerinin, tek bir etnik ve kültürel bütünlük göstermeleri sonucu, bilim dünyasınca bu kabileleri İskitler ve Sarmatlar'dan ayırmak için, Azak Denizi'nin antik adına izafeten verilmiş bir etnik adlandırmadır. Maeotid de denen bu kabilelerin tek bir etnik bütünlüğün parçaları, kısaca Proto - Çerkes (Adıge) kabileleri olduğu, bilimsel olarak kabul edilmiştir. Meotlar bir Proto- Çerkes (Adıge) halkıdır, Çerkes (Adıge) ve Abhaz-Abazinler'in ortak atası değildir. Heniokhlar'da bir Proto-Çerkes (Adıge) kabilesidir ve onların tek devamı bir Proto - Çerkes (Adıge) kabilesi olan Saniğler'di.
 
Maykop Kültürü'nün Çerkes (Adıge) ve Abhaz (Apsuva/Apsuytsi) halklarının ortak atalarının kültürü olmasına imkan yoktur. Turçaninov gibi güvenilirliğini bilim dünyasında yitirmiş birinin, faraziye oluşturarak Maykop Kültürünü, "Aşuy/Aşuytsi" diye adlandırdığı, tarihte hiç olmamış hayali bir halkın imparatorluğu yaparak, bu halkın Abhaz-Abazin (ve Adıge olmadığını iddia ettikleri Vubıhların) ortak atası olduğunu iddia ettiği masalı ile Çerkes (Adıge) halkından, Maykop Kültürü'nü alma operasyonları, başarısız olmuştur. Çerkes atalarına ait olan Maykop Kültürü halkı, Kayakent kültürü, Novotitorovska Kültürü ve Yamnaya Kültürünü de yaratmıştır.
 
Maykop Kültürünün tek varisi Meotlar'da Çerkes (Adıge) halkının demir çağındaki öncüleri, Zikhler'de, bildiğimiz modern Çerkes halkının ta kendisidir. Zikhler diğer adları ile Kasoglar, Zikh ve Kasog diye iki ayrı akraba topluluk değildir. Zikh ve Kasog adı sinonimdir. Zikhler "Batı Çerkesler'inin, Kasoglar Doğu Çerkesler'inin atasıdır" diye uyduran çarpıtmacı cenahların, her çarpıtması gibi bu çarpıtması da boşa çıkmıştır.
 
Grakov'un İskitler adlı kitabında, Avrupalı İskitler ile Orta Asyalı Sakaları zorlama yollarla aynı halk yapmaya çalışması dışında, Kuzey Kafkasya ve Kuzey Karadeniz (Pontik) bölgeleri halkları ile ilgili ciddi veriler de var. (27)
 
Ve son söz: Met Çunatıko Yusuf İzzet Paşa, o gününün şartlarına rağmen bu konuya çok yaklaşmıştı.
 
Kaynakça:
 
 
2- Strabo, Geographica 11.2
 
3- M. Inadze, Gürcistan Bilimler Akademisi Tarih Enstitüsü, Antik Abhazya'nın etnopolitik tarihinin problemleri
 
“По наблюдению Ив. Джавахишвили, все вышеприведенные названия примечательны тем, что в наименованиях рек частям Пс и Пш нельзя найти никакого толкования по абхазски ,зато Псе по черкесски значит вода, а Псухуо - река. Хотя комплекса Пш в наименовании воды в современном черкесском нет, но раньше он был. Это видно и потому что песок (ил) по черкесски сейчас называется Пшахуа, а по-кабардински - Пшахо" (М. Инадзе. "Вопросы этнополитической истории Древней Абхазии"."Мацне", 1992, II).
 
M.İnadze, kitbında, Abhazya ve Kolkhida bölgesindek ps ve pş ile başlayan ve biten toponimlerin Çerkes (Adıge) dili kökenli olduğunu söylüyor. (Ö.Ç.)
 
4- Aristotle (1885). Benjamin Jowett, 248. sayfa
 
5- http://dbpedia.org/page/Heniochi
 
 
7- James Stuart Olson; Nicholas Charles Pappas (1994). An Ethnohistorical dictionary of the Russian and Soviet empires. Greenwood Publishing Group. 6. sayfa
 
8- Samir Hotko. "Samir Khotko araştırmasına göre, Zikh’lerin Bizans ve İran arasında yapılan savaşa katılmasının temel nedeni komşu Lazica’dan sıçrayan etkiler olduğuna değinmekte; Lazlar’da hüküm süren tabakanın kökeninin Zikh aristokratlarına dayandığından, bu durum Lazlar’a sadık ve güvenilir Zikh’lerin müttefikliğini getirmiştir." http://www.cherkessia.net/author_article_detail.php?article_id=4117
 
9- Alexander Mikaberidze (6 Şubat 2015), Gürcüstan Tarihi sözlüğü
 
10- Julian Bennett (2 September 2003). Trajan: Optimus Princeps. 345. sayfa
 
11- Greek geography (1854). Dictionary of Greek and Roman Geography: Abacaenum-Hytanis. Walton & Maberly. 163.sayfa
 
12- "X" в Адигсках язиках, полная форма этнонима "Абазги" сохранилас и названий и
 
самоназвание Абадзехов "Абадзех" - Лавров
 
Abazgi adı kısaca "Abadzekh" demektir.-Lavrov.
 
