Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
MS. 10. YÜzyıla Kadar Kuzey Kafkasya ve Kuzey Karadeniz (Pontik) Coğrafyasının Etnik Çözümlemesi (5)
07 Şubat 2019 Perşembe Saat 13:01
Bu bölümde MÖ. 2200-1900 yılları arasında dünyada yaşanan Büyük Kuraklığın (2,3) Kuzey Kafkasya ve Kuzey Karadeniz (Pontik) coğrafyasında da etkili olması sonucu yaşanan olaylar ile başlayalım. Bu kuraklığa daha önceki bölümlerde de vurgu yapılmıştı.
 
M. Ö. 3000-2800'de bu coğrafyanın sınırlarına, Volga nehrini geçerek küçük gruplar halinde yavaş yavaş gelmeye başlayan Hint-Avrupalıların öncüllerinin, Proto Hint-Avrupa halkı olarak Abaşeva kültüründe (en azından Hint ve İran dillerinin) ortaya çıkmalarının ardından, Kuzey Kafkasya ve Kuzey Karadeniz (Pontik) coğrafyasının yerli hegamonları ile aralarında, kuraklığın başlaması ile bir hakimiyet savaşı başlamıştı.
 
MÖ. 1900'de bu mücadele Proto Hint-Avrupalıların kesin mağlubiyeti ile sonuçlanarak doğuya, batıya ve güneye zorunlu göçleri ile sonuçlanmıştı.
 
Hint-Avrupa göçlerine bakarsanız, büyük göçlerin bu dönemde olduğunu görürsünüz. Büyük Kuraklık sonucu Amerika kıtasında Maya uygarlığı ortadan kalkmış, Sümer medeniyeti yıkılmış ve Sümerce MÖ. 2000'den itibaren ölü bir dil haline gelmiş, Antik Mısır'da büyük sosyal ve siyasi değişimler yaşanmıştı.
 
MÖ. 1900'de Büyük Kuraklık son buluncada, Kuzey Kafkasya ve Kuzey Karadeniz (Pontik) coğrafyasının yerli hegamonlarının, 300 yıl boyunca Proto Hint-Avrupalılar ile yaptıkları mücadeleler sonucu militer güçleri organize olmuş ve oluşan yüksek passioner itki ile Kuzey Kafkasya ve Kuzey Karadeniz (Pontik) coğrafyasının bu yerli hegamonları, üstün profesyonel savaş yetenekleri ve teknolojileri ile güneye yani Balkanlara, Yunanistan'a ve Batı Anadolu'ya savaşçı fatihler olarak gelmişlerdi.
 
Bu insanlar, tahıl ambarı olan topraklarında üretilen tahıl'ın ticaret yolu üstündeki denetimi ellerinde tutmak için güçlü koloni krallıklar kurmuşlardı. Miken ve Truva'yı bunlara örnek verebiliriz. Bu dönemden itibaren Karya'nın kıyılarıda bu insanlar tarafından kolonize edilmeye başlandı.
 
Evet bu savaşçıları tanıyalım.
 
Sanskritçe'deki VRKA (वृक / vṛka) kelimesi, bize bu savaşçıları tanıtmaya başlıyor.
 
Bu kelime'nin doğrudan anlamı "kurt"tur. Eski Persçe'de "varka", Proto-Hint-İran dilinde "wŕ̥kas" olarak geçer. Sanskritçe diğer formu बृक (bŕk) ve वृक (vŕk)'tır. Avesta'da ise "vəhrka" olarak geçer. Hepsi "kurt" anlamına geliyor. Yine Telugu dilinde kurt anlamında వృకము (vr̥kamu) kelimesi vardır.
 
Kişilere isim olarak "Vrka" adı koymak eski Hint mitolojisinde yaygındı. Asura adındaki devlerden birinin adı, Krişna'nın adlarından biri, bir Hint kralının adı, Ruruka (Bharuka)'nın bir oğlunun adı, Vatsaka'nın oğullarından birinin adı, Şura'nın oğullarından birinin adı ve Prithu'nun diğer adı "vrka" yani kurt'tu.
 
MÖ. 1700 - 1200 arası, Rigveda'dan bir bölüme bakalım.
 
