Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eski Bir Çerkes İnanışı: Sığır Vebası’na Karşı Şifa Ateşi
13 Mart 2019 Çarşamba Saat 21:18

Kafkasya’da Sığır Vebası’na Karşı Şifa Ateşi

Neredeyse Charlemagne zamanından bu yana Almanya’da, iki parçadan oluşan odunun birbirine sürtülmesi suretiyle yakılan ateşin batıl amaçlarla kullanımı , gerçekleştirilmektedir. Ortaçağ boyunca ve geçen yüzyılın ortasına kadar bu tür ateşler eski adetler üzere yakılmış ve bütün bir köye ait büyükbaş hayvanların salgın hastalıklarında, arıtma amacıyla hayvanlara sürtülmüştür, böylelikle bu adetin 1200 yıldır takip edilmekte olduğu söylenebilir. Söz konusu adet şu anda Almanya’da tamamen sona ermiştir; Slav ülkelerinde ise hala uygulanmaktadır ve İskoçya’da 1843 yılında hala bilinmekteydi (Andree Braunschw’un, Volkskunde adlı eserinin ikinci baskısında detaylar mevcuttur S. 427-431).

 

Fakat hayvan hastalıkları durumunda, iki parça odunun birbirine sürtülmesi suretiyle elde edilen ateş, sadece Avrupalı halkların kullandığı bir şifa ateşi değildir. Bu yöntem bizim kültürel dairemiz dışına da taşmıştır ve bu durum, henüz nasıl açıklayabileceğimizi göstermiş olamasakta, ortak bir antik kaynaktan bağlantı olması gerekliliğini düşündürmektedir.  Almanya’daki eski pagan inanışından, tali detaylar yönünden sapmalar bulunsada, Kafkasya’dan neş’et eden aşağıdaki bilgi, şifa ateşinin aynı amaçla kullanıldığını ıspat etmektedir.

Birkaç yıl önce, Kuban bölgesinde bir Çerkes kabilesi olan Temirgoi kabilesi, sığır vebası bulaşan sürüye, sağlığını yeniden kazandırmak için son derece kendine özgü antik bir adeti icra etmiştir. Chatashukai köyünün yukarısında, Laba yoluyla Kuban nehrine hızlı bir şekilde yukarıdan akan bir nehir olan Fars kıyısında, Çerkesler, nehir kıyısının birkaç metre gerisinden, kıyı duvarına doğru, yüzeye ulaşan bir geçit kazdılar. Geçitin ortasına, siyah bir kediyi, gümüş kemer ile bağladıkları ve içine yerleştirdikleri küçük bir çukur kazdılar; daha sonra kazılan çukurun üzerini, toprakla örttükleri tahtalarla kapattılar. Burada iki ahşap parçasını birbirine sürterek her birinin ateş almasını sağladılar ve kedinin gömüldüğü çukurun üzerindeki küçük ahşap yığınını tutuşturdular.

 

Bütün bu hazırlıklar, kıyıda büyük bir kalabalık halinde bir araya gelen Çerkeslerin huzurunda gerçekleştirildi. Nehrin karşı kıyısında bulunan çobanların kendilerini takip ederek zaten daha önce nehirden geçirdikleri sürü, çitin kaldırılması sonrasında geçitin içine doğru sürüldü, bu oldukça zaman aldı çünkü, büyükbaş hayvanlar isteksiz bir şekilde bu patikayı takip etmekteydiler. Aynı anda efendi ve mollalar kutsal Müslüman ilahileri söylediler. Nihayetinde, mistik bir şekilde kıyının üzerine kadar kovalanan bütün bir sürü ateş ve su ile arındırılmış oldu. Daha sonra çukuru açtılar, kedinin bağını çözdüler ve ona serbestiyetini bahşettiler. Zar zor hayatta kalan ve bütün yönlere vahşice esneyen kedi, bir revolverin havaya ateşlenmesi anına kadar orada kaldı, silah sesi üzerine irkilen kedi köye doğru hızla ilerlemeye başladı. Kalabalık kendi evlerine dağıldı, herkes sığır vebasının tamamen ortadan kaldırıldığına son derece emin oldu. Geçit, Temirgoi çocuklarının büyük bir eğlencesi vazifesini ifa ederek uzunca bir süre bozulmadan kaldı.      
 

(Kafkasya halklarını ve bölgesini anlatan ve Kafkasya Eğitim Bölgesi Yönetimi tarafından yayınlanan mecmualardan, Sayı 29, N. v. Seidlitz tarafından iletilmiştir.) 

Kaynak: Globus, 1902, 81, sayfa 285.

 

Çeviri: Dr.Karden Murat

Cherkessia.net,13 Mart 2019


Bu haber toplam 3644 defa okundu.


Tıkhuj Sezgin Dokuz

Kabile nedir, bu kelime yerine başka bir kelime bulunmalı.

20 Mart 2019 Çarşamba Saat 00:44
Sitemizin hiçbir vakıf, dernek vs. ile ilgisi yoktur. Sitede yayınlanan tüm materyallerin her hakkı saklıdır. Sitemizde yayınlanan yazı ve yorumların sorumluluğu tamamen yazarına aittir.
Siteden kaynak gösterilmeden yazı kopyalanamaz.
Copyright © Cherkessia.Net 2009 İletişim: info@cherkessia.net