Lavrov Abazgi adının tam etnonim formunun Abadzekh adında korunduğunu belirtiyor. (Çeviri: Ö.Ç.)
 
13- "Анчабадзе бесспорным является адыгское происхождение и части топонимики Северо-Восточной части Малой Азии – Синопэ, Акамапсис, Арипсэ, Апсареа, Дуабзу и др." Анчабадзе З.В. Очерк этнической истории абхазского народа. Сухуми, 1976
 
"Küçük Asya'nın kuzeydoğusunda yer alan Sinope, Akamapsis, Aripse, Apsarea, Duabzu ve diğer Toponimlerin yani yer adlarının kökeni tartışılmaz Adığe dilindedir" - Z. V. Ançabadze. (Çeviri: Ö. Ç.)
 
14- Çoruh nehrinin Karadenize döküldüğü, nehir ağzından itibaren içeriye doğru uzanan yer olan "Apsaros" gibi. Burada yaşatan Sanni'lerle ilgili bu kabileden Romalı Hadrianus (MS. 7. yüzyıl) bahsetmişti. Z. V. Ançabadze de etnonim olarak "Апсареа" diye bahsediyor. Apsarae Yunanca Transkripsiyonudur. Orjinal söylenişi "Апсар-Apsar". Bu kelimede iki dilin özelliğini görüyoruz, Çerkesce (Adıgabze) ve Svanca.
 
Svanların, Lazika öncesi bölgede hakim olan antik Kolkh'ler olma olasılığı çok yüksek. Lazika Krallığı döneminde Kolkh'ler İngur nehrinin dağlık vadilerine sürülmüş görünüyor.
 
Apsar adındaki A-ps (Пс/Ps) Çerkesce (Adıgabze) su demek. Apsar adındaki -ar son eki, Svanca - är çoğul eki. Aps'lar yani su halkı deniyor bu Çoruh nehri ağzında yaşayan halka. (Ö.Ç.)
 
(Анчабадзе З.В. Очерк этнической истории абхазского народа. Сухуми, 1976)
 
15- "There is also a consideration that they may have been somewhat similar to the Zygii tribe. According to Arrian, they inhabited the area around Sebastopolis (modern Sukhumi)."Roland Topchishvili, Svaneti and Its Inhabitants (Ethno-historical Studies)
 
"Zygii kabilesine biraz benzedikleri de dikkate alınmalıdır. Arrian'a göre, Sebastopolis'in (modern Sohum) etrafındaki bölgede yaşadılar." (Çeviri: Ö. Ç.)
 
16- Керкеты
 
17- Новичихин А.М. Керкеты. Псессы. Синды. Тореты
 
 
 
 
21- Şalva D. İnal-ipa, 155 yaşında öldüğü dedesi Bekhukh'nun Sadz dilinde konuştuğuna dair Gagra'da Smeyl Mkelba adlı, Sadz soyundan gelen birinin sözlerini şöyle anlatıyor: "Atalarım Sadzlar, Çerkeslerdi, ikisi tek, aynı demek" (Şalva. D. İnal-ipa. Sadzlar. Sayfa. 55). (Çevir: Ö. Ç.)
 
Ш. Д. Инал-ипа приводит мнение потомка садзов гагрского старейшины Смаила Мкьалба, дед которого Бёхуху, умерший в возрасте 155 лет, говорил еще на садзском языке: «Мои предки были садзами, черкесами, ведь это одно и то же». (Ш. Д. Инал-ипа. Садзы. С. 55).
19. yüzyılda Abhaz dilinde Sadz teriminin anlamı Çerkes (Adıge) idi.
 
22- Lavrov, Kafkas Etnografyası
 
23- (i.e. what is now Ukraine and Southern Russia). (Boardman, John; Edwards, I. E. S. (1991). The Cambridge Ancient History. Volume 3. Part 2. Cambridge University Press. ISBN 0521227178. Retrieved March 2, 2015.
 