"mā vāṃ vṛko mā vṛkīrā dadharṣīnmā pari varktamuta māti dhaktam.
ayaṃ vāṃ bhāgo nihita iyaṃ gīrdasrāvime vāṃ nidhayo madhūnām." (6)
 
"Bırakma kurt'u, dişi kurt sana zarar vermesin.
Beni bırakma, ne de başkaları tarafına geçme."
 
Yine Rigveda'dan başka bir bölümde ise;
 
"yo naḥ pūṣannagho vṛko duḥśeva ādideśati.
apa sma taṃ patho jahi" (7)
 
"Sür, Pūṣan yolumuzdan, bizi yaralamak için pusuda beklemekte, kötü sinsi kurt"
 
Görüldüğü gibi Vrka/Vrko bilinen en eski Hint-Avrupa dili olan Sanskritçe'de "kurt" demek.
 
Çerkesce profesyonel savaşçı liderlerine verilen work (оркъ) adı Sanskritçe ve eski Hint-İran dillerindeki Vrka/Vrko/Vrk/Varka (kurt) birbirine morfolojik olarak benziyor. Bunun yanında workların kurtlar gibi savaştığı düşünülürse, Proto Hint-Avrupalılar, ilk ortaya çıktıkları bölgede komşuları olan pre-aryen halkın bu savaşçılarının adını, onları kurt'a benzetmelerinden dolayı kurt anlamında dillerine geçtiğini düşünebiliriz.
 
Ve şimdi bu work (оркъ) adındaki savaşçılara bakalım.
 
 Hetajlar (Хэтажъ, Хэтажъхэр)
 
Çerkes profesyonel savaşçıları olan Hetajlar (Хэтажъ, Хэтажъхэр) ile ilgili detaylar, Çerkeslerin, Hazar Kağanlığı, Alan Konfederasyonu, Kiev Knezliği ve Altınordu Hanlığı içindeki en etkin profesyonel savaş gücü hakkında ve Memlük askeri teşkilatının ilk versiyonu olması açısından çok ciddi veriler içermektedir. Hetaj reislerine Worq deniyordu. "VRKA" kelimesi Sanskritçe "kurt" demek ve Hetajlar da kurtlar gibi yaşayıp savaşıyorlardı. Hetajlar - evet bunlar bronz çağından orta çağa kadar Pontik ve Kuzey Kafkas steplerinin geleneksel yerel savaşçı kültürünün son temsilcileriydi.
 
Acaba Avrasya bozkırlarının kurt'a benzeyen ilk savaşçıları bunlar mı? MÖ. 2200'den itibaren Kuzey Karadeniz'de Pontik steplerinin gerçek efendileri bunlar mı oldu?
 
MÖ. 6. yüzyılda "Siyah Yamçılılar" olarak bilinen İskit dünyasının gizemli savaşçıları olan Melanchlainoi'ler Azak denizinin kuzey kıyılarındaki topraklarda aslında bunlardan oluşan bir topluluk muydu?
 
Bunların MS. 10. ve 11. yüzyılda, yeryüzündeki tek rakipleri İskandinav Vareglerdi. Hetajlar ile Vareglerin rakip olduğunu da, müşterek olarak hareket ettiklerini de, bazen de çok kanlı şekilde çatıştıklarını da belirtelim. 911'de İstanbul'a giden Rus elçilik heyeti içinde üç tane Hetaj vardı, diğerleri ise İsveçli Vareg'di. Bu Hetajların isimleri Ştemid, Gudı ve Aktewu'ydu.
 
Bizans İmparatorluğu'na 911 yılında giden Kiev Knezliği heyetinde bulanan kişiler.
 
 
Kiev Knezlerinin tamgaları
 
Hetajlar (Хэтажъхэр) çok ani ve hızlı şekilde düşmana kurtlar gibi saldırmaları ile tanınan zırhlı, uzun mızraklı, atlı savaşçılardı. (1)
 
Kiev ve Harkov'u İskandinav Varegler mi Kurdu?  (5)
 
Kiev'i kuran üç kardeş: Кий (Куй), Щек (Щыкъо) ve Хорив (Харыу) diye adları geçiyor Kiev'i Кий (Куй), Harkov'u Хорив (Харыу/Хьэрауэ) kuruyor. Кий (Куй), Kiev'in ilk Knezi, Хорив (Харыу/Хьэрауэ) Harkov'un ilk knezi oluyor. (5)
 
Kiev'in kurucusu Kiy (Кий) (5)
 
Ayrıca Хорив 'in, Çerkesce (Adıgabze) diğer yazılışı olan "Хьэрауэ" nin Çerkescedeki anlamı "Şahin". (5)
 
Vasil  Çaplenko'nun çalışmasından bir sayfa.
 
 
Vasil Çaplenko'nun çalışmasından bir sayfa
 
Vasil Çaplenko'nun çalışmasından bir sayfa
 
Bu şehirlerin kuruluşunda bahsi geçen liderlerin dışında diğer önde gelenlerin isimlerine de bakalım Bizans kaynakları ne diyor? (8)
 
Адакей (Adakey) , Калиок (Kaliok), Брантэ (Brante), Шартуан (Şartan), Войкo (Voyko), Гуды (Gudı), Лящ (Lyaş), Щек (Щыкъо/Şık/Şıko). Soralım şimdi bu isimler İskandinav Vareg isimleri mi?
 
Kiev ve Harkov tarihini anlatan yerlerde, Варяг (вараг)/Vareg adı, Çerkesce уорк (оркъ)/worq yerine yazılmış. Aslında, уорк (оркъ)/worq adı varken orjinalin de, bunun ne anlama geldiğini bilmeyenler doğrudan İskandinav vareg savaşçıları olarak yazmışlardı.
 
Diyakhonov'a göre, Çerkes (Adıge) halkının parlamenter yönetim biçimi olan уэче (IукIе)'ye göre yönetilen ve Rus olduğu söylenen Kırım'daki Kerç yöneticisi (Çar'ı), Ruslarca Хакан-с (Hakan-s) olarak adlandırılıyordu. Aslında bu Çerkes (Adıge) sülalesi Хаконов (Xakon, Hekun)'dan başkası değildi.
 
Çerkes (Adıge) savaşçıları hakkında başka bir kaynağa bakalım.
Çerkes Savaşçı
 
"Адыги, оказавшие монголам сильнейшее и героическое сопротивление, ... отстояли свою родину. И если из Руси, разгромив ее, монголы ушли, обложив ее данью, то с адыгами было поиному. Данью их монголы не могли обложить по одной простой причине. Они адыгскую этносферу не завоевали и не продвинулись дальше поймы Кубани."
 
Иванов А.И. История монголов об асах аланах. Христианский Восток. Т.2. Вып.3. СПб., 1914 *
 
"Adıge'ler Moğollara en güçlü ve kahramanca direniş göstererek, vatanlarını savundular. Ve Rusları (Rus kuvvetlerini) yok ettikten sonra Moğollar, onları (Rusları) haraca bağladılar, ama Çerkeslerle biraz farklıydı. Moğollar onlardan haraç almayı, basit bir nedenden dolayı onlara (yani Adıgelere) dayatamazdı. (Moğollar) Adıgelerin etnosferini ele geçiremediler ve Kuban'ın taşkın ovalarının ötesine geçemediler. "
 
Ivanov A., Aslar Alanlar hakkında, Moğolların tarihi. Hristiyan Doğu. V.2. Sayı 3. SPb., 1914 (Çeviri*: Ö. Ç.)
 
Şimdi Merkezi Kuzey Kafkasya coğrafyasındaki hidronimlere bakalım. Bu hidronimlerinin nerdeyse hepsinde Çerkesce Cı (ДЖЫ) ekini görürüz. Bunun daha eski Çerkesce formu gı (ГЫ)'dır.
 
Örneğin Tergı/Terc (Тер+ГЫ, Тер+ДЖ), Suncı (СУНДЖЫ), Şereg/Şerec (Шэрэ-ГЫ, ШэрэДЖ), Yincıc (ИнДЖЫДЖ), Mısh'ıc (МысХЪЫДЖ), Gage/Cace (ГаГЭ, ДЖаДЖЭ), Kurgıps/Kurcıps (Кур+ГЫ+пс, Кур+ДЖЫ+пс) gibi. Yani Kurcıps nehir adı da Gürcülerin iddia ettiği gibi "Gürcü" adından gelmiyor. Bunu da bu vesile ile çürütmüş olalım.
 