24- Ivanchik A.I. "Cimmerians and Scythians", 2001
 
25- Terenozhkin A.I., Cimmerians, Kiev, 1983
 
26- Cimmerian. (2006). In Encyclopædia Britannica. Retrieved August 30, 2006, from Encyclopædia Britannica Premium Service: http://www.britannica.com/eb/article-9082650)
 
27- B. N. Grakov, İskitler.
 
28- Hoddinott, 27. Sayfa
 
29- Casson, 3. Sayfa
 
30- John Boardman, I.E.S. Edwards, E. Sollberger, and N.G.L. Hammond. The Cambridge Ancient History, Volume 3, Part 1: The Prehistory of the Balkans, the Middle East and the Aegean World, Tenth to Eighth Centuries BC. Cambridge University Press, 1982, 53. Sayfa "Yet we cannot identify the Thracians at that remote period, because we do not know for certain whether the Thracian and Illyrian tribes had separated by then. It is safer to speak of Proto-Thracians from whom there developed in the Iron Age..."
 
Kitabında 53. sayfada," Henüz, o uzak dönemde Trakları tanımlayamıyoruz, çünkü Trak ve İliryalı aşiretlerin o zamana kadar ayrılıp ayrılmadığından emin değiliz (ya da bir olup olmadıklarından). Demir Çağında orada (Balkanlarda) gelişen Proto-Traklardan söz etmek daha güvenlidir" (Çeviri Ö. Ç.) diyor John Boardman. Çünki, Yamnaya-Maykop kültür bölgesi olan Karadeniz'in kuzeyi ve Kuzey Kafkasya ile alakalı bu kavmin Hint-Avrupalı olmama ihtimalinin yüksek oluşu John Boardman gibileri oldukça endişelendiriyor.
 
31- Duridanov, I. (1976). The Language of the Thracians
 
32- Telegin, D. 2005. The Yamna Culture and the Indo-European Homeland Problem. Journal of Indo-European Studies. 339-358 arası sayfalar.
 
33- BBC (Nov 16, 2015), Europe's fourth ancestral 'tribe' uncovered
 
 
35- Dr. Andrea Manica, Cambridge
 
 
 
37- Yaşlı Pliny, Naturalis Historia
 
38- Casius Dio'nun Roman History
 
39- А-Г. Кешев. Записки Черкеса
 
 
 
Önceki makale linkleri: http://cherkessia.net/makale_detay.php?id=3815
                                        http://cherkessia.net/makale_detay.php?id=3816
 
 
 devam edecek... (4. bölüm - Yamnaya- Novotıtarovska-Maykop kültürlerinin Tek Kültür Olduğu Gerçeği)
 
 
Araştırmacı Yazar, Tlepşuko Ömer Çakırer
 
Cherkessia.net, 22 Aralık 2018

Bu haber toplam 4591 defa okundu.


semih akgün

Adığey Ulusal Cumhuriyet Müzesi Mezarlık Kültürü (MÖ. 2800-2200), Erken Tunç Çağı, günümüzde Ukrayna, Karpat dağları, Ural ve Kafkasya' da bulunan bir grup kültürleri kapsıyor. https://www.facebook.com/groups/596541100504892/permalink/673633089462359/

26 Aralık 2018 Çarşamba Saat 09:31
semih akgün

Çok önemli bir yazı. Çok sayıda bilinmeze el atmış. Gerek tarihi, gerek arkeolojik, gerek lenguistik ve gerekse de genetik verilerle aklımızda uçuşan pek soruya yanıt vermeye çalışıyor.

Son dönemde özellikle o kadar çok antik DNA verileri geliyor ki artık insan şaşalıyor. Benim de konuşacağım çok şey var. Fakat daha erken buluyorum. Ömer Çakırer gerçeklere çok yakın duruyor. Fakat hala aklımda deli sorular. Örneğin bu zamana kadar Abasko-Kerket, Abaza- Çerkes halkları, dilleri deniliyordu.

Oysa durum şimdi giderek bu dil ve halkların farklı kökenlerden oldukları şeklinde gelişti. Ben yine de Abhazlar'da önemli bir Çerkes/ Adığe unsuru olduğunu ve bu unsurun Megrel+Svan unsurundan daha ziyade Abhaz kurucu unsurunu oluşturduğunu düşünüyorum. Yine de konuşmak için oldukça erken. Daha antikDNA ve güncel DNA verilerinde eksiklerimiz var. Tarihi aydınlatacak heyecanlı ve ilginç yıllar bekliyor bizi. Fakat DNA analizini yaptıranlar bu heyecanı fevkalade yaşıyor ve yaşayacaklar.

25 Aralık 2018 Salı Saat 12:22
Hakan Akın

Görseler hissettiriyor bir medeniyeti ve gen haritasını. Sovyet Rusya tarih ve arkeologlarının endişesi nedir acaba?

22 Aralık 2018 Cumartesi Saat 21:04
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net