Çerkesce (Aдыгэбзэ), bu bağlamda, Cıce (джыджэ), Nıce (Ныджэ) gibi kelimelere de sahiptir. Bunlar su ile bağlantılı kelimelerdir. Alanları oluşturan As (Yazigi), Dwalı, Digor gibi toplulukların "su" kelimesini gı/cı (ГЫ - ДЖЫ) olarak ifade etmeleri muhtemel. Digorlar dedim, çünki onların Osetleşmeden önce arkaik bir Çerkes topluluğu olduğuna dayalı görüşlerde var. Günümüz Digor lehçesi bunu daha net ortaya koyuyor. İlerleyen satırlarda göreceksiniz.
 
Adıge ve Digor adlarının fonetik yakınlığı da asla gözardı edilemez.
 
Digorlar kendilerine Digoron (дигорон) diyorlar. İronlar onlara Dıguron (дыгурон) diyor. Digor adının doğrudan Adıge adıyla ilgisi var.
Vaso Abaev'e göre, "Digoron" etnik kökeni, eski bir Kafkas kabilesinin adından geliyor. Ona göre Digoron adındaki диг, дыг kökü Çerkeslerin kendilerine verdiği адыгэ adından geliyor. (Kaynak: В. Абаев, Историко-этимологический словарь осетинского языка). A. Aleman da V. Abaev ile aynı fikirdedir. A. Aleman bunun dışında kalan hipotezlerin çok zayıf olduğunu da belirtiyor. (Kaynak: Агусти Алемань. Аланы в древних и средневековых письменных источниках, Москва, 2003. стр. 39)
 
Aslar ise, Azı (АЗЫ) olarak ifade edilen topluluktu. Ve Kasoglar (КЪАСЭГЪУ) onlara Azı (АЗЫ) dediler. Bu Avrupa literatürüne YAZİGİ olarak girdi. Çerkes Kasoglar (Zikhler), Alan Konfederasyonuna ve Aslara ayrım yapmadan en güçlü topluluğun adına izafeten tek parça olarak Azı diyordu.
 
Çerkesler, 17. yüzyıldan itibaren Apsuwalara da, Azılar ile ilgili olarak silik izler taşısalar da Azı'ya izafeten Azığe (АЗЫГЪЭ) dediler. Bu isimlendirmenin bütün hikayesi aslında bundan ibarettir. Azılara bağlı küçük bir topluluk olan ve Oset İrlerle (İron) ilgili Aera adlı küçük dağ topluluğunun varlığı unutulmamalı.
 
Ortaçağda Persler, Svanlar ve Ruslar, Çerkeslere sırayla Kaşkar, Kaşg'är ve Kasog diyordu. Yunanlılar ve Avrupalılar ise Zikh. Ruslar, Orta Çağ Merkezi Kuzey Kafkasya'sının arkaik Çerkes (Adıge) halkı olan Azılara (Azılar/Aslar) YASI, Yunanlılar ve Avrupalılar ise YAZİGİ diyorlardı. Azılar (Aslar), Orta Çağda Çerkes (Adıge) dünyasının doğu kısmını temsil ediyorlardı.
 
Abazin Tapantalar içindeki Adıge Beskhağlar ve Mıdajoylar daha önce "Adıge" olarak adlandırılıyordu. (Кабардинский фольклор.Под общей ред. Г.И.Бройдо.1936 г. стр. 155.
G. I. Breudo'nun genel editörlüğü altında, "Kabardey folkloru", 1936, sayfa 155
 
Azıların Timur istilası sonrası bakiyeleri Kabardeylerin "Beskhağ Jıle" dediği Adıge Beskhağlardı. 19. yüzyıldan sonra büyük ölçüde Kumsky Abazini ve Kubansky Abazini denen günümüz Karaçay-Çerkesya'sına 1730'da Abhazya'dan, Abhazya Prensi Çigeşya'dan kaçarak sığınmacı olarak gelmiş Abhaz diasporası içinde asimile oldular.
 
Şimdi Oset Digor lehçesini Çerkesce ile karşılaştırarak bakalım.
 
Çerkesce, Oset Digor lehçesi ve Avesta dili (Eski İran) ile morfolojik bağı olan kelimeler. (Ayrıca Oset İron, Çekçe, İsveççe, Litvanca, Eski İran dili ve Svanca'dan da bir kaç kelime örnek var)
 
1- Çerkesce : арэф - direkler, çatı kirişleri
Digorca: æрæф - 1) tırmık; 2) eğimli kirişler
 
2- Çerkesce: берэ - birçok kez, 
Digor: берæ - çok fazla; aşırı, çok miktarda, oldukça
Eski İran (Avestan'dan) : pouru- `viel' - çok fazla
 
3- Çerkesce: Бэджэнэ (Şapsığ - бэгъынэ) - arpa unu ve ekşi krema eski bir yemek, bir çeşit çorba
Digor: бæгæни - arpadan yapılan bira
 
4- Çerkesce: бырац - kaba tüylü, çok tüylü
Digor: барцæ - yele
Eski İran (Avesta'dan): barəša - boyun, atın arkası, yele
 
5- Çerkesce: бгъыкъIу - kol, kol demiri
Digor: бæхъæ - kazık, ağaç direk, uzun sopa
 
6- Çerkesce: без - mum, balmumu
Digor: бедзæ - mum, balmumu
 
7- Çerkesce: пытэ - sağlam, güçlü, dayanıklı
Digor: федар - güçlü, sağlam, dayanıklı
 
8- Çerkesce: бысым - ev sahibi 
Digor: фусун - konaklama, barınma yeri sahibi 
Eski İran: pasumant-, fšumant - çiftlik sahibi, sığır sahibi
 
9- Çerkesce: гъуэй - orman kenarı 
Digor: гъой - yamaçta küçük bir açıklık, ormanın kenarı
 
10- Çerkesce: догуэ - bir dakika bekle, bekle 
Digor: догæ - dönem, döngü, zaman
İsveççe: tag - bir dakika bekle
 
11- Çerkesce: гъанэ - gömlek
Digor: гæнæ - keten, kenevir ve bundan yapılan
 
12- Çerkesce: джатэ (Proto Çerkesce: гъатэ /Şapsığ lehçesi: кьатэ) - kılıç, süvari kılıcı
Digor: кард - kısa saplı balta, kılıç
 
13- Çerkesce: куэд - çok fazla
Digor: къуар - grup, kalabalık
 
14- Çerkesce: къуыцы - beyin 
Digor: хъанз - beyin
 
15- Çerkesce: лъахъш - üst seri/yukarı dizilim
Digor: рæхис - zincirleme, üst seri/yukarı dizilim
Çekçe: řetěz - zincirleme
Eski İran: rahhinza - zincirleme
 
16- Çerkesce: нобэ - bugün
Digor: абон - bugün
 
17- Çerkesce: пэ - burun
Digor: фий (финдзае) - burun
İron: фындз - burun
 
18- Çerkesce: пшъы - prens
Svanca: pusd - prens/zengin
Digor: фусун - efendi
İron: фысым - efendi
Eski İran: pasumant-, fšumant - çiftlik sahibi, sığır sahibi
 
19- Çerkesce: чэт - ağıl (Eski Çerkesce ve Şapsığ lehçesi: кьэт)
Digor: кæт - at ahırı, gölgelik
Eski İran (Avesta'dan): kata - yeraltı sığınağı, sığınak
 
20- Çerkesce: чэу - dallardan yapılan çit (Şapsığ lehçesinde : кьэу)
Digor: кауæ - dallardan yapılan çit
 
21- Çerkesce: чэржын - büyük kalın bir kek şeklinde ekmek (Eski Çerkesce: къэржын)
Digor: кæрдзин - büyük kalın bir kek şeklinde ekmek
 
22- Çerkesce: шэд -su birikintisi
Digor: цадæ - göl
 
23- Çerkesce: шэуджэн - rahip (Eski Çerkesce: шэугъэн)
Digor: саугин - rahip (сау - siyah/ -гин - birini bağışlama eylemi), keşiş
Iron: сауджын - rahip
Yukarı Kodor Alan/Tson dili : Саунгэ - baba, rahip
 
24- Çerkesce: шъыхъэ - geyik
Digor: саг - geyik / сæгъæ - keçi / сагойнæ - dirgen / сикъе - karaca / сикъа - boynuz / сикъо - tek boynuzlu at
Litvanca: sаkе - dirgen / sаkа - geyik boynuzu
 
25- Çerkesce: Iэгу - elin iç kısmı, бжьэ - boynuz içme kabı, бжьакъуэ 
Digor: агубжа, агубза - boynuz içki bardağı,
*агубза (bardak) konusunda V.İ. Abaev yazdı. Paylaşımdaki resimde.
 
Bunun yanında ilginç bir şekilde Osetçe ile Toharca arasında V. İ. Abaev'in bağ kurma yaklaşımı vardı.
 
Тоharca В : witsako - kök 
Оsetçe: widag - kök
 
Тоharca А: porat - balta
Тоharca В: peret - balta
Оsetçe: færæt - balta
 
Тоharca. В: ekṣinek - güvercin
Оsetçe: æxsinæg - güvercin
 
Тоharca В: antapce - etrafı saran alev
Оsetçe: æntæf - alev gibi sıcak hava
 
Тоharca ере - veya, yada
Оsetçe: ævi - veya, yada
 
Toharca'nın A ve B diyalektik yazımlarında ise şöyle dark var:
 
Altın
A: was
B: yasa
 
Rüzgar
A: want
B: yente
 
İstek/talep
A: wotak
B: yatka
 
Bin
A: walts
В: yaltse
 
Benzer durum Osetçe'nin İron ve Digor diyalektleri arasında da var, w burada j'ye dönüşüyor.
 
kaşık
İron: widyg
Digor: jedug
 
çubuk
İron. wis
Digor: jes
 
Ancak, şöyle bir durum var; Tohar dili MS. 10. yüzyıla kadar Tanrı dağlarında konuşulmuş Hint-Avrupa dillerinin Avrupa (Kentum grubu) dalına ait bir dil, yani Hint ve İran'i bir dil (Satem grubu) değil. Ayrıca Osetçe'de belli bir kişiye ait eylem ile ilgili fiillerin gelecek zaman çekimi ise aynı Kabardey Çerkes diyalektinde olduğu gibidir.
 
V. İ. Abaev'in Toharca ile Osetçe arasında bağ kurma yaklaşımı bir çok açıdan sıkıntılı. Osetçenin sözcük ve gramer yapısında Çerkes dilinin bariz etkisi olduğu oldukça açık. Osetçe'nin bu durumu Osetler içinde eriyen Hint-Avrupalı olmayan günümüz Kuzey ve Güney Osetya'nın dağlık bölgelerinin yerlisi olan Dwalı halkının dili ile Çerkes kökenli olup Osetleştiklerine dair güçlü emareler bulunan Digorların eski dilinden Osetçe'ye miras kalmış olabilir.
 
 
V. İ. Abayev'in agubze (bardak) hakkındaki yazdıkları.
 
Kuzey Kafkasya ve Kuzey Karadeniz (Pontik) coğrafyasının ortaçağdaki etnik yapısına bakmaya devam edelim. Çerkes Nart Destanları tekrar bize yardım ediyor.
 
Yispler ile İlgili Devam 
 
Yispler konusunda Adıgeyli bilimadamlarına güvenmeye devam edelim. Bu konuda P. U. Autlev'e bakalım tekrar.
 
Arkeolog Autlev "Nart Destanlarındaki Yisplerin İskit kabilesi İsep (исеп) olup olmadığı" ile ilgili olarak yazdıkları bize bir fikir verebilir. İskitlerin en azından üst yönetici sınıfının Koban Kültürü yerli kabilelerinden "Kud/Kowd" kabilesi olabilme ihtimali ile İskitlerin adı olan Skuda adının Kud/Kowd adına benzerliğine vurgu yapalım. Kudar, bir Dwalı kabilesiydi. Dwalı halkının adı ve haklarındaki ilk bilgiler MÖ. 12. Yüzyılda Asur kaynaklarında ortaya çıkmıştı.
 
Aynı yüzyılda Merkezi Kafkasya'da Koban Kültürü de ortaya çıkmıştı. Dwalı halkını doğrudan Koban Kültürü yerli halkı diyebiliriz. İngilizce de cüce "Dwarf", İsveççe "Dvärg", Danca "Dværg", Frizon dilinde "Dwarf", Felemenkçe "Dwerg", Norveççe "Dverg" ve Almanca "Zwerg" demek. Bu adların Dwalı adı ile morfolojik benzerliği yanında Koban Kültürünün madencilikde çok ileri bir kültür olduğunuda belirtelim. Yispler /Dwarflar'da aynı Dwalılar gibi dağlık bölgelerde madencilik yaparak yaşıyorlardı.
 
Autlev bu konuda şöyle diyor; "Cüceler yani Yispler Kuzey Batı Kafkasyada Devlerle yan yana yaşayan bir kabileydi. Cüce ve Dev kavramları mitolojik abartılardır. Aslında Yispler güneyli kısa boylu esmer Malezian (Malezya, Endonezya, Borneo) halklarını, Yinıjlar Hiperboria'lı (Kuzeyli) Hind-Avrupalı uzun boylu ırkları, Nartlar da orta boylu Kafkasyalıları temsil edebilir destanlarda" (4) diyor (Çeviren: Ö. Ç.). Elbette Autlev burada bir fikri öneride bulunuyor.
 
Yispler Koban Kültürü yerli halkı Dwalı halkı olabilir. Ve MÖ. 12. yüzyılda Mezopotamya'da Asurlularca da adları bilindiğine göre ve ayrıca Babil'den Hititlerede geçen Avcı Kešši destanında, Avcı Kešši'nin "Natara" dağına gittiği ve orada cüceler ile karşılaştığı ile ilgili anlatıma da bakarak, Nart destanlarında Yispler'in de Nartlar'ın koruması altında olduğu gerçeği ile, Yispler'in (Dwarflar'ın) Demir Çağı başlangıcından binlerce yıl daha öncelerinde de var olan ve onlarla ilgili hikayelerin MÖ. 1800'den sonra Mezopotamya'ya kadar gelip oradan da Hint-Avrupalı Hititlere (Neşililere) geçtiğini görüyoruz.
 
Yinıjların (Devlerin) ise kuzeyli uzun boylu bir ırk olduğu yönündeki Autlev'in görüşü ile aynı görüşü paylaşmakla beraber, bu ırkın Hint-Avrupalılardan çok daha önce yaşamış geç paleolitik çağ'da büyük ölçüde ortadan kalkmış olan, Avrupa'daki modern insan (Cro-Magnon) öncesine ait eski bir ırk olabilir.
 
 
Kaynaklar:
 
 
 
 
4- "Интересное мнение высказал археолог Аутлев; "Испы - карлики, на самом деле вполне историческое древнее племя, жившее в горах Севере-Западного Кавказа рядом с племенем иныжей - великанов. Карлики и великаны есть мифологическая гипербола, но она подразумевает истинные различия между представителями разных природных зон: испы - относительно низкорослые южане, предположим, малозийские хатты, иныжи - рослые индоевропейцы - северяне, а нарты - это кавказцы среднего роста."
[Аутлев П.У. Испы нартского эпоса не скифское ли племя «исеп» / П.У. Аутлев // Ученые записки АНИИЭЯЛИ. - Майкоп, 1974. - Т. XVII.]
 
5-Походжннія назов столиці України міста Києва, 1970. Василь Чапленко
 
 
 
 
 
Önceki makale linkleri: http://cherkessia.net/makale_detay.php?id=3815
                                        http://cherkessia.net/makale_detay.php?id=3816
                                        http://cherkessia.net/makale_detay.php?id=3819                                   
                                        http://cherkessia.net/makale_detay.php?id=3820
 
 
devam edecek... (6.bölüm - Bir Ermeni Coğrafya Eseri "Ашхарацуйц" ın  İzinden Hint-Avrupalı İR'ler, Dwalı Halkı ve Dwalı Toprakları (Двалетия))
 
 
Araştırmacı Yazar, Tlepşuko Ömer Çakırer
 
Cherkessia.net, 7 Şubat 2019

Bu haber toplam 1686 defa okundu.


Bu habere yorum eklenmemiştir. İlk yorumu siz ekleyin.
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net